T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/284
KARAR NO:2025/175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/12/2024 (Ara Karar)
NUMARASI:2024/1014 Esas (Derdest)
TALEP:İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Davacı vekili dava dilekçesi ile, kötü niyetli olarak hareket eden davalı firmanın yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle bu süreçte göz göre göre haksız menfaat elde etmelerinin önüne geçilmesi ve müvekkili şirketin hem maddi anlamda hem de ticari itibar anlamında daha fazla zarara uğramaması ve hakkının bir an önce korunmasını sağlamak adına akaryakıt istasyonunda bulunan ariyet menkullerin Mahkemece verilecek nihai karar kesinleşinceye dek müvekkili şirkete veya göstereceği 3. kişilere yediemin sıfatıyla teslimi konusunda Mahkemeden takdiren teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında tensip zaptıyla birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; " davacı davalıya ariyet olarak teslim edilmiş olan kurumsal kimlik ekipmanları ile otomasyon ekipmanlarının nihai karar kesinleşinceye dek davacı şirkete veya göstereceği 3. kişilere yediemin sıfatıyla teslimi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/1770 Esas, 2024/1905 sayılı kararında belirtildiği gibi dava konusu olan sözleşme konusu ariyetlerin tedbiren tesliminin talep edildiği ve söz konusu tedbirin davanın esasını çözecek nitelikte olduğu, ariyetin aynen tesliminin mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili de talep edildiğine göre hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin de söz konusu olmadığı, sözleşmenin haklı nedene fesih şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği, bu hususun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iadesi talep edilen ariyet menkullerin davacı şirkete ait olduğu hususu faturalar ve müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları ile yaklaşık olarak ispat edildiğini, mahkeme kararının aksine mülkiyeti davacı şirkete olan ariyet menkullerin iadesi taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin haklı ya da haksız feshine bağlı olmayıp, ariyet menkuller hukuken her halükarda iade edilmesi gerektiğini, ariyet malzemelerin tedbiren iadesine ilişkin talebimizin reddi halinde müvekkil şirket ariyet malzemelerinin iadesi imkansız hale gelecek veya fatura ile sabit bedellerinin davalı bayiden tahsili imkanı oldukça güçleşeceğini, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Talep, derdest Bayilik sözleşmesi uyarınca ariyet olarak verilen demirbaşların sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, davalının elinde bulunan ariyet malzeme ve ekipmanların kullanılmasının önlenmesi yönünden tedbiren davacı yada davacını göstereceği 3. Kişiye teslimi yönünde ihtiyati tebdir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."Şeklinde düzenlenmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Ariyet olarak bırakılan menkuller yönünden talep edilen ihtiyati tedbirler yönünden uygulamada farklı kararlar verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesinde Y.19.H.D 17/10/2019 tarih ve E: 2019/2981 -K: 2019/4812 sayılı kararı ile ariyet malların teslimine ilişkin davada davaya konu menkullerin teslimine ilişkin ihtiyati tedbirin hüküm soncuna yönelik olduğuna karar verilmiştir. Somut olayda taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin feshedildiği hususu ihtilafsızdır.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ariyet olarak verilen demirbaşlarının sözleşmenin feshedilmesi halinde iade edileceği düzenlenmesi gereğince ariyet malların iadesi istemi ile açılan davada talep edilen tedbir hüküm sonucuna yönelik olup, işin esasınını çözecek ve hüküm sonucunu elde edecek şeklide tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesi de sonuç itibarıyla doğrudur.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı ihtiyati tedbir talep eden tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2025