T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/259
KARAR NO:2025/488
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:31/10/2024
NUMARASI:2024/584 Esas - 2024/968 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/04/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalılarından ...'nın 1997 yılında iş kazası geçirip sakat kaldığını, davacı tarafından kendisine gelir bağlandığını, oluşan kurum zararının tahsili için ....A.Ş hakkında dava açıldığını, ancak şirketin 29/09/2006 tarihinde sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mevzuat gereğince işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince; "İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicil numarası ile kayıtlı dava dışı sicilden terkin edilen ... A.Ş aleyhine Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 2015/418 esas sayılı dava doyası ile açılan derdest dava nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu ve davalı tasfiye memuru tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru mirascısının ...'in atanmasına ,davanın açılmasına sebep olmaması nedeniyle atanan tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı, dava konusunun tasfiye memuru atanmasına yönelik olduğunu, Yargıtay 11. HD, E: 2022/4114 K: 2022/6977 sayılı 13.10.2022 tarihli ilamında, dava, 6102 sayılı TTK'nın 547 maddesine dayalı ek tasfiye için şirketin ihyası istemine yönelik olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı" şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacı Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşin davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2)Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde Tasfiye Halinde ... A.Ş tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 12/01/2007 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 2015/418 esas sayılı dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve şirketin tasfiye memurunun vefat etmesi nedeniyle mirasçısının tasfiye memuru olarak ataması nedeniyle tasfiye sürecinde görev almayan ve sorumluluğu söz konusu olmayan, bu aşamada yalnızca yasal gereklilik nedeniyle tasfiye memuru olarak görevlendirilen davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde (Y11.H.D'nin 22/05/2024 tarih ve E: 2024/2825-K: 2024/4202) bir isabetsizlik bulanmamaktadır Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı kurumun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/04/2025