T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1450
KARAR NO: 2025/810
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2023
NUMARASI: 2022/204 Esas - 2023/251 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, Davalı Şirket arasında yürütülen Ticari İlişki kapsamında, müvekkili şirketin Davalı Şirketten 6.660,00 USD alacağı bulunmakta olduğunu ve bu alacağın tahsili amacıyla Davalı aleyhine İst. And. ...İcra Md. ... E. Sayılı dosyasıyla İcra Takibi başlatıldığını, başlatılan işbu İcra Takibine, Davalı Şirketçe hem Yetki hem de borcun tamamına, faize ve takibe itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulmuş olduğunu, taraflarınca dava şartı olan Zorunlu Arabuluculuğa başvurulmuş olup, arabuluculuk görüşmelerinin 10.03.2022 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandırılmış olduğunu, davacı şirketin davalı şirketten alacağı olduğunun, faturalar ve muavin defter kayıtlarından açıkça anlaşılmakta olup, davalının itirazının açıkça haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ederek, davalarının kabulüne, Davalı Şirketin Vaki İtirazının İptali ile Takibin 7.107,04 USD Toplam Alacak üzerinden devamına, en az %20 İcra Tazminatı Mahkümiyetine, Mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin de davalı vana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından, davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası nezdinde, ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, davacının işbu icra takibine dayanak olarak "Fatura" göstermiş olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığından, taraflarınca icra takibine itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, davalı şirket dava konusu faturaya/ cari hesap ekstresine ilişkin borcunu 19/06/2020 tarihinde davalı şirketin Maslak Ticari / İstanbul Şubesi ... IBAN nolu hesabına "cari hesaba mahsuben" açıklama ile göndermiş olup, bu nedenle borç ödendiğinden dolayı müvekkili şirketin davacı alacaklı şirkete iş bu davaya konu takip dosyasında veya başkaca bir borcu bulunmadığını, huzurdaki davanın konusu itirazın iptali olup, ispat yükünün davacı tarafta olduğundan, davacının, takip talebinde iddia etmiş olduğu borcun varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlamak durumunda olduğunu, Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu tek delilin tek taraflı düzenlenmiş bir fatura sureti olup, Faturaların alacağın varlığına tek başına karine teşkil etmediği yönündeki sayısız Yargıtay kararının mevcut olduğunu, davacı, davalının kendisine hiçbir borcu olmamasına rağmen, müvekkili aleyhinde icra takibi başlatmakta açıkça kötü niyetli olduğundan kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu beyanla, öncelikle yetki ilk itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise; haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, davacı aleyhine asıl alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Mahkememiz ara kararı doğrultusunda dosyanın resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tüm dosya kapsamı, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık noktaları ile tarafların ticari defter ve kayıtları ile vergi dairesinden gelen kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak tarafların ticari defterlerindeki cari hesap dökümleri denetlenebilir bir şekilde tespit edilerek defter kayıtları arasında uyumsuz noktalar var ise hangi tarafın kayıtlarına itibar edileceği konularında rapor alınmasına dair karar verildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 16/02/2023 tarihli raporda özetle; davacı Şirketin 6.660.-USD asıl ve 447,04 USD İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 7.107,04 USD alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; davacı Şirketin Davalı Şirketten talebi gibi 6.660.-USD asıl Alacağı bulunduğu, davacı Şirketin İşlemiş Faize yönelik talebi Hukuki değerlendirmeye muhtaç bulunduğundan, Sayın Mahkemece değerlendirilebileceği Sonuç ve Kanaatlerine varıldığı, takdirin mahkemeye ait olduğuna dair rapor tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli bilirkişi raporu, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından mahkememizce tarafların ticari defter ve dayanakları üzerinde inceleme yapılması sonucunda her iki taraf şirketin ticari defter ve dayanaklarının usul ve yasaya uygun tutulduğu, aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan kayıtlarının tam bir karşılıklılık içinde oldukları ve davacı şirketçe takip dayanağı yapılan 22.06.2020 T. ... Nolu Faturadan kaynaklı olarak 6.660.-USD borç/alacak Bakiyesinde mutabık oldukları, davalı şirketin savunmasına konu ettiği 19.06.2020 Tarihli, 6.660.-USD ödemenin, davacı şirketçe adına düzenlenmiş ve davalı şirketin ticari defter kayıtlarında da yer alan 08.06.2020 Tarihli, ... Nolu, 6.660.-USD Tutarlı Faturaya ilişkin olarak yapıldığı, davacı Şirketçe takip dayanağı yapılan ve davalı şirketin ticari defterlerinde yasal nitelikli bir itiraza konu edilmeksizin ve benimsenerek davacı şirket alacağı olarak kaydedilmiş bulunan 22.06.2020 T. ... Nolu, 6.660.-USD Tutarlı Navlun Faturasının ise ödenmemiş ve bu faturadan dolayı davalı şirketin davacı şirkete borçlu durumda bulunduğu tespit edilmesi karşısında davacının alacağını ispatladığı, ispat yükü kendisine düşen davalının varsa ödemeyi ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve faturaya dayalı alacağının likit olması sebebiyle hükmedilen asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/204 E. 2023/251 K. Sayılı dosyada harca esas değer fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.104,04 USD olarak belirtildiğini, yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilerek takibin 6.660,00 USD üzerinden devamına karar verildiğini, bu sebeple lehlerine hükmedilecek vekalaet ücreti 6.660,00-USD üzerinden, aleyhlerine hükmedilecek vekalet ücretinin ise 444,04 USD üzerinden hesaplanması gerektiğini, hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacaklarında vekalet ücreti karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu sebepten dolayı hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacakları için 1 USD 19,0140 TL karşılık gelecek şekilde hesaplama yapılması gerektiğini, buna göre lehlerine hükmedilen tutar 6.660,00 USD olduğundan vekalet ücretinin hesaplanmasında nazara alınacak tutarın 125.492,40 TL olduğunu, davalı yanın vekili vekillikten çekildiği için aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ancak aksi kanaatte olunması halinde vekalet ücretinin hesaplanmasında nazara alınacak tutarın 8.442,97 TL tutarında olup, ilgili tutar üzerinden aleyhe hükmedilecek nispi vekalet ücretinin 3.400,00 TL tutarında olduğunu beyanla istinaf talebinin kabulü ile lehe hükmedilecek vekalet ücretinin 19.823,86 TL olmasını, davalı yanın vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi sunması sebebiyle aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesini ancak mahkeme aksi kanaatte ise aleyhe hükmedilecek vekalet ücretinin 3.400,00 TL olmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatıla icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı vekilince lehe ve aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık, vekalet ücretinin hesaplanmasında karar tarihindeki kurun esas alınıp alınmayacağı , vekillikten çekilme dilekçesi sunulması nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin doğru olup olmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında " fatura" sebebine dayalı olarak 6.660 USD asıl alacak, 447,04 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.107,04 USD üzerinden 11.01.2022 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve 2021/8284 E.- 2022/9092 K. sayılı kararı). Somut olayda davanın kısmen kabulüne karar verildiği gözetildiğinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kabulüne karar verilen miktarın dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerekmekte olup, mahkemece dava dilekçesinde harçlandırılan değere göre kabul edilen kur oranı üzerinden davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilince karar tarihinden sonra 31.03.2023 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi sunulmuş ve bu dilekçe 26.09.2023 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş ise de karar tarihi itibariyle davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Ayrıca davanın reddine karar verilen miktar 7.514 TL olup, bu miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin, karar tarihi itibariyle 9.200 TL olan maktu avukatlık ücretinin altında kaldığı gözetildiğinde 2023 yılı AAÜT 13/2.maddesi uyarınca mahkemece davalı yararına 7.514 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/06/2025