T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/960
KARAR NO: 2024/1931
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI: 2024/155 Esas - 2024/371 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ihyası istenen şirkete idari para cezası kesildiğini, şirketin sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle icra işlemlerine devam edilemediğini belirterek davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı, fakat davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Gıda Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi’nin İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyası ile sınırlı olarak İHYASINA, İhya kararının ticaret sicilde tescil ve ilanına, ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın kabulü kararı verildiğini, ancak lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini, bu durumun açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulmasının hukukun genel kurallarından olduğunu, kural olarak, davada haklı çıkan tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekalet ücretinin diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verildiğini, yerel mahkeme tarafından söz konusu durumun ve açık kanun hükmünün göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, mahkeme tarafından yapılan ön inceleme duruşmasında da hazır bulunduklarını, davanın tüm aşamalarına davacı kurum vekili olarak katıldıklarını, karara vekalet ücreti yönünden itiraz ettiklerini beyanla, lehe vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen şirket İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının,18/08/2019 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, SGK tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... Esas İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (yenileme öncesi ...) dosyasının derdest olduğu görülmüştür. Bu hale göre davacıların anılan icra dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla mahkemece davaya konu şirketin derdest icra dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584),İcra takibine konu idari para cezasının şirketin tasfiyesinden önce kesinleştiği ve tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir takibin bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Buna göre mahkemece tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu hususu gözetilmeden yazılı şekilde davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yine tescil kararının TTK 547/2 maddesi uyarınca ilanına karar verilmemesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına, tescil kararının ilanına ve davacı kurum lehine davalı tasfiye memurundan yargılama gideri ve maktu vekalet ücreti tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 1-Davanın KABULÜ ile;İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyası ile sınırlı olarak İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...‘ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 3- Kararın ticaret sicil müdürlüğünde TTK 547/2 maddesi uyarınca ilanına, 4-Alınması gerekli 427,60-TL karar harcının davalı tasfiye memurundan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan posta tebligat gideri olan 402,00-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalı tasfiye memurundan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine, 9-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen 300,00- TL yargılama giderlerinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024