T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1650
KARAR NO: 2025/1811
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ: 12/06/2025
NUMARASI: 2014/393 Esas - 2025/455 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 11/12/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin FOB teslim şekli ile satın aldığı emtiaların davalılardan ... Uluslararsı Taşımacılık Ltd Şti ne ait... plakalı araç ile birlikte Pendik/İstanbul dan Trieste/İtalya seferi için diğer davalıya ait ... ... adlı ... gemisine yüklendiğini, 06/02/2008 tarihinde davalı taşıyıcıların kusur ve ihmali neticesinde mallarının tamamen zayi olduğunu, diğer davalı ... sigortanın cmr sigortacısı olduğunu, müvekkilinin 12.962,33EURO zararının bulunduğunu beyanla 12.962,33EURO nun 06/02/2008 tarihinde karşılığı olan 22.484,00.TL'nin 06/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili ... Uluslararsı Taşımacılık Ltd Şti cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın 1 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra açıldığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, CMR konvansiyonu 17/2 maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte talep edilen miktarın fahiş olduğunu, beyanla öncelikle ilk itirazlar doğrultusunda davanın usulden reddine ve her halükarda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski Unvan: ... İsviçre Sigorta) vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiğini, CMR konvansiyonunun 17/2 maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, davaya kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğunun cmr hükümlerine göre değerlendirecek olursa, taşıyanın sorumsuzluk hallerinden yararlanılabileceğini, taşıyanın sorumlu olmadığı hallerde de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, müvekkiline ait ... ... isimli ... gemisinin 03/02/2008 getarihinde hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertedeki kamyonlardan birinde başlayan yangının 10 dakika gibi bir süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve gemideki tüm yüklerin tamamen zayi olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını beyanla hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise alacakların Sınırlama Fonu tesis edilerek fondon tahsiline davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu açıklamalara göre; bekletici mesele yapılan mahkememizin 2024/215 (ilk esas 2008/151) Esas sayılı dosyasında; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı gereği, ... ... gemisinde çıkan yangın olayında davalılardan gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olup, eldeki uyuşmazlık bakımından dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalıların sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'de konu, sadece davalılardan... İşletmeleri A.Ş.'nin (yeni ünvanı ... Ve Taşımacılık AŞ) sorumluluğu bakımından incelenmiş, dosyadaki bilirkişi raporlarında da sadece bu davalı şirkete ait sorumluluk bakımından inceleme ve tespitler yapılmış diğer davalılar olan sigorta şirketi ve nakliye firması bakımından hiçbir inceleme ve tespit yapılmadığı gibi, gerekçeli kararda da diğer davalıların ne sebeple hukuki sorumluluğunun bulunmadığı yönünde hiç bir gerekçe, açıklama, vs bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davalı gemi işletmesinin sorumlu olamayacağı düşünülmüş olsa dahi, davalılardan özellikle sigorta şirketinin, davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olacağını, duruşmalarda, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve zararımızın tespiti için bilirkişi raporu alınması yönündeki talepleri, Mahkemece nazara alınmamış ve bu konuda eksik inceleme ve yanlış hukuki değerlendirme neticesinde karar verildiğini, davacı açısından davalıların hukuki sorumluluğu olduğunu davacıya sigorta şirketleri tarafından da herhangi bir ödeme yapılmamış olup, yargılama sırasında Yerel Mahkemedeki beyanlarında, açılan dosyalarda sistemden bakıldığında sigorta şirketlerinin davacıya yapılan ödeme ile ilgili bir rücu davalarının olmadığının da görüleceği, bu nedenle davacının sigortadan da bir ödeme almadığının sabit olduğu belirtildiği halde, bu konuda hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ... taşıması sırasında gemide çıkan yangın nedeniyle taşınan çekici ve dorselerde meydana gelen zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, meydana gelen hasardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketi(eski ünvan: ... İşletmeleri A.Ş.)'nin maliki olduğu ... isimli ... gemisinin Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada gemide yangın çıkmış ve gemide bulunan çekici ve dorseler yanarak zayi olmuştur.Aynı olaya ilişkin olarak açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. HD'nin 23.02.2023 Tarih ve 2021/4620 E. - 2023/1074 K. Sayılı kararında, aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş şeklindeki gerekçe ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulduktan sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 E. - 2024/294 K. Sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 11. HD'nin 08/07/2025 Tarih ve 2024/5455 E. - 202/4965 K. Sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay tarafından onanması ile sonuçlanan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas(ilk esas 2008/151) sayılı dava dosyası, davacısı farklı olsa da, görülmekte olan dava ile aynı olaya-sebebe dayandığından ve davalının sorumluluğu hakkında tespitler içerdiğinden eldeki dava hakkında kuvvetli(güçlü) delil niteliğindedir. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder. Başka bir deyişle kesin hüküm, taraflar ile akdi ve irsi haleflerini bağlar. Taraf olmayanlar hakkında ise güçlü delil oluşturur(Yargıtay HGK'nın 30.03.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3108 E., 2021/380 K.; 09.02.2021 tarihli ve 2016/(7)9-1247 E., 2021/54 K.; 17.11.2020 tarihli ve 2016/(7)9-1867 E., 2020/908 K. ve 15.09.2020 tarihli ve 2017/(22)9-1293 E., 2020/588 K.). Bu sebeple, anılan dosyada davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin sorumlu tutulmadığı nazara alındığında, eldeki dava yönünden de davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu arada davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu davalı yönünden yükün kara taşıtından(çekici-dorse) indirilmeden-boşaltılmadan ... taşımacılığı şeklinde taşınıyor olması nedeniyle uyuşmazlık kara taşımasına(CMR) ilişkin hükümlere tabidir. CMR'nin 17/2. Maddesinde hasarın taşımacının hatasından değil de, (...) taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hasara neden olan yangının çıkmasına-başlamasına davalının araçlarının sebep olduğu iddia ve ispat edilememiş olup, davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığının kabul edildiği de nazara alındığında dava konusu hasarın, kara taşıması bakımından taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu halde davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin ve onun sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin dava konusu hasar nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025