T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1605
KARAR NO: 2025/1664
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 18/09/2025
NUMARASI: 2025/838 Esas - 2025/985 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik 18/09/2025 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya dairemize gönderilmiştir. Dosya dairemizde inceleme için atama beklediği sırada ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 11.11.2025 tarihli kanun yolundan feragatine ilişkin dilekçesi üzerine dosya re'sen ele alındı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep derdest menfi tespit ve istirdat davasında dava konusu çeklerin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacı vekilince ara karara karşı istinaf yoluna başvurduktan sonra dosya Dairemizde ön inceleme safhasında bulunduğu sırada davadan feragate ilişkin vekaletnamede yetkisi bulunan davacı vekili tarafından 11.11.2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davadan feragat, HMK.'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalının kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak, davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı derdest davadan feragat etmiş olmasına göre bu aşamada ihtiyati tedbir verilmesi mümkün değildir. Bu haliyle davacı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusu konusuz kalmıştır.Tüm bu nedenlerle konusu kalmayan istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılması mümkün olmadığından, istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin konusu kalmayan istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025