T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/911
KARAR NO: 2025/1012
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 12/05/2025
NUMARASI: 2025/13 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Taraflar arasında görülen dava sırasında ilk derece mahkemesince verilen ara kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebinin kabulü yönündeki 10.02.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, kabul görmemesi halinde müvekkil şirket nezdinde doğacak muhtemel zararların tazminini de teminen şirket sermayesi olan 193.784.040 TL gözetilerek sermayenin en az %1 i oranında (1.937.840TL) den aşağı olmamak kaydı ile davacı yanın teminat yatırmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 12.05.2025 tarihli ara karar ile "... davalı şirketin 15/10/2024 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın şirket ile yapılan kira sözleşmelerine ilişkin olduğu, bu sözleşmelerin yönetim kurulu üyeleri ve ortak oldukları şirketler ile yapıldığı ve kira miktarlarının piyasa koşulları itibariyle çok düşük belirlenmiş olduğu anlaşılmıştır. 4 nolu genel kurul kararının ise şirkete ait fabrika binasının satışına ilişkin olduğu, binanın bulunduğu arsanın sahibinden.com üzerinden yapılan incelemesinde emsal taşınmazlara ilişkin fiyatların ve binanın m² itibariyle yapım bedelinin, satış bedelinin çok üzerinde olduğu anlaşılmakla iş bu tespitler ışığında bu kararların yürütmesinin durdurulmaması halinde, şirket ve ortaklar açısından ağır sonuçların doğmasının pek muhtemel olması, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve ileride bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesi olduğundan, taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetildiğinde verilen ihtiyati tedbir kararının Kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada Mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ilişkin ara karar HMK'nın 389. ve 390. maddeleri düzenlemelerinin hem esasına hem de ruhuna açık biçimde aykırı olduğunu, maddenin emredici düzenlemesi ile davaya konu genel kurul kararlarının iptali birlikte değerlendirildiğinde emredici düzenlemenin şartları her iki karar için de oluşmadığını, her iki kararın HMK m. 390 düzenlemesi kapsamında değerlendirilmesinde de açık bir hataya düşüldüğünü, tesis edilen karar usule aykırı olmakla birlikte esas yönünden bir tür içerik denetimi yapmaya da dayandırıldığından (esasen de) hatalı olduğunu, huzurda ikame edilen dava ile usulsüzlüğün ne olduğu, tam olarak hangi kanuni düzenlemeye ya da hakka aykırılık teşkil ettiği şüphesiz ve açık biçimde ortaya konulmaksızın bir dava ikame edildiğini, dava dilekçesi netice talep kısmında öncelikle kararların yokluk ve butlan ile malul olduklarının tespiti, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise kararların iptali talebinde bulunulduğunu, kanuni düzenleme kapsamında kararların batıl olduğuna ilişkin hükümler ile iptal edilebilir olduğuna işaret eden hükümler birbirlerinden tamamen ayrı hukuki müesseseler olduğunu, davacı lehine hukuki kuram ile sağlanması öngörülen hiçbir kazanım yaratmayacak ve fakat Müvekkili Şirketi özellikle manevi yönden telafisi imkansız zarara uğratacak ihtiyati tedbir isteminin kabulü yönündeki karar hukuka aykırı olup kararın ortadan kaldırılması gerektiğini beyanla istinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kaldırılması istemli taleplerinin reddi yönündeki 12.05.2025 tarihli ara kararının ve tesis edilen tüm ihtiyati tedbir kararlarının ortadan kaldırılmasına, taleplerinin kabul görmemesi halinde müvekkili şirket nezdiinde doğacak muhtemel zararların tazminini de teminen şirket sermayesi olan 193.784.040 TL gözetilerek sermayenin en az %1 i oranında (1.937.840TL) den aşağı olmamak kaydı ile davacı yanın teminat yatırmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle verilen ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılması istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davalı ...'nin 15.10.2024 tarihinde yapılan genel kurulunun 3. maddesinde ... Mah. ... Cad. No:... Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan ve mülkiyeti ... Yatırım A.Ş.'ne ait taşınmazın herhangi bir bölümünün fiili olarak kullanılmadan, tebligat almak ve sanal ofis olarak kullanılması amacıyla aylık 1.000 TL karşılığı ...'a kiralanmasına, ... Mah. ... Cad. No:... Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan ve mülkiyeti ... Yatırım A.Ş.'ne ait taşınmazın herhangi bir bölümünün fiili olarak kullanılmadan, tebligat almak ve sanal ofis olarak kullanılması amacıyla aylık 600 TL karşılığı ...'ın hissedarı bulunduğu ... Turizm Ltd. Şti'ne kiralanmasına, ... Mah. ... Cad. No:... Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan ve mülkiyeti ... A.Ş.'ne ait taşınmazın herhangi bir bölümünün fiili olarak kullanılmadan, tebligat almak ve sanal ofis olarak kullanılması amacıyla aylık 1.000 TL karşılığı ...'ın hissedarı bulunduğu ... San. İç ve Dış. Tic. A.Ş'ne kiralanmasına, ... Mah. ... Cad. No:... Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan ve mülkiyeti ... A.Ş.'ne ait taşınmazın herhangi bir bölümünün fiili olarak kullanılmadan, tebligat almak ve sanal ofis olarak kullanılması amacıyla aylık 700 TL karşılığı ...'a kiralanmasına Umut ve ...'ın Türk Ticaret Kanunun md. 436/1 hükmü gereği oy yoksunluğu gözetilerek 16.543.343.505 kabul oyuna karşılık, 2.519.192.521 ret oyuyla karar verildiği, 4.maddesinde İstanbul İli, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesi/Köyü, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın şirket tarafından satışına 16.859.211,489 kabul oyuna karşılık 2.519.192,521 ret oyuyla karar verilmiştir. Tüm bu kararlara karşı davacı tarafından olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhi tutanağa geçirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosyaya sunulu ticaret sicil kayıtlarına göre davacı, davalı şirketin ortağı olup, ..., ..., ...'ın yönetim kurulu üyesi oldukları anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı tarafça, toplantının ertelenmesi talebinin hukuka aykırı şekilde reddedildiği, yönetim kurulu üyelerinin hissedar olduğu tüzel kişiliklere şirket taşınmazlarının kiralanmasının (şirketle işlem yapma yasağının kaldırılması) ve şirkete ait taşınmazın satışına icazet verilmesi konularının finansal tablolara bağlı konulardan olduğu, bilgi alma (edinme) ve inceleme hakkının ihlal edildiği , oydan yoksunluk hükümlerinin uygulanmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine derdest olan bir davadan kurtulmak maksadıyla alınan kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek 15.10.2024 tarihinde yapılan genel kurulunun 3 ve 4 nolu maddesinde alınan kararların icrasının geri bırakılması talep edilmiştir. Mahkemece dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce, genel kurul üyelerine görüşlerini bildirmek üzere TTK 449. maddesi gereğince davetiye çıkartıldığı ve yönetim kurulu üyeleri tarafından talebin reddine karar verilmesi görüşünü içerir beyanda bulunduğu görülmüştür.Somut uyuşmazlıkta;dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmediği takdirde, HMK 389/1 maddesinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin gerçekleştiği hususunda, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin karar ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2025