T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/618
KARAR NO: 2025/602
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 21/03/2025 (Derdest)
NUMARASI: 2025/126 Esas
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle, telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet vereceğinden öncelikle tensip ile birlikte davalı ...'ne yönetim kayyımı atanmasına ve davalı şirket paylarının ve taşınır/taşınmaz mallarının devredilmesinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ilgili makamlara bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Somut dava, davacılar murisine ait ekmek fırını işletmesinin davalı şirkete dönüştüğünden bahisle davacıların miras haklarının şirket payına dönüştürülmesi istemine ilişkin olup, muris ... 01.05.2007 tarihinde ölmüştür. Davalı şirketin 18.04.2019 tarihinde kurulduğu, murisin ölüm tarihinde davalı şirketin murisin terekesinde bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşıldığından davalı şirket paylarının ve taşınır/taşınmaz mallarının devredilmesinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ilgili makamlara bildirilmesine karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olup davalı şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı ...'ne yönetim kayyımı atanması şartları bu aşamada oluşmamış olup işbu talebin de reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararında “mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakınca ve zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde tedbir kararı verilebilir.” şeklinde açıkça belirtmiş olup somut olayda bu hususların gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir sebebinin ve türünün açıkça belirtildiğini, haklılığın yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalı tarafa ihtarname keşide edildiğini, davalı ... tarafından zaman kazanmak adına 02.05.2024 tarihli ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile yanıt verildiğini ve iddia ettiği belgeleri eklemediğini, bu işlemi zaman kazanmak için yaptığını, ekli belgelerle bu durumun sabit olduğunu, tedbir amaçlı ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı ...'in telefonlarını engellendiğini, davacılar ile irtibatı keserek, haber dahi vermeden 04.07.2024 tarihinde hisse devirlerini yaptığını öğrendiklerini, bu durumda telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet verilmesinin amaçlandığının açık olduğunu, ayrıca murisler olan ... ve ...'in verdiği muvafakatnameye aykırı olarak esnaf işletmesinin nevi değiştirilerek şirket kurulması ve ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin paylarının tamamının hukuka aykırı olarak ... tarafından mülk edinilmesi ve 3. Kişilere devredilmesi söz konusu olduğunu, teminat amaçlı ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, hisse sahiplerinin tespit edilmesi aşamasına kadar kayyum atanması yönünde taleplerinin olduğunu, şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması durumunda tedbir olarak kayyuma devir edilmesi gerektiğini, somut anlaşmazlıklarda varlıkların veya yönetimin yargı kararıyla güvence altına alınması amacıyla kayyum atamalarının yapılması gerektiğini, ihtiyati tedbir ve yönetim kayyumu atanması yönündeki taleplerinin Yerel Mahkeme tarafından reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin dava dilekçesinde belirtiler hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu teminat amaçlı ihtiyati tedbir ve kayyum atanması yönündeki talebinin reddine karar verdiğini, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasını ve tedbir amaçlı hisse devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinin ve şirket yönetimine kayyım atanması hakkındaki taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava; davacıların miras hakkına dayalı olarak davalı şirket hisselerinin adlarına tescili bunun mümkün olmaması halinde rayiç değerlerinin tahsili, davalıların hak sahipliği tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için davacılara düşen şirket kar paylarının ödetilmesi istemli açılan davada ihtiyati tedbir yolu ile şirkete yönetim kayyımı atanması, ve şirket paylarına, taşınır ve taşınmazların devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince21/03/2025 tarihli ara kararı ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacıların iddiası; kök murisleri ...'in terekesinde Beykoz/İstanbul adresinde faaliyet gösteren "merkez ekmek fırını işletmesi" nin bulunduğunu, murisin 2007 tarihinde vefat ettiğini, o tarihteki mirasçıların yine mirasçı olan davalı ...'e fırının işletilmesi ve kendi adına ruhsat çıkartılması için muvafakat verdiklerini, davalının bu muvafakati kötüye kullanarak işletmenin türünü değiştirip tüm payının kendisine ait olduğu tek pay sahipli limited şirketine dönüştürdüğünü idda ederek miras payına dayalı talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Bahsi geçen şirketin 18/04/2019 tarihnide kurulduğu da anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi uyarınca "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda dosyanın geldiği aşama, toplanan deliler ile davacı iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığının kabul edilme imkanı bulunmadığı, şirkete ait taşınır taşınmazların uyuşmazlık konusu da olmadığı anlaşılmakla mahkemece bu yöne ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Şirket hisselerinin miras payı oranında adlarına tescili, olmadığı takdirde bedel istemli davada; davalı limited şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetimin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu değildir. Bu durumda davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını gerektirecek haklı bir sebep dosyanın geldiği aşama itibarıyla ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir yolu ile şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2025