T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1900
KARAR NO: 2024/1982
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 12/11/2024
NUMARASI: 2024/514 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın asıl davada ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından yapılan 10.07.2024 tarihli genel kurulda alınan "3. (Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanması), 4. (Yönetim kurulu ve denetçi raporunun onaylanması), 5. (Yönetim kurulu üyelerinin ibrası), 6. (Kar dağıtımı), 7. (2024 yılı karından kar avansı verilmesi) ve 9. (Denetçi seçimi)" maddelerine ilişkin kararların öncelikle yokluğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 12.11.2024 tarihli ara karar ile "... davacı vekili, davalı şirketin 10/07/2024 tarihinde yapılan Genel Kurulunda alınan "3. (Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanması), 4. (Yönetim kurulu ve denetçi raporunun onaylanması), 5. (Yönetim kurulu üyelerinin ibrası), 6. (Kar dağıtımı), 7. (2024 yılı karından kar avansı verilmesi) ve 9. (Denetçi seçimi) " kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine..," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir taleplerinin yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, oydan yoksunluk hükümlerinin ihlal edildiğini, toplantının ikinci kez ertelenmesi taleplerinin genel kurulun oylamasına dahi sunulmamasının somut delillerle ispatlandığını, bilgi alma hakkının ihlal edildiği kesin nitelikte bir mahkeme kararı ile sabit olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattığının somut delillerle ortaya konduğunu, yönetim kurulu üyeleri hukuka aykırı menfaatler elde ederken kar dağıtımına ilişkin kararın da hukuka uygun olmadığını, İstinaf başvurularının kabulüne, İlk derece mahkemesinin 12.11.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, öncelikle teminatsız, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise münasip bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne; TTK m. 449 uyarınca davalı şirketin 10.07.2024 tarihli genel kurulunda alınan 3. (Bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanması), 4. (Yönetim kurulu ve denetçi raporunun onaylanması), 5. (Yönetim kurulu üyelerinin ibrası), 6. (Kar dağıtımı), 7. (2024 yılı karından kar avansı verilmesi) ve 9. (Denetçi seçimi) maddelerinin tedbiren yürütülmesinin geri bırakılmasına; yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline; karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan derdest davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davalı ...'nin 10/07/2024 tarihinde yapılan 2023 yılına ilişkin erteli olağan genel kurulunun, 3. Maddesi ile bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına; 4. Maddesi ile yönetim kurulu ve denetçi raporunun onaylanmasına; 5. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına; 6. Maddesi ile kar dağıtılmasına; 7. Maddesi ile 2024 Yılı karından kar avansı verilmemesine; 9.maddesi ile bağımsız denetçi seçimine karar verilmiştir. Tüm bu kararlara karşı davacı tarafından olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhi tutanağa geçirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. TTK'nın 420. maddesi, "Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır. Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması şarttır. " şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça toplantının ikinci kez ertelenmesi talebinin genel kurulun oylamasına sunulmadığı, gerek genel kurul öncesi gerekse genel kurul sırasında bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattığı, yönetim kurulu üyelerinin rekabet etme yasağına aykırı şekilde hareket ettiği, oydan yoksunluk hükümlerine itibar edilmediği, kar payı dağıtımına ilişkin alınan kararın hukuka aykırı olduğu, yönetim kurulu faaliyet raporu ve bağımsız denetçi raporunun kanunun aradığı şartları taşımadığı, geçmiş yıllara ilişkin mali tabloların, finansal verilerin ve faaliyet raporları ile bağlı ortaklıklara ait yönetim kurulu faaliyet raporunun, mali tabloların ve finansal verilerin paylaşılmadığı, bağlı ortaklıklara dair kamuya açık kaynaklardaki verilerin paylaşılmadığı , taraflarına verilen bağlı ortaklıklara dair sınırlı bilginin gerçeği yansıtmadığı gibi sebeplere dayanılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafça anılan genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasını önlemek gerekçesi ileri sürülmüştür. Ancak davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak ileri sürdüğü hususlara ilişkin olarak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bunun yanı sıra HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi 12.11.2024 tarihli ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2024