T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1902
KARAR NO: 2024/1878
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 31/10/2024
NUMARASI: 2024/713
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... San. Tic. Ltd. Şti. ve müşterisi... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında gerçekleşen ticari alışverişler sebebiyle cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Müvekkil şirketin alacağına istinaden .... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkil şirket namına keşide edilmiş olan; ..., Sincan Çarşı Ankara Şubesine ait, ... numaralı, keşidecisi ... ve Tic. Ltd. Şti. (V.K.N:...), hamili Kanyon ... San. Tic. Ltd. Şti. olan, 11.09.2024 keşide tarihli, 500.000,00-TL (*beşyüzbinTL*) bedelli çek, müvekkil şirketin çalışanı olan ... tarafından müvekkil şirket adına 22/04/2024 tarihinde tahsilat makbuzu ile ilgili şirketten elden teslim alınmıştır. Müvekkil şirket çalışanı ... tarafından müvekkil şirket adına teslim alınan çek İstanbul'daki müvekkil şirket merkezine teslim edilmek üzere 24/04/2024 tarihinde ... Emek şubesine teslim edilmiştir. Ancak söz konusu çeke ait kargo müvekkil şirket tarafından teslim alındığında kargo poşetinin içerisinden çek aslı çıkmamış ve kargo firmasının yedinde bulunduğu sırada kaybolduğu anlaşılmıştır....kargo şirketine bildirilmiş ve ilgili cevap alınmıştır. Kaybolması ve/veya çalınması ve nerede bulunduğunun bilinmemesi sebebiyle tahsilatı mümkün olmayan çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi ihtimaline binaen İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/332 Esas sayılı dosyasından kıymetli evrak iptali konulu dava açılmış olup Sayın Mahkeme tarafından ilgili çek hakkında 15.05.2024 tarihinde ödeme yasağı konulmuş ve ilgili karar ... Bankası Sincan Çarşı-Ankara Şubesine aynı tarihte gönderilmiştir. Ancak gelişen zaman içerisinde davalı taraf zayi olan ve davası da devam edip hakkında ödeme yasağı bulunan çek ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda ihtiyati haciz talep etmiş ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi de 2024/1090 Değişik İş sayılı 16.09.2024 tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararı vermiş olup ilgili karara karşı da itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Devamında ise davalı taraf İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile aynı tarihte ihtiyati haciz kararını tatbik ettirmiş ve müvekkil şirket malvarlıkları üzerine haciz uygulatmıştır. Dava konusu çekin müvekkil şirketin rızası hilafına davalı tarafın eline geçtiği açıktır zira İhtiyati haciz dayanağı çekin üzerindeki sahte şirket kaşesi müvekkil şirkete ait olmadığı gibi kaşe üzerinde sahte imza da müvekkil şirket yetkilisi ... ait değildir. Tüm bu hususlar imza incelemesi olmaksızın çıplak gözle dahi açıkça anlaşılabilir durumdadır. .Kaldı ki müvekkil şirketin ticari kayıtları üzerinde yapılacak incelemede de çek üzerinde ciro zincirinde müvekkil şirketin ardından gelen... İnş.... Ürün.San.ve Tic.Ltd.Şti. ya da diğer gerçek kişiler ile müvekkil şirketin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığı, müvekkil şirketin işbu şahıs ya da şirketleri tanımadığı ortaya çıkacaktır. Hal böyleyken hakkında tedbir ve ödeme yasağı bulunan bir çekin kötü niyetli üçüncü bir kişi ya da kişiler tarafından ciro edilip müvekkil şirket hakkında ihtiyati hacze konu edilmesinin kabul edilebilir bir yönü bulunmamakta olup yapılan haciz tatbiki müvekkil şirket aleyhine telafisi mümkün olmayan zararlar doğurmuştur. Müvekkil şirket yapılan haciz işlemleri nedeniyle ticari hayatını sürdüremez hale gelmiş, banka hesaplarına konulan hacizler nedeniyle kredi puanı düşerek itibarı zedelenmiş, ilgili tarihlerde gerçekleştirmesi gereken son tarihli ödemelerini gerçekleştirememiş ve halen de gerçekleştirememekle birlikte araçlarına konulan hacizler nedeniyle ise sürekli Trafik çevirmelerine girmek zorunda kalmış ve bu nedenle siparişlerini geç teslim ederek maddi ve manevi zarara uğramıştır. Belirtmiş olduğumuz zararların en azından şimdilik durması için davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve ihtiyati haciz de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak olan her türlü icra takibinin de ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etme gerekliliği hasıl olmuştur. Bu haliyle dava konusu ..., Sincan Çarşı Ankara Şubesine ait, ... numaralı, keşidecisi ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (V.K.N ..., hamili ... San. Tic. Ltd. Şti. olan, 11.09.2024 keşide tarihli, 500.000,00-TL (*beşyüzbinTL*) bedelli çekin müvekkil şirkete iadesini ve müvekkil şirketin işbu çeklerle ilgili haklı hamil olduğunun tespitine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Müvekkilimizin ileride telafisi imkânsız zararlara uğramasının önüne geçilmesi maksadıyla ve fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla;.... Sincan Çarşı Ankara Şubesine ait, ... numaralı, keşidecisi ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (V.K.N:...), lehtarı .... San. Tic. Ltd. Şti. olan, 11.09.2024 keşide tarihli 500.000,00-TL (*beşyüzbinTL*) bedelli çekin davalıdan istirdatına, müvekkil şirketin haklı haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin müvekkil şirkete iadesine, .Davalı tarafından başlatılmış olan ihtiyati haciz ve tatbik edilmiş hacizlerin müvekkil şirket yönünden telafisi mümkün olmayan zararlara yol açması sebebiyle, davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve gerek ihtiyati haciz ve gerekse de haczin tatbik edildiği icra takibinin tedbiren durdurulmasına, bu hususta mümkünse teminatsız bir şekilde, değilse sayın mahkeme tarafından tespit edilecek bir teminat karşılığında tüm hacizlerin kaldırılmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...Somut olayda, davacı tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; Uyuşmazlıkta davaya konu çek üzerindeki imzanın taklit ve sahte olduğu iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı, uyuşmazlık yargılamayı gerektirmekle birlikte iddia kapsamında dosyaya somut hiçbir delil sunulmadığı, 6100 sayılı HMK 209. maddesinde adi senede ilişkin düzenleme mevcut olup, kambiyo vasfına haiz senetler yönünden uygulanmasının mümkün bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davaya konu konu çekin takip ve tahsile konulmasını önler mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava sürecine bakılacak olduğunda davacı şirketin ticari kayıtları üzerinde yapılacak incelemede de çek üzerinde ciro zincirinde davacı şirketin ardından gelen ... İnş, ... San.ve Tic. Ltd. Şti. ya da diğer gerçek kişiler ile davacı şirketin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı şirketin işbu şahıs ya da şirketleri tanımadığının ortaya çıkacağını, hal böyleyken hakkında tedbir ve ödeme yasağı bulunan bir çekin kötü niyetli üçüncü bir kişi ya da kişiler tarafından ciro edilip davacı şirket hakkında ihtiyati hacze konu edilmesinin kabul edilebilir bir yönü bulunmamakta olup yapılan haciz tatbikinin davacı şirket aleyhine telafisi mümkün olmayan zararlar doğurduğunu, davacı şirketin yapılan haciz işlemleri nedeniyle ticari hayatını sürdüremez hale geldiğini, banka hesaplarına konulan hacizler nedeniyle kredi puanı düşerek itibarının zedelendiğini, ilgili tarihlerde gerçekleştirmesi gereken son tarihli ödemelerini gerçekleştiremediğini ve araçlarına konulan hacizler nedeniyle ise sürekli Trafik çevirmelerine girmek zorunda kaldığını ve bu nedenle siparişlerini geç teslim ederek maddi ve manevi zarara uğradığını, belirtilen zararların en azından şimdilik durması için davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve açılacak olan her türlü icra takibinin de ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etme gerekliliğinin hâsıl olduğunu, ilk derece mahkemesince talebin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğundan bahisle ihtiyati tedbir isteminin reddedildiğini, bu gerekçenin her uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gözönüne alındığında hukuka uygun bulunmadığından, talep edenler yönünden HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleştiğini, bu gerekçeler ile talep edenlerin tedbir talebinin İİK'nın 72/3 ve HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince kabulü gerekirken, reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü gerektiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan cari hesap ekstresi, tahsilat makbuzu, imza örnekleri, kargo firması ile yazışmalar, maaş bordrosu ve diğer tüm delillerden de yaklaşık ispat şartının sağlandığını, kötü niyetli hamil tarafından başlatılan icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamamış veya icra veznesine ödenen paranın alacaklıya ödenmesinin engellenememiş olması durumunda davanın davacı lehine sonuçlanmasının davacıya bir fayda sağlamayacağını, davacı haciz baskısından kurtulmak için icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kalacağını, sonrasında ise ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kötü niyetli hamilden iadesini talep edeceğini, ancak bu davanın sonuna kadar kötü niyetli hamilin malvarlığını çoktan boşaltmış olacağını, aleyhine yürütülecek takipleri semeresiz bırakmış olacağını ve davacı dava sonunda haklı çıksa bile alacağına kavuşamayacağını, davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve ihtiyati haciz de dâhil olmak üzere açılmış ve açılacak olan her türlü icra takibinin de ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını, Davalı tarafından başlatılmış olan ihtiyati haciz ve tatbik edilmiş hacizlerin müvekkil şirket yönünden telafisi mümkün olmayan zararlara yol açması sebebiyle, davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve gerek ihtiyati haciz ve gerekse de haczin tatbik edildiği icra takibinin ve açılacak olan her türlü icra takibinin tedbiren durdurulmasına, bu hususta mümkünse teminatsız bir şekilde, değilse sayın mahkeme tarafından tespit edilecek bir teminat karşılığında tüm hacizlerin kaldırılmasını, davalı tarafından başlatılmış olan ihtiyati haciz ve tatbik edilmiş hacizlerin davacı şirket yönünden telafisi mümkün olmayan zararlara yol açması sebebiyle, davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamına ve gerek ihtiyati haciz ve gerekse de haczin tatbik edildiği icra takibinin ve açılacak olan her türlü icra takibinin tedbiren durdurulmasını, bu hususta mümkünse teminatsız bir şekilde, değilse sayın mahkeme tarafından tespit edilecek bir teminat karşılığında tüm hacizlerin kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Talep, rıza hilafına elden çıkan çek nedeniyle istirdat istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. TTK 792. Maddesi düzenlemesi gereği, ihtiyati tedbir isteyen taraf, talep konusu çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve karşı tarafın senedi kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak devraldığını ispatla mükelleftir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "Aynı Kanun'un 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. İhtiyati tedbir yasada geçici hukuki korumalardan olup, Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir. İstirdat davasına konu çekin ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk olmadığı, davacının imza ve kaşenin sahte olduğuna dair iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir verilebilmesi için davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024