T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1646
KARAR NO: 2025/1815
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ: 23/05/2025
NUMARASI: 2014/373 Esas - 2025/412 Karar
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş. ve ... Grup Ltd Şti'ye ait muhtelif emtiaların nakliyesi sırasındaki rizikolara karşı sigortası 115973308 ve 113087608 numaralı sigorta poliçeleri ile müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, sigortalı emtianın 2 nolu davalı tarafından düzenlenmiş olan ... Sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan araçlara yüklendiğini, yine bu araçlarda İstanbul'dan Trieste Limanı'na gitmek üzere Und Adriyatik gemisine bindiğini, Und Adriyatik gemisinin 06.02.2008 tarihinde yanması neticesinde emtianın zayi olduğunu, hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalıya toplam 77.180,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, işbu ödeme ile sigortalısının haklarına akdi ve kanuni halef olan müvekkil şirketçe 1 ve 2 nolu davalılara taşımayı üstlenmiş olmaları ve 3 nolu davalıya da gemi sigortacısı olarak teminat vermiş olması nedeniyle rücu davası açılması zorunlu olduğunu belirterek 77.180,00 TL sigorta tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığını, uyuşmazlığa ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin ... 2 uyarınca davalı deniz taşıyanın tabi olduğu sorumluluk rejimine tabi olduğunu, 1976 Londra Konvansinonunda global sınırın öngörüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz konusu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü-dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının Und Anriyatik gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AS vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin... koruma ve tazmin sigortacısı olup, üyesi donatanların sorumluluklarını sigorta ettiğini, kulüp sigortacısı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ...gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun ... Konvansiyonunun 2. maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme yargılaması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na uygun yürütülmemiş olup hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bekletici mesele yapılan dosyanın huzurdaki davaya emsal olma niteliği olmadığı gibi söz konusu dosyadan verilen kararın kesinleşmesi dahi beklenilmemiş olup,her halükarda davalıların zarardan sorumluluğu dosya kapsamı ile sabit olduğunu, mahkemece maddi gerçek hilafına hüküm kurulması haksız ve çelişkili olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ... taşıması sırasında gemide çıkan yangın nedeniyle taşınan çekici ve dorselerde meydana gelen zararın rücuen tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, meydana gelen hasardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketi(eski ünvan: ... İşletmeleri A.Ş.)'nin maliki olduğu ...isimli ... gemisinin Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada gemide yangın çıkmış ve gemide bulunan çekici ve dorseler yanarak zayi olmuştur.Aynı olaya ilişkin olarak açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. HD'nin 23.02.2023 Tarih ve 2021/4620 E. - 2023/1074 K. Sayılı kararında, aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan ... Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş şeklindeki gerekçe ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulduktan sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 E. - 2024/294 K. Sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 11. HD'nin 08/07/2025 Tarih ve 2024/5455 E. - 202/4965 K. Sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay tarafından onanması ile sonuçlanan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas(ilk esas 2008/151) sayılı dava dosyası, davacısı farklı olsa da, görülmekte olan dava ile aynı olaya-sebebe dayandığından ve davalının sorumluluğu hakkında tespitler içerdiğinden eldeki dava hakkında kuvvetli(güçlü) delil niteliğindedir. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder. Başka bir deyişle kesin hüküm, taraflar ile akdi ve irsi haleflerini bağlar. Taraf olmayanlar hakkında ise güçlü delil oluşturur(Yargıtay HGK'nın 30.03.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3108 E., 2021/380 K.; 09.02.2021 tarihli ve 2016/(7)9-1247 E., 2021/54 K.; 17.11.2020 tarihli ve 2016/(7)9-1867 E., 2020/908 K. ve 15.09.2020 tarihli ve 2017/(22)9-1293 E., 2020/588 K.). Bu sebeple, anılan dosyada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin sorumlu tutulmadığı nazara alındığında, eldeki dava yönünden de davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir.Bu arada davalı ... ... Milletlerarası Nakliyat A.Ş.'nin sorumluluğunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu davalı yönünden yükün kara taşıtından(çekici-dorse) indirilmeden-boşaltılmadan ... taşımacılığı şeklinde taşınıyor olması nedeniyle uyuşmazlık kara taşımasına(...) ilişkin hükümlere tabidir. ...'nin 17/2. Maddesinde hasarın taşımacının hatasından değil de, (...) taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hasara neden olan yangının çıkmasına-başlamasına davalının araçlarının sebep olduğu iddia ve ispat edilememiş olup, davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığının kabul edildiği de nazara alındığında dava konusu hasarın, kara taşıması bakımından taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu halde davalı ... ... Milletlerarası Nakliyat A.Ş.'nin ve gemi sigortacısı olan davalı ... AS.'nin dava konusu hasar nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025