T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1019
KARAR NO: 2026/1189
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 02/04/2026
NUMARASI: 2026/120 Esas (Derdest)
İHTİYATİ TEDBİR
DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalının davacı ile arasındaki sözleşmeyi hiçe sayarak bu yeri üçüncü bir kişiye devrettiğini, aynı zamanda sözleşme konusu yerin fiziksel bütünlüğünü bozacak şekilde alanın spor salonuna dönüştürülmesi hususunda genel kurul toplantısı yapacağını belirtmiş davalının sözleşme konusu yere müdahalesinin önlenmesine ve mecurun 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...söz konusu yerin mülkiyeti dava konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olmayan bir hususta tedbir kararı verilemez. Keza sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı da yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. Davanın esasını çözer ve ihsası rey teşkil edecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği de açıktır. Bu nedenle davacının tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkilin tadilat için gerekli izinleri almadığı şeklindeki fesih gerekçesinin tümüyle gerçek dışı, kötü niyetli bir iddiadan ibaret olduğunu, izinlerin davalı tarafından alınması gerektiği hususunun yargılama sırasında toplanan delillerle ispatlandığını, yerel Mahkemenin ihtiyati tedbir talebin reddine ilişkin ara kararının, ...'nın cevap yazısından önce verildiğini, bu hususun Yerel Mahkemece göz önünde bulundurulamadığından, yapılacak incelemede Kadıköy Belediye Başkanlığının yazısının da dikkate alınmasının talep edildiğini, yaklaşık ispat için tam kanaatin değil, kuvvetle muhtemel bir kanaatin oluşmasının yeterli olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, davalının, dava konusu yerin işletmesini üçüncü kişilere devretmesi ve fiziksel yapısını değiştirerek spor salonuna çevirme hazırlığı içinde olmasının davacının dava sonunda elde edeceği hakkı fiilen imkansız hale getireceğini, yerel mahkemenin 'ihsası rey' teşkil edeceği yönündeki gerekçesinin de ihtiyati tedbir müessesesinin yasal düzenlemesiyle çeliştiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davalının kötü niyetli ve yargılamayı etkisiz kılmaya yönelik fiili müdahalelerinin durdurulmasını, davacının sözleşmeden kaynaklı haklarının kullanılabilmesi için davalıların müdahalesinin önlenmesini, dava konusu sözleşmeden kaynaklanan hakların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep, alt işletmeci sözleşmesine dayalı olarak; sözleşmenin haksız feshedildiğinin ve kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti, davalıya verilen ve paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin istirdadına ilişkin derdest davada, davalının müdahalesinin önlenmesine ve mecurun üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbir olarak müdahalenin menine karar verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.
Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
Somut uyuşmazlıkta: dosyaya sunulan deliller ile davacının yaklaşık olarak haklılığının ispat edilmediği, davacının tüm iddialarının ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep edenin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/06/2026