T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/970
KARAR NO : 2025/1918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2022
NUMARASI : 2020/308 Esas - 2022/195 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle müvekkili tarafından davalıya mal temin edilerek yapılan hizmet karşılığında fatura düzenlendiği halde davalının borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının ödeme emri tebliği ile birlikte takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin 02.09.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle müvekkilinin balıkçılık faaliyeti ile iştigal ettiğini, uzun yıllar boyunca aracı şirket aracılığıyla davacıdan OTV muafiyetli yakıt temin ettiği temin ettiği yakıtların bedellerini dava ışı aracı 3. şirket vasıtasıyla ödendiğini, davacı ... müşterilerini dava dışı aracı şirket garantörlüğünde elde ettiğini, davacının 21.12.2012 tarihinde dava dışı ... Ltd.Şti. (Bundan sonra ... şirketi olarak anılacaktır.) bir aracılık sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden ... şirketi müşteri grubunu tayin ederek davacıya alıcı sağlayacak ve karşılığında sözleşmede belirtilen aracılık ve tellaliye ücretine hak kazanacak, davacının kestiği faturaları müşterilere aktaracak ve müşterilerden tahsilatları ise ... şirketine ödeyeceği, dava dışı ... şirketi sözleşme tarihinden itibaren yıllarca müvekkili ile diğer balıkçılar, boğaz seferleri yapan yolcu vapurları vs. dağıtımcı davacı ...'e tüm mali/ödeme sorumluluğu uhdesinde kalmak üzere müşteriler sağladığını, bu müşteriler ile dağıtımcı davacı arasında hiçbir zaman ilişki, karşı karşıya gelme ve doğrudan ödeme olmadığını, müvekkilinin sadece ve sadece dava dışı ... şirketinden başka muhatap tanımadığını ve yıllar boyunca dava dışı şirket tarafından sağlanan yakıt karşılığında ödemelerinin tamamını ... şirketine çek karşılığı yaptığını, bu ilişkide dava dışı ... şirketinin yakıt karşılığı müvekkilinden aldığı çek ödemelerini kendisinde toplayarak, ... şirketine bizzat kendi çekini keşide etmek suretiyle ifa yükümlülüğü yerine getirdiğini bu ödemelerinde davacıya ithafen virman listesi mahiyetinde düzenli olarak sunulduğunu, takip konusu 04.09.2015 tarihli faturanın 06.10.2015 tarihinde kesilen ... seri nolu çek ile ödendiğinin ... carisinde kayıtlı olduğu halde, davacının 2016 yılında aynı tutarda fatura borcunu ters kayıt ile hiçbir ihtarda bulunmadan borçlandırılmış davacının müvekkili ile 2018 yılına kadar fatura kesimi devam etmiş sonrasında müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, Akaryakıt sektöründe bir yakıt bedelinde temerrüde düşüldüğü an satıcı yakıt vermeyi durduracağı, davacının 2015 yılında kapanmamış bir borcu ihtar etmediğini ve 2017 yılı sonuna kadar müvekkiline yakıt sağlamaya devam ettiğini, müvekkilinin dava konusu yapılan fatura bedelinin tam karşılığı olan 44.184,23 TL ödemeyi dava dışı ... şirketine yaptığını, ... şirketinin bu çek ve diğer iki müşteriden alınan tahsilata karşılık ... kendi çeki olan ... numaralı çeki davacıya verdiğini, davacının aracı dava dışı şirketten olan alacağını müvekkili ile diğer balıkçılardan tahsil etmeye çalıştığını, dava dışı Şirket ... ticari defter kayıtları incelendiğinde borcun ödenmiş olduğunun görüleceğini ifade ederek, davanın reddine, haksız takip yapan davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturaya dayalı İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır. Takibin konusu davacı tarafından davalıya kesilen 04.09.2015 tarihli 44.184,23 TL yakıt faturasıdır. Dosya kapsamı, aralarında makine mühendisi sektör bilirkişisi, mali müşavir ve hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen detaylı ve denetime elverişli kök ve ek rapoolar birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile dava dışı ... Ltd.Şti arasında 21.12.2012 tarihli Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği ... firmasının davacı için ötv siz akaryakıt müşterisi temin ve müşterilere satılacak yakıt bedelinin davcıya ödenmesini garanti etmeyi bu konuda mütselsil borçlu sıfatı ile sorumlu olmayı üstlendiği aralarındaki ilişkinin telallık sözleşmesi olduğu, davalının da bu sözleşme kapsamında dava dışı ... firması tarafından davacı için bulanan müşterilerden olduğu,17.09.2014 tarihinden itibaren bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya akaryakıt satımına başlandığı, takip konusu faturaya kadar 7 satışa ilişkin faturaların düzenlendiği; tüm önceki faturalarda faturanın düzenlenmesini müteakip ödemenin davalı tarafından dava dışı tellal ...'e çek ve vs ile aktardığı, ...'in de bu ödemelere diğer aracı olduğu müşterilerinin ödemeleri ile birlikte çek ve vs ile davacıya aktardığı anlaşılmaktadır. Takip ve dava konusu 04.09.2015 tarihli yakıt fatura bedeli aynı şekilde davalı tarafından dava dışı tellal Armarine 44.184,23 TL tutarlı çekle ödenmiş, ... dava dışı 3 başka müşterisine ait 58.190,85 TL ödeme ile birlikte 102.375,08 TL tek çekli davacıya teslim etmiş, aradan 1 yıl geçtikten sonda, davacı ticari defterlerinde bu çekin karşılıksız çıktığı belirtilerek davalı adına borç kaydı oluşturularak takip konusu yapılmıştır. Bilirkişi raporunda ayırıntılı olarak izah edildiği üzere, davalının dava dışı ... firmasının davacı ile yaptığı 21.12.2012 tarihli Çerçeve Sözleşmesi kapsamında bulduğu, bu sözleşmenin talallık sözleşmesi kapsamında olduğu, sözleşmenin başlangıcından beri davalının fatura bedelini dava dışı ... firmasına, bu firmanın da davacıya ödemesi şeklinde fiilen davacı adına dava dışı ...'e tahsilat yapma yetkisi verilmesine ilişkin 1 yılı bulan uygulama ve teamülün oluştuğu, dava dışı ...' in bulduğu başka müşterilere ilişkin ödemelerin de aynı silsile ile davacıya aktarıldığı, davalıya yapılan satışa ilişkin ilk 7 fatura bedelinin tamamının bu şekelde davacıya ödenmiş olduğu, takip konusu 8.fatura bedelinin de aynı şekilde davalı tarafından dava dışı tellal ...'e ödendiği, bu nedenle davalının borcunu ifa ettiği, dava dışı tellalin tahsil ettiği ücreti davacıya aktarmış olup olmamasının aralarındaki iç ilişki ve sözleşmenin konusu olduğu davalıyı bağlayıcı niteliği bulunmadığı gözetilerek davanın reddine, davacının kötü niyeti sabit görülmediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından yaptırılan incelemelerde davalının dava konusu borcu dava dışı ... Balıkçılık veya ...'e ödediği tespit edilmemiş olmasına rağmen maddi vakıaya aykırı olarak hüküm kurulduğunu, davacı şirket ile dava-dışı ... arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin tellallık sözleşmesi niteliği olduğunun açıkça tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin, sözleşme hükümlerinin aksine bir ticari teamülün varlığından bahisle ticari teamülün uygulanması gerektiği yönündeki değerlendirmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ... ile davacı şirket arasındaki sözleşme uyarınca ...'in garantör sıfatının gereği olarak verdiği çeklerin ödeme teamülü olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğunun açıkça tespit edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları tümüyle incelendiğinde, hiçbir şekilde davacının görüşlerini destekleyecek, davanın kabulüne sebebiyet verecek bir argüman bulunmadığını, bu raporlar neticesinde de ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar verdiğini, davacının yıllar boyunca yetkilendirmediğini iddia ettiği dava dışı ... üzerinden davalı dahil tüm müşterilerinin ödemelerini aldığını, davacının yetkilendirmediğini iddia ettiği ...'in bu ödemeleri göndermesine hiçbir itirazı, iadesi olmadığına göre yetkinin zımnen kabulünün söz konusu olduğunu ve davacının kendisiyle çeliştiğini, davacının "davalı tarafından dava-dışı ...'e herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediği," beyanında bulunduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin tüm listesinin bilirkişi raporunda ve dosyada mevcut olduğunu, tüm raporların ve ilk derece mahkemesi kararının bu deliller neticesinde verildiğini, sunulan tüm delillerin farkında olan davacı'nın hala bu tür iddialarda bulunmasının umarsız bir çaba olduğunu, davacının, hukuki ilişki içerisinde bulunduğu aracısı ... ile yaşadığı ödeme problemini davalı ve diğer tüm müşterilere sirayet ettirerek zararını kapamaya çalıştığını, davacının aracısıyla arasındaki sözleşmeyi her aşamada öne sürerek balıkçıların yapmış oldukları ödemeleri tekrar talep etmeye çalışmasıyla kötü niyetli olduğunu, hiçbir müşterinin bilgisi olmadığı bu garantörlük sözleşmesini kullanmaya çalışarak hakkaniyet duvarlarını yıkamayacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan/faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafça dava dışı ... firmasına yapılan ödemenin borcu sona erdirip erdirmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "204.09.2015 tarihli 44.184,23 TL tutarında fatura" sebebine dayalı olarak 44.184,23 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 25.04.2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça diğer savunmaların yanı sıra borcun davacının aracısı ... firmasına ödendiği savunulmuştur.Davacı ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında imzalanan 21.12.2012 tarihli Çerçeve Sözleşme ile, dava dışı ... davacıya akaryakıt satış faaliyetlerinde müşteri temini ve müşteri portföyü oluşturulmasında aracılık hizmeti vermeyi üstlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesi ile de dava dışı ... şirketinin, davacı ...'in ÖTV'siz akaryakıt satışı yapabileceği müşteri grubunu tayin ve tespit ederek, tüm mali/ödeme sorumluluğu uhdesinde kalmak üzere ürün alım satımına dair ticari ilişkileri aracı olarak tesis edeceğinin, aracılık hizmeti verdiği müşterilerin, davacı nezdinde akaryakıt alımları sebebiyle doğabilecek her türlü borçlarını TBK'nın üçüncü kişinin fiilini taahhüt hükümleri çerçevesinde garantör sıfatıyla ifa edeceğini, Garanti Hükümleri başlıklı 5. maddesinde ise davacı ile müşterileri arasındaki ticari ilişki nedeniyle müşterilerin davacı nezdinde doğabilecek tüm borçlarının ödenmesinden müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu, müşteriler tarafından kabul edilen beyan ve taahhütlerin kendisi için geçerli olduğu, müşterilerin borçlarının vadesinde ödenmemesi halinde, davacı tarafından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın iş bu garanti taahhüdünden doğan borçların tamamının muacceliyet kesbedeceği ve muaccel olan borçları muacceliyet tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödeyeceğinin kabul edildiği hususları düzenlenmiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin dava dışı ... şirketi arasında bir çerçeve sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye göre dava dışı ... şirketi garantörlüğünde davacının davalıya mal verdiği, bu mala karşılık 04.09.2015 tarihli 0910455726 numaralı 44.184,23 TL tutarlı fatura tanzim edildiği, davalı tarafından davadışı ...'e 44.184,23 TL tutarlı çek ile ödeme yapıldığı, dava dışı ...'in davalı için 44.184,23 TL ve dava dışı üç kişi için toplam 102.275,08 TL tutarlı 05.12.2015 vade tarihli çek verdiği, taraflar arasındaki 8 adet ödemenin bu şekilde yapılarak taraflar arasında teamül oluştuğu, dava dışı firmanın verdiği çekin karşılıksız çıktığı kabul edilerek, 05.12.2015 tarihinde ters kayıt ile davalının borçlandırıldığı, bu ters kaydın tam 1 yıl sonra 12.11.2016 tarihinde yapıldığı,davalı tarafından dava dışı ...'e yapılan ödeme ile, davalının davacıya olan borcunu ödediği, dava dışı tellalın tahsil ettiği ücreti davacıya ödememiş olmasının davacı ile dava dışı ... arasındaki iç ilişki olduğu tespit edilmiştir.Yapılan tüm bu tespitlere göre; taraflar arasındaki akaryakıt alım satımına dair ticari ilişkinin davacı adına hareket eden dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından yürütülmüş olup, davacıya karşı Çerçeve Sözleşme uyarınca garantör olarak sorumlu olan ... Ltd. Şti.'nin, davalı tarafa düzenlenen fatura bedelini tahsil etmesi ve davacıya çek keşide ederek vermesi, bu çekinde davacı tarafından kabul edilmesi karşısında davacının dava dışı ... şirketine tahsil yetkisi verdiğinin kabulü gerekir. Buna göre, davalı tarafın takibe konu borcu ... şirketine yapılan ödeme ile sona ermiş olup, davacının bir alacağı kalmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez(Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/1-1228 E. - 2021/443 K. sayılı kararı). Eldeki davada her ne kadar takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır. Hal böyleyken, ilk derece mahkemesince davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 133,41 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 481,99 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025