T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/338
KARAR NO : 2025/1548
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2021
NUMARASI : 2018/1177 Esas - 2021/486 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025
Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş sözleşmenin teminatı olarak müvekkili tarafından düzenlenen ve müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından ciro edilen ... ... A.Ş. Ümraniye Sanayi Şubesi'ne ait ... nolu 50.000,00 TL bedelli çek davalı şirkete 09/06/2017 tarihinde teslim edildiğini, ancak işbu teminat çekinin davalı tarafından haksız olarak iade edilmediğini, çekin ancak sözleşmenin ifa edilmemesi halinde takibe konu edilebileceğinin kararlaştırıldığı, taraflarca imzalanan fesih protokolünün 5. Maddesinde "acentenin 09/08/2018 tarihi itibariyle oluşan borç bakiyesinin 119.000,00 TL olup, acentenin devir bedeli olarak da aynı tutar belirlenmiştir." hükmünün yer aldığını, bu hükümler tarafların birbirinden hak ve alacakları olmadığını kabul ettiğini, teminat çekinin işleme konulmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını, davalı yanın kötüniyetli olarak teminat çekini elinde tuttuğunu belirterek; davalı ile yapılan fesih protokolü dolayısıyla davalı şirkete borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davacı tarafça, davalı yana teminat çeki olarak davalı yana verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği; davalı tarafça, davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, taraflar arasında 19/05/2014 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmenin 10/08/2018 tarihinde imzalanan fesih protokolü ile feshedildiği, dava konusu çekin teminat çeki olarak davalı yana verildiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; söz konusu teminat çekinin davacı yana hangi tarihte iadesinin gerektiği, davacının çek nedeniyle herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen 10/08/2018 tarihli fesih protokolünde; davacı ile davalı şirket arasındaki acentelik sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, davacının ... AVM'de yer alan acente işletmesinin davalı yana devredildiği, davacı yanın davalı şirkete 09/08/2018 tarihi itibariyle 119.000,00 TL borcu bulunduğu, işbu borcun devir bedeli olarak sayıldığı belirtilmiştir. Yine taraflarca imzalanan ve imzası inkar edilmeyen tarihsiz protokolde; dava konusu çekin davacı tarafından davalı şirkete 2018 yılı sözleşmesinin teminatı olarak verildiği, çekin işbu sözleşmenin ihlali halinde işleme alınacağı belirtilmiştir. Tarafların gerek yazılı gerekse de duruşmalardaki sözlü beyanları birlikte değerlendirildiğinde; tarihsiz protokolde 2018 yılı sözleşmesi olarak belirtilen protokolün 10/08/2018 tarihli fesih protokolü olduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca dosyaya başka bir sözleşme de ibraz edilmiş değildir. Bu halde, dava konusu çekin iş bu fesih protokolü kapsamında verildiğinin kabulü gerekmektedir. Bila tarihli protokolde dönem sonunda karşılıklı cari hesap mutabakatı yapıldıktan sonra çekin iade edileceği kararlaştırılmıştır. 10/08/2018 tarihli fesih protokolünün 4. Maddesine göre ise; 09/08/2018 tarihinde yapılan cari hesap mutabakatının ön mutabakat olduğu, taraflar arasındaki kesin hesabın 15/10/2018 tarihinde yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre davacı tarafından davalı yana verilen teminat çekinin, davacı yana iadesi koşulunun oluşup oluşmadığı 15/10/2018 tarihinde yapılacak cari hesap mutabakatına göre belirlenecektir. Eldeki dava ise 05/10/2018 tarihinde açılmıştır. Bu hali davacı tarafça, sözleşmede kararlaştırılan tarih beklenilmeksizin, eldeki dava açıldığından, davacının istemi yerinde değildir. Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 19.05.2014 tarihinde düzenlenen protokol ile taraflar, müvekkilİ şirket ... Turizm Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... Yatırım Tic. Ve San. A.Ş.'nin "Yetkili Satış Acenteliği"ni yapması konusunda anlaştıklarını, 9.05.2014 tarihinde taraflar arasında başlayan "Yetkili Satış Acenteliği" ilişkisinin 10.08.2019 tarihli "Fesih Protokolü" ile sonlandırılmasına karar verildiğini, davalı tarafın talebi ile işbu fesih protokolüne teminat olmak üzere keşidecisinin müvekkili şirket olduğunu, 03.09.2018 keşide tarihli ... ... A.Ş. Ümraniye Sanayi Şubesine ait, ... nolu ve 50.000 TL bedelli çek düzenlenerek davalı şirkete fesih protokol tarihi olan 10.08.2019'da teslim edildiğini, taraflar arasındaki acentelik ilişkisi protokolle 10.08.2019'da sonlandığından müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin davalı şirketten şifahen defalarca davaya konu teminat çekini talep etmesine rağmen davalı şirket tarafından söz konusu çekin teslim edilmediğini, davalı şirket ... Yatırım Tic. Ve San. A.Ş. tarafından davacı müvekkili şirkete "0154512 nolu çekiniz 03.09.2018 tarihinde takastan tahsil edilecektir." şeklinde mail gönderilmiş olup, söz konusu mailden de anlaşılacağı üzere davacı müvekkili şirket haciz tehdidi altında olduğundan Mahkeme huzurundaki davayı açtığını, davaya konu teminat niteliğindeki çeki haksız yere uhdesinde tutan davalı şirket, çeki ancak dava açıldıktan sonra müvekkili şirkete teslim ettiğinden söz konusu durum davalarının haklılığını gösterdiğini ve dolayısıyla davanın kabulünü zorunlu kıldığını, davalı şirket menfi tespit talebine konu çeki huzurdaki dava açıldıktan sonra müvekkili şirkete iade ve teslim etmiş olup, iddiaları ispatlandığından, mahkeme huzurunda ikame edilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken reddine karar verilmesi ve müvekkili oldukları davacı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olup , söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 6.4.2021 tarih, 2018/1177 E. 2021/486 K. Sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, davalı ile yapılan fesih protokolü dolayısıyla davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın erken açılan dava olup olmadığı noktasındadır. Davacı, keşidecisinin kendisi, lehtarının davalı şirket yetkilisi ... olduğu anlaşılan ... ... A.Ş. Ümraniye Sanayi Şubesi'ne ait ... nolu 50.000 TL bedelli çekin davalıya protokol kapsamında teminat olarak verildiğini, teminat çekinin sözleşmeye aykırılık söz konusu olmamasına rağmen iade edilmediğini belirterek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca davalıya fesih protokolünden kaynaklanan bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.İlk derece mahkemesince yukarıda belirtilen çekin protokol kapsamında teminat olarak verildiği kabul edilmekle beraber davalıya verilen teminat çekinin, davacıya iadesi koşulunun oluşup oluşmadığının 15.10.2018 tarihinde yapılacak cari hesap mutabakatına göre belirleneceği gerekçesiyle sözleşmede kararlaştırılan tarih beklenilmeksizin açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut, tarihsiz "Protokol" başlıklı belgede; taraflar arasında akdedilmiş olan 2018 yılı sözleşmesinin teminatı olarak 346468 nolu 50.000 TL bedelli teminat çekin tanzim edilerek davalı şirkete teslim edildiği, sözleşme ihlali halinde işleme alınacağı, dönem sonunda cari hesap kapanacak olduğundan, karşılıklı mutabakat sağlandıktan sonra teminat çekinin bila bedel iade edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Taraflar arasında 10.08.2018 tarihinde imzalanan "fesih protokolü" başlıklı belgede ise 19.05.2014 tarihinde akdedilen yetkili satış acentalığı sözleşmesine istinaden davacı acentalığının feshedilerek davalıya devri düzenlenmiştir. İlgili fesih protokolünde 09.08.2018 tarihinde yapılan cari hesap mutabakatının bir ön mutabakat olduğu, acentenin kesin cari hesap mutabakatının 15.10.2018 tarihinde tekrar yapılacağı, tarafların oluşacak net borç veya alacağı ilk talep anında nakden ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettikleri, acentenin 09.08.2018 tarihi itibari ile oluşan borç bakiyesinin 119.000 TL olduğu, acentenin devir bedeli olarak da aynı tutarın belirlendiği görülmüştür .Somut uyuşmazlıkta davacı,10.08.2018 tarihli fesih protokolünde yer alan hükümler doğrultusunda tarafların birbirinden hak ve alacakları olmadığını kabul ettiklerini, teminat çekinin işleme konulmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığını ileri sürerek fesih protokolü nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunmuş ise de taraflar arasında kesin cari hesap mutabakatının 15.10.2018 tarihinde yapılacağı gözetildiğinde 05.10.2018 tarihinde açılan eldeki davanın, erken açılan dava olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafça, 15.10.2018 tarihinde cari hesabın borç alacak bakiyesi göstermediğine ilişkin davalı şirket kaşesinin bulunduğu yazı fotokopisi ve ... ... A.Ş. Ümraniye Sanayi Şubesi'ne ait ... nolu 50.000 TL bedelli 03.09.2018 tarihli çekin iptal edildiğine ilişkin görsel çıktı mahkemeye sunularak çekin taraflarına iade edildiği beyan edilmiş ve istinaf dilekçesinde de bu durumun davadaki haklılığı gösterdiği ileri sürülmüş ise de davacının fesih protokolü nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı ancak 15.10.2018 tarihinde yapılacak cari hesap mutabakatı sonunda belirlenebilecek olup, anılan çekin de bu tarihte davacıya iade edildiği gözetildiğinde mahkemece sözleşmede kararlaştırılan bu tarih beklenilmeksizin açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Vekâlet ücreti, davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, diğer yargılama giderlerinin dışında, lehine hükmedilen bir tutar olup, davanın reddi nedeniyle mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak erken açılan dava nedeniyle verilen davanın reddi kararı, esasında usulden red kararı niteliğinde olup, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de kararın bu sebeple kaldırılması halinde davalı yararına takdir edilecek vekalet ücretinin, ilk derece mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinden yüksek olacağı ve bu durumun istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı kapsamında kalacağı anlaşılmakla bu husus Dairemizce kaldırma sebebi yapılmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2025