T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/636
KARAR NO : 2025/1517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2021
NUMARASI : 2021/60 Esas - 2021/747 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı/borçlu arasında akdedilen temel bankacılık sözleşmesi gereği, davalı/borçlu tarafından kredi kullanıldığı, ilgili hesaplara ilişkin kredi borcu vadesinde ödenmediğini, Beşiktaş 8. Noterliğinin 27/02/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle borçluya kredi hesaplarının kapatıldığı, ve ilgili borcun ödenmesi konusunda ihtarda bulunulduğunu, devamında 19/03/2020 tarihinde İstanbul 23. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, 19/06/2020 tarihinde ise borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine ödeme emrine, faize, faiz oranına ve işlemiş faize, borca ve ferilerine karşı itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, bu süreçte dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da görüşmeler neticesinde olumlu bir sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle icra takibine yapılan itirazların iptalini, kötü niyetli borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak kullandırılan kredilerden kaynaklanan borcun tespiti için takip dayanağı banka kayıtları ile defter ve belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişi tespit ettirmesi mümkündür. Bankacı bilirkişi ...dan alınan 29/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında 10/02/2017 tarihinde ve 200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından hesabın kat edilerek Beşiktaş 1. Noterliğinin 27/07/2020 Tarih ve ... yevmiye nolu evrakı üzerinden keşide edilen ihtarnamenin davalıya 10/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, böylece davalının 13/03/2020 tarihinde temerrüde düştüğü dosya kapsamı itibariyle davacı bankanın davalıdan 32.995,97 TL asıl alacak, 5.517,48 TL işlemiş faiz, 260,87 TL %5 BSMV, 163,06 TL masraf, 9,28 TL asıl alacak (kredi kartı), 0,19 TL BSMV olmak üzere toplam 38.646,85 TL alacağa olduğu ve asıl alacak miktarı olan 32.995,97 TL'ye takip tarihinden itibaren %66 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması gerektiği keza 9,28 TL asıl alacağı ise %20,40 yıllık faiz ile %5 BSMV uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı alınmış olan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 32.995,97 TL asıl alacak, 5.217,48 TL işlemiş faiz, 260,87 TL %5 BSMV, 163,06 TL masraf, 9,28 TL asıl alacak, 0,19 TL BSMV olmak üzere toplam 38.646,85 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren 32.995,97 TL asıl alacak bakımından yıllık %66 faiz ve bu faize yıllık %5 BSMV, 9,28 TL asıl alacağa ise bakımından yıllık %20.40 faiz ve bu faize yıllık %5 BSMV işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında %20 oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya imzalatılan sözleşmede faiz oranlarının kanunla düzenlenen sınırların üstünde kaldığını, mahkemenin gerekçeli kararda davacı bankanın icra takibinde 2.369,06 TL fazla talep ettiğini hüküm altına aldığını, ancak davalının bankaya yaptığı ödemeler göz önüne alındığında bu farkın daha fazla olması gerektiğini, bilirkişi raporunda ödemelerin hepsinin tam olarak doğru şekilde hesaplanmadığını, rapora yapılan itirazların dikkate alınmayarak mahkemece bu rapora göre hüküm kurulduğunu, mahkemenin akdi faizi incelerken de hata yaptığını, kredi sözleşmesinde akdi faizin %33 olarak belirlendiğini, bilirkişininde faizleri hesaplarken bu oran üzerinden hesaplama yaptığını, ancak belirlenen bu faiz oranının yasal sınırın üstünde olması sebebiyle geçerli olmadığını, mahkemenin akdi faizi kanuni sınırın üstünde baz almasından dolayı temerrüt faizinin de yanlış hesaplandığını, davalı aleyhine hükmedilen %20 oranındaki icra inkar tazminatının da hukuka aykırı olduğunu, %20 icra inkar tazminatının kaldırılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, yasaya ve hukuka uygun olacak şekilde faiz oranlarının belirlenerek hüküm kurulmasını, %20 icra inkar tazminatının bozularak ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazının iptali istemidir. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözlemenin geçerli olup olmadığı, akdi ve temerrüt faiz oranının doğru belirlenip belirlenmediği hususlarında toplanmaktadır. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul 23.icra dairesinin ...esas dosyası ile "38242 nolu kredi borcuna ait kat ihtarnamesi 6763 nolu kredi kartı borcuna ait kat ihtarnamesi' borcun sebebi gösterilerek işlemiş faizler ile birlikte toplam 41,015,91 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.Tacir olan davacının kullandığı krediye ilişkin imzaladığı sözlemeyi okumadığını, hükümlerine vakıf olmadığını bu sözlemeye ek kredi yıllık azami faiz oranlarına ilişkin bildirim formunu, tüzel taksitli kredi ödeme planını incelemeden sözleme imzaladığını kabul etme imkanı yoktur. Davalı imzası ile sözleşmede "bu metni şubenizden daha evvel edindim. Okudum. İnceledim, şube personeli tarafından da bilgilendirildim hükümlerde tamamen mutabıkım' şerhinin yazılarak davalı tarafça imzalandığı görülmektedir. Sözlemenin şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve verilen kredi bu sözleme kapsamında kullandırıldığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin son sayfasında davalının imzasının bulunduğu, sözlemelerin metin, içerik, anlam ve devam bakımından bütünlük bulunduğu görülmektedir. Bu durumda sözlemenin her sayfasının imzalanmamış olmasının sözleşmesinin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yargıtay uygulaması ve öğretide, tacirler arasında düzenlenmiş olsa bile birden çok sayfadan oluşan yazılı sözleşmelerin devam eden sayfalarının taraflarca imzalanması veya paraf edilmesi zorunluluğu kabul edilmemektedir. (3. Hukuk Dairesi 2021/273 e. 2021/12613 k. )Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ticari nitelikte kredi sözleşmedir. Taraflar arasındaki faize ilişkin sözleşme hükümleri geçerlidir. TBK'nın 88 ve 120. maddelerinde getirilen sınırlamaların ticari mahiyetteki kredi sözleşmelerinde uygulanma imkanı yoktur. Mahkemece taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin akdi ve temerrüt faizine ilişkin hükümleri değerlendirilerek bankanın aynı dönem için aynı tür kredilere uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının, banka kayıtlarının incelemesi suretiyle bilirkişice tespit edilerek buna göre akdi ve temerrüt faiz oranlarına göre hesaplama yapılması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.04.2021 Tarih ve 2020/3986 E. - 2021/4095 K. Sayılı kararı).İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesi hükmü nazara alınarak akdi ve temerrüt faizi tespit edilmiş, ticari kredi kartı için ise T.C merkez bankasınca belirlenen akdi ve gecikme faiz oranları esas alınarak hazırlanan rapora itibar edilerek kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 659,99 TL harcın, alınması gerekli olan 2.639,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.979,98 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025