T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/591
KARAR NO : 2025/1525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/02/2020
NUMARASI : 2018/345 Esas - 2020/116 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacaklı olması sebebiyle İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflar arasında 12.11.2011 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ilgili işletmeyi 11.12.2011 tarihinde devralarak ... Kargo'nun alt kiracısı olduğunu, kira bedellerinin müvekkilinden kesilerek dükkan sahibine ödendiğini, stopajların ise müvekkilden kesilerek ilgi vergi dairesince yatırıldığını, sözleşmenin 37. maddesi gereğince müvekkilinin davalıdan olan alacağından kesinti yapılmasının anlaşılamadığını, kesintilerin işletmenin net karından düşülmesi gereken rakamlar olması gerektiğini, müvekkilinin işletmeyi 15.10.2014 tarihinde teslim ettiğini, muhtelif alacak kalemlerinin oluştuğunu belirterek borçlunun borca itirazının iptaline, alacağın yasal faizi ile birlikte borçludan tahsiline, borçlunun % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket alacağını müşterilerinden tahsil ederek müvekkile ödememek suretiyle kasa açığı fiilini işlemesi sebebiyle acentelik sözleşmesi ve eklerinin bürosunun acente olarak devredildiğini, davacının işletmesine bırakıldığını, 19.09.2014 tarihli denetimde kasa sayımında 2.761,06 TL faturanın tahsil edilmiş olmasına rağmen tahsil edilmemiş gibi gösterilmek suretiyle gönderildiğini, sözleşme eklerinin tek taraflı feshedildiğini, 15.10.2014 tarihinde ilgili birimin geri devir alındığını, davacının işlettiği birim ile personel gideri, kira, sgk primi, sarf gideri, araç bakım onarım vb. giderlerinden davacının tüm hak edişlerinin sözleşme hükümlerine uygun zamanda ödendiğini, yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve % 20 icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından, davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından, 215.101,33 TL asıl alacak ve 78.861,49 -TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam, 293.962,82-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı/borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılan itiraz sonucu takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalı vekilinin itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, dava konusu uyuşmazlığın, davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle takip tutarı kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı, ispat külfetinin de davacı/alacaklıda olduğu, bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı ve mahkememizin 22/05/2019 tarihli ara kararı ile dosyanın, Prof. ...ve SMMM ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile davacı yanın sözleşmeden kaynaklı alacağının var olup olmadığı ve varsa miktarının ne olduğunun tespiti konusunda rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından 12/09/2019 tarihli rapor tanzim edilerek dosyaya ibraz edildiği, raporun incelenmesinde de hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğunun anlaşıldığı ve hükme esas alınmasına karar verildiği, yapılan tespitler sonucu da davacının davalıdan sözleşmeden kaynaklı alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine ve ayrıca davalının da, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından incelemenin salt muavin defter üzerinden yapıldığını, diğer defter ve belgelerin hesaba konu edilmediğini, her iki tarafın ticari defterlerinin karşılaştırılması halinde taleplerin doğru olduğunun görüleceğini, dava dilekçesinde belirtilen ticari defterlerin incelenmeden hüküm verilmesinin davacının adil yargılanma hakkı bağlamında hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, davalı tarafça verilen davaya cevap dilekçesinde "acenteliğin ilk yıllarında destek amaçlı yapılan ödemeler" denilerek bu ödemelerin ilk yıllarda yaptığını devam eden yıllarda yapmadığını ikrar ettiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi, alt kira sözleşmesi, cari hesap sözlemesi kapsamında yürütülen Kayseri Melikgazi İlçesi ... Bölgesi acenteliği süresince davacıdan yapılan kesintilerin; acenteye ödenecek ücretten değil, işletmenin net karından düşülmesi gerektiğinden bahisle iadesi istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile " değişik gider kalemleri" borcun sebebi gösterilerek 215.101,33 TL asıl alacak ve 78.861,49 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam, 293.962,82-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresi içerisinde, borca ve fer'ilerine itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali istemli davanın açıldığı görülmektedir. Davacı tarafça davalı ile yapılan acentelik sözleşmesi, cari hesap sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi gereği 11/12/2011 tarihi ile 15/10/2014 tarihleri arasında acentelik ilişkisinin bulunduğu, sözleşme boyunca kendisinden haksız yere yapılan kesintiler bulunduğu, acentenin haklarının TTK 120/2 maddesinde, maddeye aykırı şartlar acentenin aleyhinde olduğu ölçüde geçersizdir hükmünün bulunduğu, davacıdan yapılan kesintilerin bu maddeye aykırı olup acentelik sözleşmesinin 37. Maddesi gereği acenteye ödenecek ücretten değil, işletmenin net karından düşülmesi gerektiği, cari hesap sözlemesinin 4. Maddesinde bir kısım giderlerin davalı tarafça üstlenilmiş olduğunu, yapılan kesintilerin iadesi gerektiğini iddia etmektedir.Davalı taraf davacının tacir olup basiretli davranması gerektiğini tüm kesintilerin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. Davalı ticari defterleri ve sözleşme hükümleri birlikte dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporu ile; hazırlanan hakediş tutanakları ile eki kesintiler icmalinin davacı tarafından imzalanmış olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacı firmadan 1.323,33 TL alacaklı olduğu, yapılan tüm kesintilerin taraflar arasındaki sözlemelerde belirtilen hükümlere uygun olduğu görüşü bildirilmiştir. İlk derece yargılaması aşamasında davacı tarafça müvekkilinin ticari defterlerinin bulunduğu yerin Kayseri ili olduğu bildirilerek yerinde inceleme yapılması talep edilmiş, ilk derece mahkemesince bu talep konusunda herhangi bir ara kararı oluşturulmamış, yine ticari defterlerin ibrazına ilişkin HMK 220/3 ihtarını içeren bir arar kararda oluşturulmadan dosya bilirkişiye tevdi edilerek davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir. Davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde sözleşmeler konusunda nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişiden oluşacak heyet ile talimat yolu ile inceleme yaptırılarak ve davalı kayıtları ile karşılaştırmalı olarak inceleme yapılması, davacı iddialarının temel dayanaklarından biri olan cari hesap sözlemesinin 4. Maddesi kapsamında davalının üstlendiği ödemeler ile sözlemenin diğer maddelerinde davacıya yüklenen ödemeler ve ticari kayıtlar incelenerek hazırlanacak denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemesi ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece az yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen hususlarda eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasındadeğerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025