T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/255
KARAR NO : 2025/1457
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2021
NUMARASI : 2018/369 Esas - 2021/1166 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı/birleşen dosya davacısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DAVADA
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin her türlü ... ve plastik ürünlerin imali, alım ve satımı hususunda faaliyet gösterdiğini, aynı alanda faaliyet gösteren davalı ile aralarında mal alım satım konusunda ticari ilişki doğduğunu, müvekkili tarafından üretilmen duş ve küvet kabin ... setlerine ait plastik ürünlerin davalı şirketten alındığını, bu duşa kabin ... tekerlerinin davalıdan temin edilmesi akabinde müşterinin tercihine göre altın sarısı veya krom ile kaplandığını, müvekkilinin davalıdan sipariş üzerine altığı söz konusu duşa kabin ... alt ve üst tekerlerini kaplama işlemi gördükten sonra müşterilerine sipariş üzerine gönderdiğini, söz konusu setlerin müşterilere gönderilmesi akabinde bu parçaların duşa kabin camları ile birleştirildikten sonra nihai tüketiciye ulaşması sonrasında davalıdan temin edilen kabin ... tekerleklerinde yaşanan kırılmalar nedeniyle müvekkilinin müşterilerinden bu konuda şikayet aldığını ve çerçevede müvekkillere yansıtma faturaları kesildiğini, müvekkilinin davalıyı arayarak müşteriye gönderilen mallarla ilgili olarak müşterilerden gelen yansıtma faturaları doğrultusunda davalı tarafa yansıtma faturası kesileceği, henüz satışının yapılmadığı ve depoda bekleyen malları da iade alması hususunda görüşme sağlandığını, müvekkili ile davalı arasında gerek sözlü ve gerekse yazılı olarak yapılan görüşmelerde davalının müvekkilini sürekli olarak oyaladığını, malların tamamını iade almak istemediğini, ayıplı malların tespitini gerçekleştirebilecek bir makine vasıtasıyla tespit edeceğini bildirdiğini ancak iade konusunda bu zamana kadar herhangi bir aksiyon alınmadığını, müvekkilinin 8-10 ay gibi bir bekleme süresi ardından kendisine müşteriler tarafından kesilen iade faturaları çerçevesinde davalı tarafa yansıtma faturası keserek Kartal 23. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 28/02/2018 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini, ayrıca ayıplı olan ve müvekkili deposunda bekleyen malların iade alınması hususunun davalı tarafa ihtar edildiğini, ancak davalının ihtarname ekindeki fatura asıllarını Kartal 20. Noterliği'nin 02/03/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkiline iade ettiğini, akabinde davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine Gebze 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağından bahisle takip başlatıldığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ve taraflarınca cari hesap alacağından dolayı alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz edilmesi nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten aldığı ... tekerleri hakkındaki hiçbir iddiasını kabul etmemekle birlikte davacının tacir olması sebebiyle kendisine yüklenen 2-8 günlük ayıp ihbar sürelerine riayet etmediğinden müvekkilinden hiçbir hak ve alacak talep edemeyeceğini, davacının bahse konu ticari ilişkiden kaynaklı malzemeleri müvekkilinden 2016 yılı içinde satın aldığını, davacının iddia ettiği ayıp ihbarını müvekkiline bildirmediğini, müvekkiline süresinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi yapılan satışa ilişkin müvekkili tarafından Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, dolayısıyla davacı tarafça süresinde ve usulüne uygun herhangi bir bildirimde bulunulmadığından davanın reddini, ''zamanaşımı Madde 231-Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defii hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.'' dendiğini, davacının ayıplı mal hakkındaki iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini, satılan ürünlerde gizli, aşikar hiçbir ayıp bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde dava konusu malzemelerin ayıplı olmasından dolayı uğradığı zararı talep ettiklerini dile getirmişse de söz konusu malzemelerin ayıplı olduğunun tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilince duş ve küvet kabin ... tekerlerinin davacı tarafa verildikten sonra davacı tarafça bahse konu tekerlere kaplama işlemi uygulandığını, bu hususun dava dilekçesinde '' .. Sipariş üzerine aldığı söz konusu duşa kabin ... alt ve üst tekerlerini kaplama işlemi gördükten sonra müşterilerine sipariş üzerine gönderdiğini'' şeklinde belirtildiğini, davacı tarafça tekerler üzerinde yapılan kaplama işleminin sonucu olarak kırılmalar gerçekleştiğinden müvekkiline bir sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, yine Tübitak'tan bahse konu malzemelerin kalitesi açısından yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluk durumuna rastlanılmamasının da bahse konu malzemelerin ayıpsız olduğunun en büyük ispatı olduğunu, bu nedenle davaya konu cihazların ayıplı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafça yasada kendisine tanınan bildirim sürelerine uyulmayarak müvekkilinin icra takibi sonrasında yasal yollara başvurmasının davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davacının iddialarının tamamen soyut ve gerçek dışı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
BİRLEŞEN GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/262 ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında uzun süreden beri devam eden ticari ilişki nedeniyle, davalı tarafla alış veriş olduğunu, davalı ticari ilişki sırasında ilk başta ödemeleri düzenli olarak yaptığını, ancak son zamanlarda ödemelerini yapmadığını, müvekkili şirket davalının tüm taleplerini yerine getirdiğini ve davalı tarafa satılan ve üretilen malları teslim edildiğini, ancak davalı taraf faturaya konu malların bedelini ödemediğini, bunun üzerine satmış olduğu ürün bedellerinden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla davalı aleyhinde Gebze 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, ancak davalı haksız, hukuki dayanaktan yoksun nedenlerle 07/03/2018 tarihinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenle Gebze 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden dolayı müvekkil alacaklı konumda olduğunu, taraflarınca başlatılan takibe davacı taraf itiraz etmekle tarafımızca İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/369 E sayılı dosyası ile itirazın iptali talepli olarak dava ikame edilmiş olması nedeniyle her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafın ikame ettiği dava ile her ne kadar müvekkilinin davacı tarafa borçlu olduğunu iddia etse de taraflar arasında cari hesap ilişkisinden dolayı müvekkil alacaklı durumda olduğunu, müvekkilin davacıdan olan alacağının tahsili amacıyla taraflarınca İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün ...E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, işbu takibe davacı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle takip durdurulduğunu, söz konusu takibin devamı amacıyla İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/369 E sayılı dosyası ile itirazın iptali talepli dava ikame edildiğini, tüm bu nedenlerle esas bakımından davanın reddine ve işbu dava ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/369 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tekmil dosya kapsamından yapılan değerlendirmeler neticesinde ; hem asıl hem de birleşen davanın itirazın iptali istemli olduğu, mahkememizce hem asıl hem de birleşen dava için tarafların ticari defter ve dayanak belgeleri üzerinde inceleme yaptırılması ve taraflar arasındaki satıma konu duşakabin rulmanlarının ayıplı olup olmadığının tesbiti için dosyanın bir metalürji ve malzeme mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiden teşekkül eden bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bu kapsamda düzenlenen 26/02/2021 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme de esas alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tafsilatlı olarak bildirildiği üzere; davacı birleşen davalı ... ...’in takip tarihleri itibarıyla kendi ticari defterlerine göre ...’den 3.854,62 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı birleşen dosya davacısı ...’in ise 31.01.2018 tarihi itibariyle 26.675,94 TL ... ...’den alacaklı olduğu ancak Mustafa ... tarafından 31.01.2018 tarihli “17.01.2018” açıklamalı hesap kapatma işlemi ile ... ...’in borcunun ... tarafından kapatıldığı, ...’in ticari defterlerinde ... ...’e borç ve alacağının olmadığı (bakiyenin sıfın olduğu) , ...’in takip tarihleri itibarıyla kendi ticari defterlerine göre ... ...’e borç ve alacağının olmadığının (bakiyenin sıfır olduğu) görüldüğü, taraflar arası cari hesap farkının (3.854,62 TL – 0 ) 3.854,62 TL olduğu, bu fark detaylı incelendiğinde; ... tarafından ... ...’e düzenlenen 27 adet toplam 373.662,24 TL tutarında faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak ... ... tarafından ...’e düzenlenen 52.207,44 TL tutarında son 3 faturanın ise ...’de kayıtlı olmadığı, taraflar arası 48.352,82 TL tutarındaki farkın ise; ödeme kayıtlarının farklı işlenmesinden kaynaklandığı, ... ... tarafından ...’e düzenlenen 52.207,44 TL fatura tutarının ...’de kayıtlı olmamasına rağmen ... ...’in Kendi defterlerine göre alacaklı gözüktüğü tutarın 3.854,62 TL olduğu dikkate alındığında fatura tutarının 48.352,82 TL’sinin ... tarafından ödendiğinin ... ...’in kabulünde olduğu, ...’in kendi ticari defterlerinde ... ...’den alacaklı olmadığı dikkate alındığında (usulüne uygun tutulup tutulmadığına bakılmaksızın, her tacirin ticari defterleri kendi aleyhine daima delil vasfına haiz olduğundan) birleşen dava yönünden takip borçlusu ... ...’in itirazının yerinde olduğu mahkememizce görülmekle davalı birleşen dosya davacısı ...’in alacağını dosya kapsamında ispatlayamadığı, ayıp yönünden yapılan incelemelerde ise; ... ...’in ürettiği duş ve küvet kabin ... setlerine ait plastik ürünlerin ...’den tedarik edildiğinin ve huzurdaki ihtilafın da duşakabin tekerlerinin ayıplı olup olmamasından kaynaklandığın ihtilaf dışı olduğu, tekerlerlerin ayıplı olduğu yönünde kesilen iade faturaları ile asıl davacının 3.854,62 TL alacaklı duruma geçtiği bu alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı 3.854,64 TL ( 0,02 TL’lik Fark yuvarlamadan kaynaklanmaktadır) ’nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, dosyaya sunulu ... ... tarafından ...’e düzenlenen faturalardan; 10.08.2017 tarihli A-... Numaralı 1.779,30 TL tutarlı “Nakliye Yansıtma Bedeli” açıklamalı Not kısmında “müşterinin uğramış olduğu zarar ve ürün bedelidir” açıklamalı, 10.08.2017 tarihli A-... Numaralı 23.265,36 TL tutarlı “... Takımı (Alt/Üst Teker) ve Nakliye Yansıtma Bedeli” açıklamalı Not kısmında “müşterinin uğramış olduğu zarar ve ürün bedelidir” açıklamalı, faturaların her iki taraf ticari defterinde de kayıtlı olduğu, ... tarafından ... ...’e satılan ürünlerin ayıplı olduğunun ...’inde zımnen Kabulünde olduğu, bunun yanında metalurji ve malzeme mühendisi bilirkişi tarafından fiziki olarak taraflarına sunulan ürünler incelendiğinde, duş ve küvet için kullanılan ... tarafından ... ...’e satılan dava konusu ürünlerin taşıması gereken ağırlığı taşıyamadığı, ve ayıplı olduklarının rapor edildiği, diğer bir ifade ile ... ... tarafından ...’e düzenlenen faturaların haklı yere ve doğru bedel üzerinden düzenlendiği anlaşılmakla alacak likit olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise ...’in kendi ticari defterlerinde ... ...’den alacaklı olmadığı dikkate alındığında (usulüne uygun tutulup tutulmadığına bakılmaksızın, her tacirin ticari defterleri kendi aleyhine daima delil vasfına haiz olduğundan) birleşen dava yönünden takip borçlusu ... ...’in itirazının yerinde olduğu, ...’in alacağını ispatlayamadığı mahkememizce anlaşılmış ve birleşen dosya davacısının takibi yaparken kötüniyetli olduğu dosya kapsamında isbat edilemediğinden kötüniyet tazminatı da reddedilmek suretiyle birleşen davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı/birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl dava yönünden; Borçlar kanununa göre durum değerlendirilir ise dahi davacının taraf kanunda belirtilen sürelere riayet etmediğini, zira TBK Madde 223 "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." denildiğini, dolayısıyla davacı taraf süresinde ve usulüne uygun herhangi bir bildirimde bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, Borçlar kanunu Zamanaşımı Madde 231'de "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defii hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. " denildiğini, ancak mahkemece zamanaşımı itirazının dikkate alınmadan karra verildiğini, davacıya satılan ürünlerde gizli, aşikar hiçbir ayıp bulunmadığını, Davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu malzemelerin ayıplı olmasından dolayı uğradıkları zararı talep ettiklerini dile getirmişse de söz konusu malzemelerin ayıplı olduğu tamamen gerçek dışı olduğunu, mahkemece yapılan incelemelerde ayıp ilişkin bir tespit yapılamadığını, davacıya gönderilen duş ve küvet kabin ... tekerleri davacı tarafa verildikten sonra davacı tarafça bahse konu tekerlere kaplama işlemi uyguladığını, bu hususu davacı yan dava dilekçesinde "....sipariş üzerine aldığı söz konusu duşa kabin ... alt ve üst tekerleklerini kaplama işlemi gördükten sonra müşterilerine sipariş üzerine gönderdiğini" belirttiğini, davacı tarafça tekerler üzerinde yapılan kaplama işleminin sonucu olarak kırılmalar gerçekleştiğinden davalıya bir sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, yine Tübitak tan bahse konu malzemelerin kalitesi açısından yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuz duruma rastlanılmaması da bahse konu malzemelerin ayıpsız olduğunun en büyük ispatı olduğunu, davacı dava dilekçesinde, davalıdan aldığını iddia ettiği parçalardan kaynaklanan problemler nedeniyle maddi zarar uğradığını yine müşterilerinin yaralandığını bu yüzden tazminat ödediği iddia etmiş ancak yapılan yargılama sırasında buna ilişkin tek bir tane bile somut kanıt sunmadığını, birleşen dava yönünden; İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında hazırlanan bilirkişi raporda kendisinin alacaklı olduğu ve alacak tutarının 26.675,94 TL ve hesabın 100 işlem kodu ile daha sonra kapatıldığını belirttiğini, bu durumun nedenini bilirkişi raporuna yapmış olduğu itiraz ile bildirmiş ve bazı taleplerde bulunduğunu, hesap kapatmanın birleşen davada davacının muhasebecisi tarafından kendilerinin bilgisi dışında yargılama devam ederken sehven kapatılmış ve neticesinde davacı borçlu gözükmekte olup ancak yapılan bilirkişi incelemesinde ve birleşen davada davalının iddiasında borcu ödediğine dair bir beyan olmadığını, hesap kapatılma gerekçesi davalının borcunu ödemesi olarak gözükmekte borcun ...'nin hesabında yapılan bilirkişi incelemesinde gözükmekte ve ...'nin defterlerinde böyle bir ödemede gözükmediğini, ki bankacılık kanunları gereği 5.000 TL üzerindeki her türlü ödemenin banka üzerinden yapılması gerektiğini, birleşen davada davalının defterlerinde birleşen davada davacıya yapılmış ödeme olmadığını, bu nedenle ...'nin bu tutarı ödediğini gösteren belgeyi mahkemeye sunması gerektiğini ancak ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Asıl ve birleşen dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı, davacı-birleşen dosya davalısının zararının ve bu nedenle alacağının bulunup bulunmadığı, davalı-birleşen dosya davacısının mal satımı nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasındadır.Davacı-birleşen dosya davalısı takip alacaklısı tarafından, davalı-birleşen dosya davacısı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap" sebebine dayalı olarak 3.854,64 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 07/03/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davalı-birleşen dosya davacısı takip alacaklısı tarafından, davacı-birleşen dosya davalısı takip borçlusu hakkında, Gebze 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 53.603,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 28/02/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen davalar açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı-birleşen dosya davalısı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle karşı taraftan 3.854,62 TL alacaklı durumdadır. Davalı-birleşen dosya davacısı ticari defterlerine göre ise, 31/01/2018 tarihi itibariyle 26.675,94 TL alacaklı iken 31/01/2018 tarihli ve "17/01/2018" açıklamalı işlemle hesap kapatılmış ve takip tarihi itibariyle alacak kalmamıştır. Asıl dava yönünden mahkemece dava kabul edilerek 3.854,62 TL'ye hükmedilmiştir. Karar tarihi itibariyle söz konusu karar miktar itibariyle kesin olup, asıl dava yönünden istinaf incelemesi yapılması mümkün değildir.Birleşen dava yönünden ise, davalı-birleşen dosya davacısı kendi ticari defterlerine göre dahi alacaklı değildir. Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından hesap kapatmanın muhasebecisi tarafından davalı-birleşen dosya davacısının bilgisi dışında yargılama devam ederken sehven yapıldığı iddia edilmiş ise de, bu iddianın davacı-birleşen dosya davalısına karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre, davalı-birleşen dosya davacısı alacaklı olduğunu ispat edememiş olup, ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Asıl dava yönünden;a-Asıl dava davalısı ... vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. Maddesi uyarınca REDDİNE,b-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde bu davalıya iadesine,2-Birleşen dava yönünden;a-Birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,b-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025