T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/390
KARAR NO : 2025/1160
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2023
NUMARASI : 2019/590 Esas - 2023/869 Karar
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar ... ... Tüketim Malları İnş. Yapı Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... ... Mimarlık Müh. Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı şirketin ortak şirketi olan ... İnş. Mimarlık Müh. San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında 19.06.2008 tarihinde “Malzeme Alım İşlerine Ait Tip Sözleşme” imzalandığını, yapılan sözleşme uyarınca 19.06.2008 tarihinde boş olan davacı şirketin kaşeli ve imzalı 530.000,00 TL bedelli bononun, satılacak malzemelerin güvencesi olarak teminat senedi vasfı ile davalı şirketin ortaklarının diğer şirketi olan ... İnş. Mimarlık Müh. San.ve Tic.Ltd.Şti.’ne teslim edildiğini, söz konusu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.4. madde sinde aynen ifade edildiğini, bu hususa binaen müvekkiline sözleşmenin 5.2.maddesinde beyan edilen 460.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacılar tarafından teminat olarak verilen bononun, davalı şirketin yan şirketi olan ve icra takibinde borçlu olarak gösterilen ... İnş. Mimarlık Müh. San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından, davalı ... şirketine borca binaen verilmiş gibi gösterilmek sureti ile ciro edilerek, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibine İstanbul 2,İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/850 esas numaralı dosyası ile tedbir talepli olarak itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu hukuka aykın eylemler sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/16626 Hazırlık dosyası ile şikayette bulunulduğunu, müvekkillerinin davalı tarafa veya icra takibinde diğer borçlu olarak görünen ... şirketine herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ile dava dışı ... Şirketi tarafından gerçekleştirilen bu işlemin, tamamen bedelsiz senetten menfaat etme amacı güden, kanuna karşı hile niteliğinde bir eylem olduğunu, her iki şirketin yetkililerinin ... ve ... olduğunu, bu şahısların baba-oğul olduklarını, yapılan icra takibinin ve ciro silsilesinin tamamen muvazaalı olduğunu, icra takibine konu edilen bononun sonradan tanzim edilerek doldurulduğunu, bunun en bariz kanıtının da; davacı müvekkilinin 11.01.2010 tarihi itibarıyla ... şirketi İle herhangi bir ticari alışverişte bulunmamış olması, bononun tanzim tarihî itibanyla para birimi olarak YTL’nin kullanılmıyor olması olduğunu, bonodaki cirolarda yer alan her iki şirketin yetkilisinin ve atılan imzalann birebir aynı olduğunu, birbiri ile birinci derecede bağlantısı olan iki şirketin aynı imza yetkilisi tarafından birinden diğerine borçlandırılmasının hayatın olağan akışına ve teamüllere aykırı olduğunu, her iki şirketin ortaklarının aynı olması ve kardeş şirket vasfındaki bir şirketten diğerine muvazaalı işlem yapıldığını belirterek, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili, davalı şirketin ortaklarının aynı zamanda icra takibine konu senedin lehdarı ... inş. Mimarlık Müh, San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin de ortakları olduklarını, bu durumun davacılar tarafından muvazaa iddialarına kanıt oJarak gösterildiğini, oysa müvekkili davalı şirket ile ... inş. Lld. Şti. arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu vc icra takibine konu senetteki cironun, aralarındaki bu ticari ilişkinin gereği olarak yapıldığını, davalı müvekkili ile davacılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını, bu sebeple davanın, ... İnş. Mimarlık Müh. San. vc Tic. Ltd. Şti. ne yöneltilmesi gerekirken ayrı bir tüzel kişiliğe sahip 3.şahıs olan davalı şirkete husumet yöneltilmesinin haksız, usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacılar ile ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 19.06.2008 tarihli sözleşmenin 5.2 maddesine konu senedin, icra takibine konu olan senet olmadığını, bahsi geçen sözleşmeden dolayı, davacı şirketin ... Ltd. Şti.’ne 32.582,97 TL borcunun bulunduğunu, icra takibine konu 11.01.2010 tanzim tarihli 14.06.2010 vade tarihli senedin ise, dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davacı ...’e 17.10.2008 tarihinde satılan ve fakat karşılıklı güven ilişkisi gereği ve ticari ilişkinin devam etmesi nedeni ile bedeli ödenmeyen Pendik, Kurtköy Mah. ... ada 10 parsel A Blok 8..kat ... numaralı iki adet dairenin satışı karşılığında verildiğini, iki dairenin toplam bedelinin 309.060,00 TL olduğunu, tapularda düzenlenen resmi senetlerde satış bedelleri çok düşük gösterildiğini, ancak gerçekte böyle olmadığını, dava dışı ... Ltd. Şti’nin icra takibine konu senedi, aralarında ticari ilişki bulunan ve bu nedenle borçlu olduğu müvekkili şirkete ciro ederek verdiğini, davalı müvekkili şirket ile dava dışı şirketin ortaklarının aynı olmasının aralarında bir ticari ilişkinin bulunmadığına veya muvazaalı bir ilişkinin olduğuna delil teşkil etmeyeceğini davalı müvekkilinin, alacaklı olduğu ... İnş. Mimarlık Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden ciro yolu ile senedi aldığını ve 530.000,00 TL bedelli senedin borç miktarı olan 345.000,00 TL’lik kısmını İcraya koyduğunu, davacıların senet bedelini ödediklerini ispat etmesi gerektiğini, dava konusu senedin davacılar ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 19.06.2008 tarihli sözleşmenin 5.2 maddesine konu senet olmadığını, takip konusu bononun teminat niteliğinde olmadığını belirterek, davanın reddi ile İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından başlatılan takibin devamına, davacılar aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Birleşen İstanbul 15.ATM’nin 2012/22 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: asıl davadaki gerekçelerle, davacıların davalı ... ... Ltd. Şti.ne İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu 11/01/2010 tanzim 14/06/2010 vade tarihli 530.000-TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Birleşen davalı ... ... Ltd. Şti tarafından davaya cevap verilmemişİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve ayrıntılı hüküm kurmaya elverişli uzman bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen 19/06/2008 tarihli sözleşmenin 5.4 maddesine göre davacıların birlikte düzenledikleri 11/01/2010 tanzim 14/06/2010 vade tarihli 530.000-TL bedelli bonoyu davalı ... Ltd. Şti' ne verdikleri, davalı ... Ltd. Şti' nin dava ve takip konusu senedin bu teminat senedi olmadığı, ikinci bir senet olduğunun savunulduğu, davalı ... Ltd. Şti tarafından davalı ...’a 530.000,00 TL tutarında bir senet ciro edilmesine rağmen, davalıların defterlerinde 345.000,00 TL'lik işlem olarak kaydedildiği, davaya konu senedin tanzim tarihi 01/01/2011 tarihi itibarıyla ...’ın ...'a 166.953,88 TL tutarında borçlu olduğu, senedin ... tarafından ...’a ciro edildiği 15/01/2011 tarihi itibarıyla ...’ın ...'a 158.663,88 TL borçlu olduğu, senedin ciro edilerek verilmesinden sonra ...’ın Uygunlara olan borcunun 503.663,88 TL’sına yükseldiği, 530.000,00 TL tutarında senet alınmasına rağmen bunun davalıların muhasebe kayıtlarına 345.000,00 TL olarak kaydedilmesi işleminin muhasebe tekniğine uygun olmadığı, davalı savunmasına göre verilen ikinci bononun kanıtlanamadığı, dava konusu bononun sözleşme kapsamında verilen teminat senedi olduğu, dava konusu 530.000,00 TL bedelli senedin gerek davacı şirketin, gerekse davalı şirketlerin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, saptanmakla , gerçek bir alışverişe dayanmaksızın davalı ... Ltd. Şti tarafından davalı ... Ltd.Şti.’ne ciro edilen ve taraf defterlerinde yaer almayan bonodan dolayı davacıların İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına konu alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıların sözleşme ve daire satışından dolayı defterlerine göre davalı ... Ltd. Şti. Borcu belirlenmiş isede davalı teminat senedinin iade edildiğini beyan ettiğinden ve takas mahsup talebi olmadığından İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu 11/01/2010 tanzim 14/06/2010 vade tarihli 530.000-TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan davalının kötü niyetli takip yaptığı ve davalıların kötüniyeti kanıtlanamadığından ve koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar ... ... Tüketim Malları İnş. Yapı Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... ... Mimarlık Müh. Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... ... Tüketim Malları İnş. YapıMalz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... ... Mimarlık Müh. Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olması, eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile verilmiş olması nedeni ile asıl ve birleşen davanın tümden kaldırılması gerektiğini, davaya konu 11.01.2010 düzenleme, 14.06.2010 vade tarihli ve 530.000,00 TL bedelli senedin davacının iddia etmiş olduğu 19/06/2008 tarihli sözleşme kapsamında verilen teminat senedi olmadığını, yerel mahkemenin hatalı inceleme yaptığını, yerel mahkemenin "taraflar arasında dosyaya sunulan tek bononun asıl dosyada ve birleşen dosyada davaya konu edilen 11.01.2010 düzenleme tarihli bono olduğu ve bononun da gerek 19.06.2008 tarihli sözleşmenin 5.4.maddesi gerekse de ceza dosyasındaki ifadelerden teminat senedi niteliğinde olduğu" gerekçesinin tamamen hatalı olduğunu, davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğunu ispat edemediğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 2017/1401 esas, 2019/2285 karar, 30.10.2019 tarihli ilamı ile "istinaf taleplerinin esasa dair yönler incelenmeksizin kabulüne" karar verdiğini, yerel mahkeme tarafından kaldırma kararı sonrasında sadece ceza dosyasının bekletici mesele yapıldığını, başka hiçbir yönden inceleme yapılmamasına rağmen ilk kararda verilmemiş olan kötü niyet tazminatının müvekkil aleyhine hükmedildiğini, davalı ... şirketinin senedin iyiniyetli son hamili olduğunu, çek keşidecisi ile lehtar arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklanan def’ilerin, iyiniyetli hamile karşı ile sürülemeyeceğini, kötü niyetini ispata yönelik her hangi bir delil sunulmadığını, davalıların kötüniyetli olduğunu ispata yönelik her hangi bir yazılı delilin bulunmadığını, senedin teminat senedi olduğuna dair iddianın, yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, bu iddia kanıtlanamadığına göre hamilin kötüniyetli müktesip olduğunun da ileri sürülemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Asıl dava; icra takibine konu edilen bononun teminat bonosu olduğu ve davacının borcu bulunmadığı gerekçesiyle takip alacaklısına karşı açılan icra takibine yönelik menfi tespit, birleşen dava ise aynı takibe dayanak bono nedeniyle bononun lehdarı ve aynı zamanda ilk cirantasına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, dalılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık takip konusu bononun teminat için verilip verilmediği noktasındadır. Davacının iddiası takibe konu bononun teminat bonosu olduğu ve teminat altına aldığı alacağın bulunmaması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu takibe dayanak bononun ; ihdas nedeni "malen" 11/01/2010 tanzim ve 14/06/2010 vade tarihli 530.000,00 YTL bedelli lehdarı ve ilk cirantası ... ... LTD. Şti., sonraki cirantası ... ... Tük. Mal. Ltd.şti, keşidecisi ... ... Ltd. Şti. Avalisti ... olduğu bono üzerinde yapılan incelemede görülmektedir. Senet üzerinde teminat bonosu olduğuna dair ise herhangi bir kayıt yoktur. Kambiyo senedinin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden bu hususu yazılı belge ile ispatlamalıdır. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerekir.(YHGK 06.03.2013 tarih ve E:2012/12-768 -K:2013/312 ). Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. (YHGK 'nun 19/04/2022 tarih ve E: 2019/(19)11-449 -K: 2022/569 )Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Bononun teminat olarak verildiği iddiasının 6100 sayılı HMK'nun 200 ve 201 maddeleri uyarınca yazılı delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasının senede açıkça atıf yapan bir sözleşme ile de ispatı mümkündür. Davacı taraf iddialarında, İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 530.000,00 TL bedelli senedi, birleşen davalı .... Ltd.Şti. arasında imzalanan 19/06/2008 tarihli sözleşmenin 5.2 maddesi gereği ödenen 460.000 TL peşin ödeme karşılığında 5.4. Maddesine dayanarak teminat senedi olarak verildiğini, senedin teminat altına aldığı sözleşme hükmünün yerine getirildiğini, iddia ederek davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Ltd. Şti ise beyanlarında; icra takibine konu senedin 19/06/2008 tarihli sözleşmeye istinaden alınan senet olmadığını, icra takibine konu 11/01/2010 tanzim tarihli 14/06/2010 vade tarihli senedin ... Ltd. Şti. tarafından davacı ...'e 17/10/2008 tarihinde satılan ve fakat karşılıklı güven ilişkisi gereği ve ticari ilişkinin devam etmesi nedeni ile bedeli ödenmeyen Pendik, Kurtköy Mah. ... ada 10 parsel A Blok 8.Kat ... numaralı iki adet dairenin satışı karşılığında verilen ikinci bir senet olduğunu savunmaktadır.Davalı taraf davacının iddia ettiği sözleşme gereği aynı taraflar arasında aynı bedelli teminat bonosu düzenlendiği vakıasını kabul etmekte ancak bononu davacı tarafa iade edildiği ve takip konusu bononun başka bir ilişkiden kaynaklandığını savunmaktadır. Davacının davalıya verilen bononun 19/06/2008 tarihli sözleşmenin 5,4 maddesi hükmünce teminat olarak verildiği vakıası ile davalının bahsi geçen sözleşme gereği verilen bononun davacıya iade edildiği savunmasından sözleşme gereği teminat bonosunun verildiği ve teminat altına aldığı borç ödenmekle bedelsiz kaldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olan takip konusu bononun sözleşmenin 5.4 maddesin bağlı olarak verilen bono mu yoksa davalı tarafça davalı ...'e satılan 2 adet daire için kaynaklı düzenlenip düzenlenmediği noktasındadır. Bononun 19/06/2008 tarihli sözleşmenin 5,4 maddesine dayalı verilen bono olduğunun anlaşılması durumunda artık bedelsiz kaldığı konusunda bir uyuşmazlık kalmamaktadır. Davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşmede atıfta bulunulan bononun takibe konu edilen bono ile aynı vasıfları taşıması nediyle iddiasını yazılı belge ile ispatlamış olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Buna karşılık davalı taraf teminat amaçlı düzenlenen bononun davacıya iade edildiği hususunu ispatlayamadığı gibi, 2008 tarihinde yapılan daire satışı için 2010 düzenleme tarihli bononun düzenlenmesini gerektirir alacağını da ispat etmiş değildir. Dosyaya sunulan 17/10/2008 tarihli sözleşme ile bahsi geçen daire bedellerinin ödendiği taraflar arasında belge ile sabit olduğu gibi resmi satış senedinde de bedelin ödendiği anlaşılmaktadır. Dosyaya alınan bilirkişi raporları ile de davacının ticari defterlerinde alacağına ilişkin bir kaydın bulunmadığı gibi 2008 tarihinde düzenlenen bono ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı belirlenmiş olmakla davalının teminat olarak düzenlenen senedin iade edildiğini ve takip konusu senedin daire satışından kaynaklanan alacak için düzenlendiği hususlarını ispat edememiş olması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl davalı ... ... Tüketim Malları İnş. Yapı Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle birleşen davalı ... ... Mimarlık Müh. Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'nin vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden;Davalı ... ... Tüketim Malları İnş. Yapı Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 7.146,68 TL harcın, alınması gerekli olan 28.586,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.440,03 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Birleşen dava yönünden;Davalı ... ... Miarlık Müh. Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 9.051,08 TL harcın, alınması gerekli olan 36.204,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.153,22 TL istinaf karar harcının davalı ... ... Mimarlık Müh. Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.' dan alınarak hazineye irat kaydına,4-Asıl ve birleşen dava yönünden taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025