T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/265
KARAR NO : 2025/1174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2023
NUMARASI : 2016/157 Esas - 2023/708 Karar
DAVA: Tasarrufun İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Taraflar arasındaki Tasarrufun İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin bipolar bozukluğunun manik (yükselme) devresinde bulunduğu sırada (04.03.2015 ile 27.03.2015 tarihleri arasında) davalı şirketin forex hesabında yapmış olduğu kaldıraçlı alım satım işlemlerinin tam ehliyetsiz oluşu ve iradesinin sağlıklı olmaması (hata, hile, gabin) nedeniyle geçersiz olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ilk aşamada 1.000 USD (3.000 TL)'nin istirdadı ile her bir alım satım işleminin yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Davacının tacir olmadığı, ticari işletmesinin bulunmadığı dikkate alındığında "ticari iş" den söz edilemeyeceği, bu nedenle iş bu dava TTK 4.maddesi kapsamında mutlak ya da nispi ticari davalardan olmadığından mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin mal ve şahıs varlığı işlerine bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanısı ile davanın görev nedeni ile reddine, HMK 20. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yasal iki haftalık süresi içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde re'sen davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir dönem kaldıraçlı işlemlerde görev konusunda mahkeme kararları arasında bir tutarsızlık olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kaldıraçlı işlemlerde görev konusuna ilişkin ihtilafı ortadan kaldıran, aşağıda detayları verilecek kararlarından sonra Mahkemelerdeki kararlar arasında uyum sağlandığını, Ankara, İzmir, Adana ve benzeri pek çok bölge adliye mahkemesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararlarına paralel olarak kaldıraçlı işlemlerde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduklarına ilişkin kararlar verildiğini, davacı tarafın yatırım yaparak kar elde etme amacıyla akdettiği dava konusu sözleşmenin tamamen ticari mahiyette olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin 1/f bendinde finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağın ifade edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından istikrarlı bir şekilde dava konusu sözleşmeler bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmekte olup Mahkeme’nin vermiş olduğu görevsizlik kararı, istikrar kazanmış bu içtihatlar ile çeliştiğini, İstanbul İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/09/2023 tarih ve 2016/157 E., 2023/708 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılarak, dosyanın esastan görülmek üzere İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava konusu işlemin ticari bir işlem olduğunu, Yargıtay İçtihatları gereğince davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dosyanın resen incelenmesinden sonra oluşacak kanaate göre usul ve yasalara aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan görülmek üzere İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davanın kabulüne, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, Kaldıraçlı Varlık ve Türev Araç Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi’nin (forex) geçersiz olduğunun tespitine, hesaptan çekilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Kaldıraçlı alım satım işlemleri ya da kaldıraçlı işlemler, ülkemizde ilk olarak, 6111 sayılı Kanun ile değişik Mülga 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK)’nin 30’uncu maddesine eklenen “döviz, mal, kıymetli maden veya Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve bu işlemlere yönelik hizmetlerin yerine getirilmesi” şeklindeki düzenleme ile sermaye piyasası faaliyeti olarak kabul edilmiştir. Söz konusu işlemler daha sonra yürürlüğe giren 6362 sayılı SPK’nin 3/ (1)-u maddesi ile türev araçlar kapsamına dâhil edilmiştir. Kaldıraçlı işlemlere yönelik ülkemizde SPK tarafından öncelikle “Seri: V, No:125 Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ yayımlanmış, ardından Kurulca “Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III- 37.1)” yayımlanarak bu Tebliğ ile önceki Seri: V, No:125 Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır. Adı geçen yeni Tebliğ m.3/(1)-g’de kaldıraçlı işlem, “yatırım teminatı karşılığında, döviz ve kıymetli madenler ile SPK tarafından belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda oluşturulmuş bir platformdaki alım satım işlemleri” olarak tanımlanmıştır ( Aydın, E./ Ayyıldırım, K.: Kaldıraçlı İşlemler ve Vergilendirilmesi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2015, s.27).HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkıııdaki Kanununu 3/1-k Maddesinde Tüketici "Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1- ı-bendinde ise Tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-22 E 2018/1102 K 16.05.2018 tarihli kararında, davacının hizmeti davalı yatırım şirketinden finansal işlemler için aldığı, hizmetin alınma amacının öncelikle göz önünde bulundurulması gerektiği, davacının bu ticari amacı karşısında tüketici sayılmasının mümkün olmadığına ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Gerçekten de kaldıraçlı işlemleri konu alan VİOP piyasasında yapılan işlemler finansal okur yazarlık gerektiren profesyonel yatırım işlemleri olup, davalı müşteri bu piyasada yatırım yaparak ticari kar elde etmek gayesini gütmekte olup, tüketici tanımına uymamakta, ticari kar elde etmek amacıyla işlem yapmış olması nedeniyle de görevli mahkeme ticaret mahkemesi olmaktadır.Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ 'in (SERI: V, NO:125) 1.maddesinde "Bu Tebliğin amacı, 6111 sayılı Kanun’la değişik 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 30.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, döviz, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların ticari amaçla kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesine yönelik hizmetlere ilişkin esasları düzenlemektir" demek suretiyle bu işlemlerin ticari amaçla yapılan işlemler olduğu belirilmektedir.
Somut olayda davacı, davalı ile akdettiği "Kaldıraçlı Varlık ve Türev Araç Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi"nin geçersiz olduğunun tespitini ve hesaptan çekilen paranın istirdatını talep etmektedir. Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki dayanağı, "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" olup, sözleşmenin konusunu düzenleyen 1. maddesinde sözleşme kapsamında müşteriye döviz, mal, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların ticari amaçla kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve işlem yapma imkanı tanınacağı ve bu hususlara ilişkin her tür hizmetin sunulacağı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre sözleşmeye konu işlem hacmi dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davacının ticari gaye ile hareket ettiği anlaşılmakta olup, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. İlk derece mahkemesince davaya bakmaya görevli olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi yerinde bulunmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi için dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi için dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025