T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/357
KARAR NO : 2025/1293
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI : 2019/347 Esas - 2021/801 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın Kartal Şubesi ile kredi borçlusu ... Ticaret Ltd. Şti. arasında 17.05.2017 tarih 2.000.000 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Anılan sözleşmeyi davalılardan...ve ... Sigorta Aracılığı Hizmetleri Ltd. Şti.müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, bu nedenle eş rızası alınmasına gerek bulunmadığını, İmzalanan sözleşmeye istinaden şirkete Şirket Kredi Kartı tahsis edilmiş, ayrıca 17.05.2017 tarihinde 48 ay vadeli 750.000 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığını, Anılan kredi borçları ödenmeyince, borçlulara Kadıköy 32. Noterliğinin 10.09.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, Söz konusu ihtarname uyarınca da borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmayınca; davalı/borçlular hakkında İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, Borçlu /davalılar tarafından, İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile talep edilen borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini, itiraz dilekçesi üzerine yasal zorunluluk nedeniyle 25.09.2019 tarihinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, 2019/105843 arabuluculuk dosyasından düzenlenen 03.10.2019 tarihli tutanak ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, borçluların haksız itirazlarının iptalini teminen dava açmak zorunda kaldıklarını, müvekkilimiz Bankanın kayıtları üzerinde, Bankacılık işlerinden ve hukukundan anlayan bir bilirkişi veya bilirkişi heyetince yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davanın haklılığı ortaya çıkacağını, İcra takibimize devam ederek alacağımızın tahsilini temin için işbu davayı açma zorunluluğu olduğunu belirtmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından imzalandığı GKS (Genel Kredi Sözleşmesi)’nden bahsederek, diğer müvekkillerin bu kredilere kefil olduğunu iddia edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kadıköy 32. Noterliği’nin 10.09.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile süre de verilerek borcun ödenmesinin istendiği ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını belirtildiğini, davacı taraf İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından müvekkillere karşı icra takibi başlatmış ve tarafımızca ödeme emri incelendiğinde Sayın Mahkemenizce de kanaat getirilecek yüksek oranlı faiz, masraf , vergi ve esasında ödenmiş olan kredi borcu için takip yapıldığı kanaatine müvekkillerce ulaşıldığından itiraz ettiklerini, 6802 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu gereği BSMV’nin mükellefi bizatihi davacı banka olduğunu, Söz konusu verginin bir kısmı şahıs kefil olan müvekkillerden talep edilmesinin tarafımızca kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığını, yeni Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinin de göz önünde tutularak Bankaların acımasızlığına ve aşırı faydalanmasına prim tanınmamasını talep ettiklerini, bilhassa GKS’ye kefil olan müvekkillerin eşlerinin muvafakatinin bulunmaması durumunda kefaletin BK m. 584 gereği geçersiz sayılması gerekli olduğunu, yasal takibe intikal masraflarından dolayı kefillerin sorumlu tutulamayacağı da açıktır (Yargıtay 19. HD, E 1992/4664, K 1993/944). Kefiller sadece ve sadece kefalet limitleri dahilindeki borçtan ve kendi temerrütlerinin neticesinden sorumlu olduklarını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Mahkememizde açılan işbu dava, davacı bankanın Kartal şubesince davalı kredi borçlusu ... Ticaret Ltd. Şti ile aralarında yaptığı 17/05/2017 günlü genel kredi sözleşmesine istinaden kullanılan kredinin, diğer borçlular müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ve Ömer ...'ın şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, kredi limitinin 2.000.000,00-TL olup, davacı bankanın krediyi kullanan ... Ticaret Ltd. Şti'ye kredi kartı tahsisinin yanında 750.000,00-TL 'lik kredi kullandırdığı, kredi ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine, kredinin Kadıköy 32. Noterliğinin 10/09/2019 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiği, borçlular tarafından süresinden ödeme yapılmaması sebebiyle, davacı banka tarafından borçlu ve kefiller aleyhine ilamsız icra takibine başlandığı ve borçluların borca ve ferilerine itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğu ve davacı bankanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı tartışmasızdır.Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan husus, borç miktarı ve uygulanacak faiz oranlarına ilişkindir.Mahkememizce dosya kendilerine tevdi edilen bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 23/03/2021 günlü asıl ve bu rapora itiraz üzerine tanzim edilen 28/05/2021 günlü ek rapor ile davacı bankanın talep edebileceği alacağın dosyadaki sözleşme ve bankaca ibraz edilen delilleri ile uyumlu bir şekilde belirlendiği mahkememizce tespit edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince, Kadıköy 32. Noterliğinin 10/09/2019 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin borçlu ve kefillere 12/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 1 gün ödeme süresinin verildiği temerrütün 14/09/2019 tarihinde oluştuğunu tespit eden ve uygulanacak faiz oranının T.C Merkez Bankasının 24/04/2017 tarihli yazı ekinde sunulan kredi yıllık azami faiz oranları gözetilerek dava konusu kredinin niteliği ve vadesine göre uygulanacak akti faiz oranının yıllık %22,08 ve temerrüt faiz oranının sözleşmeye göre azami %20 fazlası olmak üzere yıllık %42,08 olabileceği, ancak bu faiz oranının fahiş olup benzer krediler için uygulanan faiz oranına göre sözleşmenin 10/1 maddesi ve sözleşmenin 43.18 maddesinde düzenlenen temerrüdün sonuçlarına göre her iki düzenleme de müşterinin menfaatine göre Medeni Kanunun 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olmayacak şekilde faizin belirlenmesi gerektiği, buna göre yapılan mali incelemede banka tarafından hesaplanan faiz oranının fahiş kabul edilerek %38 oranına göre uygulanmasının daha adil olduğu görüşüne yer vermiş ve mahkememizce de GKS kredi faizine göre bu faiz oranına göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek GKS kredi alacağının 414.395,27-TL asıl alacak ve temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki faiz alacağının 13.122,51-TL ve kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın 24.700,000-TL asıl alacak ve kredi kartı harcamaları için talep edilen yıllık %28,80 faiz oranının sözleşme hükümlerine göre uygun olduğu mahkememizce belirlenerek temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faizin 59,28-TL ve her iki kredi için belirlenen faizlerine toplamı üzerinden belirlenen gider vergisinin 659,08-TL olduğunu tespitine ilişkin 28/05/2021 günlü bilirkişi raporu benimsenerek toplam 452.936,14-TL davacı bankanın davalı borçlulardan alacaklı olduğu, davalıların yaptığı ödeme miktarlarının mahsup edildiği ve bilirkişilerce tespit edilen alacağın ödediklerini 6100 sayılı HMK'nın 200 ve devamı maddeleri gereğince sundukları deliller ile ispat edemedikleri anlaşılmakla, davacı tarafından açılan davanın bu nedenle 452.936,14-TL üzerinden kısmen kabulü gerektiği, fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Mahkememizce asıl kredi borçlusu şirket yönünden yapılan hesaplamanın kullanılan kredinin, kefalet limiti altında kaldığı belirlenmekle, temerrüt tarihlerinin de aynı olması sebebiyle müşterek ve müteselsil kefiller yönünden de geçerli olduğu, dosya içerisinde bulunan nüfus kaydı ve borçlu ... Ticaret Ltd. Şti kayıtlarına göre, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil Ömer ...'ın 18/10/2019 tarihli firma sicil bilgileri başlıklı belgeye göre, borçlu şirketin ortak ve yetkili temsilcisi olduğu bu nedenle 6098 sayılı TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin kurulmasında eşin rızasının alınmasına gerek olmadığı ve bu nedenle kefillerin davalı borçlu şirketin borcundan 28/05/2021 günlü raporda belirlendiği gibi sorumlu olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Ayrıca mahkememizce dava konusu asıl kredi alacaklarının miktarı olan 439.095,27-TL üzerinden alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK.nun 67.maddesi gereğince hesaplanan % 20 oranına isabet eden 87.819,05-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile; davalıların İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın, a-GKS'den kaynaklanan; Asıl alacak 414.395,27 TL, ve temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işleyen 13.122,51-TL faiz, b-Kredi kartından kaynaklanan; Asıl alacak 24.700,00-TL, faiz 59,28-TL, c-Her iki kredi için hesaplanan faiz miktarı üzerinden belirlenen BSMV 659,08-TL olmak üzere toplam 452.936,14-TL alacağın, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tamamen tahsiline kadar; aa-)414.395,27 -TL yıllık %38 oranında, bb-)24.700,00-TL yıllık %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanmak ve işleyecek faize % 5 GV uygulanmak ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacak 439.095,27-TL üzerinden, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK.nun 67.maddesi gereğince hesaplanan % 20 oranına isabet eden 87.819,05-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen, Genel Kredi Sözleşmesinde yer alan temerrüt başlığı altındaki düzenlemede; "....Müşteri temerrüt halinde, muacceliyet tarihinden itibaren, borcunu Banka'ya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu kredinin türü ne olursa olsun, temerrüt tarihinde Banka'ca ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranlarına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. " denildiğini, anılan sözleşmede yer alan düzenleme uyarınca ve dosyada mevcut faiz genelgesine göre; kredili mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranına 20 puan ilave edilerek %44 temerrüt faiz oranı talep edildiğini, bilirkişi raporunda ise faiz oranının değişken değil sabit ve belli olması, bu oranın da %18 olması nedeniyle anılan orana 20 puan ilavesiyle faiz oranının %38 olabileceği tespiti edildiğini, mahkemece de bu tespit doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, Yargıtay’ın ticari kredilerde uygulanacak temerrüt faiz oranının taraflarca belirlenebileceği yönündeki kararlarının da istikrar kazandığını, Y.19 HD 2013/8556 Esas 2013/12306 Karar sayılı 01.07.2013 tarihli kararında ve bu yöndeki diğer kararlarında da ifade edildiği üzere; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ticari işlerde faiz oranının serbestçe düzenlenebileceği hüküm altına alınmış olup, TBK madde 88 ve 120 uygulanamayacağını, bu nedenle, mahkemece ticari krediden kaynaklanan alacak için temerrüt faizi oranının %38 olarak kabul edilmesi yerinde olmadığından İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/347 Esas 2021/801 Karar sayılı dosyasından verilen 10.11.2021 tarihli kararın "1-aa" bölümünde hükmedilen yıllık %38 faiz oranının %44 olarak kabulüne, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi borcuna istinaden başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.stinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt faiz oranının belirlenmesinde hata edilip edilmediği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafından davalılar hakkında İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 414.395,27 TL ve 24.700 TL asıl alacak, 14.902,02 TL işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 453.997,29 TL alacağın tahsili ve 414.395,27 TL'ye yıllık %44,00, 24.700 TL'ye yıllık %28,80 temerrüt faizi uygulanması talebiyle "ticari krediden kayn. asıl alacak, şirket kartından kaynk. asıl alacak" borcun sebebi gösterilerek 16.09.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. avacı banka ile davalı ... Ticaret Ltd. Şti. arasında 17.05.2017 tarihli, 2.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davalılar...ve ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti , bu sözleşmeye aynı tarihte 2.000.000 TL limit ile müteselsil kefil olmuşlardır. Anılan kredi sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'ye taksitli kredi ve kredi kartı kullandırılmıştır.Davacı banka tarafından davalılara çekilen Kadıköy 32. Noterliği'nin 10.09.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 43.18.maddesinde;"...Müşteri temerrüt halinde, muacceliyet tarihinden itibaren, borcunu Banka'ya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu kredinin türü ne olursa olsun, temerrüt tarihinde Banka'ca ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranlarına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bankanın temerrüt tarihindeki ticari kredili mevduat hesapları için uyguladığı kredi faiz oranına 20 puan ilave edildikten sonra bulunacak temerrüt faizi oranının uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, kredi sözleşmenin 43.18. maddesinde yapılan düzenlemenin, değişken faizli krediler hakkında bir düzenleme olduğu, davacı bankanın talep ettiği faiz oranının fahiş olduğu, davaya konu alacağın faiz oranının değişken değil, sabit ve belli olup, üzerinde taraflarca anlaşılan oranın değişmeyeceği, uygulanan akdi faiz oranının %18 olmasına göre 20 puan fazlası %38 olacak iken sözleşme faiz oranının değişken olabileceğinden hareket edilerek % 44 olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun görülmediği belirtilmiştir.Davacı banka vekili, bilirkişi raporuna % 44 oranındaki temerrüt faizinin uygulanması gerektiği yönünden itiraz etmiş, bunun üzerine mahkemece alınan ek raporda davacı banka tarafından dosya içerisine sunulan 24.04.2017 tarihli T.C. Merkez Bankasına sunulan Kredi Yıllık Azami Faiz Oranları Formunda davacı banka tarafından talep edilen %44 temerrüt faiz oranının nereden mesnet bulduğunun belirsiz olduğu, % 24 faiz oranının tabloda hiç mevcut olmayan bir oran olduğu, sözleşme hükümleri ve bankaca sunulan dayanak belgelere uyulacak olsa bile uygulanacak azami faiz oranının %42,08 olacağı, buna göre icra takibinde talep edilen 414.395,27 TL asıl alacak yönünden 11.810,26 TL akdi faizin değişmeyeceği ancak 14.09.2019-16.09.2019 tarihleri arasında işlemiş temerrüt faizinin 1.453,15 TL, BSMV'nin 666,13 TL olacağı bildirilerek seçenekli hesaplama yapılmıştır. Somut olayda taraflar arasındaki kredi sözleşmesine göre temerrüt faizi oranı, bankanın temerrüt tarihinde kredili mevduat hesabı kredileri için uyguladığı akdi faiz oranı bulunarak tespit edilmelidir. Dosyaya sunulan ve davacının TCMB'ye bildirdiği kredili mevduat hesabı akdi faiz oranları 2019 yılı Temmuz ayına ait olup, dava ve takibe konu kredinin temerrüt tarihi olan 14.09.2019 tarihi itibariyle bu oran TCMB'nca ilan edildiği üzere (1 Temmuz 2019-30 Eylül 2019) %24'tür. Bu durumda TCMB'nca ilan edilen kredili mevduat hesabı akdi faiz oranı esas alınarak, bu akdi faiz oranına yirmi puan ilavesi ile yıllık temerrüt faizi oranının %44 olarak kabulü ile hükmedilen 414.395,27 TL asıl alacağa yıllık %44 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece dava konusu taksitli kredinin akdi faiz oranı esas alınarak belirlenen temerrüt faizi oranının uygulanmasına karar verilmesi yerinde olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;Davalıların İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın, a-GKS'den kaynaklanan;Asıl alacak 414.395,27 TL ve temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işleyen 13.122,51-TL faiz,b-Kredi kartından kaynaklanan;Asıl alacak 24.700,00 TL, faiz 59,28 TL,c-Her iki kredi için hesaplanan faiz miktarı üzerinden belirlenen BSMV 659,08 TL olmak üzere;Toplam 452.936,14 TL alacağın, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tamamen tahsiline kadar;aa-)414.395,27 TL yıllık %44 oranında,Bb-)24.700,00 TL yıllık %28,80 oranında temerrüt faizi uygulanmak ve işleyecek faize % 5 GV uygulanmak ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte TAKİBİN DEVAMINA,b-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Kabul edilen asıl alacak 439.095,27 TL üzerinden, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK.nun 67.maddesi gereğince hesaplanan % 20 oranına isabet eden 87.819,05 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Karar ve ilâm harcı olan 29.995,00 TL harçtan peşin alınan 5.483,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.511,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 5.483,15 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.533,95 TL ile 4.200,00 TL bilirkişi ücreti, 250,30 TL posta,tebligat masrafı kabul ve ret miktarlarına göre 9.685,00 TL olmak üzere toplam 15.218,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 37.834,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden itibaren, 6100 sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince resen davacının bildireceği hesaba iadesine, 9-İstinaf Aşamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL , posta ve tebligat gideri 73,00 TL olmak üzere toplam 293,70 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,10-HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025