T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2203
KARAR NO:2025/852
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/09/2021
NUMARASI:2020/196 Esas - 2021/837 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile aleyhine başlattıkları 30/05/2019 tarihli 18.488,07 TL bedelli faturadan kaynaklı ilamsız icra takibiyle gönderilen ödeme emrinde borca itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davanın itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iptalinin gerektiğini, iş bu fatura içerisinde yer alan ürünün davalı tarafa eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, faturaya ilişkin ve ürün teslimiyle alakalı olarak davalı tarafın herhangi bir itirazının olmadığını, davalı tarafla arabuluculuk görüşmesinin de sağlandığını ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, icra takibine yapılmış olunan itirazın kötü niyetli ve zaman kazanmak amacıyla yapılmış olduğunun açık olduğunu beyanla, davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini, ... sayılı takibin devamına, yıllık faiz oranı %13,75 olarak tespiti ile iş bu faiz miktarı ile takibin devamına, kötüniyetli borçlunun alacağının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde Dava,fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup , davacı taraf davaya ve takibe konu davacı tarafından davalıya düzenlenen 18.488,07 KDV dahil bedelli E-arşiv fatura ve sevk irsaliyesiinin teslim edildiğine dair imza veya ispat vesikasını dosyaya sunmamış olup, davacının düzenlediği sevk irsaliyesinde fatura ile aynı tarihte sevk irsaliyesinin fatura muhdeviyatı ile aynı 1 adet Plastik Kırma Makinasının sevkiyatına istinaden düzenlendiği bununla birlikte sevk edilen makinanın teslim alındığına dair sevk irsaliyesi üzerinde imza ve/veya kanıtlayıcı bir elektronik ya da kağıt ortamında belge ibraz edilemediğ, fatura ve fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesini faturanın karşı tarafa tebliğ ediliğine ilişkin belgeleri dosyaya sunmadığı hususu hep birlikte değerledirilmesinde ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ''(HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. ''hükmü dikkate alındığında davacı iddiasını ispat edememiş olup ispat edilemeyen davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerleşik yargı kararları, yasal mevzuat hükümleri ışığında ispat yükümlülüğünün yerinde ve tam olarak sunulan yazılı delil niteliğine haiz ticari defterlere karşılık hiçbir yazılı delil sunmayan, bilirkişi raporuna itiraz etmeyerek kabul eden, fatura içeriğine miktarına ve hatta fatura konusu ürünlerin teslimini dahi inkar etmeyen, kendisi adına düzenlenen faturayı yasal süresi içerisinde iade etmeyen davalıya karşı ispat açısından hukuki imkanlar çerçevesinde her türlü yükümlülüğün yerine getirilmiş olmasına ve bilirkişi raporu ile alacağın açık şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen Mahkemece verilen kararın ivedi şekilde ortadan kaldırılmasının somut gerçeklik, yasal hükümlerin, hukuki güvenlik ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "30/05/2019 tarihli fatura" sebebine dayalı olarak 18.488,00 TL asıl alacağın 1.062,17 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 18/01/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2. Maddesine göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Anılan maddenin 3. fıkrasına göre ise, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 18.488,07 TL alacaklı durumdadır. Davalı ise herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile,HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 18.488,07 TL alacaklı olup, davalının bunun aksini ispatlaması gerekir. Davacı ticari defterlerindeki kaydın aksi davalı tarafça ispat edilmediğinden, ilk derece mahkemesince davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu fatura alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacının iddiasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı-takip borçlusunun, ... sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının 18.488,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3-Kabulüne karar verilen alacağın %20'si olan 3.697,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Başlangıçta peşin olarak alınan 209,65 TL harcın icra harcı 97,75 TL, ile birlikte alınması gerekli olan 1.262,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 955,52 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 54,40 TL, peşin harç 209,65 TL, icra harcı 97,75 TL, posta ve tebligat gideri 171,80 TL, bilirkişi ücreti 750,00 TL, olmak üzere toplam 1.111,80 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 18.488,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 120,20 TL olmak üzere toplam 282,30 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025