T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2200
KARAR NO:2025/861
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ:01/07/2021
NUMARASI:2019/386 Esas - 2021/604 Karar
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, aralarındaki alışverişten kaynaklanan 2 adet fatura nedeniyle toplam 2.725,80 Euro alacağı bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle ihtar çekildiğini, ancak borçlunun bakiye bedelin fazla alınan malzemeye ilişkin olması nedeniyle ödenmeyeceğine ilişkin karşı ihtar çektiğini, davalı tarafça borcun kabul edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle alacağın faiziyle birlikte yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraflar inşaat projesi için seramik konusunda görüşmelerin yapıldığını, fiyat hususunda anlaştıklarını, seramik alımı konusunda kendilerine 3 adet fatura düzenlendiğini, ölçülerin davacı tarafından alındığını, ancak buna rağmen çok miktarda seramiğin ellerinde kaldığını, ayrıca kalan miktar kendilerine ihtarname çekildiğini, artan seramiği iade ettiklerinde davacı tarafın imtina ettiğini, buna ilişkin iade faturası düzenlendiğini, ancak bunun ticari deftere işlenmediğini, dava konusu değerin belirtilen iade faturası dikkate alındığında herhangi bir borçlarının olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Sonuç olarak davalı taraf her ne kadar ürünlerin ayıplı olduğunu bu sebeple iade edildiğini bildirmiş ise de davalı taraf usülüne uygun ayıp ihbarında bulunmamıştır. İspat yükü, emtianın kusurlu olduğunu öne süren davalı taraftadır.Davalı tarafın iadeye ilişkin kendi defterlerine göre iade faturası gözükmediği gibi bu iade faturası davacı tarafın defterlerinde de kayıtlı olmayıp, davalı tarafın söz konusu seramikleri iade ettiğini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğinden bu yönde ispata yarar delil sunmadığı ve dolayısıyla davalının savunmasını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ile muhteviyatındaki mal ve hizmetlerin davalı şirkete teslim edildiği ve davalının söz konusu malları iade ettiğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamına göre davacı dava açılmadan evvel davalıya Bakırköy ... Noterliğine ait... yevmiye numaralı, 20/06/2019 tarihli ihtarnamesi ile ihtar çekmiş ve bu ihtar davalıya 26/06/2019 tarihinde tebliğ edilmiş 3 gün sürenin sonu 30/06/2019 tarihi olup davalının bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiştir.Tarafların tacir olması ve taraflar arasında ticari ilişki bulunması (TTK m. 19/2) ve takibin yabancı para cinsinden açılması nedeniyle alacağa temerrüt tarihi olan 30/06/2019 tarihinden itibaren devlet bankalarınca döviz cinsinden bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizin(3095 sy.m. 4/a) uygulanması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Öte yandan davacının talebi yabancı para cinsinden olup davanın kabulü karşısında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden davacının yabancı para alacağı Türk Lirasına çevrilerek tespit edilen miktara göre (2.725,80*10,359=28.236,56-TL) üzerinden hesaplanmış Davanın Kabulü ile; 2.725,80 Euro'nun 30/06/2019 tarihinden itibaren devlet bankalarınca döviz cinsinden bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından yürütülmekte olan bir inşaat projesinde kullanılmak üzere seramik alımı hususunda taraflar arasında görüşmeler yapılmış olup, yapılan görüşmeler sonrasında seramik metrekare fiyatında uzlaşmaya varılması sonrasında davacı tarafça gerekli ölçümler yapılmak ile ihtiyaç duyulan seramik miktarı tespit edilmiş davacı tarafça yapılacak işe ilişkin olarak ihtiyaç duyulan seramik miktarının belirlenmesi akabinde davacı tarafça davalı şirket adına dosyada mübrez 09.08.2018 tarih, ... seri nolu ve 40.000, 00 Euro (186.516,00 TL meblağlı) bedelli fatura düzenlenmiş olup, iş bu fatura bedeli davalı şirket tarafından davacı tarafa ödenmiş ilerleyen süreçte davacı tarafça davalı şirket adına davaya konu alacağa dayanak teşkil eden 07.05.2018 tarih, ... seri nolu ve 1.770,00 Euro (9.011,25 TL meblağlı) ve 19.06.2018 tarih, ... seri nolu ve 955,80 Euro ( 5.225,08 TL meblağlı) faturalar düzenlenmiş projede kullanılacak ihtiyaç duyulan seramiklerin miktarı/ölçüleri bizzat davacı tarafça belirlenmiş olmasına rağmen uygulamalar neticesinde davalı şirketin elinde yüklü miktarda seramik kalmış olup, davacı tarafça ihtiyacın üzerinde satılmış seramikleri iadesine ilişkin olarak davacı tarafa Kartal ... Noterliğinin 28.06.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirimde bulunulmuş ise de davacı tarafça seramiklerin iade alınmasından imtina edilmiş, davacının tespitlerine istinaden davacı tarafa güvenilerek satın alınan fakat ihtiyaç olmadığı hususu uygulama sonrasında ortaya çıkan seramiklerin davacı tarafça iade alınmasından imtina edilmiş olması sebebi ile kullanımı mümkün olmayan seramiklere ilişkin olarak bir sureti ekte ibraz olunan 28.11.2019 tarih, ... seri nolu ve 7.314,53 Euro (46.332,88 TL meblağlı) iade faturası düzenlenmiş ve davacı tarafa gönderilmiş davacı tarafça yanlış ölçü alınması sebebi ile davalı tarafından yürütülmekte olan inşaat projesinde kullanılması mümkün olmayan seramiklere ilişkin olarak düzenlenen iade faturasına ilişkin olarak davacı tarafça düzenlenen Beşiktaş ... Noterliğinin 02.12.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname sureti dosyada mevcut olup davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu yönündeki iddiası davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasının ticari defter ve kayıtlara işlenmemiş olmasından kaynaklandığını, 28.11.2019 tarih, ... seri nolu ve 7.314,53 Euro (46.332,88 TL meblağlı) iade faturanın nazarı itibara alınması halinde davacının davalı şirketten alacağının bulunmadığını, dosya kapsamında alınan 24.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapılmış olup, iş bu eksik incelemeye dayalı rapor nazara alınarak hüküm kurulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme yapılarak hatalı hesaplama yapıldığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının iade faturasının yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafça, satılan mal bedelinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasında satıma konu malın teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak, davalı tarafça, davacının yanlış ölçü alması nedeniyle yapılan uygulama sonrasında fazla seramik kaldığını savunmuştur.Davalı davadan sonra 28/11/2019 tarih ve 46.322,88 TL bedelli iade faturası düzenlemiştir. Ancak, davalının bu iade faturası davacı tarafça kabul edilmemiştir. Ayrıca davalı, ölçü alma işinin davacının yükümlülüğünde olduğunu ve alınacak seramiklerin davacının ölçümlerine göre belirlendiği hususlarını ispata yarar dosyada delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla fazladan teslim edildiği iddia edilen ve davacı tarafından iade alınmamış olan seramiklere ilişkin davalı tarafından davadan sonra düzenlenen iade faturasına itibar edilmesi mümkün değildir. Tarafların 2019 yılı BA-BS formlarının istenmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 303,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.208,43 TL harçtan mahsubu ile bakiye 905,43 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025