T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2035
KARAR NO:2025/685
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/04/2021
NUMARASI:2015/1311 Esas - 2021/302 Karar
DAVA:Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025
Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yurtiçi nakliye işi yaptığını, nakliyeyi yapacak tır ve kamyon sahipleri ile malın taşınmasını isteyen firmalar arasında aracılık yaptığını, nakliyeyi yapan tır ve kamyon sahibinden komisyon aldığını, nakliyesi yapılan malın, kamyon ve tırların sahibi olmadığını, Dava dışı ... Ltd. Şti/nin ... Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden plastik levhanın alınarak İspİr-Erzurum'daki ... tünel şantiyesine gönderilmesi için 2 tır talep ettiğini, bu iş için davalı ...Nakliyat (...) ile 8.024,00TL bedel karşılığında anlaştıklarını, 10.11.2015 tarihinde davalıya ait ..., ..., ... ve ... plakalı tırlarla malların yüklendiğini, 7.000,00 TL'nin davalıya ödendiğini,tırlann Ispir'deki ... tünel inşaatına gitmemesi üzerine davalı şirket yetkilisinin arandığında tırların Ordu'da olduğunu, anlaşılan 8.024,00TL haricinde 10.000,00 TL daha öderlerse mallan Ordu'da teslim alabileceklerini beyan ettiğini,kendilerine yaptıklarının suç olduğu, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçunu işlediklerinin belirtilmesine rağmen, malların teslim edilmediğinden Beyoğlu ... Noterliği, 17.11.015 tarihli ihtar çekildiğini, malların teslim edilmemesi üzerine 17.11.2015 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/51827 soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını,, soruşturmanın halen devam ettiğini, alınan savcılık ara kararı uyarınca malların Ordu'da bir yediemin deposundan teslim alınarak başka bir nakliye firmasına ödeme yapılarak malların 12 gün gecikmeli teslim edildiğini,gecikme nedeniyle uğradıkları zararların; İstanbul Teknik İnşaat şirketine malın gecikmesinden kaynaklı 20.000,00 TL ceza ve davalı şirket yetkilileri hakkında CBS 015/5187 dosyada alınan hukuki yardım nedeniyle 10.325,00TL avukatlık masrafı yapıldığını,Malın teslim edilmemesi nedeni ile müvekkilince ... Nakliyesi için ... Nakliyata 2.950,00 TL (1. Tır) ve ... Ticarete 2.950,00 TL (2. Tır) ve ... firmasına yükleme bedeli olarak 1.000,00 TL olmak üzere, 6.900,00 TL ödeme yapıldığını,davalının işlediği suç nedeni ile müvekkilinin zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak suretiyle şimdilik 17.225,00 TL'nin davalıya ihtarda belirttikleri sürenin sonu olan 17,12.2015 tarihinden itibaren İşleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeğe ve hukuka aykırı olduğundan reddi gerektiğini, müvekkiline ait ... ve ... plakalı iki tıra mallar yüklenerek teslim yerine ulaştırılmak üzere yola çıktıklarını, tırlarm İkizdere İspir mevkiindeki ... tüneli yakınlarına kadar gittiklerini, fakat ... tüneli civarmdaki yoğun kar yağışı nedeniyle yolların kapandığını, Kaymakamlık tarafından geçişlerin yasaklanması nedeniyle jandarma tarafından tırların geçişine izin verilmediğini,iki gün kadar tırlarm 2.640 rakımda olan ... tünelinde yollarm açılmasını beklediğini, yolların açılmaması nedeniyle ve jandarmanın beklememelerini söylemesi üzerine tırların bekledikleri yerden ayrılarak malların zarar görmemesi için Ordu'da yeminli bir yediemin deposuna teslim ettiklerini,karların yolu kapatması ile müvekkilinin taşıma ediminde imkânsızlık meydana geldiğini, yolar açıldığında malları teslim alıp götürmek üzere gittiklerinde davacının malları başka tırlara yüklendiğini gördüklerini, müvekkilinin haksız bir eyleminin olmadığını, davacı tarafından müvekkilinin zarara uğratıldığını, dava konusu talepleri kabul etmediklerini,Müvekkilinin 2 gün bekleme nedeniyle 4.000,00 TL, malların ...'ten Ordu'ya nakledilmesi için 2.000,00 TL, forkliftle indirme için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL zararının olduğunu, ayrıca sözleşme gereği ödenmesi gereken paradan geriye kalan 1.024,00 TL'nin de ödenmediğini,tüm bu nedenlerle davacının müvekkilinin zararını tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenlerle, haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı davanın reddine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...taraflar arasında alt taşımacılık sözleşmesi bulunduğu, davacı şirketin müşteri olan dav dışı... şirketine ait emtianın taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, 2 adet taşıma senedinin düzenlendiği, davalıya ait ... ve ... plakalı tırlara malların 10.11.2015 tarihinde yüklendiği, yine davacı tarafından tanzim edilen "Nakliye Taşıma Senetleri" ile 1 gün taşıma süresi verilerek davacının müşterisi İstanbul Teknik’e ve İspir/Erzurum adresine gitmek üzere yola çıktığı, davalının şoförlerinin ilgili tırlarla 12.11.2015 tarihinde davacının belirttiği İspir/Erzurum adresine götürmek üzere, İkizdere/Rize civarına geldikleri, ancak jandarma yazısına göre, yolların kar yağışı nedeni ile kapalı olduğu ve yola devam edilmesine izin verilmediği, taşıma sırasında bir engel çıkması halinde taşıyıcının TTK m.869' a göre öncelikle gönderenden talimat istemesi ve onun talimatına göre hareket etmesi gerektiği, talimat istemeden bekleme yapması, yükü boşaltması ve tevdi etmesinin taşıma sözleşmesi ve kanuna aykırılık teşkil ettiği, ayrıca talimat istemeden yaptığı bekleme, boşaltma ve tevdi işlemleri için TTK m. 869/4' e göre bir talepte bulunamayacağı, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 7. maddesine göre de dava konusu malı taşımaya verilen 1 gün süreye göre bir katından daha fazlayı gerektiren bekleme olması halinde başka bir güzergahtan malı taşıması ya da malı hareket noktasına getirmesi gerektiği, bu madde hükmüne davalının uymadığı ve 12/11/2015 tarihinde teslim etmesi gereken malı teslim etmediği, davacının müşterisine ait olan malın nerede olduğu hakkında davacıya bilgi vermediği ve yolda meydana gelen taşıma işine engel durumu rapor etmediği, böylelikle alt taşıma sözleşmesi ihlal ettiği, davacı şirket tarafından yeni bir taşıyıcı bulunması suretiyle emtianın 22.11.2015 tarihinde ulaştırıldığı, davacı şirketin yeni taşıyıcı bulunması ve emtianın taşınması nedeniyle forklift yükleme bedeli olarak 1.000,00 TL, Ordu-İkizdere Tüneli Nakliye Bedeli olarak 2.950,00 TL, ... Nakliye Bedeli olarak 2.950,00 TL olmak üzere toplam 6.900,00 TL masrafa katlanmak zorunda kaldığı, davalı tarafın alt taşıma sözleşmesi gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinden, davacının yaptığı masraflardan sorumlu olacağı anlaşılmıştır.Davacı şirket tarafından toplam bedeli 8.575,00 TL olan suç duyurusu vekalet ücretininde davalıdan tahsili talep edilmiş ise de ihtarname masrafına ilişkin masraf makbuzunun sunulmamış olması, yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretinin, ilgili olduğu davanın konusunu teşkil eder nitelikte feri bir alacak olması, ilgili davanın sonunda diğer yargılama giderleri ile birlikte hüküm altına alınması, ilgili davada hüküm altına alınmayan avukatlık ücreti alacağı asıl bir alacak olmadığından bir başka davaya konu edilemeyeceği, davacının ceza soruşmasına ilişkin masraf taleplerinin de aynı nitelikte olduğu, bu masrafların ayrı bir dava olarak ileri sürülmesi mümkün olmadığı, davacı tarafından K.Çekmece C.Savcılığı 2015/51827 Sor. Nolıu dosyada Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği ve örnek Yargıtay uygulamaları da gözetilerek, davanın bu yöndeki talebinin reddi gerekmiştir. Davalı tarafça, cezai şart olarak ödendiği ve davalıdan tahsilini talep ettiği 25.000,00 TL' ye ilişkin istemi yönünden ise davacı şirketin yapmış olduğu ödemeyi kanıtlar nitelikte herhangi bir belgenin dosyaya sunulmaması nedeniyle, alacağını ispat edemediğinden reddi gerekmiş, davacının 6.900,00 TL olan zararını davalıdan talep edebileceği, davalının ihtarname ile verilen 3 günlük süre sonunda 18/12/2015 tarihinde temerrütünün oluştuğu, bu tarihten itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, 6.900,00 TL'nin, 18/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ve yerel mahkemenin davalılar hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği için avukatlık ücretinin zarar olarak kabul edilmemesi gerektiğinin ifade edildiğini ancak hukuk hakiminin tazmin sorumluluğunu belirlerken takipsizlik/beraat kararıyla bağlı olmadığını, arama kararı sonucunda 84.440 Euro'luk malzemenin kurtarıldığını, davalının, iddia ettiği imkansızlığı haber vermediğini, alıp, malları götürmesi gerektiği yere götürmeyip Ordu'da sakladığını, davalının malları Ordu'ya neden götürdüğünü izah edemediğini, malların olduğu yerden 350 km uzağa emanet edilmesinin akla, mantığa, hayatın olağan akışına, ticaret hukuku ve taşıma sözleşmesinin genel ilkelerine ve nihayet müvekkilinin talimatlarına aykırı olduğunu, malların Ordu'ya yediemine götürülmesinin bile iş bu haksız fiilin gerçekleştiğini net olarak ispatladığını, Ordu ile İspir'in hiçbir alakası olmadığını, davalının Karayolu Taşıma Kanunu'nun 7.Maddesine açıkça aykırı hareket ettiği için kusurlu olduğunu, yapılan avukatlık hizmeti sayesinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/51827 sayılı soruşturmada 18/11/2015 tarihli arama kararı ve elden takipli müzekkeresi sayesinde dava konusu malların bulunduğunu, raporda bulunan ve dava konusu alacak miktarında gösterilen;Cezai soruşturma avukatlık masrafının zarar kalemi olduğu açıkken ve 10.325 TL (KDV dahil) ücretin gayet makul olduğu ortadayken bu kısım yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, avukatlık masrafının davacı bakımından zarar kalemi olduğunu, bilirkişinin avukatlık vekalet ücretinin müvekkile ödenmeyeceğine ilişkin tespiti HMK m.266'ya aykırı olduğunu beyanla talep ettikleri alacak miktarının tamamının ödenmesi hususunda yeni bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... ve ... plakalı iki tıra yüklenen malların davacı ile yapılan anlaşma gereği teslim yerine ulaştırılmak üzere yola çıktığını, müvekkiline ait tırların İkizdere-İspir mevkiindeki ... Tüneli yakınlarına kadar gittiğini, fakat ... Tüneli civarında yoğun kar yağışı nedeniyle yolların kapanması, kaymakamlık tarafından geçişlerin yasaklanması, bu kararı uygulayan jandarma tarafından tırların geçişine izin verilmemesi nedeniyle tırların yola devam edemediğini, iki gün boyunca tır şoförlerinin ... Tüneli civarında yolların açılmasını beklediğini , bu süreçte yeme-içme ihtiyaçlarının jandarma tarafından karşılandığını fakat 2 gün sonunda halen yolun açılmamış olması nedeniyle jandarma tarafından şoförlerin orada beklememesi gerektiği beyan edildiğinden şoförlerin oradan ayrılmak zorunda kaldığını, dava konusu olayda da kar yağışı nedeniyle yollar ulaşıma kapatılmış olduğundan müvekkilinin taşıma edimini fiili imkansızlık nedeniyle gerçekleştiremediğini, malın taşınması ve teslimi aşamasında ortaya çıkan bu engelin, müvekkili taşıyıcının sorumluluk alanına giren bir durum olmadığını, müvekkiline ait tırların sürücüleri taşınan mallara herhangi bir zarar gelmemesi amacıyla söz konusu malları yeminli yediemin bürosuna teslim ettiğini, yolların açılması üzerine yediemin bürosundaki malları alıp teslim adresine götürmek üzere yediemin bürosuna gelen müvekkili işletme çalışanları taşınacak malların davacı şirket tarafından başka tırlara yüklenmekte olduğunu gördüklerini, davacı şirketin, müvekkili işletmeye ait tırların taşıma yapmasına kendi fiiliyle engel olduğunu, davacı şirketin uğradığını iddia ettiği zararlardan müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmasının mümkün olmadığını, tam aksine bu eylemiyle müvekkili zarara uğratan tarafın davacı şirket olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin zararlarını tazmin etmesi gerekirken bu dava ile ileri sürdüğü tüm iddiaların haksız ve kötü niyetli bir tutumun sonucu olduğunu, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1311 E.-2021/302 K. sayılı, 28.04.2021 tarihli hükmünün müvekkili aleyhine olan kısmı yönünden istinafen incelenmesi sonucu, müvekkili aleyhine olan kısmının kaldırılarak hukuka uygun yeni bir hüküm kurulmasına, davanın tamamen reddi yönünde yeni bir hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taşıması için davalıya teslim edilen emtianın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı ve zararın miktarı noktasındadır.Dosya kapsamından davacının, müşterisi olan dava dışı ... şirketine plastik levhaların İstanbul Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden alınarak İspir-Erzurum'daki .... tünel şantiyesine taşınması için davalıyla anlaştığı, 8.024 TL bedel karşılığında 10.11.2015 tarihinde malların davalıya ait ... - ..., ...-... plakalı tırlara yüklendiği, yine davacı tarafından tanzim edilen "nakliye taşıma senetleri" ile 1 gün taşıma süresi verilerek yola çıkıldığı, taşıma yapan tırların 12.11.2015 tarihinde İkizdere/Rize civarına gelindiğinde yolların kar yağışı nedeni ile kapalı olduğu ve bu tırların plakalarına yer verilerek yola devam edilmesine izin verilmediği yönünde jandarma tarafından tutanak tutulduğu, bu nedenle emtianın 12.11.2015 tarihinde alıcısına teslim edilmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 17.11.2015 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde malların akıbeti hakkında bilgi alınamadığı, davalı hakkında emniyeti suistimal, dolandırıcılık, sahtecilik, hırsızlık suçlarından suç duyurusunda bulunulacağı ve yakalama kararı çıkarılacağı, uğranılan zararlar ve ödenen cezai şartlar nedeniyle tazminat ve alacak davası açılacağı hususlarının ihtar edildiği, yapılan araştırma sonucunda tırların Ordu'da bir yediemin deposunda olduğunun anlaşılması üzerine davacı tarafından nakliyeci tahsis edilerek malların taşıtıldığı ve 22.11.2015 tarihli tutanağa göre 22.11.2015 tarihinde emtianın... şirketi tarafından teslim alındığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına alınan Küçükçükmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/51827 sayılı soruşturma dosyasında, davalı şirket yetkilileri ve taşımayı yapan şoförler hakkındaki suç duyurusu üzerine güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda müşteki ile şüpheliler arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf teşkil ettiği gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 12.11.2015 tarihinde taşıma yapan tırların İkizdere ilçesine geldiğinde kar yağışı nedeniyle jandarma tarafından yola devam edilmesine izin verilmemesinin taşıma engeli teşkil ettiği, davalının talimat istemeden bekleme yapması, yükü boşaltması ve tevdi etmesinin taşıma sözleşmesi ve kanuna aykırı olduğu, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 7. maddesine göre de dava konusu malı taşımaya verilen 1 gün süreye göre bir katından daha fazlayı gerektiren bekleme olması halinde başka bir güzergahtan malı taşıması ya da malı hareket noktasına getirmesi gerektiği hususuna davalının uymadığı ve 12.11.2015 tarihinde teslim etmesi gereken malı teslim etmediği, davacının müşterisine ait olan malın nerede olduğu hakkında davacıya bilgi vermediği ve yolda meydana gelen taşıma işine engel durumu rapor etmediği, davacının müşterisinin şantiyesine 1 günde ve 12.11.2015 tarihinde ulaşması planlanan emtianın yaklaşık 10 gün gecikme ile ve davacının yeni nakliyeci tahsis etmesi ve masraflara katlanması ile 22.11.2015 tarihinde ulaştığı, nakliye ve vinç kurtarma masrafı olan 6.900 TL (KDV dahil) 'den davalının sorumlu olduğu , davacının davalı taşıyıcı hakkında Cumhuriyet Savcılığına yaptığı suç duyurusu kapsamında yaptığı masraf ve ödediği avukatlık vekalet ücretini talep edemeyeceği, yine dava dışı gönderilene geç teslimden dolayı 20.000 TL cezai şart alacağının ödendiğinin dosya kapsamından tespit edilemediği belirtilmiştir.Taşıma ve teslim engellerini düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 869/1. maddesi “Eşyanın teslim edilmesi gereken yere ulaşmasından önce, taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılamayacağı anlaşılırsa veya eşyanın teslim edileceği yerde teslim engelleri çıkarsa, taşıyıcı, 868. madde uyarınca tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır. Tasarruf hakkını gönderilen haizse ve bulunamıyorsa veya eşyayı teslim almaktan kaçınıyorsa, tasarruf hakkı birinci cümle uyarınca gönderen tarafından kullanılır. Tasarruf hakkının kullanılması taşıma senedinin ibrazına bağlı tutulmuş olsa bile bu hâlde taşıma senedinin ibrazı gerekli değildir. Taşıyıcı, kendisine talimat verilen durumlarda, teslim engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir nedenden kaynaklanmamış olması şartıyla, 868. maddenin birinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinde öngörülen istem haklarını ileri sürebilir.” hükmünü haizdir. Buna göre, eşyanın teslim edileceği yerde teslim engeli çıkması durumunda taşıyıcı, göndericiyi durumdan haberdar ederek talimat almalıdır. Görüldüğü üzere talimat alma yükümlülüğü taşıyıcıya yüklenmiştir. Somut olayda davalı, dosya kapsamındaki delillere göre teslim engeli ile karşılaşılan emtia hakkında davacıdan talimat alındığını ya da uyması gereken talimatları uygun bir süre içinde alamadığını iddia ve ispat etmemiştir.Bunun yanısıra taşımaya konu eşyanın teslim edilmesi gereken yerde ve yakınlarda değil, başka bir yerde yediemin deposunda muhafaza altına alınması davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı gibi teslim süresinin geçmesinden sonra yaptığı araştırma sonucunda tırların yerini bulan davacının, malları alarak alıcısına teslim etmek üzere taşıtmasının, davalının taşıma yapmasını engellediği söylenemez.Davalı taşıyıcı, TTK’nın 875. maddesi uyarınca eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Buna göre mahkemece davacının emtianın alıcısına teslimi için yaptığı nakliyat ve yükleme masrafı karşılığı 6.900 TL zararının davalıdan tazminine karar verilmesi isabetli olmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça taşımaya konu emtianın Savcılık tarafından verilen arama kararı ve elden takipli müzekkeresi sayesinde bulunduğu belirtilerek zarar kapsamında soruşturma dosyasında alınan hukuki yardım nedeniyle avukatlık masrafı talep edilmiş, talebin reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf isteminde bulunulmuştur. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. Maddesinde kusur durumu ve tazminat hesabı ile beraat hükümlerinin hukuk hakimini bağlamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, hukuk hakimini bağlamayacak ise de bu durumdan bağımsız olarak, yargılama giderlerinden olan avukatlık ücreti, ilgili olduğu davanın konusunu teşkil eden feri bir alacak niteliğinde olup, maddi tazminat kapsamında kabul edilemez (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 06.06.2016 tarih ve 2015/7667 Esas ve 2016/7452 Karar sayılı karar) Bu nedenle eldeki davada, soruşturma dosyasında alınan hukuki yardım nedeniyle davacı tarafça ödenen avukatlık masrafı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 117,83 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 497,57 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dair,dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025