T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2018
KARAR NO:2025/719
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/09/2021
NUMARASI:2021/150 Esas - 2021/807 Karar
DAVA:Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025
Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tacir olup ... plakalı 2016 Model ... marka aracın sahibi olduğunu, davacı davalının işlettiği ... İstasyonundan 27.10.2018 tarihinde motorin yakıtı aldığını ancak yakıtta su olması nedeniyle istasyondan ayrıldıktan kısa bir süre sonra araç stop edip arıza yaptığını, bu şekilde 7 adet aracın daha arıza yaptığı tespit edildiğini, ikinci el araçlarının 520.000 TL - 550.000 TL Arasında olup bu hasar nedeniyle 75.000 TL değer kaybına uğradığını, Bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin araçta oluşan hasarın tespiti ile tahminen şimdilik 75.000,00 TL değer kaybının 10.000,00 TL ilk manevi tazminatın, 4.780,09 TL maddi tazminatın olmak üzere cemanda 89.780,09 TL'lik talepli davanın kabulü ile haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 27.10.2018 tarihinden itibaren yasla faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... plakalı 2016 Model... marka aracının firmalarının işlettiği ... İstasyonundan 27.10.2018 tarihinde motorin yakıtı aldığını, yakıtta su olduğu iddiası ile istasyondan ayrıldıktan kısa bir süre sonra araç stop ederek arıza yaptığı iddiası ile bu davanın açıldığını, Bu tür davalarda Tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğini, Esas yönünden ise davacının zararını bildirmesi üzerine yapılan toplantıda... Oto tarafından tamir edilen araç için düzenlenen 204.675,16 Tl lik bedel gecikmeye neden olmaksızın ödendiğini, bu nedenle maddi tazminat isteminin haksız olduğunu, Manevi tazminat isteminde bulunamayacaklarını, bu nedenle davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile olmaz ise esastan reddine yargılama masrafları ile ücreti vekalitin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Dava konusu olay, araca konulan mazot içinde standart değerlerin üstünde su bulunmasından kaynaklanmaktadır. Yakıt sistemini oluşturan elemanlar tamamen değiştirilerek arıza giderilmiştir. Ancak aracın yüksek segment bir araç olması ve erken dönemde motor yakıt sisteminde bu şekilde değişiklik yapılması aracın değerini az da olsa düşürecek bir olgudur. Davacı tarafından olduğu iddia eden değer kaybı aracın komple motorunun değerine yakın olması nedeni ile kabul edilebilir bir değer kay değildir. Açıklandığı gibi sistem içindeki mekanik parçaların komple yenileri ile değiştirilmiş olması, yanma odasında bir arızanın meydana gelmemiş olması, ancak aracın yüksek seğment bir araç olması nedeni ile bu işlem nedeni ile araçta 5.000.-TL değer kaybı olacağı kanaatine varılmıştır.Aracın çalışamaz durumu gelmesi, daha sonra bu konuda yapılan tespitler ve resmi işler ile araçta yapılan onarım nedeni ile davacının araç kiralamak zorunda kalacaktır. Bu nedenle talep edilen araç kiralama bedeli ile ilgili belge olmasa da, onarımın tamamlanması için gerekli 6 günlük süre içinde günlük 250.-TL dan davacının araç mahrumiyet zararının 1.500.-TL olacağı görüşüne varılmıştır. Davacının aracını kullanamaması nedeni ile sigorta prim tutarı bedelinin her şartta ödenmesi zorunluluğu olduğundan davacı tarafından talebi uygun görülmemiştir. Her ne kadar davacı manevi tazminat isteminde de bulunmuş ise de araç hasarlarının dayanağını 2918 sayılı KTK.dan alan haksız fiillerdir. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile, zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.Bu nedenlerle araca konulan mazot içinde standart değerlerin üstünde su bulunmasından kaynaklanmaktadır.Yakıt sistemini oluşturan elemanlar tamamen değiştirilerek arıza giderilmiş olmakla davacının manevi tazminat istemi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. Bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere Davalının neden olduğu yakıt sistemi arızasından dolayı yapılan onarıma rağmen araçta 5.000.-TL değer kaybı olduğu, Davacının araç mahrumiyet zararının 1.500.-TL olduğu, manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle iş bu davanın kısmen kabulü ile 6.500.-TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin ve manevi tazminat isteminin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Raporun şeffaf olmadığını, taleplerinin kabul edilmemesinde şüpheye mahal verdiğini, Mahkeme bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, mahkemenin yargılama safahatında yaptırdığı bilirkişi raporunu, kabul etmediklerini itiraz ettiklerini delillerle belirtmelerine rağmen değerlendirmeye dahi almadan raporda belirtilen görüş ve kanaat gibi hüküm kurduğunu, bilirkişi raporunun, dava dosyasının eksik inceleme sonucu oluşturulduğunu, bilirkişinin dosya ve münderacatını eksik ve taraflı incelenmesi sonucu oluşturduğu ve davalının %100 kusurlu olduğunu ortaya koyan raporu, taraflarınca kabul edilebilir bir rapor olmadığını, araçtaki hasar motorun değiştirilmesi ile giderilmiş ise de değer kaybının da bu değişimden kaynaklandığını,yüksek seğmentli araca konulan mazot içinde standart değerlerin üstünde su bulunmasından kaynaklanan araçtaki hasarın motor grubunun tamamen değiştirilmesiyle giderildiğini,araç kiralama bedelinin eksik hesaplandığını, müvekkilinin ... den ... plaka nolu ... marka aracı 26.01.2019-04.02.2019 tarihleri arasında araç kiralanmak zorunda kaldığını ve kiralama bedeli olarak 04.02.2021 tarihli faturaya istinaden 1.566,06 TL ödeme yaptığını, bilirkişinin dosyada bulunan faturaya bile bakmadan kendince hesaplama yaptığını, manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmeye dahi alınmadığını, ödemek zorunda kalınan 5 aylık kasko bedeli taleplerinin kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece davalı tarafa takdir edilen vekalet ücretlerinde maddi hata olması nedeniyle yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, başvurularının kabulü ile hükmün tamamen kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddedilen kısımları bakımından karara herhangi bir itirazları bulunmamakla birlikte kabul edilen 6.500,00 TL' lik kısım bakımından istinaf kanun yoluna başvurduklarını, zira dava konusu edilen olaya ilişkin hiçbir alacağın kalmamış olduğu yazılı olarak da beyan edilmiş olup öncelikle işbu nedenle haksız ve hukuka aykırı olarak ikame olunan eldeki davanın tümüyle reddi gerektiğini, diğer yandan onarım esnasında değiştirilen parçalar belirli bir kullanım ömrü olan, olağan bakımlarla değiştirilen parçalardan ibaret olduğunu, bu parçaların ömürleri dolduğunda değişmeleri halinde de aracın değer kaybetmeyeceği ve aracın tramer kaydının değişmediği düşünüldüğünde söz konusu hasarın giderimi için parçaların yenileriyle değiştirilmesinin de araçta değer kaybı meydana getirmeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, hal böyleyken davacı tarafın değer kaybı talebinin tümüyle reddi gerekmekteyken kısmen 5.000,00 TL' lik kısmının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, araç kiralama bedeli bakımından ise bu bedelin davacı tarafından ödendiğine ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunulmamış dolayısıyla herhangi bir kiralama bedeli ödenip ödenmediği dahi tespit edilememiş iken araç kiralama bedeline istinaden 1.500,00 TL'nin müvekkilden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu,İstinaf taleplerinin kabulü ile istinaf incelemesine konu İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/150 Esas, 2021/807 Karar sayılı dosyasından verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına ve ertesinde davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davalı tarafça araca konulan mazotun ayıplı olması nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, araç kiralama bedeli, ödenen kasko bedelinin araçtan yoksun kalınan süreye tekabül eden kısmının iadesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 6.500 TL'nin davalıdan tahsiline, fazla istemin ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafça sunulan muvafakatnamenin dava konusu talepleri kapsayıp kapsamadığı, araçta yapılan onarım sonucunda davacının araç kiralama bedelini ve araçtan yoksun kalınan süreye tekabül eden kasko maliyetinin iadesini talep edip edemeyeceği, davacının manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, davacı aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı noktalarındadır.Davalının işlettiği akaryakıt istasyonunda 27.10.2018 tarihinde davacının aracına konulan mazot içinde standart değerlerin üstünde su bulunduğu, aracın bu nedenle arızalandığı ihtilaf konusu değildir. Dosya kapsamından araçta yakıt sistemine bağlı olarak yakıt deposu, yakıt pompası, yakıt soğutucu, yüksek basınçlı yakıt pompası, enjektör boruları, yakıt filtresi ve enjektör kütüğü gibi parçaların değiştirildiği, 22.11.2018 tarihli onarım masrafının 50.312,60 TL olduğu , yakıt sistemi parçaları değiştikten sonra 28.11.2018 tarihinde aracın motorundan farklı sesler gelmesi üzerine teslim alınmadığı, araçta motor değişimine bağlı olarak motor grubu yardımcı donanımlarının, külbütör kapağı, şanzıman grubu vb parçaların değiştirildiği, 28.03.2019 tarihli onarım masrafının 154.362,50 TL olduğu, 30.03.2019 tarihinde davacı tarafça aracın teslim alındığı, davalının cevap dilekçesinde beyan ettiği üzere tamir edilen araç için düzenlenen 22.11.2018 ve 28.03.2019 tarihli fatura bedelleri toplamı 204.675,16 TL onarım masrafının davalı tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır.1.Davalı tarafça, 23.11.2018 tarihli davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanan muvafakatname başlıklı belge nedeniyle davada ileri sürülen taleplerin dinlenmesinin mümkün olmadığı savunulmuştur. Davacı şirket yetkili tarafından imzalanan 23.11.2018 tarihli muvafakatnamede 27.10.2018 tarihinde ... plakalı araca yakıt almak için gelinen ... Mh. ... sk. Ataşehir/İstanbul adresindeki ... istasyonundan alınan yakıtta su çıktığı, aracın yolda kaldığı, aracın kaldığı yerden nakli, servis bakım tamir imkanlarının en iyi şekilde sunulduğu ve aracın teslim edildiği, ... A.Ş./ .... istasyonundan hiçbir alacağı kalmadığı, ilgili ücretin sigorta poliçesi kapsamında ... A.Ş. / .... istasyonuna ödenmesine muvaffakat edildiği yazılıdır. Anılan muvafakatnamenin sigorta şirketince tamir masrafları kapsamında yapılacak ödeme için tanzim edildiği açık olup, aracın yakıt sistemi parçaları değiştikten sonra ilerleyen tarihte araçta motor değişimi yapıldığı da gözetildiğinde muvafakatnamenin eldeki davada motor değişimi nedeniyle davacının talep ettiği alacak kalemlerini kapsadığı söylenemez. Bu nedenle dava konusu taleplerden açıkça feragat edildiği anlamına gelmeyen muvafakatnameye itibar edilmeyerek mahkemece işin esasına geçilmesi isabetli olmuştur. 2.Davacı tarafça, araca konulan mazot içinde standart değerlerin üstünde su bulunması nedeniyle motor değişimi yapılması sonucu aracın kullanılamaması sebebiyle araç kiralamak zorunda kaldığı, yaşanılan süreç nedeniyle manevi zarara uğradığı, araçtan yoksun kalınan süreye ilişkin kasko maliyeti oluştuğu, araçta değer kaybı oluştuğu iddiasıyla eldeki dava açılmıştır.Mahkemece dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, aracın çalışamaz durumu gelmesi, daha sonra bu konuda yapılan tespitler ve resmi işler ile araçta yapılan onarım nedeni ile davacının araç kiralamak zorunda kalacağı, bu nedenle talep edilen araç kiralama bedeli ile ilgili belge olmasa da onarımın tamamlanması için gerekli 6 günlük süre içinde günlük 250,00 TL dan davacının araç mahrumiyet zararının 1.500 TL olacağı belirtilmiştir.Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan araç kiralamasına ilişkin faturanın tarihi 04.02.2019 olup, söz konusu faturada araç kiralama bedeli 1.566,06 TL olarak gösterilmiş ise de bu faturanın davalıya karşı ileri sürülebilmesi mümkün değildir.Davacının aracı kullanamadığı süre için araç mahrumiyet zararı talep etmesi mümkün olup, bu yöndeki zararın varlığının kabul edilmesi için somut bir belgeye gerek yoktur. Bu kapsamda hasarın meydana geldiği tarih itibariyle tespit edilen günlük araç kiralama bedelinin makul olduğu gözetildiğinde mahkemece 1.500 TL araç mahrumiyet zararına hükmedilmesinde isabetsizlik olmayıp, tarafların bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda, araca konulan mazotun ayıplı olması nedeniyle aracın kullanılamaması ve araçta motor değişimi yapılması nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Bu doğrultuda mahkemece manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, davacının bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça aracın tamir süresince kullanılamamasına rağmen gereksiz yere ödenmek zorunda kalınan 5 aylık kasko bedeli talep edilmiş ise de aracın, sigorta süresi içinde hasara uğrayıp, tamirde kalması nedeniyle kullanılmaması halinde dahi sigorta örtüsünden çıkmayacağı gözetildiğinde mahkemece bu talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından olduğu iddia eden değer kaybının aracın komple motorunun değerine yakın olması nedeni ile kabul edilebilir olmadığı, yakıt sistemini oluşturan elemanların tamamen değiştirilerek arızanın giderildiği ancak aracın yüksek segment bir araç olması ve erken dönemde motor yakıt sisteminde bu şekilde değişiklik yapılmasının aracın değerini az da olsa düşürecek bir olgu olduğu, sistem içindeki mekanik parçaların komple yenileri ile değiştirilmiş olması, yanma odasında bir arızanın meydana gelmemiş olması ancak aracın yüksek segment bir araç olması nedeni ile bu işlem nedeni ile araçta 5.000 TL değer kaybı olacağı belirtilmiştir.Davaya konu edilen değer kaybı; aracın hasar tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile aracın hasardan sonra onarılmış haliyle piyasa değeri arasında oluşan farktır.Araçta motor değişimi için yapılan işlemler direkt motora yapılan müdahale olarak değerlendirildiğinden aracın el değiştirmesi durumunda ikinci el piyasa değerinin düşmesi ve maddi kayıpların oluşması mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(15)6-642 Esas ve 2022/1120 Karar sayılı kararı)Somut olayda davacı aracında yakıt sistemi dışında motora ilişkin işlemler yapılmış olup, buna dair 28.03.2019 tarihli faturanın davalı tarafça kabul ederek ödendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı gözetildiğinde bilirkişi raporunda değer kaybı yönünden 28.03.2019 tarihli faturada yazılı işlemler değerlendirilmeksizin yalnızca 22.11.2018 tarihli faturada yazılı yakıt sistemini oluşturan elemanların değiştirilmesine ilişkin işlemlerin dikkate alınması hatalı olmuştur.Bu durumda araçta meydana gelen değer kaybının aracın serbest piyasa koşullarına göre hasar tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplama yapılması amacıyla dosyanın alanında uzman bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile tarafların bu yöndeki iddia, savunma ve itirazlarını karşılayacak şekilde ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın işaret edilen hususlarda yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 111,00 TL harcın, alınması gerekli olan 444,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 333,01 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.22/05/2025