T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2085
KARAR NO:2025/750
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/10/2021
NUMARASI:2018/469 Esas - 2021/399 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...A.Ş.'ye ... no.lu ... Polise ile sigortalı bulunan ....A.Ş. tarafından yerleşik ... firmasına 27.12.2017 tarih ve 79701 no.lu fatura muhteviyatı ile satılan 22 palet (Net:22.000,00Kg) genleşebilir polistren emtiasının Türkiye'den Fransa'ya nakliyesi işi 12.01.2018 tarih ve ... no.lu navlun faturası kapsamında davalı/borçlu ... A.Ş. tarafından üstlenildiğini, dava dışı sigortalı şirket tarafından ambalajlanan sigortalı emtialar ... no.lu konteyner içerisine istif edilip konteyner ... Belgesi ile Adana ... Bölge'den ... Limanına aktarıldığı, ve 12.01.2018 tarihinde Fransa'nın ... limanına nakliyesi yapılmak üzere ... adlı konteyner gemisine yüklendiğini, sigortalı emtiaların istif edildiği ... no.lu konteyner Fransa'nın ... limanına müteakip 31.01.2018 tarihinde alıcı firmanın ... Fransa'daki adresine taşınmış olup alıcı firmanın tesislerinde 01.02.2018 tarihinde tahliye için konteyner kapaklan açıldığınd... ın paletlerinden 5 adedinin hasarlı olduğunun anlaşılması üzerine irsaliye üzerine hasar notunun eklendiğini, sigortalı tarafından, taşıma sırasında meydana gelen hasar sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin davacı ...A.Ş.'ye yapılmış başvuru üzerine ... no.lu hasar dosyası ile 13.433,00TL zarar olduğunun tespit edildiğini, bu zararın da 02.05.2018 tarihinde sigortalısı dava dışı ...A.Ş. Ödendiğini, davacı ...A.Ş. TTK 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan davalı borçlu ... A.Ş.nin sorumluluğunu karşılayan 13.433,00TL alacak için zarar sorumlusuna rücuu hakkı doğduğunu, rucuen tahsil için ....sayılı dosyası ile İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, davalı borçlu... A.Ş.'nin icra takibine itiraz ettiği, davalı borçlunun herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz ettiği alacak için %20 den az olmamak kaydı ile icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, yükün taşıyana satıcının sahasında ve satıcı tarafından yapılan istifleme ve yükleme neticesinde kapalı olarak teslim edildiğini, hasara ilişkin bildirimin süresi içerisinde yapılmadığını. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Navlun yolu ile yapılan taşımalarda hasar ihbarı 1184 ve 1185 hükümlerine tabi olup; buna göre TTK 1184 maddesinde tarafların talebi ile resmi makamlarca incelenmesi, TTK 1185 maddesinde ise bu şekilde bir inceleme yapılmamış ve yükte de ziya veya hasar varsa; haricen belli olan (gözle görülen) hasarların en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, ziya veya hasar haricen belli değilse bu yöndeki bildirimin yük gönderilene teslim edildiği tarihten itibaren aralıksız olarak hesap edilecek üç gün içinde yazılı yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. TTK 1185 maddesi uyarınca dava konusu hasarın haricen belli olmayan bir hasar olması münasebetiyle, teslimden itibaren en geç üç gün içinde bildirimin yapılması gerekir. Buna göre; davaya konu yükteki hasar ihbarının, yükün dava dışı alıcı/gönderilen ...'a 31/01/2018 tarihinde teslim edilmesinden yaklaşık 2,5 ay sonra, 16/04/2018 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmakla; davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak yukarıda bahsedildiği üzere, hasarın konteyner içi sabitlenmemesinin uygun olmamasından yani lashing yetersizliğinden kaynaklanmış olduğu anlaşıldığından ve taşımaya konu konişmentolardaki "..." kaydı gereği yüklerin yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından; hasarın, davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu olay akabinde, davalı taşıyıcıya süresinde hasar ihbarında bulunulmadığına ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelere karşı yapmış olduğumuz itirazlar karşılanmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup öncelikle davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, fransa'daki iç taşımanın davalı şirket tarafından organize edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, eğer iç taşıma davalı şirket tarafından organize edildi ise, iç taşımaya üstlenen ... firması şoförünün tutanakta imzası bulunduğundan, bilirkişi raporunda, hasar ihbarının süresinde yapılmadığı yönünde belirtilen görüşlerin reddi gerekeceği sabit olmasına karşın, yerel mahkemece, bu yönde yapmış olduğumuz itirazlarlar karşılanmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, fransa'da yerleşik ve iç taşımayı gerçekleştiren ... firması ile davalı taşıyıcı arasında bir fatura ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için davalı şirketin 2018 yılına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması yönündeki eksikliğin giderilmesitaşımaya ilişkin düzenlenen konşimentoda, " ..., ..." şerhi bulunmamasına karşın, yerel mahkemece, söz konusu şerh varmışcasına taşıyıcının davaya konu zarardan sorumlu tutulamayacağı ve dava konusu hasarın taşıyanın hakimiyet sahası içinde ve sorumlu olduğu bir sebeple meydana gelmediği yönünde görüş belirtilen bilirkişi raporlarının hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönü ile de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda yükleme ve istiflemenin gönderene ait olduğu, iddia edilmiş ise de yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerektiğini, yüke nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen taşıyıcının sorumluluktan kurtulması mümkün olmadığı gibi, taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması da yeterli olmayıp, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını kanıtlaması gerekeceğinden, bilirkişi raporundaki görüşlerin hükme esas alınması tarafımızca kabul edilemeyeceği gibi, yerel mahkeme kararında, konşimentoda ...'..., ... şerhinin bulunduğu yönündeki gerekçenin de hatalı olduğunu, ilgili konşimento incelendiğinde ...,... şerhinin bulunmadığının anlaşılacağını, kaldı ki, kabul anlamına gelememek kaydıyla, bir an için konşimentoda .... şerhinin bulunduğunun kabulü halinde dahi taşıyıcının sorumluluktan tam olarak kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, TTK'nın, taşıyanın özen borcunu düzenleyen 1178. maddesinde; davalı taşıyanın yüke nezaret sorumluluğunun bulunduğunun açık olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, deniz taşımasına konu emtiada oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemi ile başlattığı icra takibine itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği, hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı, davacının geçerli bir halefiyeti bulunup bulunmadığı noktasındadır.Dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı Konşimento, 12/01/2018 tarihinde, davacının sigortalısı ... A.Ş.'nin ... firmasına gönderdiği ürünlerin... Limanından ...Limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla ... tarafından düzenlenmiştir. Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı tarafından kesilen faturalara CIP teslim kaydı işlenmiştir. Davalı ... Şirketi tarafından 12/01/2018 tarihinde davacının sigortalısı ...A.Ş.'ne davaya konu deniz taşımasına ilişkin bilgiler yazılarak 1.950,00 Euro bedelli navlun faturasını düzenlemiştir. Davaya konu taşımalar davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 13.433,00 TL olarak 02/05/2018 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,...sayılı takip dosyasında, "hasarlı teslim nedeniyle ödenen sigorta bedelinin nakliyeciden tahsili" sebebine dayalı olarak 12.065,94 TL asıl alacak ve 402,89 TL işlemiş faizinin tahsili istemiyle 04/09/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1178/2. maddesine göre; taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nın 1185/1,4. maddesine göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır, ancak zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir.Buna karşın eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.Davaya konu taşımaya ilişkin oluşan hasar ile ilgili ... firması tarafından 31/01/2018 tarihinde düzenlenen belge sunulmuş olmakla birlikte, Fransa'daki iç taşımanın davalının sorumluluğunda yapıldığına ilişkin bir herhangi bir ispat bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda tespit edildiği ve mahkemece de kabul edildiği üzere 31/01/2018 tarihinde düzenlenen söz konusu belgenin TTK'nın 1185/1. Maddesi anlamında ihbar/bildirim olarak kabulü mümkün değildir.Bu halde davacının, zararın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispat etmesi gerekir. Yaptırılan ekspertiz çalışmasında, hasarın sebebi olarak konteynerin oloğan dışı sarsılması nedeniyle oluşmuş olabileceği belirtilmiştir. Bu tür sarsıntının da limanlarda indirme, bindirme ve aktarmalar esnasında konteynerin çok sert vurulmasından kaynaklandığı kanaati bildirilmiştir.Ancak eksper raporundaki bu kanaati destekleyen herhangi bir delil dosyada bulunmamaktadır. Davacının sigortalısı tarafından davalıya yönelik 03/04/2018 tarihinde hasara ilişkin ihtarname tanzim edilmiş, davacı sigorta şirketi tarafından ise 17/05/2018 tarihinde davalıdan rücuen tazminat talep edilmiş olup her iki hasar bildirimi de TTK'nın 1185/1. maddesinde düzenlenen sürede yapılmamıştır.Davaya konu hasarın taşımanın hangi aşamasında oluştuğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı da nazara alındığında ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından, zararın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği ispat edilememiştir.Davaya konu taşımaya ilişkin olarak tespit edilen hasarla ilgili, taşıyıcı tarafa süresinde yapılmış bir ihbar bulunmadığından ve hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği de ispat olunamadığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025