T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/82
KARAR NO:2025/707
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/10/2021
NUMARASI:2019/628 Esas - 2021/964 Karar
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı şirket aralarında ticari ilişki bulunduğunu,iş bu ticari faaliyet 2018 yılının başından itibaren devam ettiğini, davalı şirket, davacı şirketten almış olduğu hizmet karşılığı olan borcunun ödenmesi için davacı şirkete zaman içerisinde 4 adet çek verdiğini, çeklerden ... seri nu, 31.01.2019 keşide tarih 25.000,00 TL bedelli çek davalı şirket tarafından ödenmediğini,... Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketin borca itiraz etmediğini, davalı şirket sadece çek üzerinde tek imza bulunması nedeni ile icra mahkemelerinde dava açtığını, ilgili dava Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/254 E. Sayılı dosyası ile şirketin çift imzaya geçmiş olması nedeni ile davanın kabulüne karar verildiğini, karara ilişkin istinaf kanun yoluna gidildiğini, İlgili çeklerden ... seri nu, 31.03.2019 keşide tarih ve 60.000,00 TL bedelli çekte ödenmeyince yine ihtiyatlı hacze başvurulmuş olup ... Sayılı dosyası ile icrai işlemler yapıldığını, davalı şirket çek üzerinde tek imza bulunması nedeni ile yine itirazda bulunmak suretiyle icra mahkemelerine başvuruda bulunduğunu, bu kez Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/389 E. Sayılı dosyası yapılan yargılamada da şirketin çift imzaya geçmiş olması nedeni ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemelerce verilen iş bu kararlar eksik inceleme ve tespit neticesinde verildiğini, ilgili çeklerden sadece... seri nu, 30.11.2018 keşide tarih ve 65.000,00 TL bedelli çek davacı şirkete ödenmiş olup bu çek ile İlgili bir sorun yaşamadığını, vadesi gelen diğer çekleri bankaya ibraz ettiğinde çeklerden birinde ödeme yasağı bir diğerinde ise imzanın keşideci imzası ile uyumlu olmaması gibi problemlerle karşılaşmaya başladığını, davalı şirketin kötü niyetli olarak davacı şirketi mağdur etmeye çalıştığını, bu nedenle davalı şirketin mal kaçırma ihtimali çok yüksek olduğundan tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini, Neticeten; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile şimdilik 1.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı şirketin borcunu ödemekten kaçınması nedeni ile ilgili araçların kaydına ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasını, tüm araçlar yönünden bu taleplerinin kabul görmez ise de araçlardan bazılarının kaydına ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde;Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu mübrez faturaların açık fatura (bedeli tahsil edilmemiş) şeklinde usulüne uygun olarak tanzim edildiği, faturalar incelendiğinde içeriğinin araç bakım hizmeti, işçilik ve araç yedek parçalarından oluştuğu faturaların kargo yolu ile teslim edildiği, dava konusu faturaların davalı BA formunda kayıtlı olduğu bu itibarla cari hesaba konu faturaların münderecatındaki araç bakım hizmeti, işçilik ve araç yedek parçalarının davalıya teslim edildiği anlaşılmış olup , dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm deliller hep birlikte değerlendiriliğinde davacının davalı yandan 85.000, TL alacağını talep edebileceği anlaşılmakla davanın KABULÜ İLE, 85.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırıdır olduğunu, davalının, davacıdan söz konusu araç bakım hizmeti, işçilik ve yedek parça hizmetini almadığını, dolayısıyla davalı firmanın davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı/alacaklı tarafından iş bu faturalara dayanak yapılan belgeleri kabul etmenin mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş,karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.Davacı tarafça davalıya araç bakım hizmeti, işçilik ve yedek parça satışından kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının 4 adet çek keşide edip verdiğini, çeklerden 65,000 TL tutarlı bir adedinin ödendiğini, 1 adedine imza inkarında bulunulduğunu, 2 adedine ise çift imza bulunması gerekirken tek imza taşıması nedeniyle icra hukuk mahkemesinden takiplerinin iptal edildiğini, ticari ilişkiden kaynaklı alacağın 1.000 TL lik kısmının tahsilini talep etmiş, mahkemece 19/12/2019 tarihli celse de açıklama talep edilmesi üzerine 08/01/2020 tarihli dilekçe ile; kendilerine verilen 65.000 ve 84.148,24 TL lik iki adet çekin ödendiğini, 25.000 ve 60.000 T tutarlı 2 adet çekin ödenmediğini, bu çeklerle ilgili icra dairesine imza itirazında bulunulduğunu, davalının çekler dışında bakiye borçları da bulunduğunu, bu nedenle 2 adet çek ve cari hesaptan kalan tespit edilecek bakiye alacağı talep ettiklerini, 07/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de 85.000 TL alacağın ticari faiziyle tahsilini talep ettiği görülmektedir.Davalı taraf davaya cevap vermemiş HMK 128 maddesi gereği davacının dayandığı vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır,Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre,Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.Somut olayda: ilk derece mahkemesince taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı taraf ticari defterlerini sunmamış, davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının ticari defterlerinin usulüne uygun ve kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte tutulduğu, faturalar incelendiğinde içeriğinin araç bakım hizmeti, işçilik ve araç yedek parçalarından oluştuğu faturaların kargo yolu ile teslim edildiği, dava konusu faturaların davalı BA formunda kayıtlı olduğu,bu itibarla cari hesaba konu faturaların münderecatındaki araç bakım hizmeti, işçilik ve araç yedek parçalarının davalıya teslim edildiği hususun ispatlanmış olduğu, dosyaya alınan raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi gereği sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğine sahip davacı ticari defterleri ile davanın ispatlandığı anlaşılmakla davanı kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.451,60 TL harcın, alınması gerekli olan 5.806,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.354,75 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025