T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2143
KARAR NO:2025/747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/09/2021
NUMARASI:2019/139 Esas - 2021/530 Karar
DAVA:Alacak(Ticari Nitelikteki Hizmet SözleşmesindenKaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı personeli tarafından... Kargo .. Şubesine 23.10.2017 tarihinde ... fatura nolu ve ... gönderi takip numarası ile 4 adet koliye toplamda 210 kg ağırlığında 1 adet “alın kaynak” makinesinin konularak teslim edildiğini, varış yerinin ... Şubesi olduğunu, 1 adet kolinin teslim edilmek istendiğini, alış yerinde alıcının tek bir koli değil 4 kolinin birlikte getirilmediği müddetçe makinenin bir işe yaramayacağını, dolayısıyla 4 kolinin tesliminin gerektiğini, davalının ise kolilerin akıbeti hakkında sağlıklı bilgi verilmediğini, kargonun Marmara aktarma bölgesinde olduğunun iletildiğini, 01/11/2018 tarihinde düzenlenen ihtarnamenin ... vasıtasıyla muhatap davalıya teslim edildiğini, ihtarnamede teslim edilmeyen kargo dolayısıyla meydana gelen zararların tazmininin istendiğini, buna cevap verilmediğini, söz konusu makinenin kiralandığını, davacı ile dava dışı 3. Kişi arasında bir kira sözleşmesi düzenlendiğini, makine bedelini teminen 9.000,00-TL tutarında düzenleme ve ödeme tarihleri olmayan teminat senedinin sözleşme akdedilirken kiralayana verildiğini, makinenin aylık kira bedelinin 800,00-TL + KDV olarak belirlendiğini, kira sözleşmesinin özel hükümler başlıklı 7. Maddesinin 2. Alt maddesinde, makinenin ziyaı halinde, kiracının makinenin bedelini 10 gün içinde defaten ödemeyi kabul ettiğinin, bu paranın geç ödenmesi durumunda ise her aylık kira bedeline ek olarak %10 gecikme bedeli ödeyeceğinin düzenlendiğini, kira parasının ödenmesinde gecikme ve geç teslim hallerinde şartların belirlendiğini, müvekkili tarafından makinenin kargoya teslim edilmesinden sonra, hiçbir kusuru olmamasına rağmen, makinenin alıcıya teslim edilmemesinden dolayı 4-5 ay kira ödemeye devam edildiğini, müvekkilce kullanılmayan ve yararlanılmayan bir makinenin kirasının ve bedelinin ödetilmek istendiğini, öncelikle davanın makinenin mülkiyetinin... Şti olmasından dolayı bu şirkete ihbarına, davanın kabulü ile teslim edilmeyen kargonun ziyaından dolayı şimdilik 500,00-TL ve gecikmesinden dolayı ödenen ve halen ödeme tehdidi altında olunan kira bedeli ve ferileri için ise şimdilik 500,00-TL olmak üzere toplamda 1.000,00-TL’nin işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kargonun Alıcısının ..., göndereninin ....olduğunu davacı ...’ ün bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, kargo gönderici ve alıcısının davaya taraf olabileceğini, davacı alıcı ...'ın yetkilisi olduğuna ilişkin dava dilekçesinde açıklama yapmadığını, bundan dolayı husumet itirazında bulunduklarını, davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının ilgili mevzuat gereği uygun olmadığı, taleplerin zamanaşımına uğradığını, söz konusu taşıma işinin 23.10.2017 tarihinde olduğu davanın 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını,müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, teslim anında kargonun içeriği ve değerinin müvekkil şirkete koli-elektronik emtia olarak yanlış bildirildiğini, TTK md. 864 uyarınca taşıma senedinde yazılan eksik bildirimlerden müvekkil şirket sorumluluğuna gidilemeyeceğini, KTK mad.8 gereği gönderinin tam ve eksiksiz bildirilmek zorunda olunduğunu, gönderici kargo cinsini “Koli-Elektronik olarak belirttiğini, gönderinin içeriğinin yalnızca paket ve adet cinsinden belirtildiğini, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, TTK madd.886 uyarınca taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusurunun varlığının ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kargo gecikmesinden dolayı ödediği iddiasında bulunduğu kira bedeli ve ferilerini ilişkin talebini müvekkil şirkete yöneltmekte haksız olduğunu, kira sözleşmesine konu ürünün kargo içeriği olduğunun ispatının davacı tarafından yapılması gerektiğini, taşıyanın sorumluluğunun TTK. madd.882 hükümleri uyarınca sınırlandırılmış olduğunu,TTK madd.880 tazminatın eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değere göre hesaplanması gerektiğini, TTK.madd.882 tam zayi (tam kayıp) durumunda ödenecek tazminatın gönderinin net ağırlığının her bir kilogram için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın kargo göndericisi ...’ a ihbar edilmesine, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamından; Davacı ile dava dışı tüzel kişinin aralarında kargo konusu mala dair kira sözleşmesi olduğu, davacının kiraladığı malı dava dışı kira konusu mal sahibine göndermek için davalı kargo şirketine teslim etmiş olmasına rağmen kargo konusu malın dava dışı tüzel kişiye teslim edilmediğinden dolayı tazminat talep ettiği, davalı tarafın ... Şubesi'nden 23.10.2017 tarihinde ... taşıma irsaliyesi ile, ...'ın teslim ettiği, alıcısının ... Kartal / İstanbul olan, alıcısı tarafından ödemeli standart tip olarak gönderilen, gönderilen malın bedelinin belirtilmediği,... gönderi takip numaralı 4 adet koli / 210 Kg - desi kargonun içerik olarak 1 paket 1 adet elektronik olarak gösterilen ve kargonun varış şubesinin ... Şubesi olduğu kargonun alıcısına ulaşmadığı, davacı tarafın halen kira ücretini ödemiş olduğu, kargo içeriğinin mülkiyetinin kargo alıcısına ait olduğu, davacı ile dava dışı kargo alıcısının arasında kargoya konu mal hakkında kira sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafından davalı kargo şirketine ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin davalı kargo şirketine ulaştığı, kiralama sözleşmesinin dava dışı ... Ltd Şti ile ... İnşaat - ... arasında düzenlendiği, kiralama konusu malın "alın kaynak" makinesi olduğu, bedelinin 9.000,00-TL olduğu, sözleşme bedelinin kira konusu makinenin kiracıya teslim edildiği günden itibaren 800 Euro / ay + KDV olduğu, cihazın teslim edilinceye kadar kiralanmış olarak kabul edildiği, kiracının bu sözleşmeye uygun olarak tüm kira bedellerini ödeyerek, makineyi kiralayana teslim aldığı gibi, kiralayanın deposunda teslimi ile sona ereceği, kiracının makineyi satış ücretini peşin olarak ödemesi gerektiğinin düzenlendiği, davalı kargo şirketinin kendisine teslim edilen kargoyu alıcısına teslim edememiş olmasından dolayı ayıplı hizmet sunduğu, davacının kargo içeriği olan "alın kaynak" makinesini teslim aldığı tarihin 23.07.2010 olduğu, kargo şubesine teslim ettiği güne kadar 3 ay süre ile kullandığı, dava dışı 3. Kişi ile aralarında olan kiralama sözleşmesi gereği aylık ödemelerini yapmış olduğu, bu konuda bir husumetin bulunmadığı, "alın kaynak" makinesinin 4 koliden oluştuğu, 3 kolinin zayi olmasından dolayı makinenin bütünlüğünün etkilendiği, davaya konu gönderinin değersiz gönderi olarak değerlendirildiği, TTK m 822'ye göre gönderinin tamamının ziyaı ve hasarı halinde, 880 ve 881inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, 2 nolu fıkrasında gönderinin münferit parçalarının ziyaı ve hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının şeklinde hüküm bulunduğu, davalı tarafın edimini yerine getirmemiş olduğu için taşımaya dair hizmet bedeline hak kazanmadığı, TTK 883üncü maddesinde "Taşıyıcı, ziya veya hasardan sorumlu olduğu hallerde, 880 ila 882nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücreti geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar.Ancak, hasar halinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir.Başkaca zararlar karşılanmaz" hükmünü içermekte olduğu, 8,33 (çekme hakkı) x 210 (Brüt kg) c 5.126 (SDR Kuru) olmak üzere 9.116,65-TL tazmin bedeli ve taşıma edimi gerçekleşmediği halde tahsil edilen hizmet ücreti olarak 426,38-TL ve toplamda 9.541,03-TL olarak hesaplandığı, davanın ...'a ihbar edildiği, davacı tarafın davaya konu "alın kaynak" makinesinin kiraladığı unvanının ...- ...İnşaat olduğu, kiralayanın ... İnşaat olduğu ve makinenin gönderildiği adresin ... İnşaat olduğu, davalıya gönderilen ihtarnamenin de davacı tarafından keşide edildiği, ...'ın da bu malın kendisine ait olduğu hususunda itirazı olmadığı, davacı tarafın İnşaat şirketi olduğu da göz önüne alınarak davalı tarafın husumet itirazı reddedilerek davanın esasına girilmiş ve TTK 882 vd maddelerine göre davacının davasının kabulü ile 9.541,03-TL'ye 23.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ..."karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup davanın husumet yönünden usulden reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmede hukuki yararı bulunmadığını, davanın hmk madde 107 uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı yönündeki iddiaların mahkemece nazara alınmadığını, davalı şirket sektöründe öncü bir firma olup mezkûr taşımada kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, teslim anında kargonun içeriği ve değeri davalı şirkete yanlış bildirilmiş, kargonun içeriği faturadan da anlaşılacağı üzere koli - elektronik olarak bildirilmiş iş bu hususun yargılama kapsamında dikkate alınmadığını, kargonun içerik beyanı davalı şirkete doğru bir şekilde yapılmamış, teslim sırasında yapılması gereken içerik beyanı faturada da açıkça görüleceği üzere koli elektronik olarak belirtilmiş dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, davalı şirketin sorumluluğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, TTK m.886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusuru varlığının da ispat edilmesi gerektiğini davalı şirketin tam tazminata hükmedilebilmesi ancak taşıyanın ağır kusurunun veya hilesinin ispatlanması halinde mümkün olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, yurtiçi kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeden kaybolması nedeni ile uğranılan zararın tazmini davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, alıcısına teslim edilmeden kaybolduğu iddia olunan kargodan dolayı davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, kargo içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı, husumet ve zamanaşımı noktasındadır.Davacının ihbar olunan ... Enerji'den kiraladığı alın kaynak makinesinin kira sözleşmesinin bitimi ile 4 koli halinde dava dışı ...'a teslim edilmek üzere 23/10/2017 tarihinde davalıya teslim edilmiş, ancak kargo alıcısına teslim edilmemiştir.Davacı tarafça, kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı tarafça, diğer savunmaların yanı sıra husumet itirazında bulunulmuş ve zamanaşımı definde bulunulmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Her ne kadar dava konusu kargoyu davalıya teslim eden dava dışı ... ise de, kargoya konu emtianın kiracısı davacı ... olup, eldeki davayı açmakta aktif husumeti bulunmaktadır.TTK'nın 855/5. maddesine göre, zıyaaın taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı meydana gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar.Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir.Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 855/1. maddesi uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar ise de teslim edilmeme durumuyla ilgili olarak hiç bir gerekçe gösterilmemesi karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, dava konusu taşımada taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrayacaktır. Bu nedenle, eldeki davada zamanaşımı süresi dolmamıştır.Davacının gönderilerinin, davalıya teslim edildikten sonra alıcısına teslim edilmediği ihtilaf konusu değildir. Buna göre kargoya konu emtianın taşıyıcı sorumluluğunda iken ziyaa uğradığının kabulü gerekir.Davalı tarafından dosyaya sunulan kargo ön izleme tutanağında 4 koli içeriğinin 1 adet elektronik/akıllı ev -yaşam olarak gösterilmiştir.Kira sözleşmesine göre davacının kargoya verdiği yük alın kaynak makinesi olup,bu nedenle davalının kargo içeriğinin yanlış bildirildiği savunmasına itibar edilmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının sorumluluğu sınırlı sorumluluk esaslarına göre hesaplanmıştır.Davalı, kendisine teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zarardan sorumlu olup, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 162,93 TL harcın, alınması gerekli olan 651,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 488,82 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025