T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/72
KARAR NO: 2025/686
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2021
NUMARASI: 2021/383 Esas - 2021/796 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı taraf arasında düzenlenen 23.11.2019 tarihli protokolde; 25.10.2019 vadeli 6.500,00 TL senet, 30.11.2019 vadeli 11.000,00 TL senet, 25.11.2019 vadeli 6.500,00 TL senet, 31.12.2019 vadeli, 23.000,00 TL senet, ... seri numaralı 22.000,00-TL bedelli çekin eski tarihli ödemelerinin karşılığı olarak ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen 20.02.2020 vadeli 67.000,00-TL çek teslim alınmış olduğunu, işbu çek ödendiğinde taraflar arasında hiçbir hak ve alacak kalmayacağını, tarafların birbirlerini gayrikabili rücu ibra etmiş olacaklarına ilişkin iki tarafın da imzasının bulunduğu beyanlarını içeren bir protokol hazırlandığını, müvekkilinin protokolde belirtilen eski çekler karşılığında ödeyeceğini taahhüt ettiği 20.02.2020 tarihli 67.000,00 TL çek bedelini 11.03.2020 tarihinde "20.02.2020 ...San. Tic. Ltd. Şti çek ödemesi" açıklaması ile ilgili tarafa ödemiş olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin başlatılan Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi öncesinde işbu dava konusu 31.10.2019 vadeli 22.000.000. TL'lik çeki ödemiş olduğundan borçsuz olduğunun tespiti ile çekin istirdatına, haksız ve kötüniyetli icra takibinin tedbiren durdurulmasını, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davalı/alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı/alacaklı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı borçlu arasındaki ticari ilişki dava dilekçesinde davacı tarafından açıkça kabul edilmiş olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Beykoz İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyası kapsamında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını, davacının işbu davayı açarak kötü niyetli hareket etmiş olduğunu, borcunu ödememek için esasında haksız olmasına rağmen hukuki mekanizmaları kullanarak müvekkilinin alacağına ulaşmasını geciktirmekte olduğunu, müvekkilinin kafe ve restaurant gibi işletmeler için endüstriyel mutfak tedarik işiyle uğraştığını, 11/03/2020 tarihinde 67.000,00 TL olarak yapılan ödemenin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye yapıldığını, ödeme yapılan şirket ile müvekkilinin herhangi bir bağı bulunmadığını, bu sebeple 67.000,00 TL'lik ödemenin müvekkiline yapılmamış olup müvekkilinin alacağının hala baki olduğunu, protokolde belirtilen ve dava dilekçesinde belirtilen senetlerin müvekkiline ödenmiş olduğunu ancak Beykoz İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatılan çek bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davacının 22.000,00 TL bedelli çekin bedelini ödediğini ispatlayan herhangi bir belge ibraz etmemiş olduğunu bu nedenlerle davanın reddini, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde kötüniyetli olan davacının İ.İ.K.m.72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı tarafça; 23/11/2019 tarihli protokole konu edilen 67.000,00-TL bedelli çek bedelinin 11/03/2020 tarihinde Baklavacı ... San. ve Dış Tic. A.Ş. hesabına " 20/02/2020 tarihli ... Gıda Çek Ödemesi" açıklaması ile gönderildiği, taraflar arasında akdedilen protokol neticesinde düzenlendiği anlaşılan çekin incelenmesinde davacı tarafından keşide edildiği, 20/02/2020 ödeme tarihli 67.000,00-TL bedelli olduğu, lehtarının davalı ... olduğu, son hamilinin ise Baklavacı ... Gıda San. ve Dış Tic. A.Ş. olduğu görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında; davacı tarafça çek bedelinin tamamının çekin son hamiline ödendiği, bu durumda işbu çekten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmaktır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca vadesinde ödenmeyen 4 adet senet ve 1 adet çek bedellerine karşılık olarak 67.000,00-TL bedelli tek bir çek verildiği, işbu protokolde bahsi geçen çek bedeli ödendiği takdirde davacı tarafın davalı tarafa herhangi bir borcunun kalmayacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafın taraflar arasında akdedilen protokol altındaki imzaya herhangi bir itirazı bulunmadığı, protokol içeriğini kabul ettiği ancak icra takibine konu edilen çekin bu protokolde belirtilen çeklerden biri olmadığını beyan ettiği, icra takibine konu edilen çekin bilgileri ile protokolde bahsi geçen çek bilgilerinin birbiri ile örtüştüğü, davalının aksi yöndeki iddialarını ispatlaması gerektiği halde mahkemede kanaat uyandırmaya matuf bir delil ortaya koyamadığı, iddialarının soyut nitelikte kaldığı, bu durumda davacının icra takibine konu edilen 22.000,00-TL bedelli senet yönünden davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının kabulü gerektiği anlaşılmakla davacının menfi tespit davasının kabulü ile Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine dayanak 31/10/2019 günlü ... seri numaralı 22.000,00-TL bedelli çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibinde kötüniyetli hareket ettiğine dair delil olmadığı gibi bu yönde kanaat de oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kafe ve restaurant gibi işletmeler için endüstriyel mutfak tedarik işiyle uğraştığını, ayrıca 11/03/2020 tarihinde 67.000 TL olarak yapılan ödeme Baklavacı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye yapıldığını, ödeme yapılan şirket ile müvekkilinin herhangi bir bağı bulunmadığını, 20/02/2020 vade tarihli ve 67.000 TL bedeli çek, dosya kapsamında davacı tarafından sunulmamış olup, söz konusu çekin gerçekte ciro işlemine konu olup olmadığının araştırılmadığını, ayrıca Baklavacı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne çekin ciro edildiği sadece davacı beyanlarında belirtilmiş olup, yazılı hiçbir belge ile bu durumun ispatlanmadığını, miktar itibariyle HMK uyarınca davacı tarafın bu hususu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, çek bedeli davacı tarafından ödenmiş ise basiretli bir tacir olan davacı şirketin, çeki iade almış olması gerektiğini beyanla usul ve yasaya aykırı olan Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarihli, 2021/383 Esas ve 2021/796 Karar sayılı ilamın bozulmasına, yeniden yargılama yapılarak haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesine dayalı olarak icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çekin istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının, dosyaya sunduğu protokol ve ödeme iddiası kapsamında davalıya borçlu olup olmadığı noktasındadır. Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında "31.10.2019 günlü ... seri numaralı çek 22.000 TL" sebebine dayalı olarak 19.970 TL bakiye çek alacağı, 2.030 TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 2.293,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.293,95 TL alacağın tahsili istemiyle 12.08.2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmış, itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Takibe konu çekin incelenmesinde, keşidecinin davacı, lehtarının ve hamilinin davalı olduğu, keşide tarihi 31.10.2019 tarihi olan çekin ibrazı üzerine 19.970 TL'lik kısmının karşılıksız çıktığına dair çek arkasında şerh bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça, 2004 sayılı İİK'nun 72. maddesi uyarınca takibe konu borcun protokol kapsamında ödenmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça ödeme yapılmadığı, iddia edilen ödemenin ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye yapıldığı , ödeme yapılan şirket ile bağı bulunmadığı savunulmuştur. Dosya kapsamına sunulan davalı ile davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanan 23.11.2019 tarihli protokolde, 25.10.2019 vadeli 6.500 TL senet, 30.11.2019 vadeli 11.000 TL senet, 25.11.2019 vadeli 6.500 TL senet, 31.12.2019 vadeli, 23.000 TL senet, ... seri numaralı 22.000 TL çek ödemeleri karşılığı olarak davacı şirket tarafından keşide edilen 20.02.2020 vadeli 67.000 TL çek teslim alınmış olup, bu çek ödendiğinde taraflar arasında hiçbir hak ve alacak kalmayacağı, tarafların birbirlerini gayrikabili rücu ibra etmiş olacakları kararlaştırılmıştır. Anılan protokole konu edilen 67.000 TL bedelli çek örneğine göre çekin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, davalının cirosu ve teselsül eden cirolar sonrasında hamilin ... Gıda San. ve Dış Tic. A.Ş. olduğu, çekin ibrazı üzerine karşılıksız çıktığına dair çek arkasında şerh bulunduğu görülmüştür. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372). Senede dayalı borç ilişkilerinde ise menfi tespit davalarındaki genel kuralın aksine ispat yükü senet borçlusundadır. Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup, davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda ödeme vakıasından kendi lehine sonuç çıkaran davacı, ispat yükü altındadır. Somut olayda davalı tarafça içeriği ve imzası inkar edilmeyen 23.11.2019 tarihli protokole göre davalının icra takibine konu çek ve dava konusu edilmeyen senetlere karşılık 20.02.2020 vadeli 67.000 TL bedelli çeki teslim aldığı, dosyada bulunan çek fotokopisine göre bu çekin davalı tarafından ciro edildiği, davalının ciroya açıkça imza inkarında bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça bu çek bedelinin "20.02.2020 tarihli ... Kahve Gıda çek ödemesi" açıklamalı 11.03.2020 tarihli dekont ile çek hamili ... Gıda San. ve Dış Tic. A.Ş.'ye ödenmiş olduğu gözetildiğinde davacı, icra takibine konu çek nedeniyle davalıya borcu bulunmadığını ispatlamıştır . Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 375,71 TL harcın, alınması gerekli olan 1.502,82 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.127,11 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025