T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2075
KARAR NO:2025/748
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/03/2021
NUMARASI:2019/338 Esas - 2021/216 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 15/08/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı/borçlunun icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira davalının yetki itirazının borcun ifa yerinin alacaklının ikametgahı olması ve müvekkilinin ticari merkezinin de Beyoğlu-İstanbul olması nedenleriyle HMK md.10 ve İİK md.50/1 gereğince de İstanbul Mahkemeleri ve İcra daireleri yetkili olduğundan geçersiz olduğunu, davalının borca itiraz sebeplerinin belirsiz olduğunu, hangi icra müdürlüğünden ve hangi miktar için haciz ihbarnamesi gönderildiği, hangi tutarda para için haciz uygulandığının belli olmadığını, davalı/borçlunun borca itiraz sebeplerinin gerekçesiz ve belirsiz olması nedenleriyle haksız olduğunu, bununla birlikte davalı/borçlu hakkındaki icra takibinin 07/08/2016 tarihinde açıldığını, icra takibi açıldıktan sonra davalı/borçlunun 30/08/2016 tarihinde bir kısım malların iadesi için iade faturası kestiğini ancak satış akdine bağlı ayıp ihbar süresinin geçmiş olması ve iade faturasının icra takibinden sonra düzenlenmiş olması nedeniyle haksız ve kötüniyetli olarak düzenlenen iade faturasının müvekkili şirket tarafından ihtarname ile borçluya geri iade edildiğini, müvekkilinin alacağının faturalar, cari hesap kayıtları ve tarafların ticari defterleri ile sabit olduğunu beyanla davalı/borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, mahkemece hükmedilecek miktarın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, HMK md.6 gereğince davanın açıldığı tarihteki davalı yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olduğunu, bununla birlikte borcun ifasının gerçekleştiği yerin de Sakarya olduğunu, dolayısıyla hem HMK md.6 hemde HMK md.10'a göre yetkili Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin Sakarya olduğundan bahisle yetkiye itiraz ettiklerini, ayrıca müvekkil şirkete... sayılı dosyasından davacı şirketin de borçlu, alacaklının... Bankası olduğu birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkili şirketin de bu haciz ihbarnamesine dayanarak davacının alacağını 30/09/2016 tarihinde ...'ne yatırdığını, bununla birlikte müvekkili şirketin ... kargonun ... takip no ve davacı şirkete ait ... numaralı irsaliyesi ile davacının adresine bozuk çıkan malzemeleri iade ettiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak bu malzemeleri iade almadığını ve geri gönderilen malzemeleri iade ettiğini, velhasıl müvekkili şirketin davacıya kalan 2.000,00-TL'lik borcuda malları iade ederek kapatmak istediğini, ancak davacının bu malları kötü niyetli olarak almadığını, dolayısıyla müvekkilinin borcu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davaya konu somut olayda, takip davacının taraflar arasında yürütülen ticari ilişki kapsamında davalıdan takibe dayanak açık hesaba konu faturalar nedeniyle faturaların ödenmemesi üzerine alacağının tahsili talebine dayalı olarak başlatıldığı, davalının ise davacının alacağını 30/09/2016 tarihinde ...'ne yatırdığını, bununla birlikte müvekkili şirketin ... kargonun ... takip no ve davacı şirkete ait ... numaralı irsaliyesi ile davacının adresine bozuk çıkan malzemeleri iade ettiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak bu malzemeleri iade almadığını ve geri gönderilen malzemeleri iade ettiğini, velhasıl müvekkili şirketin davacıya kalan 2.000,00-TL'lik borcuda malları iade ederek kapatmak istediğini belirttiği tespit edilmiştir. Öncelikle taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan takibe dayanak açık hesaba konu faturalar nedeniyle, takip tarihi itibariyle alacağının varlığı ve miktarı, davalı tarafından ... sayılı dosyasına 03/10/2016 tarihinde yatırılan tutarın alacağa etkisinin ne olduğu hususlarına ilişkindir. Her ne kadar davalı taraf, davacının alacağını 30/09/2016 tarihinde ...'ne yatırdığını iddia etmişse de; ilgili ödemenin incelenmesi neticesinde; davalı şirketin İstanbul ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına ''Alacaklıya verilmek üzere... A.Ş.'' açıklamasıyla ödeme yaptığının görüldüğü, işbu yapılan ödeme miktarı ile ilgili olarak davacı yanın cari hesabından mahsup işlem kaydının yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak işbu dosyada alacaklı tarafın davacı yan olmamasından dolayı davalı yanın bu mahsup işlem kaydını ticari defterlerinde hatalı yaptığı Mahkememizce anlaşılmıştır. Bununla birlikte davalı taraf icra takip dosyasına sunduğu dilekçesinde takibin tamamına itirazda bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü genel karine gereğince davacı taraf üzerindedir.Davacı iddiasını dava değeri de değerlendirilerek HMK’nın 200/1 maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir. Bu nedenle tarafların 2015 ve 2016 yılları ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılmış ve Mahkememizce teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı şirketin 2015 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,Davacı şirkete ait 2016 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, Envanter Defterinin inceleme esnasında ibraz edilmemesinden dolayı ve davacı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lebine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu, İncelenen davalı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı ... A.Ş'nin icra takip tarihi olan 07.08.2016 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı olarak davalı ...ve San. A.Ş.'den 39.247,27 TL alacağının bulunduğu, Davalı ... A.Ş.'nin icra takip tarihi olan 07.08.2016 tarihi itibariyle davacı ... A.Ş.'yc 37.902,87 TL borcunun bulunduğu, Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının nedenlerinin; Taraftarın 2016 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı farkın miktarı icra takip tarihinde 1.344,40 TL olduğu, Davacı yanın kayıtlarında bulunup, davalı yanın kayıtlarında yer almayan 1.344,00 TL tutarlı kredi kartı ödemesi ile ilgili teslim olgusunun ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, bu yöndeki iddialar ispatlanırsa davalı yanın farklılığa neden olan tahsilatı ticari defterlerinde kayıt altına alması gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafın 1.344,00 TL tutarlı kredi kartı ödemesi ile ilgili teslim olgusunun ispatına ilişkin herhangi bir delil sunamadığından ve taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması -1.344,00-TL tutarlık kredi kartı ödemesi dışında-, birbirlerini doğrulaması ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davacının davaya konu ve takibe dayanak faturalar nedeniyle davalıdan icra takip tarihi itibariyle toplam 37.902,87-TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından Mahkememizce Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... sayılı takibine yaptığı itirazın 37.902,87-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 37.902,87-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10.50 (değişen oranlarda) avans faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hatalı olduğunun belirtilmesine rağmen mahkemece bu husus dikkate alınmamış eksik inceleme sonucu yanlış karar verildiğini, davacı şirkete, davacının borçlu olduğu ... sayılı dosyasından haciz ihbarnamesi geldiğini davacı vekilin şirkette davacının alacağı olan 30.585,00 TL'yi 30/09/2016 tarihinde icra müdürlüğünün hesabına yatırdığını, sunulan dekontta belli olduğu üzere açıklama kısmında .. parası yazdığı şekilde ... diye bir ibare geçmediğini, kaldı ki davalının ... ile hiçbir ticari alış verişi bulunmadığını ancak bilirkişi nasıl bir ticari defter inceleme yapmışsa 30/09/2016 tarihinde yatırmış olduğumuz cari ekstrede belli olan 30.585,00 TL yi 03/10/2016 tarihli olarak gördüğünü yine ... A.Ş. Cari hesabında 30.585,00 TL ödemeyi görmediğini ancak farklı bir firma olarak gördüğünü, bu durumun mahkemede dikkate alınmadığını, davalı şirkete ait 30/09/2016 tarihli ve açıklamasında ... parası yazan dekont ile cari hesap kartını tekrar ekte sunulduğunu, davalı şirket açıkça ödemiş olduğu parayı tekrar ödemek zorunda kaldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafından davacı aleyhine yapılan başka bir takipte 89/1 ihbarnamesi uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı ve iade faturasına konu ürünlerin bedelin düşülüp düşülmeyeceği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,... sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 41.239,06 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 07/08/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 39.247,27 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, takip tarihi itibariyle davacıya 37.902,87 TL borçlu görünmektedir.Takip tarihi itibariyle taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının kayıtlarında bulunmayan 1.344,40 TL tutarlı kredi kartı ödemesi şeklindeki kayıttan kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından ispatlanamayan bu kayıt nazara alınmadığında taraf defterleri mutabık olup, bu haliyle davacının 37.902,87 TL alacağı bulunmaktadır. Takipten sonra, davadan önce davalı tarafından davacının da borçluları arasında bulunduğu ... sayılı dosyasına 89/1 ihbarnamesi sonucunda 30/09/2016 tarihinde 30.585,00 TL ödeme yapılmıştır. Bu ödemeyle ilgili icra müdürlüğünce düzenlenen tahsilat makbuzunda "89/1'e karşılık yatıran ...." açıklaması yapılmış ve makbuzun alt kısmında bu kez "alacaklıya verilmek üzere .... A.Ş. Tarafından 30.585,00 TL yatırılmıştır" ifadesi yazılmıştır. ... A.Ş. İse ... sayılı dosyasındaki borçlulardandır. Davalı tarafından söz konusu ödemeye ilişkin sunulan banka dekontunda "... parası" açıklaması yer almakta olup, hangi borçlu lehine ödeme yapıldığına ilişkin bir açıklama yapılmamıştır. Davalının, davacı ...A.Ş.'ye borcu bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğuna göre, ... sayılı dosyasına 89/1 ihbarnamesi sonucunda 30/09/2016 tarihinde 30.585,00 TL ödemenin davacıya olan borcundan TBK'nın 100. Maddesi uyarınca mahsup edilmesi gerekir. Takip tarihindeki davacı alacağı 37.902,87 TL'ye takip tarihi olan 08/08/2016 tarihinden ödeme tarihi olan 30/09/2016 tarihine kadar 53 gün için 10,5 oranında avans faizi uygulandığında 585,92 TL faiz ile birlikte davacı alacağı 38.488,79 TL olup, 30.585,00 TL davalı ödemesi düşüldüğünde 7.903,79 TL davacı alacağı kalmaktadır.Hal böyleyken ilk derece mahkemesince hükümde yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalının 89 haciz ihbarnamesi kapsamında yaptığı ödemeyi nazara almaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,2-Davalı-takip borçlusunun, ... sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının 7.903,79 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE,kabulüne karar verilen asıl alacağa 30/09/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans faizi uygulanmasına,3-Kabulüne karar verilen alacağın %20'si olan 1.580,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Başlangıçta peşin olarak alınan 704,27 TL harcın icra harcı 206,20 TL ile birlikte işin hitamında alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 295,07 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine,5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 29,20 TL, posta ve tebligat gideri 178,90 TL, bilirkişi ücreti 900,00 TL olmak üzere toplam 1.108,10 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 212,38 TL yargılama masrafından, davalı tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 10,00 TL yargılama masrafından kabul-ret oranına göre davacıya isabet eden 8,08 TL'nin mahsubu ile kalan 204,3 TL'ye 615,4 TL harç eklenerek sonuç olarak 819,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 895,72 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu yargılama masrafından kalan 1,92 TL'nin davalının kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.903,79 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 47,00 TL olmak üzere toplam 209,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.29/05/2025