T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2073
KARAR NO:2025/749
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/09/2021
NUMARASI:2018/1175 Esas - 2021/650 Karar
DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarım ve hayvancılık faaliyetinde bulunduğu ve bu faaliyetlerini kolayca icra edebilmek için kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatifin üyelerine bir kısım teminatlar karşılığında yıllık kota belirlemek suretiyle en fazla bu kotalar kadar, üyelerin tarım ve hayvancılıkla ilgili olan yem, gübre, mazot, tohum, tarım aleti ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamakta ve ödeme zamanında üyeler aldıkları ürünlerin bedelini ödemekte olduklarını, müvekkilinin yıllarca davalı kooperatif ile bu şekilde çalıştığını, kooperatiften aldığı ürünlerin bedellerini zamanında ödediğini, yapılan ödemelere rağmen teminat olarak kooperatife verilen senetlerin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin davalı kooperatife borcunun olmamasına rağmen kooperatifçe 41.486,13 TL borcunun bulunduğu ve ödemenin yapılmasını talep edildiğini, müvekkiline verilen hesap ekstresinde müvekkilinin almadığı malların borç olarak yazılı olduğunu görüldüğünü, hesap ekstresinde adı geçen senetlerin karşılığı olarak gösterilen malların hiç birisinin müvekkili tarafından teslim alınmadığı, dolayısı ile borca dayanak olarak gösterilen senetlerin de borç olmadığından hukuki bir kıymetinin olmadığını, davalı kooperatifte bir takım usulsüzlükler tespit edildiğini, üyelerine verilmeyen malların sanki verilmiş gibi gösterildiğini ve hesaplarda karşılıklar yaratarak müvekkili gibi birçok üyenin de mağduriyetine yol açtığını, kooperatife ait belgeler ve kayıtlar incelendiğinde böyle bir mal teslimin yapılmadığı ve borcun olmadığının görüleceğini, açıklanan nedenlerle, dava konusu senetlerin ve senede bağlı olarak gösterilen alacakların tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu borcun ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla, teminatsız yada uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, menfi tespit davasının kabulü ile hesap ekstresinde belirtilen senetlerin iptali ile senetlerin karşılığı olarak gösterilen borcun ve ferilere ilişkin borcun olmadığının tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kooperatifin ...numaralı ortağı olduğunu ve 2012 yılından bu yana düzenli alış veriş yaptığını, son olarak dava konusu edilen 01/06/2018 tarihli ... numaralı 400.000 TL miktarlı kredi sözleşmesine dayanan 07/09/2018 tarihli ... numaralı, 01/06/2018 tarihli ... numaralı ve 08/06/2018 tarihli ... numaralı senetler ile kredi kullandığını, dava konusu krediyi kullanmasının öncesinde İstanbul ili Arnavutköy ilçesi ... köyü ... ada ... parselde kayıtlı 23/05/2018 tarihinde ...yevmiye numaralı işlem ile ipotek verdiğini, akabinde 01/06/2018 tarihinde 400.000,00 TL bedelli ... numaralı kredi sözleşmesini imzaladığını, davacının kooperatife gelerek cari faizli hayvancılık, yem damızlık düve ... ürünleri ve yaygın bitkisel kredileri kullandığını ve tanzim edilen borç senetlerini imzaladığını, davacı tarafın dilekçede de belirtildiği gibi 7 yıldır Kooperatif üyesi olduğunu ve hiç satın almadığı mal ya da hizmet için boş senede imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddine, müvekkilinin alacağını geç almasından doğmuş ve doğacak zararlarla karşılık alacağın % 20’si oranında tazminatın tahsiline, davanın ikamesinden önce veya sonrasında borçlu/davacı, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davanın istirdat davası olarak devamına, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine hükmedilmesini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm bu delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafından davalı kooperatife dava konusu 3 adet senet düzenlendiği, söz konusu senetlerin “teminat senedi” vasfında olduğu, bu senetlerin senetlerin davacı yan tarafından davalı kooperatiften yem ve petrol ürünleri siparişi karşılığında davacı tarafından imzalanarak davalı kooperatife verildiği, teminat senetlerinin genel kredi sözleşmesine dayanarak imzalandığı ve uyuşmazlığa konu mal ve hizmetlerin davacı tarafından sipariş edildiği görülmekle; her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın 7 yıldır Kooperatif üyesi olduğu ve hiç satın almadığı mal ya da hizmet için boş senede imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan edip mal ve hizmetlerin teslim edildiğini ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamında sipariş edilen mal ve hizmetlerin teslimine ilişkin herhangi bir teslim-tesellüm belgesine rastlanılmadığı, bu haliyle mal ve hizmetlerin teslimi hususu davalı tarafından ispat edilemediğinden ve incelenen davalı ticari defterlerinde davalı kooperatif tarafından sunulan cari hesap ekstresine göre dava konusu senetlerin karşılığının ödendiği sabit olup davacının hesap ektresinde belirtilen 3 adet senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından ödenen 51.497,40.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı 902 sayılı ... Kredi Kooperatifi vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski beyanlarını tekrarla dava konusu alacak senede dayanmakta ve dava konusu senet miktarları ikibinbeşyüz Türk Lirasını aştığı için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Md. 200 gereğince aksinin senetle yani yazılı belgeyle ispatı gerektiğini, 1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Ve Birlikleri Kanunu Madde 12 ile buna paralel olarak tanzim edilen Tarım Kredi Kooperatifleri Ana Sözleşmesi'nin 54. Maddesi uyarınca: "Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleri, kâğıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur.Bu suretle tasdik olunan senet ve belgeler İcra ve İflâs Kanunu'nun 38'inci Maddesinde yazılı belgeler hükmündedir. Senetler vadelerinde protestoya tabi tutulmaz. Müracaat vukuunda bu tasdik muameleleri noterler tarafından da yapılır." denildiğini, tek suretten ibaret tanzim edilen ortaklarımıza ait kredi borç senetleri, 1581 Sayılı Kanun 12. Maddesi sonucu ilam hükmüne haizdir ve bu nedenle de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 670 ila 823. Maddeleri arasında düzenlenen bono, çek ve poliçeden ayrıldığını, tek nüsha olarak tanzim edilerek ilgili Kooperatifler tarafından muhafaza edildiğini, söz konusu senetlere ait borçların tahsili akabinde senetler ilgili Kooperatiflerce muhafaza edilmek suretiyle ortaklara resmi, yazılı ve ıslak imzalı tahsilat makbuzu ibraz edildiğini, dosya kapsamında gerek bilirkişiler gerek Mahkemece yapılan değerlendirmeler genel olarak bir hukuki ya da fiili mesnede dayanmadığını, bu nedenle ve öncelikle 1581 Sayılı Kanun 12. Madde uyarınca düzenlenen ve imzası (müteveffa) davacı tarafça inkar edilmeyen dava konusu kredi borç senetlerinin, hangi mevzuat ya da hukuki görüşe dayalı olarak teminat senedi vasfına sokulduğu söz konusu bilirkişi raporundan anlaşılamadığı gibi Mahkeme de bu konudaki hukuki nitelendirmeyi 10/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna dayandırmakla yetinmiş ve ispat külfetini hatalı olarak davalı tarafa yüklediğini, 1581 Sayılı Kanun 19/B Maddesi uyarınca davacı Kooperatif her türlü harç ve vergiden muaf olduğunu, bu nedenle istinaf konusu hükmün iki numaralı bendinde aleyhimize hükmedilmiş olan 2.634,30 TL harca hükmedilmesi de kanuna aykırılık teşkil etmekte olup aynı kanun maddesi hükümüne dayanarak Mahkeme kararını harçsız istinaf ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, tarım kredi kooperatifi kredi borç senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davayı konu kredi borç senetlerin teminat niteliğinde olup olmadığı ve karşılığında mal teslimi yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Davacı, 07.09.2018 tarihli ... numaralı, 01/06/2018 Tarihli ... numaralı ve 08/06/2018 tarihli ...-...-... numaralı senetleri davalıya vermiştir.Davacı tarafça, davaya konu senetler karşılığında mal teslim alınmadığı ve bu nedenle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı cevap dilekçesinde davacı tarafın, 01.06.2018 tarihli ... numaralı 400.000 TL miktarlı kredi sözleşmesine dayanan; 07.09.2018 tarihli ... numaralı, 01/06/2018 Tarihli... numaralı ve 08/06/2018 tarihli ...-...-... numaralı senetler ile kredi kullandığını beyan etmiştir.08/06/2018 tanzim ve 02/01/2019 vede tarihli ...-...-... numaralı senetler "cari faizli hayvancılık" ve " yem damızlık düve ytş. 2018/1118" kredi türü ile 16.800,00 TL ve 3.000,00 TL bedelli olarak; 01/06/2018 tanzim ve 02/01/2019 vade tarihli ... numaralı senet "cari faizli hayvancılık" kredi türü ile 5.300,00 TL bedelli olarak; 07/09/2018 tanzim ve 31/07/2019 vade tarihli ... numaralı senet "petrol ürünleri-yaygın bitkisel" kredi türü ile 12.600,00 TL bedelli olarak, 01.06.2018 tarihli 912 nolu kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olarak düzenlenmiştir.Senetlerin metninde, senet bedellerinin ödünç olarak alındığı ve vadesinde akdi faiziyle birlikte ödeneceği yazılıdır.Bilirkişi raporunda, davalının cari hesap ekstresinde dava konusu senetlerin karşılığının ödendiğinin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle dava konusu kredi borç senetleri bedelsiz kalmış olup, bu senetlere dayanılarak alacak iddiasında bulunulması mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.29/05/2025