T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1876
KARAR NO: 2025/634
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/12/2020
NUMARASI: 2020/361 Esas - 2020/817 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari satıma dair akdi ilişki bulunduğunu, davalının bu ilişkiden kaynaklanan faturaya dayalı borcunu ödememesi nedeniyle davalı hakkında Silivri ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, takibe ve borca itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla asıl alacağa ilişkin 11.629,15 TL itibarıyla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/ inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Dava dilekçesi ve duruşma gününün usulen tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan yargılama sonucunda ; davacının 11.699,40 TL alacağın tahsili hususunda davalı aleyhine icra takibine giriştiği, davalı/ borçlunun söz konusu alacağın tamamına itirazda bulunduğu, alacaklı vekilinin 11.629,15 TL'lik asıl alacak itibariyle itirazın iptalini talep ve dava ettiği, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.629,15 TL asıl alacaklı olduğu, davalının likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davanın kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi Raporunda da dava konusu takibin başka delillerle pekiştirilmesi gereken soyut evraka ait olduğunun aşikar olduğunun belirtildiğini ve buna ilişkin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, bilirkişi raporunda, tek yönlü inceleme yapıldığını ve davalı lehine olabilecek hususların araştırılmadığını, dolayısı ile davalı lehine olabilecek hususların raporda yer almadığını, bilirkişi raporunda davaya konu mallar dışında bir alacak-verecek olup olmadığının teknik olarak belirlenmediğini, bilirkişi raporunda, davalının yaptığı ödemelerin incelenmediğini ve dikkate alınmadığını, davacının iddia ettiği rakamdan fazlası için icra takibi yaptığını, tarafların genel cari hesap kapsamında alacaklı olup olmadığına dair hesap incelemelerinin de yapılmadığını, davalı ve davacıya ait banka dökümleri ve hesap hareketlerinin incelenmediğini, davalının borcunu ödeyip ödemediğinin incelenmediğini ve varsayımsal olarak ödemediğinin kabul edildiğini, kararın verildiği güne ait celse için davalı vekili olarak mesleki mazeret dilekçesi takdim edildiğini, bu hususun duruşma zaptında yer almış olmasına rağmen mesleki mazeretle ilgili bir karar verilmediğini, yokluğunda sözlü yargılama aşamasına geçilmesine karar verildiğini, bu kararı takiben duruşma tutanağına göre taraflara beyanda bulunmaları için ayrıca süre verilmeyeceğinin belirtildiğini, dolayısı ile savunma ve cevap verme haklarının ihlal edildiğini ve gıyabında karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın kabulüne dair kurulan hükmün yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında, Silivri ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "cari hesap, ihtarname" borcun sebebi gösterilerek 11.629,15 TL asıl alacak, 70,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.699,40 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, 2015/13357 Esas ve 2016/2695 Karar Sayılı İlamı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil edecek olup, bu ticari defter kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda davacının cari hesap alacağını oluşturan 2 adet faturanın davacı ve davalı defterlerinde birebir aynen kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinde fatura bedellerinin ödendiğine dair bir kaydın da bulunmadığı, ayrıca talep edilen 11.629,15 TL alacak üzerinde tarafların mutabık olduklarına dair mutabakatın bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip tarihindeki alacağı bilirkişi raporu ile de aynen 11.629,11 TL olarak belirlenmiş olmakla ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 258,30 TL harcın, alınması gerekli olan 794,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 536,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2025