T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1956
KARAR NO:2025/627
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/04/2021
NUMARASI:2017/543 Esas - 2021/339 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/05/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında satmış olduğu ürünlerin bir kısmını müşterilerine, davalı/borçlu ... Kargo... A.Ş.'nin adrese teslim kargo hizmeti aracılığı ile ulaştırdığını, müvekkili şirketin, ... Ticaret A.Ş.'ye davalı/borçlu şirket aracılığıyla göndermiş olduğu toplamda 11 koliden oluşan ve içerisinde 94 adet akıllı cep telefonunun bulunduğu 2 (iki) gönderiyi, ...ve ... kargo teslim alındı belge numaralı ve toplam 76.610,00-TL değerindeki gönderilerin ... Market'e teslim edilmediğinin anlaşıldığını ve bunun üzerine davalı/borçlu aleyhine 76.610,00-TL'nin müvekkil şirkete ödenmesi talebiyle ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca ve tüm fer’ilerine itiraz etmesi neticesi ile işbu icra takibinin durduğunu, davalı şirketin görevli personeli tarafından ... Markette görevli olan kişinin ismi kullanılarak ve imzası taklit edilerek kolilerin teslim edildiği görünümü verilmeye çalışıldığını, suç duyurusu ve ifade tutanağından da Müvekkil Şirkete ait toplamda 11 koliden oluşan ve içerisinde 94 adet akıllı cep telefonunun bulunduğu 2 gönderinin adrese teslim edilmediği ve kaybolduğunun davalı/borçlu tarafından kabul edildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından gerek polis merkezinde verilen ifade gerekse Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/8526 soruşturma numaralı dosyasına verdiği şikayet dilekçesinde müvekkilinin ürünlerinin kaybolmasının ve zarara uğramasının sorumlusunun kendileri olduğu ikrar edildiği halde müvekkilinin taleplerinin yasal yollara başvurulmaksızın karşılanmamasının taraflarınca ibretle izlendiğini, davalı/borçluya, Müvekkil Şirketin tüm zararlarının tazmin edilmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtarını içerir, Kadıköy ... Noterliğinden 10/03/2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname tanzim edilerek gönderildiğini, davalı/borçlunun işbu ihtarnameye cevap vermediğini ve herhangi bir itirazda dahi bulunmadığını, bunun üzerine davalı/Borçlu hakkında ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı/Borçlu yanın borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, Müvekkil Şirketin ürünlerinin müşterilerine ulaşamamış olup, piyasada rekabet ettiği diğer şirketler yönünden ticari anlamda geri kalması, kendini ön plana sunamaması,... Markette ürünlerini teşhir edememesi, satışa sunamaması sebebiyle de ticari itibarının zarar gördüğünü bu kapsamda 50.000,00-TL manevi zararının da tazmin edilmesi gerektiğini beyanla öncelikle müvekkili şirketin hukukunun korunması, davalarının sonuçsuz kalmaması ve müvekkili şirketin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunması amacıyla davalı/borçluya tebligat yapılmaksızın davalı/borçlunun taşınır ve taşınmaz tüm mal varlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulüne; davalı/borçlunun asıl alacağa yaptığı yasal dayanaktan yoksun ve haksız itirazının iptali ile takip talebindeki şartlarla takibin devamına, davalı/borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacak miktarının %100'ü tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, müvekkil şirketin uğradığı manevi zararlara karşılık olarak 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı/borçludan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 15/02/2017 tarihinde göndericisi ... İletişim tarafından herhangi bir değer beyan edilmeksizin içeriği beyan edilmeyen paket cinsi 6 adet 30kg/desi ve 5 adet 25 kg/desi iki kargo alıcısı... Market'e teslim edilmek üzere müvekkil şirkete teslim edildiğini, bunun üzerine ... ve ... numaralı faturalar düzenlendiğini, söz konusu kargonun 16/02/2017 tarihinde tam ve eksiksiz olarak alıcısına teslim edildiğini, mezkur taşımaya ilişkin olarak müvekkil şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu olan kargonun 16/02/2017 tarihinde teslimat alıcı firma kaşe ve imzasına istinaden teslim edildiğini, kaşenin sahte olmadığının daha önce alıcı firmaya yapılmış olan teslimatlar ile karşılaştırılmak suretiyle tespit edildiğini, teslimatı yapan personelin sonrasında işten ayrılması sebebiyle ilgili personele ulaşmanın mümkün olmadığını, kamera kayıtlarında da teslimatla görevli personelin teslimat için alıcı işyerine girdiğinin de görüldüğünü, kaldı ki aynı gün içerisinde aynı personelin alıcı firmaya teslimatını gerçekleştirdiği kargolara ilişkin herhangi bir şikayet ve tazmin talebinin de bulunmadığını, günlük dağıtımda yer alan kargoların tamamının listesini içeren teslim teyit nüshası incelendiğinde de açıkça görüleceği üzere davacının kargolarının yanı sıra alıcıya aynı gün başka firmalardan gönderilen kargoların da teslim edildiğini ancak tüm listeyi gören alıcı firma tarafından teslimat hususunda bir eksiklik veya kaşe ve imzadaki herhangi bir gerçeğe aykırılıktan bahsedilmediğini, dolayısıyla ortada bir hırsızlık veya dolandırıcılık var ise bu suça alıcı firma çalışan veya çalışanlarının katıldığının tahmin edildiğini, tüm bu izah edilen olaylardan da anlaşılacağı üzere çok büyük bir dolandırıcılık olayının içinde kalan müvekkil şirketten bu denli fahiş tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, gönderen tarafından müvekkili şirkete teslimi anında kargo içeriği beyan edilmediğini kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini ve hatta herhangi bir sevk irsaliyesi dahi ibraz edilmediğini, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, TTK 886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusuru varlığının da ispat edilmesi gerektiğini, taşımada müvekkil şirketin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, ağır kusur ve hile durumunun mevcut olmadığını, davacı tarafın zararına ilişkin herhangi bir fatura vs herhangi bir delil sunmadığını, davacının istemiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarı son derece fahiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibini benimsediğini, kargonun taşıyana teslim tarihindeki kura göre 1 ÖÇH = 4,97.TL olduğundan müvekkil şirketin tazmin sorumluluğunun gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 4,97-TL x 8,33 SDR x 55 kg/desi= 2.277,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerinin şartlarının oluşmadığını, davanın teslimatı yapan personel ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddine, haksız ve kötüniyetli başlatılan takip nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...ihbar olunan ...'ın olay tarihinde davalı şirkette çalıştığının Mahkememizce tespit edildiği, keza davaya konu olay ile ilgili olarak Büyükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/323 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada dosyamız ihbar olunanı ...'ın sanık olarak yargılandığı ve üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın 10/02/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiğinin tespit edildiği, bir an için dava konusu her iki kargo evrakı ile toplam 11 koli emtianın alıcısına - gönderilene kaşe ticaret unvanı ve imza karşılığı teslim edildiğinin taşıma irsaliyesi ile sabit olduğu ve bu nedenle taşıma irsaliyesine itibar edilerek davacının TTK m.875 kapsamında taşıma süreci sonunda kayıp-zayi-hasar veya sair zarar iddiası sabit olmadığı görüşü düşünülse dahi, yukarıda yer alan TBK md.74'de belirtildiği üzere, Ceza Mahkemesinin maddi vakıanın (haksız fiilin) davalı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin olgu tespiti ve sonucunda verdiği, kesinleşen mahkumiyet hükmünün hukuk hakimini bağlayacağı, davaya konu olayda da Büyükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/323 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sonucunda ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi nedeniyle Mahkememizi bağladığı, davalının adam ve yardımcısının ağır kusuru gözetilerek, zayi - kayıp emtia sebebi ile davacının 76.610,00-TL zarara uğradığı, davacının zararından davalının TBK md.74, TTK md.875, 879 ve 886 maddeleri gereğince tam tazminatla sorumlu olduğu, davacının uğradığı zararın tahsili talebiyle davalıya takip öncesinde noter kanalıyla ihtarda bulunduğu dolayısıyla davalıyı temerrüde düşürdüğü Mahkememizce tespit edildiğinden (davacının davalıya ihtarının tebliği ve ihtarda belirtilen sürenin bitimi olan 25.04.2017 tarihinden takip tarihi olan 09.05.2017 tarihine kadar- 14 gün- 76.610,00-TL/100x9.00/365x14=264,46-TL), yukarıdaki açıklanan nedenlerle Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile; davalının ... sayılı takibine yaptığı itirazın 76.610,00-TL asıl alacak ve 264,46-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.874,46-TL yönünden iptali ile, takibin 76.610,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Davacının alacağı haksız fiile dayalı ve likit niteliğe haiz olmadığından yasal şartları oluşmayan icra-inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Yine davacı vekili dava dışı şirkete teslim edilmeyen cep telefonları nedeniyle ürünlerinin müşterilerine ulaşamadığını, piyasada rekabet ettiği diğer şirketler yönünden ticari anlamda geri kalması, kendini ön plana sunamaması, ... Markette ürünlerini teşhir edememesi, satışa sunamaması sebebiyle de ticari itibarının zarar gördüğünü belirterek 50.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de kargoya verilen eşyaların teslim edilmemiş olmasının TBK 58.maddesi anlamında kişilik haklarının ihlali olarak nitelendirilemeyeceğinden manevi tazminat isteminin de reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilindiği üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesinde ''Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. ''denilmek suretiyle manevi tazminat davasının tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, bu durumda maktu vekâlet ücretine hükmedileceğinin belirtildiğini, dava konusu alacağın likid alacak olduğunun izahtan vareste olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı yana gönderilen Kadıköy 18. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalı yana açıkça; toplam 11 adet koliden oluşan 76.610,00 TL değerindeki ... (İrsaliye No: ..., İçeriği: 26 adet ... Siyah, 25 adet... Beyaz, Toplam Bedel 33.415,00 TL), ...(İrsaliye No: ..., İçeriği: 33 adet ... Siyah, 20 adet ... Beyaz, Toplam Bedel: 43.195,00 TL.) Kargo Teslim Alındı belge nolu iki gönderinin içeriğin açıkça belirtildiğini, buna göre mahkemenin öncelikle takip tarihinden itibaren müvekkili alacağına yıllık yüzde 9 faiz işletilmesine ilişkin kararının hatalı olduğunu, yıllık yüzde 9 yasal faiz, borçlunun temerrüde düştüğü an olan ihtarname tebliğ tarihinden itibaren başlayacağını, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, davalı/ borçlunun takibe haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle alacak miktarının %100'ü tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/543 E., 2021/339 K. Numaralı kararında verilen, yalnızca manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılarak müvekkili lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse müvekkili talebi doğrultusunda; tazminat talebinin tamamının reddedilmiş olması sebebiyle davalı lehine karşı vekalet ücretine maktu olarak hükmedilmesi gerekirken mahkeme tarafından nispi vekalet ücreti hesaplanarak kurulan hatalı hükmün kaldırılmasına, davalı yan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kalemi kasasında mübrez, ıslak imzalı, kargo taşımacılığında tek ispat aracı olan taşıma irsaliyesi/teslim nüshası mevcut olmasına rağmen, yani taşıma konusu ürünlerin teslimatı kaşeli/ıslak imzalı yapılmış olmasına rağmen müvekkili şirketin sorumluluğuna karar verildiğini, kargo teslimatının yapıldığını tevsik eden, ıslak imzalı, teslime dair nüsha 01.06.2018 tarihinde ...ı adında zabıt katibine teslim edildiğini, katip tarafından asıl olan bu nüshanın kasaya alındığı şerhi düşüldüğünü, teslim nüshasında alıcı... Marketin kaşesi olduğunu ve ıslak imza ile imzalandığını, ...Market kaşesinin, ... Market hakimiyetinde olduğu tartışmasızken ve ayrıca imzayı havi şekilde teslim nüshasının varlığı karşısında, müvekkili şirketin maddi açıdan fahiş bedelli tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sadece ve sadece İstinaf süreci görmeyen ceza dosyası baz alınarak, hukuk dosyasında alınan lehe raporun, teslim nüshasının gözardı edilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği iddia edilen ürün bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın 76.610 TL asıl alacak ve 264,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.874,46 TL yönünden iptali ile takibin 76.610 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte devamına, davacının icra inkar tazminatı talebi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı, manevi tazminat ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasının yerinde olup olmadığı, reddedilen manevi tazminat için davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin doğru olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafından davalı hakkında ... sayılı takip dosyasında "Kadıköy ... Noterliğinin 10.03.2017 ve ... yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde bahsi geçen toplam 11 adet koliden oluşan ... (irsaliye no: ..., İçeriği: 26 adet ... Siyah, 25 adet ... Beyaz, Toplam Bedel: 33.415,00 TL) ve ... (İrsaliye No:..., İçeriği: 33 adet ... Siyah, 20 adet ... Beyaz, Toplam Bedel:13.195TL) kargo teslim alındı belgeli gönderilerin teslim edilmemesinden doğan zararın ihtarnamenin tebliğinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsili" sebebine dayalı olarak 76.610 TL asıl alacak ve 1.038,96 TL işlemiş faiz (yasal faiz) olmak üzere toplam 77.648,96 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (yıllık %9,00 (yasal) değişen oranlarda) faizi ile tahsili amacıyla 08.05.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi ve manevi zararın giderilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı, davalı kargo şirketine alıcısına teslim edilmek üzere teslim edilen 11 koliden oluşan ve içerisinde 94 adet akıllı cep telefonunun bulunduğu iki gönderinin ... AŞ'ye teslim edilmediğini, zarara karşılık icra takibi başlatıldığını, ürünlerin müşterilerine ulaşamaması sebebiyle piyasada rekabet ettiği diğer şirketler yönünden ticari anlamda geri kaldığını, ürünlerin gönderileceği ... Markette ürünlerini teşhir edememesi sebebiyle ticari itibarının zarar gördüğünü ileri sürmüş , davalı ise kargonun tam ve eksiksiz olarak alıcısına teslim edildiğini, teslimatın alıcı firma kaşe ve imzasına istinaden yapıldığını, kaşenin sahte olmadığının daha önce alıcı firmaya yapılmış olan teslimatlar ile karşılaştırılmak suretiyle tespit edildiğini, alıcı firmanın teslimat hususunda bir eksiklik veya kaşe ve imzadaki herhangi bir gerçeğe aykırılıktan bahsetmediğini, hırsızlık veya dolandırıcılık suçunun varlığı halinde suça alıcı firma çalışan veya çalışanlarının katıldığının tahmin edildiğini, taşımaya ilişkin olarak davacıya karşı herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını savunmuştur. Somut olayda taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin varlığı ihtilafsızdır.Taşıma konusu ürünlerin alıcıya teslim edildiğini ispat yükü davalıdadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK) 'nun 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Dosya kapsamı sunulan belgelerden ve taraf defterleri ile dava dışı ... AŞ'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeden, davalı tarafça tanzim edilen ... numaralı taşıma faturasında fatura konusu emtia içeriğinin "5 adet paket" şeklinde belirtildiği, ... numaralı taşıma faturasında da fatura konusu emtia içeriğinin " 6 adet paket" şeklinde belirtildiği, hareket takip formlarına göre yüklerin taşıma için yüklendiği, toplamda 94 adet cep telefonu içeren her iki gönderi için düzenlenen ... sıra numaralı B seri ... şube düzenlemeli taşıma irsaliyesine göre gönderilerin ...AŞ kaşe ve ticaret ünvanı ile imzasına teslim edildiği , davaya konu kargo içeriğini teşkil eden ürünlere ilişkin davacının dava dışı ... A.Ş.'ye hitaben düzenlediği 15.02.2017 tarihli ... nolu ve 43.195 TL ve 15.02.2017 tarihli ... nolu ve 33.415 TL tutarındaki faturaların dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamına alınan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8526 soruşturma sayılı dosyasında, dava dışı ... A.Ş.'de muhasebeci olarak çalışan ... ve depo yönetici olarak çalışan ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuyla bir ilgilerinin bulunmadığı , suçun ... tarafından işlendiği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği; Büyükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/323 Esas 2020/450 Karar sayılı kararında davalı çalışanı olan sanık ... hakkında dava konusu kargoya ilişkin olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonunda; sanığın kargoyu ... Markette ...'a, ... ve ... isimli kişilere teslim ettiği savunmasına karşılık ...şubesinde saha operasyon elemanı olarak çalışan sanığın 16.02.2017 tarihinde iki faturaya konu toplam 11 parçadan oluşan içerisinde ...marka cep telefonları bulunan paketleri ... Market deposuna teslim etmek üzere zimmetine aldığı, ancak bu cep telefonlarını teslim etmediği, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 74. Maddesi uyarınca ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkumiyet kararı fail ve fiil yönünden hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ancak bunun dışında TBK'nın 74. Maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararıyla veya kusurun varlığına ve oranına ilişkin kararıyla bağlı değildir. Eldeki davada, davalı çalışanı hakkında verilen mahkumiyet hükmü, hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olup, bu durum karşısında davalı tarafça sunulan imza ve kaşe içeren teslim belgeleri, davalı tarafından ürünlerin alıcısına teslim edildiğini ispata elverişli değildir. Kaldı ki davacı tarafından taşımaya konu faturaların dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmaması ve davalı şirketin ... şubesi müdürünün şikayet dilekçesinde çalışanı olan ...'ın kargoyu teslim etmediğini belirterek ... hakkında suç duyurusunda bulunması da bu durumu destekler niteliktedir. Buna göre davalının taşımaya konu 11 koliden oluşan iki gönderiyi alıcısına teslim etmediği gözetildiğinde davalı taşıyıcının TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu da kanıtlayamamasına göre kargonun kaybı nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu açıktır. Alıcısına malı teslim etmeyen davalı taşıyıcının teslim edilmeme durumuyla ilgili olarak bir gerekçe göstermemesi karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlü olup, ilk derece mahkemesince itirazın iptali istemi yönünden emtianın gerçek değeri olan 76.610 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Davacı tarafça takip talebinde işlemiş faiz talep edilmiş olup, davacının keşide ettiği Kadıköy 18. Noterliğinin 10.03.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğinden sonra ihtarnamede belirtilen sürenin bitimi olan 25.04.2017 tarihinden takip tarihine kadar geçen 14 günlük süre için talep gibi yasal faiz üzerinden hesaplama yapıldığında mahkemece 264,46 TL işlemiş faize hükmedilmesi yerine olduğu gibi davacının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren talep ettiği faizin, takip talebinde işlemiş faiz kaleminde yer aldığı gözetilerek mahkemece hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ayrıca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu alacak, kayıp kolilere ilişkin tazminat istemine yönelik olup, tazminat miktarı yargılama sonunda belirlenebildiğinden alacak likit (belirlenebilir) değildir. Bu nedenle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Davacı tarafça davalının eksik teslimi nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalının, davacının kişilik haklarını ihlal ederek bir zarar verdiğine, davacının ticari itibarının sarsıldığına ve müşteri kaybettiğine dair dosyaya bir delil sunulmamış olmakla ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. Maddesine göre manevi tazminat davasının tamamen reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu şekilde belirlenir.Somut olayda reddine karar verilen manevi tazminat istemi yönünden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli ise de istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı dikkate alınarak mahkemece davalı yararına 7.300 TL vekalet ücretine hükmedilmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında 59,30 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından, fazla yatırılan 59,30 TL karar harcının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.312,82 TL harcın, alınması gerekli olan 5.251,29 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.938,47 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.08/05/2025