T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1815
KARAR NO:2025/622
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :24/06/2021
NUMARASI:2019/136 Esas - 2021/552 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket "..., ... ..., ... ..., ... (Portakal Çeşitleri)t ..., ..., ..., ..., ... (..., ..., ... çeşitleri), ... Sporcu içeceği" markalı gazlı ürünler ile "... (Vişne nektarı, Kayısılı, Portakal nektarı, Şeftali nektarı, Karışık Meyva nektarı, %100 ... suyu, %100 ...,..., %100 ... suyu %100 portakal, Üzüm, ... suyu, ..., Portakal çeşitleri, ... işlenmiş işçe suyu, ... doğal kaynak suyu» ..., ... (Limon, Şeftali, Cool, Böğürtlen, aromalı çeşitleri) ... içeceği, markalı gazsız ürünlerin satış, dağıtım ve pazarlamasını yaptığı, Davalı ile 14,02.2014 tarihinde akdedilen protokol ile dava dışı ... ın taraf olduğu 01.07.2013 tarihinde 4 yıl süre ile imzalanan ve 01.07.2017 tarihine kadar geçerli olan her türlü (19 Lt ve 8 Lt hariç) pet veya cam şişe ambalajlardaki Damla su için (Miktar Süreli) Satış Sözleşmesi ve sözleşmeye konu olan işyeri davalı tarafça devralındığı, (EK: 1 Protokol ve Sözleşme sureti) ,Davalı şirketinde protokol ile taraf olduğu sözleşme gereğince; sözleşmenin başlangıç tarihi olan 01.07.2013 ile bitim tarihi olan 01.07.2017 arasında geçecek olan süre zarfında şirkete iade etmemek koşulu île 10.000 (On bin) adet kasa, koli 12' li ambalaj ... şişe 330 ml ürünü müşterilerine satma yükümlülüğünü üstlendiği, müvekkil şirket de sözleşme kapsamında davalı tarafın bu hedefi gerçekleştiremediği takdirde kıstelyevm usulü hesap edilerek iade edilmek şartı ile ve her türlü pazarlama faaliyetine katkıda bulunmak amacı İle 15.340,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, Ancak müvekkil şirket tarafından ödenen tutarın davalının sözleşmedeki taahhütlerine aykırı davranması sebebiyle iade edilme zorunluluğu doğmuş, Müvekkil şirketin de kıstelyevm olarak hesaplanan 15,313,43 TL borcunu ödemesi için 19.12.2018 tarihinde ihtarname ile işbu durumu davalıya bildirdiği. Davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, ... sayılı dosyasından sözleşmeye aykırılıktan dolayı 15.313,43 TL' si pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli ve 25,50 TL, İhtarname masrafı olmak üzere Toplam; 15.338,93 TL üzerinden İlamsız icra takibi başlatıldığı, Davalı/Borçlu vekili tarafından yapılan haksız ve yersiz itiraz üzerine takibin durduğu, Davalı/Borçlu tarafından açılan icra takibine karşı itiraz dilekçesi ile takip konusu borca ve ferilerine herhangi bir borcun olmadığı ileri sürülerek itiraz edildiği, Bu çerçevede davalı borçlunun itirazı yersiz ve haksız olduğu, Davalı borçlu aleyhine açılan icra takibinin konusu ve dayanağı davalının sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde sözleşmenin feshedilerek faturaya dayalı ödenen 15.340,00 TL pazarlama faaliyetlerine katkı bedeli alacağının kıstelyevm hesabı gereğince kalan bakiyesi olan 15.313,43 TL tutarlı kısmı ile yine 25,50 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 15.338,93 TL'nin Ödenmesi talebinden ibaret olduğu, yapılacak inceleme neticesinde de ortaya çıkacağı üzere; yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın İptali için dava açmak zarureti hasıl olduğu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedil meşine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesİne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;; 2013 yılında kurulan ve ... üzerine vergi açılışı bulunan ... 2014 yılının Ağustos ayında... Şti tarafından devir alındığı, ...' ın işlettiği mekanı devir alan müvekkil şirket daha önce aynı mekanda ... A.Ş. çalışıldığından su ve meşrubat alımında ... ile çalışmaya karar verildiği, Ancak bu hususta birebir davacı şirket ile yapılan herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Mekanın ihtiyaçları doğrultusunda ... satış ve Dağıtım A.Ş. bayisi özyiğit Meşrubat ile ticari faaliyette bulunmuş meşrubat ve su alımı yaptığı, ...'ın tarafı olduğu iddia edilen 01.07.2013 tarihli Satış sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi devir almamıştır. Devir tarihinden önce ... İle ... Satış ve Dağıtım A.Ş. arasında 01.07.2013 başlangıç 01.07.2017 bitiş tarihli Su satış sözleşmesi ve 01.07.2013 başlangıç 01.07.2015 bitiş tarihli (gazlı ve gazsız ürün) direkt satış noktası satış sözleşmesi başlıklı sadece ...'ın imzasını... satış ve Dağıtım A.Ş,'nin imzası bulunmayan bu sebeple teknik olarak sözleşme niteliği Taşımayan belge niteliğinde olduğu ve sözleşme niteliği Taşımadığı, bu nedenle bağlayıcı olmadığı ve 14.02.2014 tarihli protokolün işbu sözleşmenin devrine ilişkin olduğu kabul edilse dahi (kabul manasına gelmediği) devre konu sözleşmenin asıl tarafı olan ... Satış ve Dağıtım A.Ş'nin bu protokol altında imzası bulunmadığı. Devir sözleşmenin hem asıl sözleşmenin taraflarının hem de devir alanın imzasın: içermesi gerektiği, ... A.Ş' nin imzasını içermediği gibi dava tarihine kadar bu devre izin yahut onay verilmiş olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, 2018 yılı Aralık ayında ... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete bir ihtarname gönderildiği, ... ile yapılan 01,07.2013 başlangıç tarihlî satım sözleşmesi gereği ...'a ödendiği iddia edilen KDV dahil 15.313,43 TL'nin iadesini talep etmiştir. Yapılan ödemenin müvekkil şirkete yapılmadığı, müvekkil şirketin almamış olduğu bir meblağı geri ödemekle yükümlü tutulmasının hukuka aykırı olduğu, Müvekkil şirketin ... su hakkında çıkan olumsuz haberler neticesinde su markası müşterileri tarafından tüketilmediğinden ve müşterilerden bu hususta talep olmadığından su alımı yapamadığı, sözleşmede öngörülen satım koşulunun gerçekleşememesinde müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddini reddine, haksız ve kötü niyetli takipten dolayı davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Toplanan deliller, icra takip dosyası, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ticari defterler, bilirkişi incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı ile dava dışı ... (...) arasında 01/07/2013 tarihli direkt satış noktası sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek "miktar süreli satış sözleşmesi" imzalandığı, ilgili sözleşmeye göre, satış noktasında davacı şirket ürünlerinin menülerde yer alması ve tüketicilere şirkete ait logolu bardaklarda soğuk bir şekilde satışının sağlanması amacıyla, her türlü pazar faaliyetine katkıda bulunmak için, davacı tarafça bir defaya mahsus KDV dahil 15.340,00 TL ödendiği, ancak yükümlülüklere aykırı davranıldığı ve bunun neticesinde, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde, kıstelyevm usulü belirlenecek kısmın davacı şirkete iade edileceği hususunun kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşmenin 3. Maddesi ile, sözleşme süresi içerisinde 10.000 koli (12'li ambalaj) ... Şişe 330 ml ürün satışı ile sözleşmenin tamamlanacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafça dava dışı ...'a 08/07/2013 tarih ve 23151 sayılı fatura karşılığı 15.340,00 TL tutarında pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli açıklaması ile düzenlenen fatura bedelinin ödendiği, 01/12/2014 tarihinde ... ile davalı şirket arasında devir protokolünün imzalandığı, bu protokole göre davalının işletmeyi sözleşme kapsamında devir aldığını kabul ettiği, her ne kadar davalı taraf işletilen mekanın devralındığı, dava dışı ... ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin devralınmadığı, kendisi açısından bağlayıcı olmadığı iddiasında bulunmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin şekle tabi olmadığı, şeklin ispat noktasında önem arz ettiği, 14/02/2014 devir protokolünden de anlaşılacağı üzere, davalının söz konusu hukuki ilişkinin varlığından haberdar olduğu, sözleşmeden doğan borçları devraldığını kabul ettiği, TBK 202 maddesinde düzenlenen işletmenin devrinde davalının devraldığı borçlardan da sorumlu olduğu, sadece sözleşmenin devri olduğu varsayımında bile, devralanın asıl sözleşmenin tarafı konumuna geçeceği ve sözleşmenin tüm hükümlerinin kendisinin bağlayıcı hale geleceğinin kabulünün gerektiği, "direk satış noktası sözleşmesi" ve bu sözleşmeye "ek miktar süreli satış satış sözleşmesi" kapsamında, davalının kararlaştırılan ürün satış koli adedinin koli / kutu adedinin 17 koli ürününün satışını gerçekleştirilebildiği, pazarlama faaliyetlerine katılım payının %0,17 oranında hak kazandığı, bu durumda satış hedefini gerçekleştiremediği, davacının ürünlere isabet eden KDV dahil 15.313,43 TL tutarında alacağının bulunduğu kanaatine varıldığından, davanın KISMEN KABULÜNE, Alacak likit olmadığından ve alacak yargılamayla belirlendiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğunun tam olarak tespit edilmediğini, varsayımsal bir değerlendirme yapıldığını, dosyada mevcut bir takım sözleşmelerde davacı tarafın imzasının bulunmadığı hususunun defaatle dile getirilmesine rağmen dikkate alınmadığını, sözleşmesel ilişkinin kurulması ve içeriğinin ispatı bakımından sözleşmede her 2 tarafında imzasının bulunması gerektiğini, davacının talebini dayandırdığı madde hükmü sözleşmenin özel hükümler başlığı altındaki 2. Maddesi olduğunu, bu sözleşmenin içeriği ve hükümlerinin 2 tarafça kabul edildiğini gösterir imzalarda eksiklik bulunduğunu, dolayısı ile davalı şirketin imzasının yer aldığı sözleşmedeki atıf yapılan sözleşmenin sunulan sözleşme olduğunun ve iddia edilen içerikte olduğunun ispatına dair yazılı bir delil bulunmadığını, davalının iddia edilen sözleşmeyi devir aldığı ve sözleşmeyle bağlı olduğunun kabulü halinde dahi (kabul manasına gelmemektedir.), davalının talep edilen bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, bu yöndeki itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, bu hususun eksik inceleme ve araştırma teşkil ettiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ticari ilişkilerine devam etmelerine ve iddia ettikleri durumu dile getirmemelerine, bu yöndeki olan haklarını ihtirazı kayıt koyarak saklı tutmamalarına rağmen açmış oldukları işbu davanın hem ticaret etiğine hem de dürüstlük kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu hususların yargılama sırasında değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda da irdelenmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, "direkt satış noktası sözleşmesi" ve eki "miktar süreli satış sözleşmesi" kapsamında ödenen 'pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli'nin taahhüt edilen miktarın yerine getirilmemesi nedeniyle kıstelyevm iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, ... sayılı takip dosyası ile "Pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli alacağı" borcun sebebi gösterilerek 15.313,43 TL asıl alacak, 25,50 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 15.338,93 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Davacı ile dava dışı ... (...) arasında 01/07/2013 tarihli direkt satış noktası sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek "miktar süreli satış sözleşmesi" imzalanmıştır.Miktar Süreli Satış Sözleşmesinin genel hükümler 2. Maddesi; bu sözleşme belirli süreli olarak yani ilk sahifesinde yazılı tarihten itibaren ve yine o sahifesindeki süre kadar yürürlükte kalacaktır. İşletmeci sözleşme süresince haksız bir nedenle şirkete iade etmemek koşuluyla toplam 10.000 (on bin) kasa koli miktarında ürünü, müşterilerine satmayı hedeflemektedir. Yukarıda anılan sözleşme süresi dolmasına rağmen işletmeci bu hedefini gerçekleştiremediği taktirde şirketin kendisine yapmış olduğu tüm yatırımları şirkete iade edecektir. Aynı sözleşmenin özel hükümler bölümü ikinci maddesi “ŞİRKET, İŞLETMECİ' nin satış noktasında ŞİRKET ürünlerinin menülerinde yer alması ve tüketicilere ŞİRKET'e ait logolu bardaklarda soğuk bir şekilde satışını sağlamak amacıyla yapacağı her türlü pazarlama faaliyetine katkıda bulunmak için bir defaya mahsus olmak üzere fatura mukabilinde KDV Dahil 15.340,00 TL ödeyecektir. Ancak İŞLETMECİ, sözleşmenin öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine, bu meblağın kıstelyevm usulü belirlenecek olan kısmını KDV”si ile birlikte ŞİRKET” e derhal iade edecektir. “Madde 3: İşbu sözleşme 4 sene içerisinde 10.000 (On bin) koli, (12'li ambalaj) ... şişe 330 ML ürün satışı ile tamamlanacaktır." düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça dava dışı ...'a 08/07/2013 tarih ve 23151 sayılı fatura karşılığı 15.340,00 TL tutarında pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli açıklaması ile düzenlenen fatura bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.01/12/2014 tarihinde davacının da katıldığı ancak imza kısında unvanının bulunmasına rağmen imzasının bulunmadığı ve devreden ... ile devralan davalı şirket arasında "protokol" başlılı evrakın imzalandığı, bu protokole göre davalının işletmeyi sözleşme kapsamında devir aldığı, protokolün 2. Maddesi ile de önceki sözleşmenin davalı tarafından aynen yerine getirileceğinin üstlenildiği görülmektedir. TBK m.202'ye göre; “Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile hirlikte devralan, bunu alacaklılara hildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muuccel borçlar için, bildirme veya duyuru turihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz." düzenlemesini içermektedir. Sözleşmelerin devreni düzenleyen TBK 205. Maddesi düzenlemesine göre; sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olması sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarının devralana geçiren bir anlaşmadır (TBK' nin 205/1) Sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da sözleşmenin devri hükümlerine tabidir (TBK'nin 205/2) Sözleşmenin devrinde taraflardan biri aynı kalmakta, diğer taraf ise tümüyle sözleşmeden çıkmakta, sözleşmeden doğan hak ve borçlar da tümüyle devralana geçmekte, muaccel hale gelen ve ifa edilmemiş edimleri de kapsayan bütünsel bir değişim meydana gelmektedir. Bu değişim hem geçmişe hem de geleceğe etkili olan külli bir değişimdir. Diğer bir ifadeyle, sözleşmenin devri halinde devralan asıl sözleşmenin tarafı konumuna geçer ve asıl sözleşmenin tüm hükümleri kendisini bağlayıcı hale gelir. Sözleşmenin devrinin geçerliliği devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır (TBK'nin 205/3). (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/5464 E. 2019/1422 k. İlamı) Davacı ile önceki işletmeci ... (...) arasında 01/07/2013 tarihli direkt satış noktası sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek "miktar süreli satış sözleşmesi' herhangi bir şekle tabi olmadığından sözleşmenin devrine ilişkin 'protokol' de herhangi bir şekle tabi değildir. Yazılı şekil ispat noktasında önem arz etmekte olup devir sözleşmesi geçerlidir. Bu çerçevede davalının gerek işletme devre gerekse sözleşmenin devri hükümlerince devreden işletmecinin borçlarından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu ile taahhüt edilen miktar ile yerine getirilen miktar orantılanarak iadesi gereken miktar 15.313,43 TL olarak tespit edilmiş olmakla davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi istinafa getirilen asıl davaya ilişkin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 261,51 TL harcın, alınması gerekli olan 1.046,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 784,55 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2025