T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1857
KARAR NO:2025/623
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/06/2021
NUMARASI:2019/36 Esas - 2021/643 Karar
DAVA:Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.10.2018 tarihinde, davalılardan ...'dan KDV dahil 51.000,00 TL bedel karşılığında, ......Marka, ... 2014 model, dizel bir araç satın aldığı, araç satın alınırken; tüm kontrolleri KDV dahil 250,00 TL bedel karşılığında, davalılardan ...'ın davacıyı yönlendirmiş olduğu diğer davalı ... (... Oto Ekspertiz) tarafından yapıldığı, davalılar araç satın alınmadan önce ' aracın ağır hasar kaydı olmadığını, hiçbir hasarı ve herhangi bir problemi bulunmadığını" belirttiği, davalı ..., bu hususu doğruladığı ve olumlu rapor verdiği için; davacı şirket davalılara güvenerek ve muayene yükümlülüğünü yerine getirerek söz konusu aracı satın almış ve aynı gün ... Tamir Bakım Servisi'nde KDV dahil toplam 800,00 TL karşılığında aracın standart bakımlarını yaptırarak aracı trafiğe çıkardığı, aracın trafiğe çıktıktan çok kısa bir süre sonra hiçbir kaza vs. olmaksızın arızalanması üzerine; davacının aracı ... isimli bir servise götürmüş ve araçtaki arızanın giderilmesi için işbu servise 17.10.2018 tarihli faturayla sabit olduğu, hemen sonrasında ise aracın motoru ile ilgili çok daha büyük bir gizli ayıp ortaya çıkmış ve işbu kez davacı aracı ... özel Servisine götürmüş ve araçtaki arızanın giderilmesi için işbu servise 03.11.2018 tarihli faturayla sabit olduğu üzere kdv dahil toplam 8.685,00 TL ödemek zorunda kaldığı, ayrıca işbu servis tarafından davacıya "aracın daha önce büyük bir kaza geçirdiği, bu hususunun ve araçtaki hasarların gerek satıcı ve gerekse ekspertiz firması tarafından davacıdan gizlendiği" belirtildiği,davalılara bu durumun bildirildiği ve herhangi bir zararı karşılamadıkları, davalılara ihtarnamelerin çekildiği, davalılar tarafından cevap verilmediği, davacı, kendisine düşen gözden geçirme yükümlülüğünü derhal yerine getirdiği, ancak ne yazık ki davacının söz konusu aracı incelettirdiği davalı ...'ın sağladığı hizmet de ayıplı olduğundan; işbu gözden geçirme sonucunda müvekkil araçtaki gizli ayıplardan haberdar olamamıştır. Araçtaki gizli ayıp sonradan ortaya çıktıktan sonra ise; bu durumu derhal her iki davalıya da bildirdiği, açıklanan nedenlerle 51.000,00 TL satış bedeli ve 250,00 TL ekspertiz ücreti iadesi talebimize ek olarak; davacının dava konusu ayıplı aracın bakımı ve tamiri İle ihtarname için harcamak zorunda kaldığı 800,00 + 2.478,00 + 8.685,00 + 374,98 = 12.337,98 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, tüm arabuluculuk ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini ve bu hususta HUAK m. 25/9 uyarınca davalıların arabuluculuk toplantılarına katılmadıkları hususunun da dikkate alınmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı vekilinin sunmuş olduğu faturalar incelendiğinde; aracın ayıplı olduğuna dair herhangi bir anlam çıkarılamadığı, davacı vekilinin; dava dilekçesinde yer verdiği yargıtay kararlarında olduğu gibi "Aracın satıcı tarafından yan, tavan direklerinin ön kısmının değişim yapılarak, yeni araç şeklinde satıldığı" gibi bir durum söz konusu ise bunun açıkça belirtilmesi gerektiği, onun dışında davacının tüm iddiaları soyut, haksız ve mesnetsizdir, kabulü mümkün olmadığı, aracın davalı tarafından davacıya satıldığı gün davacı tarafından araç diğer davalı olan oto ekspertizi haricinde "... Özel Tamir Bakım Servisi" adında başka bir otomobil bakım firmasına bakıma götürüldüğü, davacı vekilinin; dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu fatura incelendiğinde aracın motor yağ bakımının yapıldığı, mazot ve diğer filtrelerinin değiştiğini, ön balatalarının değiştiğini, bu bakımların yapılabilmesi için araç lift ( askıya ) kaldırılmakta, motor ve diğer araç birleşenlerinin, araç ön takımının durumunu da bakılmaktadır. davacının iddia ettiği gibi, araçta bir ayıbın söz konusu olması halinde bu ayıp, aynı gün içerisinde bu kadar bakımın yapıldığı serviste çok rahatlıkla açıklığa kavuşabileceği, diğer davalı tarafından davacının sattığı araca ilişkin hazırlanan ekspertiz raporunda araca ilişkin bu denli bir şerh var iken; davacının ile diğer davalı arasında bir çıkar ilişkisinin bulunduğu yönünde bir iddianın kabulü mümkün olmadığı, bu nedenle; davacı tarafından yeterli araştırma yapılıp yapılmadığı hususuna da açıklık getirilmesi gerektiği, keza davacı vekili; dava dilekçesinde belirttiği gibi aracın önceden büyük bir kazaya karışmış olabileceği kanısını bir servis ustasından edindiği beyan edilmektedir. ki davacı tarafça sunulan faturalarda da en yüksek bedelli faturayı, bu kanıyı oluşturan otomobil bakım firması tarafından hazırlandığı görülecektir. davacı tarafından araç alındığı gün araç "... özel tamir bakım servisi" ne götürülmüş, 12 (oniki) gün sonra turbotek turbo pompa ve enjektör servisine götürüldüğü, her iki servisin de yapmış olduğu işlemler gözetildiğinde aracın ön takımından, motoruna, turbasına kadar bir çok yeri bu ismi geçen özel servisler tarafından bakıldığı, dava dışı bu iki firma tarafından arabada bakım ve değişim hizmeti uygulanmış olup, bu iki firma tarafından da bu tür bir ayıba ilişkin davacıya bir beyanda bulunulmadığı, bu iki otomobil servisinin yaptığı işlemlerin araç üzerinde olumsuz bir etki veya arızaya sebebiyet verip vermediği ise bilinemediği, araca ilişkin en son yapılan servis bakımı 03.11.2018 de yapılmış olup, davacının iddia ettiği üzere aracın ayıplı olduğu hususu bu bakımda ortaya çıktığı beyan edilmiştir. ancak bu sözde ayıp; araç satıldıktan yaklaşık 2 ay sonra, araca en son yapılan bakımın üstünden de 23 gün geçtikten sonra yapıldığı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin bu hususta yerleşmiş içtihatlarına göre davacının ihbarı tmk madde 2 ile uyuşmadığı, tüm açıklama ve izahlar neticesinde; araçtaki ayıbın ne olduğu anlaşılamamakla beraber; davanın haksız ve dayanaksız şekilde açıldığı aşikardır. müvekkilin ayıplı bir araç satması söz konusu olmadığı gibi bunu bir hile ile gizlemesi de söz konusu değildir. tüm bu nedenlerle haksız kazanç elde etmeye yönelik açılmış huzurdaki davanın reddini ve davalı adına vekalet ücret taktir edilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet yokluğundan müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesini, davalı tarafından düzenlenen 05/10/2018 Tarih, ... No'lu ekspertiz raporu davacı tarafından dosyaya sunulduğu, araç bilgilerinin hemen alt tarafında yer verilen bilgilendirme kısmına bakıldığında " Aracınızın ekspertiz yapılırken pert kaydı, hasar kaydına bakılmadığı, alıcının yetkili kasko ve sigorta şirketinden pert ve kaza kaydı soruşturması gerekmektedir. " ibaresinin yer aldığı görüleceği, dolayısıyla müvekkilin hasar ve pert kaydının olmadığı yönünde bir görüşü ve beyanı olmadığı gibi zaten bu hususu inceleme yükümlülüğü de bulunmadığı, aracın pert ve hasar kaydının olup olmadığı alıcı tarafından tek bir sms ile kolaylıkla öğrenilebilecek bir husus olduğu, bu durumun ihlali ise açık bir şekilde alıcının gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterdiği, bununla birlikte davacı taraf aracın satın alındıktan kısa bir süre sonra hiçbir sebep olmaksızın arızalandığını ... isimli firmaya götürüldüğünü ve bunun için birtakım masraflar yapıldığını, bu arıza sonrası yeniden aracın motoru ile ilgili çok daha büyük ve gizli bir ayıbın ortaya çıktığını ve bunun giderilmesi için gidilen ... özel servisinde, aracın daha önceden büyük bir kaza geçirdiği, bu hususun ve araçtaki hasarların gerek satıcı gerekse ekspertiz firması tarafından gizlendiği yönünde görüş bildirdiği belirtildiği, davacı taraf bazı hasarların kendilerinden gizlendiği yönünde beyanda bulunmuşsa da hangi hasarların var olduğu detaylı olarak belirtilmediği, ayıbın ne olduğu izah edilmediği, bu beyanlarını destekler nitelikte özel ve yetkili ... servisinin görüşü ise yine davacını beyanlarını desteklemekten çok uzak olduğu, özel ve yetkili olduğu iddia edilen bir servisin bu şekilde bir görüş vermesi makul değildir, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, böyleyken davalı ekspertiz işlemlerinde üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, kendi imkanları ve işlem sürecinin elverdiği ölçüde kontrolleri yerine getirdiği, davalı davacıdan ekspertiz işlemleri için yalnızca 250,00 TL aldığı, davalının aracın özel ve yetkili teknik servis gibi detaylı olarak işlemlerde bulunması makul olmadığı, bu sebeple de gelen müşteriye arıza yaratabileceğinin düşündüğü hususlarda bakım yaptırılması önerisinde bulunulduğu, davacı tarafın iddiaları, teknik servislere yaptırdığını iddia ettiği arıza ve bakımlar, bu firmalar tarafından sunulan hususların hiçbiri davacının davasını ispatlar nitelikte olmadığı, açıklanan nedenlerle davanın husumet yokluğundan usulen reddine, mahkeme aksi kanaatte ise açıklanan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı, taraf, iddia, toplanan tüm deliller, usul ve yasaya uygun bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, davacıya satılan aracın satış akdi esnasında dışarıdan görülen kusuru olmadığı ancak motorun iç kısımlarında eskiye dayalı teknik problemler ve yetersiz/layığı veçhile yapılmayan onarımlar sebebiyle motor hasarının vuku bulunduğu, teknik incelemedeki bu tespitlerin aracın ayıbının gizli ayıp niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 05/10/2018, gizli ayıbın ortaya çıktığı tamiratın 03/11/2018 tarihli olduğu, davacı her ne kadar başka iletişim araçları ile de ayıbın satıcıya bildirildiğini iddia etmiş ise de dosyada buna delil delil olmadığı ancak davalı satıcıya 26/11/2018 tarihinde ihtarname ile ayıbı bildirdiğine yönelik belgelerin mübrez olduğu anlaşılmıştır. İhbar sürelerine ilişkin olarak her iki tarafı da tacir olan eldeki davada 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağı açık olup, bu hükme göre alıcının ayıp açık ise 2 gün içerisinde, gizli ayıp ise 8 gün içerisinde muayene ve ihbar yükümlüğünü yerine getirmesi aranmalıdır. Ayıbın 8 gün dışında kullanma ile ortaya çıkması durumunda ise, TBK’nın 223. maddesi gereğince ortaya çıkmasından itibaren hemen karşı tarafa ihbar edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın ihtarname ile ayıp iddiasını davalı tarafa bildirmiş olduğu görülmekte olup ayıbın niteliği göz önünde bulundurulduğunda hemen sayılabilecek bir süre zarfında usulüne uygun ihbarın yapılmış olduğu yönünde mahkememizde kanaat oluştuğundan davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına da itibar edilmemiş olup, 8.685,00-TL araç tamir ücreti ve 374,98-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 9.059,98-TL alacağın temerrüt tarihi olan 12/12/2018 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, alıcı tarafından tedbiren yaptırılan periodik bakım ücreti olan 800,00-TL, yine alıcı tarafından tedbiren yaptırılan turbo bakımı ile ilgili 2.478,00-TL ve 250,00-TL ekspertiz ücretinin alıcının keyfiyete dayalı olarak yaptırdığı giderler olduğu anlaşıldığından bu istemler yönünden davanın reddine karar verilmiş ve davalıya ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün sonrası olan 12/12/2018 tarihi temerrüd tarihi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının hem satıcıya hem de satış sözleşmesi öncesi araca ilişkin görüş sunan davalı ...'a karşı iş bu davayı açtığı, ancak davalı ...'ın raporunda araca ilişkin hususları kalem kalem belirttiği, mahkememizce hükme kısmi olarak esas alınan bilirkişi raporunun teknik inceleme bölümünde davalı ...'ın araca ilişkin değerlendirmelerinde açık bir şekilde raporu düzenlediği, araçtaki arızanın da motordan kaynaklandığı dolayısıyla bu davalının oluşan zarardan sorumlu olmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın reddine, davalı ...Galeri Oto ... hakkında açılan davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulüne, " karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın, davalılardan ... (... Oto Ekspertiz) yönünden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, ekspertiz raporundaki şerhte bakım önerisi dışında sadece "arıza ışığının yandığı ve araçta terlemeler olduğu" belirtildiğini, bunun üzerine davacının zaten aynı gün ... isimli servise götürerek aracın standart bakımlarını yaptırdığını ve aracın arıza ışığının da söndüğünü, davalı ...'ın, ekspertiz incelemesi sonucunda "araçta hiçbir sorun olmadığını" beyan etmiş olduğunu, önceki dilekçelerinde bu iddiaların tanık beyanları ile ispatlanacağının belirtildiğini, ancak buna rağmen tanıkların dinlenmediğini, ekpertiz raporunu düzenleyen kişilerin ekspertiz raporundaki bilgilerin aracın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumlu olduğunu, www.....com adresli internet sitesinde davalılar hakkında benzer şikayetler olduğunu ve başka kişilerin de davalıların birlikte hareket ettiği sonucuna vardığının görülmekte olduğunu, davalı ...'ın da diğer davalı gibi arabuluculuk toplantısına katılmadığını, davalı ... aleyhine hiçbir vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin de yerinde olmadığını, her iki davalının da yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu olması gerektiğini, davalı ... yönünden kısmen reddine karar verilmesinin de yerinde bir karar olmadığını, araçtaki gizli ayıbın vasfının, reddine karar verilen toplam 3.528,00 TL'lik harcamayı davacı bakımından "..." bir harcama olmaktan çıkardığını, aracın motorundaki gizli ayıbın, davacının bu ayıbı bilmeden yaptırmış olduğu turbo bakımının ve reddedilen tutara dahil olan diğer harcamalarının "..." kalmasına neden olduğunu, reddedilen 3.528,00 TL'lik kısım da davacının zararına dahil olduğunu, bu nedenle davanın tamamen" kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının aracı satın alırken aracın tüm hususları bildiğine dair iddialarının değerlendirilmediğini, bilirkişinin raporunda; aracın motorunda bir arıza olduğunu ve bunun geçmiş kullanımlardan kaynaklanabiliyor olabileceği anlaşıldığını beyan ettiğini, ancak ne bilirkişi ne de davacı tarafından var olduğu iddia edilen arızanın ne olduğunun ortaya konmadığını ve oluşma tarihinin belirtilmediğini, böyle bir tespit yokken ayıbın satış tarihinden önce oluştuğunun ve davalı tarafça gizlendiğinin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacı yanın ıslah talebi haksız olarak kabul edildiğini, mahkemeye sunulan beyan ve delillerin göz önünde bulundurulmadığını, dosyadaki bilirkişi raporunun özensiz, eksik incelemeye dayalı olduğunu ve uyuşmazlık konusunun çözümüne doğru şekilde fayda sağlamıyorken hükme esas alınmış olması ile harici araç satış sözleşmesi incelenmeden karar verilmiş olması ve diğer sebeplerle hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, araçta gizli bir ayıbın olduğu hususunun tam anlamıyla ortaya konmamış olması, gizli bir ayıp var ise ne zaman oluştuğunun belli olmaması, yine gizli bir ayıp var ise kusurun davalıya yükletilemeyecek olması ve davacının seçimlik hakkını dava açarken kullanmış olması sebepleriyle neticeten davanın reddine yargılama gider ve masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava; satın alınan otomobilin ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönülerek bedel iadesi, ayıbın giderilmesi için yapılan masraflar ve diğer masraf kalemlerinin tahsili istemiyle açılan davada ıslah yolu ile dava dilekçesindeki ayıbın giderilmesi için yapılan masraflatın ayıp oranında indirim olarak talep edilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesice ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara darşı davacı ve davalı satıcı tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; aracın satın alındığı aşamada tüm arızaların davacı tarafça bilinip bilinmediği, Bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı, ıslah talebinin kabulünün yerinde olup olmadığı, davacının reddedilen talep kısmı ile hakkındaki dava reddedilen davalı ... hakkındaki kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır. Dava konusu 2014 model ... marka-model aracı 05/10/2018 tarihinde davalı ...'dan (galeri ...) 51.000 TL bedel ile satın aldığı, diğer davalının satış öncesi aracın ekpertizini yaparak rapor tanzim ettiği, bu iş karşılığı davacıdan 250 TL ücret aldığı, davacı tarafça araç satın alındıktan sonra rutin bakımları için 800 TL masraf yapıp 3. kişilere ödediği, aracın ekspertiz raporunda da önerilen turbo bakımı için 2.478,00 TL bakım masrafı yaparak 3. kişilere ödediği, bilahare aracın 03/11/2018 tarihinde motor revizyon işlemi yapıldığı, bu durumun aracın satın alınması sırasında dışarıdan görülebilen bir kusur olmadığı, ancak motorun iç kısımlarında eskiye dayalı teknik problemler ve yetersiz/layığı ile yapılmayan onarımlar sebebiyle motor hasarının vuku bulduğu, davacı tarafça ekspertiz raporunda önerilen şekilde rutin bakım ile turbo bakımının yaptırılmasından sonra motor revizyonunu gerektirir ayıbın ortaya çıkması nedeniyle ayıbın gizli ayıp olduğu, ekspertiz aşamasında motorun içinin sökülmemesi nedeniyle bu hususun belirlenme imkanı bulunmadığı, ekspertiz raporundaki diğer bulgulara bir itiraz olmadığı, davalılarca cevap dilekçelerinde süresine ayıp ihbarının bulunmadığına yönelik bir savunmalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Öğretide ayıp satılanda, vaat edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır (Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 25/1.maddesine göre, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” Ayıp ihbarı niteliği itibariyle satın alınan maldaki ayıbın varlığını satıcıya bildirmeye yönelik bir tasavvur açıklaması olduğundan, bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını davalı satıcı ileri sürmelidir.Satıcı tarafından, davacı tüketicinin yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez. (Hukuk Genel Kurulu 2014/13-1125 e., 2016/587 K,) davalı tarafça ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma olmadığı gibi TBK 225/ 2 maddesi gereği satıcılığı meslek edinen kişinin bilmesi gereken ayıplar bakımından satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulma imkanı bulunmadığından mahkemece ayıp ihbarının süresinde olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik yoktur.Davacının ayıp oranında indirim olarak talep ettiği tüm kalemlerin dava dilekçesinde asıl talebi ile birlikte zarar kalemi olarak tahsilini talep etmiş bulunduğu, ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki bu talepleri bedelde indirim olarak talep ettiği, yine TBK 227/4 maddesi ile "Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir." düzenlemesi karşısında mahkemece ıslah dilekçesi kapsamında karar verilesinde de bir isabetsizlik yoktur.Dosya kazandırılan bilirkişi raporu ayrıntılı ayıbın niteliğini ve önemini ortaya koyan denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterlidir. Davalı ... tarafından yapılan ekspertiz işleminde uyuşmazlık konusu ayıp yönünden bir eksiklik bulunmadığı, raporda belirlenen diğer hususların ihtilaf konusu olmadığı, aracın satım öncesi hasar kaydının ekspertiz incelemesi konusu olmadığının raporda kayıtlı olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın reddine karar verileside bir isabetsizlik yoktur Davacının 250 TL ekspertiz ücreti, 800 TL rutin bakım ücreti, 2.478,00 TL turbo bakım ücretlerinin araçtaki ayıp ile bir ilgisinin bulunmadığı, anlaşılmakla bu yönlerden davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış ilamlarına göre "nispi metot" yöntemi ile ayıplı aracın satış tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız rayiç değeri ile mevcut ayıplı haldeki rayiç değerinin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilen oran, satış bedeline uygulanmak suretiyle satış bedelinden indirilmesi gerekir. Dosyadaki verilerden mahkemece belirlenen indirim oranının bu miktara uygun olduğu anlaşılmakla tarafların tüm istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 154,72 TL harcın, alınması gerekli olan 618,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 464,16 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2025