T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2072
KARAR NO: 2025/660
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2021
NUMARASI: 2020/703 Esas - 2021/602 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... tarafından davacıya olan borcuna karşılık olarak ... Bankası AŞ. Kemeraltı şubesine ait ... nolu çek hesabına bağlı ... çek seri nolu, 28.02.2020 ödeme tarihli, 16.500,00 TL bedelli çek düzenlenmiştir. Söz konusu çek dava dışı ... tarafından davacı ... için düzenlenmiş olup çekin davacıya ulaştırılması için keşideci ... tarafından 21.10.2019 tarihinde ... seri ve sıra numaralı ... Fişi ile ... Cad. ... Çarşısı ... Merter- Güngören İstanbul adresine ... kargo ile gönderilmiş olup, Dava konusu çek, ... Kargo AŞ. Şubesinde kurye olarak çalışan ... (TC: ...)'ın ... Mah. ... Sok. No:... adresine kargo teslimi yaparken apartman girişine koyduğu çantasından 38 adet emanet kargoyla birlikte çalınmıştır. Dava konusu çek çalınmış ve davacının rızası olmaksızın elinden çıkmıştır. Söz konusu çekin çalınmış olmasından dolayı çek bedelinin talep edilebilmesi bakımından çekin iptaline karar verilmesi ve davacının zarara uğramaması için çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini sağlamak amacıyla İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/572 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmıştır. Çek iptali davası sürerken davalı tarafından çek ibraz edilmiş dolayısıyla İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından işbu davanın açılması için süre verilmiştir. Dava konusu çek, ... nolu hesabına bağlı ... nolu çek 28.02.2020 tarihinde ..., Bahçeşehir- İSTANBUL şubesinden takas sistemi aracılığı ile davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından ibraz edilmiştir. Ancak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ödeme yasağı kararı gereğince bedel davalıya ödenmemiştir. Davalı, dava konusu çeki hukuka aykırı olarak elinde bulundurmaktadır. Davalı haksız şekilde elinde bulundurduğu çeke ilişkin dava dışı ...'a karşı da İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde ... E. dosyası ile haksız ve hukuka aykırı şekilde takip başlatmıştır. Söz konusu takibe karşı İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/283 E. Sayılı dosyası ile itiraz edilmiştir. Dava konusu ... Bankası AŞ. Kemeraltı şubesine ait ... nolu çek hesabına bağlı ... çek seri nolu, 28.02.2020 ödeme tarihli, 16.500,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdadına ve davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ''Davacı, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk davacı tarafça ispat edilemediği gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Ayrıca, dava konuyu çekin hamiline düzenlendiği, davacının çek üzerinde herhangi bir kaşe ve imzasının yer almadığı, davacı iş yeri bünyesine dava konusu çekin girdiğini gösterir fatura ve benzeri kayıtların bulunmadığının davacı vekilince beyan edildiği, kargo fişinin açıklama kısmında içerik olarak sadece evrak ibaresinin yer aldığı, dava konusu kıymetli evrak olduğuna dair herhangi bir ibarenin yer almadığı görülmüştür. Bu haliyle davacı taraf, meşru yetkili hamil olduğunu da ispat edememiştir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesiyle, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı yönünden yürütülen herhangi bir ceza soruşturması da bulunmamaktadır. Davacı tarafın, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmadığı görülmüştür. Bu sebeple yemin delili hatırlatılmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçemizde de belirtildiği üzere; dava dışı ..., davacıya olan borcuna karşılık olarak ... Bankası AŞ. Kemeraltı şubesine ait ... nolu çek hesabına bağlı ... çek seri nolu, 28.02.2020 ödeme tarihli, 16.500,00 TL bedelli çek düzenlendiğini, dava dışı ...'ın söz konusu çeki davacıya ulaştırmak için 21.10.2019 tarihinde ... seri ve sıra numaralı ... Fişi ile ... Cad. ... Sokak ... Çarşısı .. Merter- Güngören İstanbul adresine ... kargo ile gönderildiğini, söz konusu teslimata ilişkin ambar tesellüm fişi tarafımızca yerel mahkemeye sunulduğunu, çekin İstanbul ... Kargo AŞ. Şubesinde kurye olarak çalışan ... ... Mah. ... Sok. No:... adresine kargo teslimi yaparken apartman girişine koyduğu çantasından 38 adet emanet kargoyla birlikte çalındığını, bu duruma ilişkin ...'ın Merter Şehit Osman Kahraman Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu ifadenin yerel mahkemeye sunulduğunu, dava konusu çekin kargoda çalındığı söz konusu ifade tutanağında açıkça görüldüğünü, dolayısıyla yerel mahkemenin belirttiğinin aksine davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği hayatın olağan akışına göre kesin olup aksinin kabulünün mümkün olmadığını, zira içinde çek olan gönderinin alıcısının davacı olduğu kargo gönderisinde alıcı adresi olarak yazan "... Cad. ... Sokak ... Çarşısı ... Merter- Güngören İstanbul" adresinden de, alıcı olarak davacının adının yazılı olmasından da çok açık olarak anlaşıldığını, davalının, çalınan gönderi çantası içinde yer alan müvekkile ait çekin alıcısı olmadığı bu kadar açıkça ortadayken tarafımızdan başka ispat istenilmesi hukuka, hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, bir kimsenin üzerinde alıcı olarak kendi adının yazılı olmadığı, kendi adresinin yazılı olmadığı, başkasının adının yazılı olduğu, başkasının adresinin yazılı olduğu gönderiyi alması, zarfın içini açıp içindekini kullanması kötü niyet olup mahkemenin belirttiğinin aksine davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kabulü için davalı aleyhine ceza soruşturması yapılması gerekli olmayıp çekin ... Kargo AŞ.' de teslimatı yapılmadan çalındığına dair ... Kargo AŞ. Çalışanı ...'ın ifadesi yeterli olduğunu, davalının, dava konusu çeki hukuka aykırı olarak elinde bulundurduğunu, davalının haksız şekilde elinde bulundurduğu çeke ilişkin dava dışı ...'a karşı da İstanbul ..5. İcra Müdürlüğü'nde ... E. dosyası ile haksız ve hukuka aykırı şekilde takip başlattığını söz konusu takibe karşı İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/283 E. Sayılı dosyası ile itiraz edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çekin yetkili hamili olup olmadığı, davalının çeki kötüniyetli olarak iktisap edip etmediği noktasındadır. Dava konusu çek, dava dışı ... tarafından 28/02/2020 tarihinde hamiline 16.500,00 TL bedelli olarak ... Bankası, Kemeraltı Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla dava dışı .... Gıda, ... ve davalı ... tarafından ciro edilmiştir. Çek, ...bank tarafından 28/02/2020 tarihinde takasa sunulmuş, çek iptaline ilişkin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/572 esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir. Davacı tarafça, çekin kaybolduğu veya çalındığını ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekle ilgili olarak İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında .... Ltd. Şti tarafından takip başlatıldığı davacı tarafından İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/572 esas sayılı çek iptali dosyasına bildirdiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Ayrıca TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kimse çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır. Davacı ... dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu iddia etmekle birlikte, hamil olduğunu ispata yarar bir belge veya çek tevdi bordrosu sunulmamıştır. Dosya arasında bulunan ambar tesellüm fişinde kargonun muhteviyatına ilişkin bir bilgi de yer almamaktadır. Buna göre, davacı dava konusu çekin yetkili hamili olduğu iddiasını ispatlayabilmiş değildir. Bunun yanı sıra davalının, dava konusu çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Çeke ilişkin zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması da, tek başına, çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Bu haliyle davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği ispat edilememiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025