T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1910
KARAR NO: 2025/399
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2021
NUMARASI: 2021/31 Esas - 2021/594 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalılar arasında 20.04.2016 tarihinde imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, Banka Kartı Bilgilendirme ve Talep Formu ve Kredi Kartı Başvuru Formu gereği davalılara ...’lu kredi kartının tesis edildiğini, Kredi Sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak kredi taksitlerinin vadelerinde ödememiş olduğunu, bu husus hakkında borçlu ve davalı kefile, ... Bankası Genel Müdürlüğü tarafından keşideci sıfatıyla Bakırköy ... Noterliği'nce ... yevmiye numaralı 17.04.2019 tarihli ihtarname ile muaccel hale gelen borcun 7 gün içinde ödenmesinin bildirildiğini aksi takdirde sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat gereğince yasal takibe geçileceği bildirildiğini, borçlunun kendisine verilen 7 günlük süre içerisinde ödeme yapmamış olduğunu, gönderilen bu ihtarname ile kredi borcunun tamamı fer'ileriyle birlikte muaccel hale geldiğini, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmeyerek kefil olduğu müvekkili bankadan kullanmış olduğu krediye ilişkin borcunu ödemediğini, davalı ile banka arasında imzalanan Kredi Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri gereğince davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile takibe geçilerek davalı tarafa ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafların 07.08.2020 havale tarihli itiraz dilekçesi ile tüm dosya borcuna, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz etmiş ve icra takibi durmuş olduğunu, davalı tarafın haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirtmiş olduğu 20.04.2016 tarihinde imzalan kredi sözleşmesi ile beraber müvekkili ... tarafından gayrimenkul ipoteği verildiğini ve bu gayrimenkul ipoteğinin 20.04.2016 tarihinde imzalan kredi sözleşmesi tamamen kapatılarak kaldırıldığını ve kredi sözleşmesinin fesih edildiğini, 20.04.2016 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesinin kredi kapatıldıktan sonra Müvekkil ... yönünden bir geçerliliği kalmadığını, diğer davalı müvekkili olan ... yönünden de borcun bir geçerliliği bulunmadığını, öncelikle ...'nun söz konusu krediyi ... Ltd. Şti'nin müdürü sıfatı ile imzaladığını, ancak banka şahsi kefaletini istediğinde vermek zorunda kaldığını, ... şirketin Müdürlüğünden istifa ederek şirketi Bakırköy .... Noterliği'nin 04.01.2019 tarihli ... sayılı tasdikli belgesi ile tüm aktif, pasifleri devrettiğini, devir sözleşmesini 14.01.2019 tarihli 9744 sayılı Ticaret Sicil gazetesinde yayınlatarak davacı yanın şubesine bu devri bildirildiğini, davacı tarafından gönderilen Bakırköy ... Noterliği'nce ... yevmiye numaralı 17.04.2019 tarihli ihtarnameye müvekkiller yönünden kredinin ödenmeme sebepleri Bakırköy ... Noterliği'nin 22.04.2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnameye cevap konulu belge ile bildirildiğini, buna rağmen müvekkilleri davacı tarafın kendilerine karşı Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile takibe geçmesinden sonra 07.08.2020 havale tarihli itiraz dilekçesi ile tüm dosya borcuna, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiklerini, kredi kartı sözleşmeleri, ihtarnameler ve icra takip dosyası dikkate alındığında, müvekkili borçluların itirazının haklı ve geçerli hukuksal gereklere dayandığını, davalı müvekkilleri tarafından anılan kredi kartı sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi içeriği ayrıntılı şekilde okunamamış, incelenmemiş, davacı banka tüm aydınlatma görevi sorumluluğunu yerine getirmemiş ve davalı müvekkil borçlular sonuçlarını bilmeden kredi kartı sözleşmesini kefil olarak imzaladıklarını beyan ederek davacının haksız davasının reddini, davacının asıl alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen GKS kapsamında davalıların davacı bankadan kullanmış oldukları krediden dolayı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere toplam 26.695,17-TL borçları bulunduğu, işbu borcun gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenlerle davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptaline, takibin toplam 26.695,17-TL üzerinden devamına, likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini, dosya üzerinde yeterli incelemeler yapıldığı zaman görüleceği üzere gerekçeli kararda etkili olan bilirkişinin tespit ettiği durumların gerçeği yansıtmadığını, davalı ... tarafından kefil olarak imzalanmış olan GKS'ye bağlı olarak verilmiş olan kredi ve kredi kartına ait olan borçların davalı ... tarafından ödendiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak verilmiş olan ipoteğin banka tarafından fek edildiğini, ...'nun ödemiş olduğu GKS sözleşmesinin iptal edilmemiş olmasının davalı ...'nun bankaya kefilliğinin devam ettiğini göstermeyeceğini, bilirkişi raporunda bu yönden hiçbir inceleme yapılmadığını, davalı ...'nun şirketi devir etmiş olduğundan dolayı şirkete ait olan kredi kartını da devretmiş olduğu kişilere devrettiğini, kredi kartının şirkete ait olan bir kart olduğunu, İTO kayıtlarında devir tarihlerinin bir süre sonra gözükmüş olmasının ...'nun sorumlu tutulması için yeterli olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, Bankacılık hizmetleri sözleşmesine dayalı olarak verilen ticari kredi kartı borcunun tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı ...'nun kefaletinin devam edip etmediği, ...'nun ise şirket hisselerini devretmiş olması ve takibe dayanak kredi kartını şirketin yeni ortaklarına devrettiği iddiasıyla borçtan sorumluluğun kalkıp kalkmadığı noktasındadır. Davalılar hakkında Büyükçekmece ... İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile ferileri ile birlikte toplam 26.862,87 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine duran takibin devamı için eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Davalı ...'nun kredi kartının şirket hisselerini devralan kişilere teslim edildiği bu sebeple borçtan sorumlu olmadığına yönelik istinafı yönünden; davacı ile sözleşmeyi müdür sıfatıyla ve kefil olarak imzalayan davalının kefil sıfatını sona ermediği gibi kart hamili olarak kart ve şifresini koruma yükümlülüğü de devam edeceğindin bu kart ile 3. Kişinin yapacağı harcamalardan da sorumlu olacağı anlaşılmakla bu davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İcra takip dosyasına sunulan sözleşme sayfasından davalı ...'nun müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu sabittir.Kefilin imzasını taşıyan Bankacılık hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması davalı kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez. Ancak banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde şayet yeni sözleşmede ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaz ise, bu yeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet eden davalının sorumluluğundan söz edilemez. Kefalet sahsi ile ipotek ise ayni teminat olup birbirinden bağımsız ve geçerlilikleri birbirine etkilemeyen iki ayrı sözleşmedir. Davalı kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın dava dışı asıl borcunun borcundan ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Bu durumda davalının ipotek verdiği taşınmazın satılarak bir kısım şirket borçlarının kapatılması eldeki takip konusu alacak yönünden kefaletini sona erdirmeyeceği anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 456,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.823,54 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.367,54 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025