T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1923
KARAR NO:2025/367
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/06/2021
NUMARASI:2020/246 Esas - 2021/474 Karar
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi neticesinde davalı bankanın... nolu hesap üzerinden davacıya ticari kredi kullandırıldığını, bu kredinin davacı müvekkili tarafından erken ödenmesi nedeniyle davalı banka tarafından 13.495,48 TL kredi kapama ücreti tahsil edildiğini, bu tahsilat yasaya ve bankacılık mevzuatına aykırı olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000,00 TL kredi kapama ücretinin 10/10/2019 tarihinden itibaren banka mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kullandırılan kredinin ticari nitelikte olduğunu, davacının tacir olduğunu, yürütülen ilişki kapsamında TTK m.20 kapsamında davalı bankanın ücret isteme hakkına sahip olduğunu, sözleşmenin 9. maddesi kapsamında davacıdan erken kapama ücreti alındığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Bu kapsamda emekli banka müfettişi...'dan alınan 26/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle davalı bankanın davacıya kullandırdığı ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın davacıdan 13.595,48 TL kredi erken kapama ücreti tahsil ettiği, bu paranın iadesi talep edilmesine rağmen netice alınamadığı, ticari kredilerde erken ödeme tazminatına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, bu kapsamda ticari nitelikteki genel kredi sözleşmelerinde yer alan hükümlerin genel hükümlere tabii olduğu, somut olayda alınan kredi kapama ücretinin sözleşmenin 9. maddesinden kaynaklandığı ve sözleşmenin bu maddesinde kredinin erken kapatılması halinde geriye kalan miktar ana para üzerinden %4 oranında komisyon ödeneceğinin davacı tarafından kabul edildiği, bu oran uygulandığında davacının ödemesi gereken miktarın 13.595,48 TL olduğu, bu şekilde alınan komisyonun bankacılık uygulamasına uygun olduğu tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ile alınmış olan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan, özellikle kullanılmış olan kredinin ticari kredi niteliğinde olması nedeniyle basiretli bir tacir olarak davacı tarafından ödenmesi kabul edilen miktar üzerinden tahsilat yapıldığından davanın reddine ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmadığını, Bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkilinin tacir olduğu ve erken kapama komisyonu olan ana para üzerinden %4'lük bedeli davalının tahsil edeceğini sözleşme ile kabul ettiğini belirtse de bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazları, yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alınmadan davanın reddine karar verildiğini, Bilirkişiden ek rapor alınmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmayan raporla sonuca gidildiğini,müvekkilinin tacir olması ve kullandığı kredinin niteliğinin ticaret kredisi olması müvekkilin banka karşısında zayıf konumda olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini,bankaların TBK 20 - 25'de yer alan genel işlem koşulları kapsamında komisyon oranlarını dikte etme şansı bulunmakta olup bankaların da uygulamada maalesef bu durumu kötüye kullandığını, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre dava konusu ticaret kredisi olsa da erken kapatma komisyonuna ilişkin değerlendirme; diğer bankalardaki emsal oranlar, davalı bankanın diğer tacirlerle yaptığı kredi sözleşmelerindeki oranlar da göz önüne alınarak bir sonuca varılması gerektiğini ileri sürdüğünü, tüm bu hususlar değerlendirirken bankanın TMK 2 yükümlülüğe uyup uymadığının da gözetilmesi gerektiğini, mahkemenin dosyayı konusunda uzman bilirkişi heyetine göndermesi gerekirken alınan ve eksik olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmasının hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, kredi borcunun erken ifa edilmesi sebebiyle davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonun istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilince, kredi sözleşmelerinin bu hükmünün Türk Borçlar Kanunu'nın 20 ve devamı maddeleri gereği genel işlem koşulu niteliğinde olup, geçersiz olduğu ileri sürmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, erken kapama komisyonunun hesap şekline dair açık bir düzenlemeye yer verilerek hesaplama formülü gösterilmiş olup,söz konusu düzenleme gereği erken kapama komisyonu tutarı hesaplanabilir niteliktedir. Dayanak sözleşmelerin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan taraflar basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edildiğine göre, söz konusu hükmün haksız şart olarak geçersiz olduğunun kabulü mümkün değildir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de ... Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar,... Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.Somut olayda taraflar arasında 08.05.2018 tarihli işyeri kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 9. maddesinde; kredinin erken kapatılması halinde hesap kapama tarihine kadar geçen süre için kalan anapara üzerinden ödeme planında belirtilen aylık faiz oranından bulunacak faizin BSMV ve KKDFyi, ayrıca kalan anapara x kredinin kalan ortalama vadesi (yıl) x %4 komisyon oranı formülü ile hesaplanacak erken kapama komisyonunu ödemeyi kabul edeceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda; 10.10.2019 tarihinde 394.121,80 TL tutarında ana para bakiyesinin kapatılması nedeniyle, davalı bankaca 13.495,48 TL tahsil edildiği , sözleşmenin 9. maddesi uyarınca yapılan hesaplamada tahsil edilmesi gereken erken kapama komisyonu tutarının 13.541,55 TL olduğu, ancak davalı banka tarafından davacıdan 13.495,48TL tahsil edildiği, tahsil edilen komisyon tutarının erken kapatılan anaparaya oranının ise %4 olduğu tespit edilmiştir. Davaya dayanak sözleşmede erken kapama komisyonu hesabının açık olarak formül ile gösterilmiş olması nedeniyle sözleşmenin 9.maddesinde yer alan hüküm tacir olan tarafları bağlayıcı niteliktedir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükmünün esas alınması gerekir. Kredinin erken kapatılması bankalar açısından bir risk olup, somut olayda bu riski karşılamak üzere davalı bankanın tahsil ettiği tutarın sözleşme, bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyici ve piyasa uygulamalarına uygun olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalı banka tarafından sözleşmede yer alan hesaplama formülüne göre hesaplanan tutardan daha düşük oranda erken kapama komisyonu tahsil edildiğinin belirlendiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025