T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1836
KARAR NO: 2025/383
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2021
NUMARASI: 2019/536 Esas - 2021/465 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin hisselerinin tamamının karşılığı olan 2.000 hisse sahibi ... hissesini kendi uhdesinde bırakarak, 1.500 hisseyi 37.500 TL karşılığında davacı ...’ye şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte, Beyoğlu ... Noterliğinin 2.6.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” gereğince satarak devrettiğini, devralma işleminden sonra, şirket ortaklarının şirket merkezinde toplanarak 2.6.2017 tarih ve 2017/1 karar numaralı karar ile şirketin tek yetkili hissedarı olan ...’ın “1.500 hisse karşılığı 37.500 TL’ye şirket payını devrettiğini ve bu devir sonrası şirket ortakları sermaye payları ile hisse tutarlarının, 37.500 TL’sinin ...’ye, 12.500 TL’sinin ...’a” ait olacak şekilde değiştiğini kabul edip onayladıklarını, kararın 2. maddesinde ayrıca “ aksine karar alınıncaya kadar Şirket Müdürlüklerine şirketi her konuda sınırsız temsil ve yönetim hakkına haiz müdürler; ortaklığı devam eden ... ve yeni ortaklardan ... olduğuna, iş bu kararın ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine, tescil ve ilan edilmesine karar verilmiştir.” şeklinde karar alındığını, bu tarihten sonra diğer hissedar ...'ın bu kararın icrası için herhangi bir işlemde bulunmadığını ve şirketin organlarının işleyişini keyfi olarak sekteye uğrattığını, şirket karar defterinin kendisinde olduğunu, karar defterini şirketi temsile yetkili müdür olarak davacının hisse oranının fazla olmasına rağmen davacıya vermediğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 27.8.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile diğer hissedar ...’a, 02.09.2019 tarihinde saat 14.00’da şirket merkezinde “ Şirket ortaklarının 2.6.2017 tarihli, 2017/01 karar sayılı karar ile ortakların şirketin idaresinde imza yetkisine sahip olduklarına ilişkin alınan kararın neden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edilmediğinin” görüşülmesi amacıyla Olağanüstü Genel Kurul toplantısının gerçekleştirilmesine yönelik çağrı yapıldığını, ancak ... tarafından bu toplantıya katılım sağlanmadığını, şirket ortağı ...'nin avukatı ile birlikte çağrının yapıldığı tarihte Ticaret Sicil Müdürlüğünde merkez olarak gösterilen adrese gittiğini, adreste kimsenin olmadığını, ayrıca iş yerinin boşaltıldığının 2.9.2019 tarihli tutanak ile tespit edildiğini, davacı tarafından İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/457 E. sayılı dosyası ile “Genel Kurulu toplantıya çağırma istemli” dava açıldığını, davalı şirket yetkilisi ... ile ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki 23.826.631,52 TL şirket alacağının 2.500.000 TL’ye ...’e satılması suretiyle şirketin içinin bütünüyle boşaltıldığını, sonuç olarak davalı şirket ortaklarından ... %75 hissesini davacıya noterde devrettiğini ve şirket merkezinde ortaklar kurulu toplantısında bu hususta karar alındığını, bu devri açıklayıcı olarak ticaret sicile bildirme yükümlülüğü varken yerine getirmeyerek, davacıyı zarara uğrattığını, davalı ... LTD. ŞTİ.’nin %75 hissesinin; Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi gereğince ... tarafından devralınması nedeniyle, işbu hisselerin satılmasının önlenmesi amacıyla davalı şirket hisselerinin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davacının şirket pay sahipliğinin ve şirketi müdür olarak temsil etmeye yetkili olduğunun tespiti ile dava süresince şirket pay sahipliğinin ve müdürlüğünün tedbiren ticaret sicil müdürlüğüne geçici tesciline, şirket genel kurulunun uzun süredir toplantıya çağırılmaması ve organların görevini yerine getirmemesinden dolayı şirket mal varlıklarının ve alacaklarının zarara uğratılması nedeniyle acilen davalı şirkete kayyım atanmasına, davalı şirketin banka hesapları üzerine tedbir konulmasına ve davacının şirket pay sahipliğinin ve müdürlüğünün ticaret sicil müdürlüğüne kesin tesciline ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı İstanbul Ticaret Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Anonim ve limited şirketlerde hisse devrinin tescil ve ilanının, TTK ve Ticaret Sicil Yönetmeliği gereğince, ancak hissesini devreden ve hisseyi devralan arasında yazılı şekilde akdedilmiş noter tasdikli hisse devir sözleşmesi ve buna ilişkin genel kurul onayı ile birlikte ticaret siciline başvurulduğu takdirde gerçekleştirilebilmekte olduğunu, konuya ilişkin usulüne uygun, tam bir tescil başvurusunun sicil kayıtlarında yapılan incelemede saptanamadığını, şirket tarafından hisse devri kararı ve genel kurul onayı alınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise, ancak hisse devrinin tespitine ilişkin (hasımsız açılacak bir tespit davası ile) kesinleşme şerhine havi mahkeme kararının aslının ya da onaylı suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne sunulması halinde işlem yapılabildiğini, geçici tescilin, TTK. m.32’de düzenlendiğini ve ancak belirli şartların varlığı halinde söz konusu olabilen bir yol olduğunu, dava konusu olayda -m.32 gereğince- resen geçici tescile karar verilmesinin talep edilebilmesinin ve bu kapsamda geçici tescil talebi kendisine yöneltilmeksizin Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün geçici tescil uygulayabilmesinin mümkün olmadığının belirtilmesi gerektiğini, hisse devrinin/hisse devri sözleşmesinin varlığının tespiti talebinde, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığından ve davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığından müvekkilinin vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, müvekkili açısından öncelikle husumet yokluğu nedeni ile olmak üzere, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... Ldt. Şti.’nin %75 payına sahip hissedarı olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, sicil kayıtlarının incelenmesinden bu iddianın doğru olmadığının görüleceğini, davacının hisse talep etme hakkının olmadığını, davacının bahsettiği gibi 02.06.2017 tarih ve 2017/1 sayılı bir karar ve belgenin olmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan 02.06.2017 tarihli fotokopi belgedeki altındaki imzanın ...'a ait olmadığını, bunun lehe karar alabilmek için oluşturulmuş hayali bir belge olduğunu, yine dava dilekçesinin 2. sayfasında yukarıda bahsi geçen varolmayan belgede/kararda; müdürler ... ... ve ..."şeklinde karar alınmış olduğunu iddia edilmiş ise de , bu beyanın da gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından sunulan olağanüstü genel Kurul toplantı tutanağının geçersiz ve asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Mahkememizce davalı şirket vekiline şirket karar ve pay defterini sunması için süreler verilmiş, davalı şirket vekili müvekkilinin yurt dışından geldiğini, karar ve pay defterini bulamadığını belirtmiştir. Bunun üzerine Mahkememizin 01.04.2021 tarihli celsesinde HMK.nın 220/2 maddesi gereğince karar defterinin bulunmadığına özenle arandığı halde bulunamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin mahkememizce davalı şirket yetkilisi ... 'a yemin teklif edilmesine, yemin için çağrıldığı gün duruşmaya gelmez veya yemini kabul veya icra etmez ise HMK.nın 220/3 maddesi gereğince davacı tarafın beyanının Mahkememizce kabul edilebileceği hususunun ihtarına, bu konuda meşruhatlı davetiye çıkartılarak davalı şirket yetkilisine yemin ettirilmesi için Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... talimat Mahkemesince çağrıldığı duruşmaya giderek, usulen yemin ederek " şirketin karar defteri yoktur, muhasebecim ... işlerle ilgileniyor, aradık karar defterini bulamadık" şeklinde beyanda bulunmuştur. Buna göre Davacı TTK.nın 595/2. maddesine göre devir işleminin geçerli olabilmesi için ortaklar kurulu kararı olduğunu ve yine şirket müdürü seçildiğine dair ortaklar kurulu kararı olduğunu ispatlayamadığından davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün bu davada davalı sıfatı bulunmadığından hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, mahkememizin 13.11.2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün iş bu dosyada taraf olduğunu ve husumet yönünden davanın reddinin haksız olduğunu, davalı şirket yetkilisi ... tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 2.6.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı " limited şirket pay devri sözleşmesi" gereğince davalı şirketin %75 hissesinin satılarak davacıya devredildiğini, bu devrin 2.6.2017 tarih ve 2017/1 karar numaralı ortaklar kurulu kararı ile de onaylandığını, bu durumun dosyaya sunulan belgelerle sabit olduğunu, ancak davalı tarafından devir işleminden vazgeçildiğine dair noter evrakına eş değer bir belge ve ortaklar kurul defterinin de zayi olduğuna dair herhangi bir mahkeme kararının dava dosyasına sunulmadığını, davalı şirket tarafından şirket karar defterinin kötü niyetli olarak mahkemeye sunulmadığının davalı şirket yetkilisinin beyanları ile sabitken, mahkemece bu beyanlara itibar ederek davacı aleyhine karar verilmesinin haksız olduğunu, uzun süre defterleri getirmeyen davalı şirket yetkilisinin, karar defterinin zayi ya da kayıp olduğuna ilişkin herhangi bir resmi evrak da mahkemeye sunmamasının davacının elindeki karar fotokopisinin doğruluğunu kanıtladığını, davacıya ait olan davalı şirket hisselerinin ticaret sicil müdürlüğünce tesciline karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, limited şirket pay devri sözleşmesi ile devir alınan paylar nedeniyle şirket pay sahipliğinin tespiti ve ortaklar kurulu kararı gereği şirket müdürü olarak temsil yetkisi bulunduğunun tespiti, yargılama aşamasında geçici olarak dava sonunda ise kesin olarak pay sahipliğinin ve müdürlüğünün ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın ticaret sicili müdürlüğü yönünden husumet yokluğundan, davalı şirket yönünden ise esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Limited Şirketlerde pay devri TTK 595 – 598 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; pay devri dört aşamada gerçekleşmektedir. Öncelikle pay devir alan ile devreden arasında yazılı şekilde bir sözleşme yapılmalı ve sözleşmedeki imzaların noterde onanmalıdır. İkinci aşamada ana sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı müddetçe TTK 595/2 maddesi gereği genel kurulun hisse devrine onayı vermesi gerekir. Devir bu onay ile geçerlilik kazanmaktadır. Genel kurulun onamasına kadar devir sözleşmesi askıdadır. (TTK 595 gerekçesi) TTK 595/3 maddesi gereği başvurudan itibaren 3 ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onay verilmiş sayılır. Miras, mal rejimi ve icra yoluyla hisselerin geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap edene geçer. Buna rağmen şirket onayı reddedebilir (TTK 596/2 vd.) Üçüncü aşamada genel kurulca devre onay verilmesi halinde devralanın pay defterine ortak olarak kaydı yapılır. Pay defterine kayıt kurucu olmayıp açıklayıcı nitelikte bir işlemdir. Pay devri ortaklar genel kurulunun onay kararıyla gerçekleşmekte olup pay defterine kayıt pay sahipliğinin şirkete karşı ileri sürülmesi bakımından durumun tespitini sağlayan işlemdir. Dördüncü aşama ticaret siciline tescil işlemidir. (TTK 598) Tescil için şirket müdürü tarafından ticaret sicile başvurulması gerekmektedir. Başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ayrılan ortak adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine ticaret sicili müdürü şirkete iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir. Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur. Ticaret siciline tescil işlemi pay devri yönünden kurucu bir etkiye sahip olmayıp açıklayıcı bir etkiye sahiptir. 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı anlaşılmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki pay devrinin noterde yapıldığı, şirket iki ortaklı olup ortaklar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği, maddede pay defterine kayıt şartının da aranmadığı anlaşılmakla artık pay devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu, pay devir işleminin tamamlandığı anlaşılmaktadır. (Emsal Yargıtay 11 HD. 2014/14676 Esas 2015/409 Karar sayılı ilamı) bu durumda ilk derece mahkemesince limited şirket pay devir sözleşmesinde paylar yönünden davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken reddine yönelik verilen karar isabetli olmamıştır. Limited şirkette yönetim ve temsil organı olan müdürlerin göreve gelmeleri ya esas sözleşme ile tayin şeklinde (TTK 576/1-d) ya da genel kurul kararı ile seçilme yolu ile gerçekleşmektedir. (TTK 616/1-b) Müdürlerin ortaklar arasından ya da dışarıdan seçilmeleri mümkündür. Müdürün görevi genel kurul kararı ile her zaman sonlandırılabileceği gibi (TTK 616/1-b) haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemece de sonlandırılabilmektedir. (TTK 630/2) Davalı şirketin pay devir sözleşmesi öncesi ana sözleşmesinin 6. Maddesine göre 50.000 TL sermayeli ve her biri 25,00 TL değerinde 2.000 paya ayrıldığı, dava dışı ...'ın tek pay sahibi ve kurucu ortak olduğu tespit edilmiştir. Davacı dava dışı şirketin müdürü olduğuna ilişkin şirket karar defterinin fotokopisi olduğunu iddia ettiği bir fotokopiyi dosyaya sunmuştur. Bahsi geçen fotokopide şirketin 02/06/2017 tarih ve 2017/01 sayılı kararı ile davacının pay devrinden bahsedilmekte, hisse devri sonucu oluşan pay durumu tespit edilmekte ve 2. Maddesi ile şirket müdürlüklerine davacı ve dava dışı ortak ...'ın atandığı belirtilmekte ve davacı ve dava dışı ortağa atfen atılı imzalar bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince bahsi geçen karar defteri davalı taraftan ısrarla istenmiş olmasına rağmen defter sunulmamış, mahkemece HMK 220/2 maddesi gereği şirket yetkilisine belgeyi özenle aradığı halde bulamadığı ve nerede olduğunu bilmediğine dair teklif edilen yemin eda edilmiştir. Ticari defterler TTK 64 ve devamı maddeleri gereği tacirin tutmak, saklama ve ibraz ile sorumlu olduğu, özel nitelikli ticari belgelerdendir. Ticari defterin zayi edilmesi durumunda uygulanacak prosedür TTK 82.maddesinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla ticari defterler hakkında belgelerin ibrazı hakkında 6100 sayılı HMK 220/2 maddesine dayanılma imkanı yoktur. Davacının dayandığı karar defterinin fotokopisi olduğu iddia edilen evrakın içeriği ve üzerine atılı imzalar davalı tarafça inkar edilmiş olmakla hükme esas alınması mümkün olmadığından ilk derece mahkemsince temsil yetkisinin tespiti talebi yönünden red kararı verilmesi isabetlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 32/1. Maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Anılan maddenin üçüncü fıkrasına göre ise, tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. TTK'nın 32/4. Maddesine göre ise, çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. Maddesine göre de, tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı, tescil edilecek olguların gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı, üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratacak nitelik taşıyıp taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı ticaret sicil müdürlüğünce incelenecek hususlar arasındadır. Ticaret sicil müdürlüğü Kanunun emredici hükümlerine aykırılık sebebiyle tescil istemini reddedebilir. Bu kapsamda, ticaret sicil müdürlüğü bir genel kurul kararının butlanına veya yokluğuna neden olacak sebepler var ise tescil talebi reddetme yetkisi vardır. Elbetteki tescil talebinin reddedildiği durumlarda geçici tescil talep edilebilir. Ticaret sicili yönünden pay devrine ilişkin noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesinin tek pay sahibi şirket hissedarı ile davacı arasında yapıldığı, bu durumda bahsi geçen yargıtay kararı gereği pay devri yönünden geçici tescilin şartlarının oluştuğunun kabulü gerekirken bu konuda davacı tarafın 20/09/2019 tarihli başvurusuna 03/10/2019 tarihinde verilen red cevabı yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanı reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 2-Davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...Limited Şirketi'nin 2.000 paya bölünmüş 50.000 TL lik sermayesinin 37.500 TL kısmına isabet eden 1.500 hissesinin sahibi olduğunun tespitine, 3-Kararın ticaret sicili müdürlüğüne tescil ile ilanına, 4-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 5-Alınması gereken 2.561,62 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubu ile 2.517,22- TL'nin davalı...Limited Şirketi'den alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, peşin harç 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 240,20 TL olmak üzere toplam 329,00 TL yargılama masrafından kabul ve red oranına göre 165,00 TL'sinin davalı ... Limited Şirketi'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ... Limited Şirketi'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı ... Limited Şirketi yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Limited Şirketi'ne verilmesine, 9-Ticaret Sicil Müdürlüğü yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta gideri 40,00 TL olmak üzere toplam 202,10 TL yargılama masrafının davalı ... Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025