T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1430
KARAR NO:2025/332
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/04/2021
NUMARASI:2016/546 Esas - 2021/403 Karar
DAVA:Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/03/2025
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş., elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen elektrik enerjisinin müşterilere satışı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirkete ait (Giresun ili, Dereli İlçesi, ... dereleri üzerinde kurulu) ..., davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alındığını, müvekkili şirket, sözleşme aşamasında her türlü zararı ve özellikle kar kaybı zararlarını güvence altına alan, geniş kapsamlı poliçe talebinde bulunduğu ve davalı da yetkili acentesi olan ... Sigorta... Hizmetleri, ... aracılığıyla, tüm risklerin ve zararların teminat altına alındığını, geniş kapsamlı sigorta poliçesi hazırlandığını, sözü edilen yetkili acente tarafından “Tüm Risklerin teminat altına alındığının ve Kar Kaybı zararına güvence verildiğinin” belirtildiği 05.06.2013-05.06.2014 vadeli ... nolu poliçenin başlığında "KAPSAMLI MAKİNE KIRILMASI (...)” yazılı olup, Sigorta Kapsamı bölümünde ise; "... A.Ş;, sigortalının yukarıda belirtilen riziko adresinde karşılarında belirtilen bedellerle ve her bir basarda aşağıda belirtilen muafiyet miktarı uygulanmak kaydı ile; İlişik Türk yangın genel şartları ve makine kırılması sigortası genel şartlarına ilaveten ... kapsamlı makine kırılması sigortası (comprehensive machinery Insurance) metninin 1.kısım (maddi zararlar) ve 2.kısım (kar kaybı) kapsamında yangın, ek teminatları ve makine kırılması ve poliçede ve poliçe metninde istisna edilmeyen hallerden doğabilecek diğer zararlar ve bunlara bağlı kar kaybını sigorta eder. Türk yangın sigortası genel şartlan kapsamında terör teminatı da poliçe kapsamına dahil edilmiştir.'' açıklamasına yer verildiğini, davalı sigorta şirketinin acentesi tarafından özellikle, ... kapsamlı makine kırılması sigortası (...) ile maddi ve kar kaybı zararlarının istisnasız teminat altına alındığını, poliçe metninde istisna edilmeyen tüm hallerden doğabilecek diğer zararların ve bunlara bağlı kar kaybının sigorta edildiği belirtildiğini, ayrıca müvekkili şirkete, poliçe üzerinde yazılı “... Dönemindeki Makine Kırılması Hasarlarından Kaynaklanacak Kar Kaybı Özel Şartı” ile hasarın nedeni ne olursa olsun makine hasarlarından kaynaklanacak Kar Kaybı zararının sigorta teminatı altına alındığı, güvencesi verildiğini, aynı poliçe ile mekanik bozulma halleri de teminat altına alınarak Mekanik Bozulma hallerinde 14 günlük bir muafiyet öngörüldüğünü, bu şekilde teminat altına alınan ... santralinde bulunan elektromekanik akşamda, 25.05.2014 tarihinde meydana gelen mekanik arıza sonucu, tesisin, 25.05.2014 ile 09.07.2014 tarihleri arasında üretim yapamadığını, yapılan teknik incelemeler neticesinde Generatörün arızalı olduğu ve yurt içinde tamirinin mümkün olmadığı anlaşıldığını, sigorta şirketi, prim karşılığında üzerine aldığı riziko ve hasar gerçekleştiği halde, (32 günlük) kar kaybı zararını karşılama yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, işbu açıklanan nedenlerle fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa’nın 107 maddesine göre belirlenecek olan (maddi zarar ve kar kaybı zararına ilişkin) sigorta tazminatının sonradan artırılmak üzere şimdilik 50.000,00-TL’nin 03.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini, her türlü yargılama masrafı ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının her ne kadar davalı müvekkil sigorta şirketi ne/dinde 05.06.2013 başlangıç ve 05.06.2014 bitiş tarihli ... nolu ... Poliçesi mevcut ise de davaya konu davacı talepleri mezkur sigorta poliçesi teminatı dahilinde bulunmadığını, bu nedenle davalı müvekkilinin sigorta şirketinin davalıya karşı tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, işbu nedenlerle; davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Özel klozlarda "Bu politikanın başlangıcı sırasında mevcut olan herhangi bir hata veya kusurdan kaynaklanan kayıp veya hasar."' şeklinde bir ibare ile satış sözleşmesi kapsamında garanti altına alınan kusurlardan dolayı uğranılan kar kaybının sigorta kapsamı dışında bırakılacağına ilişkin bir düzenlememe bulunmamaktadır.Buna göre olayımızda kar kaybı zararı, jeneraatörlerin yüksek titreşimi nedeniyle devreye alınamaması olsa da ... Sigortası Genel Şartlarının 1-b maddesi kapsamında da kaldığı anlaşılmıştır. Kök raporda açıklandığı üzere makine kırılması nedeniyle 46 gün ara verilmek zorunda kalındığı, davacının elektrik üretimine ilişkin ilk satış faturasının 17.07.2013 tarihi olup, kayıp yaşanan 25.05.2014-09.07.2014 tarihleri arasındaki kar kaybının hesabında 2013 yılının verilerinin dikkate alınmasının hakkaniyetli olmayacağı, 2015 verilerinden çıkartılan kat sayının hesaplamada dikkate alınmasının yerinde olduğu, temerrüt tarihinin ispatlanamadığı anlaşılmış ve tüm bu nedenlerle davanın kabulüne "karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dosyasında aynı bilirkişi heyeti tarafından verilen ve birbiri ile çelişen iki farklı bilirkişi raporu olmasına rağmen, dosya yeni bilirkişi heyetine gönderilmeden eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, davacının davasını “Belirsiz Alacak Davası” şeklinde açmasında hukuki menfaati bulunmadığının anlaşıldığını, bu çerçevede davanın HMK 115. Madde hükmüne göre dava şartı yokluğundan ötürü usulden reddedilmesi gerektiği halde bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, Sigorta Poliçesinde ... Bankası Daini Mürtehin olarak gösterilmiş olup, daini mürtehin bankanın muvafakatının alınmadığını, sigortalı adına düzenlenen ... Poliçesi teminatına ek olarak ... dönemindeki makine kırılması hasarlarından kaynaklanacak kar kaybı özel şartı ile teminat verildiğini, Mahkemenin gerekçesinde belirttiği “Özel Klozlar da “bu poliçenin başlangıcı sırasında mevcut olan herhangi bir hata veya kusurdan kaynaklanan kayıp veya hasar” şeklinde ibare ile satış sözleşmesi kapsamında garanti altına alınan kusurlardan dolayı uğranılan kar kaybının sigorta kapsamı dışında bırakılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı” gerekçesinin TTK 1453, Madde ve poliçe Özel ve Genel Şartları kapsamında geçerliliğinin bulunmadığını, Mahkeme tarafından “... Sigortası Genel Şartları 1/b maddesi kapsamında tazminat talebinin sigorta poliçesinin teminatı kapsamında kaldığı” gerekçesinin de ... Sigorta Poliçesi Özel ve Genel Şartları ile ... ... Döneminde ki Makine Kırılması Hasarlarından Kaynaklanacak Kar Kaybı Özel Şartı hükümleri gereği, kabulü mümkün olmayıp anılan kararın aşağıda ki gerekçeler çerçevesinde de kaldırılması gerektiğini, davaya konu tazminat talebinin poliçe teminatı kapsamında olduğunu asla kabul etmemekle birlikte mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gerek dosyada mübrez eksper raporuyla gerekse dosya kapsamıyla açıkça çelişmekte olduğundan hesaplamaya dair itirazları çerçevesinde de kararın kaldırılması gerektiğini, davaya konu tazminat talebini asla kabul etmemekle birlikte davacının talepte bulunabileceği varsayımında dahi eksper raporu ile tespit edilen hasar tazminatının özet halinde belirtildiği üzere 191.010,97-TL olduğunu, dava konusu tazminat tutarının sigorta poliçesinin teminatı kapsamında kaldığı hususunun kabulü anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla; dava konusu hasar teminat kapsamında olsa dahi ödenecek tazminat tutarı 14 günlük muafiyet süresinin düşülmesinden sonra 191.010,97-TL olabileceğini, sigorta tazminatı hesaplanırken, tazminat süresi içinde brüt kardan ödenmesi gereken, ancak hasar nedeniyle ödenmeyen veya tasarruf edilen işletme giderleri de dikkate alınacağını, oysa ki bilirkişi raporu incelendiğinde de görüleceği üzere tazminat hesabında işletme giderleri hesaplanıp tazminat hesabından mahsup edilmediğini, davanın kabulü yönündeki kararının istinaf yoluyla tetkiki ile kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava,makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında kar kaybının tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, poliçede dain-i mürtehin bulunması nedeniyle davacının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, kar kaybı talebinin teminat kapsamında kalıp kalmadığı ve kar kaybının doğru şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarındadır. 1.Eldeki dava, belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olup, davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını iddia etmiş ise de uyuşmazlık, hasar bedeline ilişkin kar kaybına ilişkin olduğundan kar kaybının tespiti yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belirleneceğine göre açılan davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. 2.Davaya dayanak 05.06.2013-05.06.2014 tarihlerini kapsayan “kapsamlı makine kırılması (...)" sigorta poliçesinde Türkiye Sınai Kalkınma Bankası dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. Kural olarak sigorta bedeli ödemesi sigortalıya yapılır. Ancak dain ve mürtehin varsa tazminat artık bu kişiye ödenir. Çünkü, dain-i mürtehin olarak gösterilen bu kişi, sigorta tazminatı açısından öncelikli olarak lehtar konumundadır. Dain ve mürtehin; rehin alacaklısı anlamına gelir. Dain-i mürtehin sigorta yaptıran kişiye vermiş olduğu borç ya da kredi nedeniyle, ödenecek tazminattan birinci derecede alacaklı olan ve bu durumunun poliçede belirtildiği gerçek ya da tüzel kişidir. Malikin alacaklı lehine yaptırdığı sigortalarda rehin alacaklısı (dain ve mürtehin) sigorta lehtarı yani sigortalı olarak gösterildiğinden, rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatını talep ve dava hakkı öncelikle sigorta lehtarı durumunda olan rehinli alacaklıya ait bulunmaktadır. Muaccel olan bir sigorta tazminatı, sigortalıya ancak tüm rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir. Rehin hakkı sahibinin bu rızası ise kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için dain ve mürtehinin bu konuda açık muvafakatının olması gerekmektedir. Dosyaya sunulan 26.04.2016 tarih ve ... sayılı yazıda ve yine vekaletname ekinde Mahkemeye sunulan 27.09.2017 tarih ve ... sayılı yazıda dain ve mürtehin ... Bankası tarafından rehin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketi aleyhine dava açılmasına muvafakat edildiği bildirilmiştir.Bu durumda dain ve mürtehin ... Bankası'nın kayıtsız ve şartsız olarak davaya muvafakat ettiği anlaşılmakla davacının davada aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. 3. Eldeki uyuşmazlıkta sigortalı tesiste yer alan jeneratörlerin, şebekeye bağlanamama, senkron olamama sorunu nedeniyle çalışamaz hale gelmesi sonucu tesiste üretimin durduğu, teknik servis ve eksper raporlarına göre fiziki olarak herhangi bir hasar oluşmadığı, sigortalı işletmede bulunan jeneratörler de üretici dizayn hatasına bağlı olarak aşırı titreşim oluştuğu, bu problemin çözülmesi için revizyon ve modifikasyon işlemlerinin uygulanması amacı ile üretici firmanın, jeneratörleri Polonya'da bulunan DMFE fabrikasına gönderdiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı, kar kaybı talebinin poliçe teminat kapsamında olduğunu iddia ederken, davalı ise hasarın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını savunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409.maddesine göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarar veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Davaya konu edilen sigorta poliçesinde, makina kırılmasına bağlı kar kaybı ek teminatı bulunmakta olup, makinada, makina kırılması genel şartlar ile poliçede yazılı özel şartlar kapsamında oluşacak hasarlar nedeniyle işletmede doğacak kar kayıpları teminat altına alınmış, “kar kaybı (LOP)” ayrı bir teminat olarak belirtilmiş ve bu teminat türü için 2.250.000,00 Euro sigorta bedeli tayin edilmiştir. Ayrıca poliçe ile mekanik bozulma hali de teminat altına alınarak, mekanik bozulma sonucu ileri gelen kar kaybı zararları için 14 günlük bir muafiyet öngörülmüş ve ek klozlar arasında "M/R ...ı Hasarlarından Kaynaklanacak Kar Kaybı Özel Şartı" na yer verilmiştir . Yine dosya kapsamına sunulan kapsamlı makine kırılması sigortası teklifi başlıklı belgede sigorta kapsamı bölümünde “... A.Ş; sigortalının yukarıda belirtilen riziko adresinde karşılarında belirtilen bedellerle ve her bir hasarda aşağıda belirtilen muafiyet miktarı uygulanmak kaydı ile ilişik Türk yangın genel şartları ve makine kırılması sigortası genel şartlarına ilaveten ... kapsamlı makine kırılması sigortası (comprehensive machinery Insurance) metninin 1.kısım (maddi zararlar) ve 2.kısım (kar kaybı) kapsamında yangın, ek teminatları ve makine kırılması ve poliçede ve poliçe metninde istisna edilmeyen hallerden doğabilecek diğer zararlar ve bunlara bağlı kar kaybını sigorta eder. Türk yangın sigortası genel şartları kapsamında terör teminatı da poliçe kapsama dahil edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.Dosya kapsamına alınan ilk bilirkişi heyeti raporunda davacının jeneratör üniteleri arızası nedeniyle 25.05.2014 ile 09.07.2014 tarihleri arasında toplam 46 gün üretim kaybı olduğu, davacının talebinin makine kırılması sigorta poliçesi teminatı dahilinde olduğu belirtilmiş olup, mahkemenin sadece cevap dilekçesine ekli poliçe isimleri ve vadesi 05/06/2013 - 05/06/2014 sigorta süresi 31.3.2013-31.3.2014 olduğu dikkate alınarak muafiyet hükümleri ve teminatlar açıklanarak, kar zararının sigorta kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyor ise poliçe süresi, vadesine göre hangi kısmın poliçe kapsamında kaldığının, kar kaybının istenmesi için fiziki bir kaybın olmasının gerekip gerekmediği hususlarında sigorta bilirkişisinden ek rapor aldırılmasına ilişkin ara kararı sonrasında önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve ek raporda da kök rapordaki görüşler tekrar edilmiştir. Mahkemece bu kez aynı hususlarda önceki sigorta bilirkişisi yerine başka bir bilirkişinin bilirkişi heyetine eklenerek bilirkişi heyetinden 2. ek rapor aldırılmasına karar verilmiş ise de önceki sigorta bilirkişisinin de katıldığı 2.ek raporda davacının talep ettiği kâr kaybı zararının sigorta teminatına dâhil olmadığı sonucuna varılmıştır. Sigorta sözleşmeleri, her iki tarafa hak ve yükümlülükler yükleyen, karşılıklılık güven ve iyi niyet esasına dayalı olarak kurulan sözleşmelerdir. Bu kapsamda bakıldığında 6102 sayılı TTK'nın 1423/1 maddesinde; sigortacı ve acentesinin, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği, ayrıca poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklayacağı belirtilmiş olup, maddenin 2. fıkrasında ise aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde sigorta ettirenin, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemişse, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatının ise sigortacıya ait olduğu belirtilmiştir. Yine TTK'nın 1425/2 maddesine göre; poliçenin ve zeyilnamenin eklerinin içeriğinin teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde, anılan belgelerde yer alıp teklifnameden değişik olan ve sigorta ettirenin, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümlerin geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında yazılı sonuçlara ulaşılırken eksper raporundaki tespitler değerlendirilmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile 2.ek rapor ve eksper raporu arasında oluşan çelişki giderilmeksizin dava sonuçlandırılmış ve karar gerekçesinde eksper raporundaki tespitlere ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi, sigorta konusunda uzman bilirkişi, hesap uzmanı bilirkişiden heyet oluşturularak dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile eksper raporundaki tespitler de değerlendirilerek, sigorta poliçesi genel şartları ve özel şartları ile ... dönemindeki makine kırılması hasarlarından kaynaklanacak kar kaybı özel şartı değerlendirilerek eldeki davaya konu kar kaybı talebinin, sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığını belirlemek ve teminat kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde yoksun kalınan kar kaybı talebi yönünden hesaplama yapılmak üzere alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025