T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1756
KARAR NO:2025/338
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/06/2021
NUMARASI:2019/841 Esas - 2021/596 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının sigortalısı dava dışı ... Lojistik firmasının yürüttüğü taşımalarda olası taşımacılık rizikolarına karşı ... numaralı "yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesi" şartlarında sigorta teminatı sağladığını, sigortalı ... firması tarafından taşıması üstlenilen ... markalı beyaz eşya emtiasının İzmir-Antalya taşımasında ... plakalı araca yüklenerek sevk edildiği, 19/07/2018 tarihli başlayan taşıma sürecine 21/07/2018 tarihinde en geç Antalya'da olması gerekirken ulaşmadığı, araç ruhsat sahibi ve şoför aranmasına rağmen ulaşılamadığı, şikayetçi olanarak Ulucak Jandarma Komutanlığına ifade verildiği, hırsızlık nedeni ile ruhsat sahibi ... firmasına da ihtar gönderildiği, dava dışı ... firmasının davacının sigortalısına zarar yansıtma faturaları tanzim edildiği ve 150.000 TL ödeme yapıldığı, davacının TTK m.172 gereği yasal halefiyete dayalı iş bu rücuen tazminat talep edildiği, davalının taşıma aracının yetki belgesi sahibi olduğu ve taşımada araçların kullanılmasını sağladığı, taşıt kira sözleşmesi akdi suretiyle sorumluğunu üstlendiği, ... sayılı dosyasına Borçlu/Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile bu borçlu/davalı yönünden takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı ...Şti. aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; he ne kadar davalı şirket adına kayıtlı araçla taşıma işlemi yapılmışsa da aracı kullanan kişi tarafından hırsızlık yapılarak dava konusu zararın meydana geldiğini, davalının hırsızlık konusunda şikayetçi olduğunu, davalının da mağdur olduğunu, davalının hırsızlıktan sorumlu tutulamayacağını, icra dosyasında vaki itirazın haklı olduğunu, ilgili belgeler ve dosya içeriğine göre itirazın haklı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Somut olayın incelemesi neticesinde, dosyada delillerin toplandığı, bilirkişi raporunun alındığı, davalının cevap dilekçesini ıslah ettiği, ıslah dilekçesine ilişkin itirazların reddedildiği, davacının, davalının aracın yetki belgesi sahibi olması nedeniyle Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 40. Maddesine dayanarak emtianın çalınmasından kaynaklı davalıdan zarar talebinde bulunduğu, ayrıca KTK 85. Madde uyarınca davalının işleten sıfatına da dayandığı, davacının sigortalısı şirket ile davalı taraf arasında taşıma ilişkisine ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığı, taşıma işlemi için kullanılan araçların malikinin dava dışı ... şirketi olduğu, davalı ile dava dışı ... Şirketi arasında taşıt kira sözleşmesi başlıklı sözleşme olduğu, sözleşmenin 5/a maddesinde düzenlenen sorumluluk hükümleri uyarınca eşyanın çalınma, eksilme, evsaf değiştirme ve bozulması durumunda araç şoförü ile araç sahibinin sorumlu olacağının belirtildiği, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca, bu sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, davalının bu sözleşmeyi 25.07.2018 tarihli Silopi noterliği ihbarnamesi ile fesih ettiği, taraflar arasındaki kira sözleşmesi süresi de dikkate alınarak davalının işleten sıfatının olmayacağı, aksinin kabulü halinde dahi KTK 85. 'in motorlu aracın işletilmesinden kaynaklı ölüme, yaralamaya veya bir şeyin zarara uğramasına ilişkin sorumluluğu düzenlediği, davaya konu olayın bizzat motorun işletilmesinden kaynaklanmadığı, hırsızlık eyleminden kaynaklanması sebebiyle bu madde kapsamında davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 40. Maddesi kapsamında da sorumlu olmayacağı çünkü taşıma işleminin tarafının davalı olmadığı, davalının salt yetki belgesi sahibi olması hırsızlık eyleminden kaynaklı sorumluluğunu doğurmayacağı değerlendirilerek, açılan itirazın iptali davası ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nün huzurdaki davadan yetki belgesi sahibi olarak sorumlu olduğunu, davalının aynı zamanda işleten olarak da sorumluluğu bulunduğunu, bilirkişi ek raporu dahi alınmaksızın, bilirkişi raporundaki tespitlerin tam aksi yönde eksik inceleme neticesinde karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava,yurtiçi taşıma sözleşmesi kapsamında yapılan taşıma nedeniyle meydana gelen zararı ödeyen akdi taşıyıcı tarafından alt taşıyıcıya rücu suretiyle alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının taşıyıcı olup olmadığı, Karayolları Taşıma Yönetmeliği ve işleten sıfatı ile sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu taşımayı yapan... plakalı çekici / ... plakalı yarı römork ... Şirketi adına kayıtlıdır. Silopi ... Noterliğinin 06/07/2018 tarih ve ... YN'lu taşıt kira sözleşmesi dava konusu taşımayı yapan araca ilişkin davalı ile dava dışı ... Şti. Arasında akdedilmiştir. ... A.Ş. İzmir tesislerinden Antalya'ya taşınmak üzere muhtelif beyaz eşya ... / ... plakalı araca 19/07/2018 tarihinde yüklenmiş ancak alıcısına teslim edilmemiştir.Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin yapacağı taşımalar 31/03/2018-2019 tarihleri arasında geçerli ... Sigortası Abonman Sözleşmesi(Blok) ile sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 150.000,00 TL olarak 17/10/2018 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalının da aralarında bulunduğu takip borçluları hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "21/11/2018 tarihli alacak" sebebine dayalı olarak 150.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise, diğer savunmalarının yanı sıra kendisinin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını ve taşımadan haberdar olmadığını savunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 850/1. Maddesine göre, taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar.TTK'nın 856. Maddesindeki düzenleme gereği, taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir. Ancak, taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir. TTK'nın 875/1. Maddesine göre de Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Ayrıca taşıyıcı; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur(TTK m. 879). Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur(TTK m. 888/1). Davacı tarafça Karayolu Taşıma Yönetmeliği(KTY)nin taşıtların özmal ve sözleşmeli olarak kullanılması başlıklı 25(1)f-1 maddesinde,L1 yetki belgesi ile ilgili olarak, özmal taşıt sayısının 10 katını geçmemek üzere ticari olarak kayıt ve tescil edilmiş sözleşmeli taşıtlar kaydedilebilir. Yönetmelik'in 4(1) vv maddesinde, sözleşmeli taşıt; yetki belgesi sahibinin kendi unvan ve sorumluluğu altında çalıştırmak üzere, noterden veya E-Devlet kanalıyla yapılmış sözleşmeyle temin ettiği başkasına ait taşıtı veya 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı ..., ... ve ... Şirketleri Kanunu kapsamında yetki belgesi sahibinin doğrudan kiracı olarak tarafı olduğu bir finansal kiralama sözleşmesi veya uzun süreli kiralama sözleşmesi yoluyla temin ettiği taşıtı, ifade ettiği düzenlenmiştir.Taşıtlar, sadece bir yetki belgesi eki taşıt belgesine kaydedilir(KTY m. 26). Bir yetki belgesi sahibinin taşıt belgesine sözleşmeli olarak kayıtlı taşıtların sahipleri kendi nam ve hesabına taşıma yapamazlar(KTY m. 40(2)). Buna göre, bir yetki belgesi sahibinin taşıt belgesine sözleşmeli olarak kayıtlı taşıtlar ile ancak yetki belgesi sahibi nam ve hesabına taşıma yapılabilir. Bu halde taşıyan sıfatı yetki belgesi sahibine aittir.Somut olayda, davalı kira sözleşmesi ile temin ettiği aracı ... belgesine kaydettirmiş olduğundan bu araca yüklenen yükler nedeniyle Karayolu Taşıma Yönetmeliği gereğince taşıyıcı durumundadır.Taşıt kira sözleşmesindeki hükümler ise sözleşmenin tarafı olmayan sigortalı ... Lojistik ve dolayısıyla davacı sigortacıya karşı ileri sürülemez. Davalının, sahip olduğu ... yetki belgesinin sağladığı imkanlarından dava dışı üçüncü kişilerin yararlanmasına imkan vermiş olması nedeniyle taşıma sözleşmesinin kendisi ile yapılmadığını ileri sürmesi mümkün değildir. Bu nedenle, dava konusu taşıma nedeniyle oluşan zarardan davalı sorumlu oldur. Ayrıca, davalının, kiraladığı aracı hakimiyetine almadan yetki belgesine eklemesi nedeniyle, bu durumun üçüncü kişilerce suistimal edilmesine ve taşıma işini yaptıran kişilerin zarar görmesine neden olduğundan, söz konusu eylemi pervasızca hareket niteliğindedir. Bu halde davalı TTK'nın 886. Maddesi gereğince sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır. Bilirkişi raporunda, zararın ödenen sigorta bedelinden daha fazla olduğu tespit edilmiş olup, davalı, davacının sigortalısına ödediği 150.000,00 TL'den sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, dava konusu tazminat alacağı likit (belirlenebilir) olmayıp, yapılan yargılama sonucunda tazminat miktarı belirlendiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalının sorumluluğunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE,2-Davalı-takip borçlusunun, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının İPTALİNE, 3-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,4-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.811,63 TL harcın, icra harcı 750,00 TL ile birlikte alınması gerekli olan 10.246,5 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, peşin harç 1.811,63 TL, icra harcı 750,00 TL, posta ve tebligat gideri 180,00 TL, bilirkişi ücreti 1.400,00 TL olmak üzere toplam 4.186,03 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 67,00 TL olmak üzere toplam 229,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025