T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1538
KARAR NO:2025/264
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/07/2021
NUMARASI:2019/645 Esas - 2021/552 Karar
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/03/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine ve Bankacılık Hizmet Sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan ... sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ve davacı banka şubesinin adresi itibariyle Kocaeli İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu; esas yönünden, müvekkillerine hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temerrüt oluşmadan takip ve dava açıldığını, faiz taleplerinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş; davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişi hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın davalılardan ... nolu Taksitli Kredi Hesabı yönünden 538.185,09 TL asıl alacak, 252.339,02 TL işlemiş faiz, 12.616,95 TL BSMV, 484,61 TL masraf olmak üzere toplam 803.625,68 TL, ...nolu Taksitli Kredi Hesabı yönünden 197.142,96 TL asıl alacak, 87.174,41 TL işlemiş faiz, 4.358,72 TL BSMV olmak üzere toplam 288.676,09 TL, ... nolu Taksitli Kredi Hesabı yönünden 37.584,72 TL asıl alacak, 20.542,68 TL işlemiş faiz, 1.027,13 TL BSMV olmak üzere toplam 59.154,53 TL, ... nolu Ticari Kredi Kartı yönünden 14.877,71 TL asıl alacak, 7.858,03 TL işlemiş faiz, 392,90 TL BSMV olmak üzere toplam 23.128,65 TL alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini 3.000.000 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişinin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği; benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen ... nolu Taksitli Kredi Hesabı yönünden toplam 803.625,68 TL, ... nolu Taksitli Kredi Hesabı yönünden toplam 288.676,09 TL, ... nolu Taksitli Kredi Hesabı yönünden toplam 59.154,53 TL, ... nolu Ticari Kredi Kartı yönünden toplam 23.128,65 TL'ye davalıların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği; bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen nakdi alacak üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine; reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ve davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini, kararının davacı banka aleyhine olan kısımlarının kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu'nda temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, hatalı temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapıldığını,davalıların, tamamen kendi rızaları ve serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmeleri, sözleşmeleri ihlal etmeleri ve faiz oranına itiraz etmelerinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, bu durumun davalıların son derece kötü niyetli olduklarını da açıkça gösterdiğini, tarafların tacir olması ve davacı banka tarafından kullandırılan kredinin ticari kredi olması sebebi ile faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, yapılan tüm uyarılara rağmen borçluların, sözleşmelerden doğan borçlarını ödememeleri üzerine borçlulara Kahramanmaraş .... Noterliği’nin 08.10.2019 tarihli, ...yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, davacı bankanın fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin, dosyaya belge sunulamadığı yönündeki değerlendirmelere itibar edilmesinin mümkün olmadığını, ticari kredi kartından kaynaklan asıl alacak tutarının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporunda bu hususlar göz önüne alınmadan hesaplama ve değerlendirme yapılmış olduğundan, davacı bankanın alacak miktarının eksik hesaplandığını, yargılama sırasında, beyan ve itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasının talep edildiğini, ancak yerel mahkemece, bu taleplerin reddedildiğini ve raporun hatalı kısımları doğrultusunda davacı bankanın alacak miktarının kısmen reddine karar verildiğini, mahkeme kararının, davacı banka aleyhine olan kısımlarının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak tüm talepler yönünden davanın kabulüne, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; temerrüt tarihlerinin ve faiz oranlarının hatalı belirlenip belirlenmediği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarındadır. Davacı tarafça davalılar hakkında ... sayılı dosyası ile 3 adet ihtiyaç ve bir adet kredi kartı asıl alacağı ve ferileri toplamı 1.249.336,25 TL alacağın tahsili istemiyle İcra takibi başlatılmış davalı borçluların itirazı üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 68/b-1 maddisine göre, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır Davacı banka tarafından davalılara Kahramanmaraş noterliğinin 08/10/2018 tarihli kat ihtarının gönderildiği borcun ödenmesi için 24 saat süre verildiği, ihtarın her iki davalıya 11/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği verilen sürenin dolması ile temerrüdün 13/10/2018 tarihinde oluştuğu kabul edilmiştir.Davacı, tespit edilen temerrüt tarihinin hatalı olduğunu iddia etmektedir.Bahsi geçen düzenleme uyarınca, davacının, alacağın vadeye bağlı olduğu ve temerrütün buna göre belirlenmesi gerektiği iddiası yerinde değildir.Kaldı ki, davalılara çıkarılan ihtarnamede borcun ödenmesi için 24 saat süre verilmiş olup temerrütün bu süre sonunda oluşacağı açık olmakla bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Genel Kredi Sözleşmesinin temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlıklı 22.Maddesinde, müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın ...'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğu düzenlenmiştir.Buna göre, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uygulayacağı ve ... Bankasına bildirilen faiz oranlarından, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilmelidir(Yargıtay 11. HD'nin 14/06/2021 Tarih ve 2020/4114 E.- 2021/5052 K. Ve 13.12.2022 Tarih ve 2021/8902 E.- 2022/8980 K. sayılı Kararları). Ancak davacı banka tarafından, temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uygulanan cari faiz oranına ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu halde, ticari temerrüt faizi esas alınarak banka alacağına uygulanacak temerrüt faizi belirlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesince de alınan bilirkişi raporunda bu ilkeye uygun hesaplama yapıldığı anlaşılmakla bu yönlere ilişen istinaf istemi de yerinde değildir.Eldeki uyuşmazlık takip tarihi olan 03/09/2019 tarihi itibarıyla davacının alacak miktarının belirlenmesine dayalı bir dava olup davacının istinaf dilekçesinde sunduğunu belirttiği 02/11/2020 hesap kesim tarihli ekstrede yer aldığını iddia ettiği harcamalar uyuşmazlık konusu olmadığı, bahsi geçen harcamaların bir sonraki hesap kesim tarihinde ve bir sonraki ekstrede alacak kalemi olarak gösterildiği anlaşılmakla bu yöne ilişen istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/03/2025