T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/121
KARAR NO:2024/1755
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/11/2023
NUMARASI:2023/285 Esas - 2023/843 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin terkin edilen ve ihyasını talep ettikleri ... Şirketi isimli şirkette 01.12.1990 - 02.08.2011 yılları arasında ... Satış ve İmalat Sorumlusu olarak çalıştığını, iş bu çalışma tarihleri arası dönem ile ilgili olarak da İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2019/15 Esaslı dosyasında halen hizmet tespit davası devam etmekte olduğunu, iş bu bahsedilen mahkeme dosyasının 13.04.2023 tarihli 12 numaralı celsesinde taraflarına ihya davası açılması için 2 haftalık süre verildiğini, tüm bu nedenlerle 25.12.2019 tarihinde re’sen terkin olunan ... Şirketi'nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın terkin edilen ve ihyasını talep edilen ... Şirketi isimli şirkette 01/12/1990-02/08/2011 yılları arasında ... Satış ve İmalat Sorumlusu olarak çalıştığını, İst. And. 20. İş Mahkemesinin 2019/15 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davasının devam ettiğini, iş bu bahsedilen dosyanın 13/04/2023 tarihli ara kararı gereğince İst. And. 12. ATM'nin 2023/285 Esas sayılı dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ihya davası açıldığını, açılan bu ihya davasında 13/09/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince şirketin tasfiye memuru ...'a birleştirme talepli ihya davası için süre verildiğini, iş bu davayı açma zorunluluğunun olduğunu, müvekkilinin işçi ve ailesini geçindirmek zorunda olduğunu belirterek adli yardımdan faydalanılmasını ve davanın İst. And. 12. ATM'nin 2023/285 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Birleşen dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın husumet(sıfat) yokluğu sebebiyle usulden reddine, müvekkili yönünden işbu davanın ikame edilmesinde hukuki yarar mevcut olmadığından esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı KABULÜ ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ... Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2019/115 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konularla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından açılan davada her ne kadar davalıya kusur atfedilmemiş ve davalı olarak davaya dahil edilmemişse de; yerel mahkeme tarafından davalının davaya kusuru olup olmadığına veyahut taraf sıfatı olup olmadığına bakılmaksızın re'sen davalı olarak dahil edildiğini ve aleyhine haksız şekilde yargılama giderlerine ve karşı vekalet ücretine takdir edildiğini, yapılan yargılamanın davalının hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini, yasal hasımların dava harç ve masraflarından sorumlu tutulmayacağı hususunun izahtan vareste olduğunu, yerel mahkemece ticaret sicili müdürlüğünün masraflardan muaf tutulduğunu, tasfiye memurlarının ek tasfiye amacıyla ihya davalarında hasım gösterilmesi zorunluluğu bulunmadığını, ancak kendilerine sorumluluk isnat ediliyorsa o takdirde hasım gösterilmeleri gerektiğini, hasım gösterildiklerinde ise mahkemece, tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerini gerçekleştirmede bir kusurlarının bulunup bulunmadığına bakılarak yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerektiğini, ihya davalarının, tasfiye memurlarının veya ticaret sicil memurlarının kabulüne bağlı olmadığını, ihya koşullarının bulunup bulunmadığının mahkemece re’sen gözetilmesi ve şayet ihya koşulları oluşmamışsa veya hukuki yarar gibi dava şartlarının bulunmadığı anlaşılırsa mahkemenin davayı reddetmesi gerektiğini, hukuki yarar mevcut olmadığından ikame edilen işbu davanın davalı yönünden hukuki yararın mevcut olmaması sebebiyle reddine kararı verilmesi gerektiğini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı birleşen davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ....Şti 'nin tasfiyeye girdiği, uyaptan talep edilen inceleme izni ile davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2019/15 esas sayılı dava derdest iken tasfiye memuru davalının, 25/12/2019 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edilmiştir.Tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi derdest davanın terkinin den önce açılmış olması ve tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir dava bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Y11.H.D'nin 02/05/2023 tarih ve E:2023/2250-K:2023/2572 )Davacının anılan derdest dava ve icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluşmuştur.Bu durumda mahkemece davaya konu şirketin derdest dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı 2019/15 esas sayılı dava dosyası ile sınırlı olarak ihya isteminde bulunulduğu halde mahkemece taraflar ile ilgisi olmayan 2019/115 esas sayılı dosya yönünden ihyasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından kararın kaldırılmasına,İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2019/15 esas sayılı derdest dava dosyasındaki işlemlere hasren şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline ve ilanına, karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı KABULÜ ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ... Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2019/15 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konularla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ... TC kimlik numaralı davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,3-Kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına,
4-) ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;a-) Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin yatırılan toplam 179,90 TL hacın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-) Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve yukarıda belirtilen diğer nedenlerle davacı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,c-)Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-) BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; a-) Dava açılırken harç alınmadığı görülmekle Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL Peşin harç ve 269,85 TL Başvurma harcının birleşen dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, b-) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalısı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan 138,25 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talep halinde kendisine iadesine, b-Davalı ... tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2024