T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1163
KARAR NO:2024/1595
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/06/2023
NUMARASI:2018/498 Esas - 2023/276 Karar
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı/sigortalı .... A.Ş tarafından Güney Afrika’da yerleşik alıcı ... (...) Ltd adlı alıcı firmaya ... emtia satıldığını, satılan emtianın 22.08.2017 tarihinde "...” adlı gemiye yüklenerek ... Limanına sevk edildiğini, varış limanına ulaşan gemiden tahliyenin ardından alıcı firma deposuna alınan emtiada paslanma tespit edildiğini ve durum yazışmalar ile eksper tarafından sigortalı firma yetkililerine bildirildiğini, müvekkili tarafından atanan eksperin anılan hasar ile ilgili ekspertiz çalışmasına aynı gün başlanıldığını, 11.10.2017 ve 12.10.2017 tarihlerinde, ilk ihbara esas hasarın tespiti için aktarım limanı olan ... Limanı, Belçika’da, ardından alıcı firma deposunda tespit edilen paslanma hasarı ile ilgili 20.06.2018 tarihinde alıcı firma servis sağlayıcısı ... şirketinin ..., Güney Afrika’da bulunan fabrikasında ekspertiz çalışmaları gerçekleştirildiğini, 29.09.2017 tarihinde aktarım limanı olan ... Limanına tahliye edilen konteynerlerin bazılarının deformayon sebebiyle hasarlandığı bildirildiğini ve talep üzerine 11.10.2017 tarihinde ... Limanında ana ve alt nakliyeci firmaların eksperlerinin katılımı ile joint survey gerçekleştirildiğini, 20.06.2018 tarihinde alıcı ... firmasının taşeronu / sacların kesim işlemini yapan ... firmasının ...,... Güney Afrika adresinde bulunan fabrikada ekspertiz çalışması gerçekleştirildiğini, meydana gelen hasardan haberdar olan sigortalı meydana gelen hasarın tespit ve tazmini için sigortacısı olan müvekkil ...Sigorta A.Ş.'ye ihbarda bulunduklarını ve müvekkili nezdinde ... nolu hasar ve rücu dosyası açıldığını, müvekkili şirket tarafından .... Şti.'den hasarı ve sorumluların tespiti için ekspertiz çalışması talep ettiğini, gerçekleştirilen ekspertiz çalışması sonucu 30.07.2018 tarih ve ... nolu rapor ile ilk tespit olarak 385.782,21 USD bedel tespit edildiğini, fakat son tespit olarak hasarın toplam maliyeti 200.530,29 USD olarak hesaplandığını, dava ve takip konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısına 14.08.2018 tarihinde 200.530,29-USD hasar miktarını sigortalı ... A.Ş.'ye ödendiğini,bu sebeple de dava ve takip haklarının bulunduğunu ileri sürerek ... sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar ... Gemisi Donatanına ve ... Gemisi Donatanına ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin acentesi olduğu dava dışı ...'nın taşıma sözleşmesini gösterir konşimentonun taraflarından birisi olmadığını, davacı ... şirketinin işbu davayı açabilmesi bakımından aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkili davalı ... A.Ş., İsviçre Cenevre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... şirketinin Türkiye acenteliğini gerçekleştirdiğini, işbu taşıma sözleşmesinin bir tarafı İsviçre merkezli ... olup müvekkili şirketin, işbu sözleşmede acente sıfatı ile hareket ettiğini, konişmentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkeme Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukuk İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında, konişmentoların arka yüzünde taşıma şartları yer aldığını, bu taşıma şartları ise navlun sözleşmesinin kendisi olduğunu, davacının işbu davasını taşımaya ilişkin konişmentonun ön yüzündeki kayıtlar ve arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesi hükümleri tahtında değerlendirmek gerektiğini, taşımaya konu mallarda oluştuğu iddia edilen olan hasar nedeniyle müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu malların hasarlanmasına ilişkin olarak taşıyana veya taşıyanın acentesine Türk Ticaret Kanunu’nun 1185. maddesine uygun olarak yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını, müvekkili şirketin katılımı ile herhangi bir survey de düzenlenmediğini, iddia edilen hasarın taşımanın gecikmesinden kaynaklandığı düşünülecek ise, dava konusu taşımada müvekkili şirketten kaynaklı bir gecikme yaşanmamış olup öyle olduğu farz edilse dahi bile hem de TTK m.1186/6 uyarınca gecikme zararlarında taşıyanların sorumluluğu toplam navlun ile sınırlı olacağını, dava konusu taşımada toplam navlun da 2640 USD olduğundan her halükarda gecikme nedeniyle sorumluluklarının 33.579 USD ile sınırlı olduğunu, yükün kendine has niteliklerinden veya ambalaj yetersizliğinden veya hatalı konteyner seçiminden ileri gelen hasarlar taşıyanın sorumsuzluk hallerini teşkil ettiğini, tek taraflı yapılan tespite dayalı eksper raporu taraflarınca kabul edilemese de, söz konusu raporda dahi konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığı net olarak ortaya konamadığını beyanla davanın reddine, kötüniyetli açılan işbu takip nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zararın geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalan bir zarar olmadığını, dava dışı ... Şirketinin CFR kaydına göre yaptığı satış bakımından talep hakkı alıcıya geçtiğini, bu durumda da sigortalısının talep hakkı bulunmayan davacı bakımından da aktif husumetin olmadığının kabulü gerektiğini, davacının sigortalısı satıcı ... tarafından dava dışı alıcı ...’e satışı gerçekleştirildiği iddia edilen zarar, emtia taşıyana Gebze, Kocaeli’de teslim edildikten sonra vuku bulduğundan, dava konusu zarara katlanma yükümlülüğünün alıcı üzerinde olduğunun kabulü gerektiğini, bu durumda, taşıma konusu emtianın uğradığı iddia edile zarar ile ilgili olarak, varsa, talepte bulunma hakkı emtianın satıcısı...’in değil emtianın alıcısı olduğu iddia edilen ...olduğunu, davacı sigortacının sigortalısı ... ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... ile kurulan taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi, fiili taşımayı da gerçekleştirmediğini, davaya konu olan taşıma sözleşmesinin tarafları ... A.Ş ve satıcı ...olduğunu, ... Şirketinin işbu taşımada akdi taşıyan olduğunu, davacının talebini ancak ...’a ya da fiili taşıyan ...’ye yöneltebileceğini, davaya konu olan taşıma işi 22.08.2017 tarihli konişmento uyarınca gerçekleştirilmiş olup işbu dava öncesindeki icra takibi ise 28.08.2018’de başlatıldığını, 11.10.2017 tarihinde aktarma limanı olan ... Limanı’nda düzenlenen Ön Rapor uyarınca işbu taşımaya konu emtia raporun düzenlendiği tarihte de hasarlı olmadığı açıkça belirtildiğini, 30.07.2018 tarihinde düzenlenen Yeditepe Raporu’nda ise emtianın hasarlı olduğu belirtildiğini, aradan geçen bunca zaman içerisinde ise herhangi bir dava ikame edilmediğini, davacı sigortacının talebini hak düşürücü süre içerisinde ileri sürdüğünü kanıtlaması gerektiğini, her halükarda, davacı tarafından müvekkiline işbu davaya konu hasar ile ilgili olarak TTK m. 1185 uyarınca süresinde ihbar yapılmadığından işbu davanın esastan reddi gerektiğini, 200.530,29 USD tutarındaki ödemeye ilişkin tutarın fahiş olduğunu, yapılan hasar hesabına %10 ilave bedel ve hasarı azaltma ve kurtarma masrafları dahil edildiğini, emtia hasarına ilişkin %10 ilave bedel davacı ... tarafından talep edilemeyeceğini, hasarı azaltma ve kurtarma masraflarının ise neye ilişkin olduğu ve zararı ne kadar azalttığı belirsiz olduğunu beyanla davanın reddine, davacının talep edilen tutarın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davacı ..., halefi olduğu .... A.Ş'nin zararının dava dışı alıcı ... Ltd şirketi tarafından ... adına düzenlenen 15/08/2018 tarihli 256.397,25 USD tutarlı borçlandırma faturası nedeniyle doğduğunu ileri sürmüş olup, işbu faturanın ...'in defterlerinde borç olarak kaydedildiği tespit edilmiş ise de, 2018 yılında açılan dava tarihinden 12/05/2023 olan ek rapor tarihine ve 21/06/2023 tarihli son duruşmaya kadar faturanın mahsup, temlik yada doğrudan ödeme yoluyla ödendiği ortaya konulamamıştır. Bu durumda sigortalının, iddia edilen yük hasarından dolayı zarara uğradığı ispatlanamamış olduğundan, davacının iş bu davada husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatine varılmakla, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114-115 maddeleri gereğince usulden reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında incelenen ticari defterlerin usulüne uygun olarak yaptırıldığının tespit edildiğini, dava dışı ... firmasına yurtdışındaki alıcı ... firması tarafından herhangi bir bedel ödendiğine ilişkin fatura ve/veya ödeme kaydına rastlanmadığını, Dava dışı sigortalı .... A.Ş.'nin, TTK hükümleri uyarınca tuttuğu ve kayıt altına almış olduğu ticari defterlerinde, davaya konu mal bedelini dava dışı ... (...) Ltd'den tahsil etmediğinin ortaya çıktığını, nakliyesi sonucunda paslı şekilde alıcı firma tarafından teslim alınan ve reddedildiğine ilişkin yazının mevcut olduğunu, kök bilirkişi incelemesinde de alıcı firma tarafından eşyanın reddedildiğine ilişkin yazının mevcut olduğunun tespit edildiğini, gerek TTK gerekse ... sigortacının sigorta tazminatını ödemiş olması şartıyla ve ödediği oranda halefiyet hakkını kazanacağı öngörülmekle zira ...; "Sigortacının edim yükümlülüğünün hiç olmadığı veya şüphesel olduğu hallerde de halefiyetin gerçekleşeceği de savunulmaktadır. Sigortacının yanılgı sonucu veya hatır için ya da sigortalının teminattan yararlanma hakkını kaybetmiş olmasına rağmen yaptığı ödeme ile halef sıfatını kazandığının kabul edilmesi uygun görülmektedir. Bu görüş sigortacının edim yükümlüsü olmadığı hallerde bile yaptığı ödemenin zarar göreni zenginleştirmemesi ve zarar sorumlusunu sorumluluktan kurtarmaması gereklerine dayandırılmaktadır. Bu şekilde halefiyetin zararı paylaştırıcı işlevinin ön plana çıkmış olacağı belirtilmektedir." denilerek sigortacı tarafından sigorta tazminatının ödenmiş olması şartı ile ödediği miktarla bağlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olacağının açıkça ifade edildiğini, alıcı firma tarafından, emtianın varış limanına ulaşmasından sonra yapılan kontroller neticesinde paslı olduğunun tespit edilip, ret belgesi düzenlenmiş olduğu halde, emtianın bedelinin davacı şirket sigortalısına ödenmiş olduğu tespitinin maddi olayla ilişkilendirilemeyeceğini, böyle olmadığı ve dava dışı ... A.Ş.'nin TTK hükümleri gereği usulüne uygun tutmuş olduğu ticari defterlerinde davaya konu mal bedelinin 256.397,25.-USD'lık kısmı kadar dava dışı ... firmasından alacağının bulunduğunun netleştiğini, alıcı emtiayı veya dokümanları reddettiği zaman ise mülkiyet kavramı tekrar satıcının üzerinde olur ve eğer mülkiyet satıcıya geçerse, "..." Madde 36 uyarınca risk en başından beri satıcının üzerindeymiş gibi kabul edileceğini, somut olayda alıcı firma ... tarafından verilen ret belgesi ile beraber mülkiyet ve risk tekrardan davacı şirketin sigortalısına döndüğünü, dava konusu somut olayda davacı şirket sigortalısı ile alıcı firma arasında CFR teslim şeklinde mutabık kalındığını, davacı tarafından ödeme yapıldığı kesin olup, sigorta tazminatı ödenmesi sebebiyle de, ödemiş olduğu tazminat bedeli oranında halefiyet hakkının olduğunu, Hasar olgusunun eşya taşıyanın hakimiyeti altındayken meydana geldiği ve hasar ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun ispatlandığını, davalı ... A.Ş. ve.... Şti.'nin konu hasar sebebiyle sorumlulukları mevcut olup pasif husumet ehliyetleri olduğunu, ... Madde 20/2'de denilmekle; eğer ki hasar gecikmeden kaynaklanıyorsa, hasarın riski, gecikmeye neden olan tarafın üstünde olduğunu, somut olayda, satıcının ayarladığı taşımada yapılan gecikme/bekleme ve emtiayı yanlış koşullarda gözetme, satıcının sözleşmeden kaynaklanan edimini satıcının herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen engellediğini, TTK Madde 1178 kapsamında "taşıyanın gözetimi altındayken oluşan hasar ve zıyadan kuşkusuz taşıyan sorumludur" hükmü amir olup bu kapsamda davalıların işbu taşıma sebebiyle sorumluluklarının haiz olduğunu, taşıma süresinin olağan şartlarda 25-30 gün olması gerekirken, 100 günü aşan bir sürede gerçekleştirilmiş olması ve emtiayı koruyucu yağ maddesinin, bu kadar süre sonra ömrünü tamamlaması nedeniyle paslanmanın meydana gelmesi olup dosya kapsamında sunulan belgelerle sabit olduğu üzere; paslanmanın ana sebebinin taşıma süresinin olağan taşıma süresinin fazlasıyla aşılması ve bu uzun sürede sacların paslanmaya karşı koruyucu yağlarının ömrünü tamamlaması olup, davalı ...'nin acentesi olduğu firmaya ait gemilerle taşıma işinin gerçekleştirildiğini, söz konusu gecikmelere kendilerinin sebep olduğu için, meydana gelen zararlardan da sorumluluklarının doğmuş olduğunu, diğer yandan taşıma sürecindeki hasardan gemi işletmeyen taşıyanın da sorumlu olduğunu, taşıma işinde davalı .... Şti.'nin sözleşmesel taşıyan sıfatı haiz olup ve bu kapsamda konu hasar sebebiyle sorumlu olduğunu, ayrıca 12.08.2022 tarihli Ek Muhasip Bilirkişi Raporu ile, Davalı ... Ltd. Şti.'nin 28.08.2017 tarih ve... seri numaralı 41.384,90 USD (143.944,96 TL) bedelli navlun faturasını dava dışı ... A.Ş. ünvanına düzenlemiş olup, işbu navlun faturasını da 15.09.2017 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'den tahsil etmiş olduğu ticari defter kayıtları ile ortaya çıktığını, söz konusu yükün taşınması için, gemi işleten ile ...’nin yaptığı sözleşmenin bir yolculuk çarteri; bu sözleşmenin ifasına yardım ettiği ve yük ilgilileri ile yapılan diğer sözleşmenin ise dar anlamda eşya taşıma sözleşmesi olduğunu, bu zincirlenen sözleşmelerin birbirinden bağımsız olduğunu, bu nedenle yük ilgilisinin, gemi işleten (fiili taşıyan) ile doğrudan doğruya bir ilgisi olmadığını, sözleşmesel taşıyan olarak ...’nın navlun sözleşmesinden doğan sorumluluğun akdî bir sorumluluk olduğunu, bu nedenle ..., taşıma sözleşmesinden doğan borçlarını hiç veya gereği ifa etmez ya da noksan ifa ederse genel esaslara göre bundan ileri gelen zararlardan doğrudan kendisinin de sorumlu olduğunu, bu sebeplerle davalı ...'nın vuku bulan hasar sebebiyle sorumluluğunun sabittir ve pasif husumeti olduğunu, zira taşımayı taahhüt eden davalı ... sadece eşyanın taşınması ile değil, varma limanında eşyayı tesellüme yetkili gönderilene gecikmeden teslimle de yükümlü olduğunu, taşıyanların, herhangi bir zamanda değil, belirli bir süre içinde eşyayı taşımayı taahhüt ettiklerini, somut olayda taşıyan tarafından herhangi bir tespit, değerlendirme yapılmamış, yüke özen borcunun yerine getirilmediğini, bu sebeple de kendisinin sorumluluğunda olan taşıma işi sebebiyle meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğunu, TTK gereğince davalı/borçlunun hasarın taşımanın hangi evresinde olursa olsun sorumluluğunun bulunacağı gerek kanun hükümlerince açık bir şekilde belirtilmiş olup, davalı/borçlunun borcunun olmadığına dair iddiaları haksız ve hukuka aykırı olduğunu, keza bir hasar ve davacı firma tarafından karşılanmış bir zararın meydana geldiğini, buna göre davacı tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsil edilmesi gerektiğinin izahtan vareste olup ayrıca yine yukarıda yer aldığı üzere; dosya kapsamında yeterli inceleme yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan tespitlerin bilirkişilerin tahmin ve yorumlarından ibaret olup, somut tespitlere dayanmadığını, bilirkişiler tarafından yine mevcut olmayan bir delil iddia edilerek, bu durumun davacı şirketin aleyhine değerlendirildiğini, bilirkişilerin dayanaksız tespitleri üzerine soyut ifadeler ile yaptıkları değerlendirmenin kabul edilemez nitelikte olduğunu, hasarın taşıyıcının sorumluluğunda iken meydana geldiğini ve bu sebeple TTK amir hükümleri uyarınca sorumluluğunun sabit olduğunu, alıcı firma tarafından emtianın varış limanına ulaşmasının ardından, paslı olduğu tespit edilerek ret belgesi düzenlendiğini, burada alıcı firma tarafından ürünlerin paslı olarak teslim alındığı ve emtianın kullanılması için gerekli çabanın gösterildiğini ancak devamında ise alıcı firma tarafından açıkça pas sebebiyle kullanılamayan malzemelere ilişkin liste hazırlanacağı bilgisi verildiğini, bu doğrultuda alıcı firma tarafından pas nedeniyle kullanılmayan ürünlerin mevcut olduğu açıkça, somut belgeler ispat edilmekle bunların ışığında ise alıcı tarafından kullanamadığı ürünler için ürünlerin bedelini ödemiş olduğu tespitinin kabul edilemeyeceğini, sonuç olarak; ilk derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporları hatalı tespit ve değerlendirmeler içermekte olup hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmayıp tarafların 2017, 2018 ve 2019 tarihli ticari defterlerinde yapılmış olunan inceleme sonucu, 3 no.lu davalı ... Ltd. Şti.'nin TTK'na uygun tutulmuş kayıtlı ticari defter incelemesi ile sübut bulmuş olduğu üzere, dava dışı ... A.Ş.'den 41.609,90 USD (143.737,24.-TL) navlun bedelini tahsil etmiş olduğu ve ... A.Ş.'nin de dava dışı ... (...) Ltd.'den dava konusu mal bedelinin 256.397,25.-USD tutarı kadar alacaklı olup herhangi bir şekilde bu meblağı ...'dan tahsil etmediği ortaya çıkmış olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemli alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Dava konusu taşımaya ilişkin Konşimentolar, göndericisi ... A.Ş.', alıcısı ... (...) Ltd. Firması, gönderilen yük 22 Coils ve 1 Coils, 46 Coils, yükleme limanı ..., varış Limanı ..., yükün taşındığı gemi ... olarak dava dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenmiştir. Aynı taşımaya ilişkin ... numaralı ara taşıma Konşimentosu, göndericisi davalı İdea .... Ltd. Şti., alıcısı ...(...) Ltd. Firması, gönderilen yük 39x20 CNTR(S), yükleme limanı Gebze, varış Limanı Durban/Güney Afrika, yükün taşındığı gemi ... olarak .... acentesi olarak ... A.Ş. tarafından düzenlenmiştir. Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı tarafından, alıcıya 04.11.2017 tarih ve 241.211,16 USD, 19.973,20 USD ve 261.344,54 USD bedelli faturalar kesilmiş ve teslim şekli ... olarak belirtilmiştir. Gümrük beyannamesine göre, dava konusu ihracat işlemine ilişkin olarak teslim şekli ..., ödeme şekli ise vesaik mukabili olarak belirlenmiştir. Davalı ... A.Ş. Tarafından diğer davalı .... Ltd. Şti.'ye 23/08/2017 tarih ve 33.579,00 USD bedelli ... gemisine ilişkin fatura düzenlemiştir. Ayrıca dava dışı ... A.Ş. Tarafından ... A.Ş.'ye 22/12/2017 tarih ve 51.480,00 USD bedelli navlun faturası düzenlemiştir.Davacı ... tarafından davaya konu deniz taşıması 01.04.2017-01/10/2018 tarihleri arasında geçerli "emtea blok abonman sigorta poliçesi" ile ziya ve hasarlara karşı sigortalanmış bulunmaktadır. Bu sigorta poliçesinin sigortalısı satıcı ... A.Ş.'dir. Davacının sigortalısı tarafından tazminat talep edilmesi üzerine yapılan ekspertiz çalışması sonucunda 18/10/2018 tarihinde 258.008,07 USD ödenmiştir. Ayrıca davacı ... tarafından alacak temlik alınmıştır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında ... sayılı takip dosyasında, "nakliyat hasarı rücu alacağı" sebebine dayalı olarak 200.530,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 14/08/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur.Davacı tarafından, 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. Maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1178/1. maddesine göre, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür.Taşımaya konu malların teslim şekli konşimentoda ... olarak belirtilmiştir. ... masraflar ve navlun ödenmiş olarak teslim, satıcının yükleme limanında malları gemi küpeştesine aktarmasıyla yükümlülüğünün sona ermesi anlamına gelir. Bu satış türünde sözleşme konusu malların belirtilen varış limanına taşınması için gerekli olan masrafları ve navlunu satıcı öder. Ancak mallara ilişkin kayıp ve hasar riski ile birlikte, malların gemi bordasına aktarılmasından itibaren meydana gelecek olaylardan kaynaklanan tüm ek masraflar, malların yükleme limanında gemi bordasını geçtiği andan itibaren satıcıdan alıcıya geçer (Prof. Dr. Cemal Şanlı, Doç. Dr. Nuray Ekşi, Uluslararası Ticaret Hukuku, 1. Bası 2000, İstanbul, syf. 138).Bu satım şeklinde satıcı, malların kararlaştırılan varma limanına ulaştırılması için gerekli taşıma sözleşmesini yaparak masrafları ve navlunu ödemek durumundadır. Buna göre de satıcının söz konusu malların taşınmasına uygun bir taşıma sözleşmesi yapması gereklidir. Yapılacak ya da tefarik edilecek taşıma sözleşmesinin de satıma konu malların sağlıklı bir şekilde alıcıya ulaştırılmasını sağlayacak şart ve rotaya uygun olması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 13.12.2023 Tarih ve 2022/5361 E. - 2023/7320 K. Sayılı kararı) ... teslim şeklinde, malların gemi bordasına aktarılmasından sonra aynı satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından ilke olarak taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkı bulunmamaktadır. Ancak, somut olayda, malların ... satış yöntemi ile teslimi benimsenmiş olmakla birlikte, ödeme noktasında taraflar genel kuraldan ayrılarak ödemenin vesaik mukabilinde yapılmasını kararlaştırmışlardır. Gerçekten de dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde ödemenin vesaik mukabili olduğu belirtilmiş vaziyettedir.Öte yandan, bilirkişi heyeti raporu ile, davacının sigortalısının incelenen ticari defterlerinde dava konusu taşımaya konu mal bedelinin dava dışı alıcıdan tahsil edildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar dava dışı alıcı tarafından 15/08/2018 tarih ve 256.397,25 USD bedelli bir fatura davacının sigortalısına düzenlenmiş ise, bu fatura bedelinin ödendiğine ilişkin dosyada bir kayıt veya belge bulunmamaktadır. Aksine davacının sigortalısı ... A.Ş.'nin mahkemeye gönderdiği 30/01/2023 tarihli yazısında bu faturanın kayıtlara alınmakla birlikte faturaya ilişkin bir ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir. Buna göre, davacının sigortalısının, alıcıdan satım konusu malların bedelini tahsil etmiş olması ve alıcıya söz konusu zararla ilgili olarak herhangi bir ödeme yapmamış olması karşısında takibin başlatıldığı 14/08/2018 tarihi itibariyle davacının sigortalısının zararı ve sigortalanabilir bir riski bulunmadığından davacının halef olabileceği veya sigortalısının davacıya temlik edebileceği dava konusu zarardan kaynaklı bir talep hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının da davalılardan talep edebileceği bir hakkı söz konusu olmayıp ilk derece mahkemesince davanın, davacının aktif husumetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024