T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1222
KARAR NO: 2024/1589
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/06/2023
NUMARASI: 2023/429 Esas - 2023/626 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkilleri ile davalılar arasında ... adlı ticari yatın satışına ilişkin olarak 14/06/2022 tarihli sözleşme yapıldığını, 1.475.000,00-TL karşılığında davacı müvekkil ...'nun sahip olduğu ... LTD. ŞTİ. Adına devir edileceği hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin eşinin hesabından 50.000,00-TL kapora gönderdiğini, alınan kaporanın satış sözleşmesinde de belirtildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu harici araştırmalarda kendisine satılmak istenen ticari yatın bağlanma kütüğü ruhsatnamesindeki özellikleri ile fiili durumunun farklı olduğu ve bu sebeple de denizde yasal olarak kullanılmasının imkansız olduğunu öğrendiğini, bu sebeple müvekkillerinin ticari yatın yasal olarak kullanıma elverişli olmak üzere devrini yada ödemiş olduğu kaporanın iadesini talep ettiğini, ancak davalıların yatı uygun hale getirmediğini ve kaporayı iade etmediğini, ödenmeyen kapora hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından itiraza edilerek takibin 18/11/2022 tarihinde durdurduklarını, bu nedenlerle itirazlarının haksız olduğunu, zaman kazanmak için kötü niyetli olarak icra takibini uzatmak için itirazlarda bulunduklarını, müvekkillerini söz konusu teknenin kendilerine davalılarca satılması sebebiyle uğradıkları zararlar için açacağı tazminat davası açma hakkı saklı kalmak şartı ile davalılarca haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ve söz konusu icra takibinin kaldığı yerden devamı, davalıların müşterek ve müteselsilen %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi olması halinde iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlemiş olup, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun 20.07.2004 gün ve 370 Sayılı kararı ile İstanbul'da Deniz İhtisas Mahkemesi kurulmuş ve faaliyete geçirilmiştir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) görevlendirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Mahkememizde açılan dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan 14.06.2022 tarihli Caliante Teknesi Satış Sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK'nun 1352/1-y. maddesi uyarınca "geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın" deniz alacağı olduğu anlaşıldığından, mahkememiz davaya bakmakta görevsiz olup, davanın HMK.nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine.." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden dosya üzerinden re'sen görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin gerçek kişi olup tacir olmadığını, bu haliyle gerek ticaret gerekse denizcilik ihtisas mahkemesinde davanın görülmesinin usul ve yasaya aykırı olup görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, mahkeme tarafından gerçek bir satış sözleşmesi olup olmadığı incelenmeden, sadece davacı yan beyanları dikkate alınarak görevsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin gerçek kişi olmasına ve tacir vasfı bulunmamasına rağmen, bu haliyle davada müvekkilinin taraf olması irdelenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu haliyle eksik araştırma ve inceleme sonucu verilmiş olup ortadan kaldırılması gerektiğini, istinaf incelemesi sonucu İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/429 E.-2023/626 K. Sayılı ilamının ortadan kaldırılmasını, görevsizlik kararı verilerek görevli Asliye Hukuk Mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin tespitinin aksine taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu olan malın gemi olmayıp aksine ticari yat (tekne) olduğunu, bu sebeple dava konusu alacağın deniz alacağı olmadığı halde deniz alacağı olarak değerlendirilip görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş olması ve tarafların tacir olmasının yanı sıra davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluklarına dayanılarak dava açılmış olunması sebebiyle davalının görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu iddiası yerinde olmayıp bu sebeple davalının iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, HMK 348. maddesi uyarınca yapılacak istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinin görevli mahkeme olması sebebiyle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli, 2023/429 E. 2023/ 626 Karar sayılı ilamı ile vermiş olduğu görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, gemi satım sözleşmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın görev/dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, taraf vekilleri tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olmakla birlikte 6102 sayılı TTK 1352/1. maddesinde "deniz alacakları" sayılmış ve maddenin "y" bendinde; geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın deniz alacağı olduğu belirtilmiştir. İhtilafın gemi satım sözleşmesinden kaynaklanmasına göre, TTK 1352/1-y bendi ve TTK 4/2 maddesi kapsamında, bu davaya bakma görevi İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. HMK 115. maddesi uyarınca, göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınmalıdır. Bu durumda ilk derece mahkemesinin yazılı şekilde davanın görev/dava şartı yokluğundan usulden reddi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde olmayan tüm istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayr ESASTAN REDDİNE,2-Taraf vekilleri tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024