T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1223
KARAR NO: 2024/1583
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/04/2021
NUMARASI: 2019/569 Esas - 2021/321 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Taraflar arasındaki Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... markası ile 18/04/2019 tarihinde üretim ve satın alma sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca müvekkili ve anlaşmalı 10 firma tarafından ... markasına ve diğer 600 firmaya etiket ürünü tedarik hakkının bulunduğunu, dava dışı ... markasının sözleşme kapsamındaki tedarikçilerden ... şeklinde tabir edilen dokuma etiket talep ettiğini, müvekkili şirket elindeki üretim araçlarının yetersiz kalması durumunda gerekli etiketi başka firmada yaptırdığını, dava dışı etiketinde bu şekilde tedarik edileceğini ancak davalı şirket ortağının müvekkili şirketin bilgisi olmadan dokuma etiketi faturasız ve piyasanın yarı fiyatına dava dışı ...-...'dan satın aldığını, dava dışı ...'ın davaya konu dokuma etiketleri müvekkili şirkete fatura etmesi sonucunda müvekkilinin davalının sözleşmeye uygun hareket etmediğinden haberinin olduğunu, davalının müvekkilini hem vergi müdürlüğü karşısında hem de ... firması karşısında zor durumda bıraktığını bildirmekle davalı şirket ortağının ortaklıktan çıkartılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının iddialarının hukuki bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin ortağı bulunduğu davacı şirketin taşeron olarak nitelendirilen ...-...'dan ... etiketleri belirli bir bedel karşılığında yaptırdığını, dava dışı ...'in ise yapılan işlem karşılığında fatura düzenlediğini, fatura bedelinin ise davacı şirket tarafından ...'ın hesabına havale edildiğini, işlemin faturalı olarak davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, davacının iddialarının aksine müvekkilinin şahsi olarak hareket etmediğini, davacının iddialarının aksine sözleşmeye aykırılığın söz konusu olmadığını, yapılan işlemlerde usulüne uygun fatura kesilerek yapıldığını ancak ...'e yapılan satış sonrası ödemeyi alan şirketin diğer ortağı dava dışı ...'un ödeme aldığı halde fatura tanzim etmediğini, faturayı tanzim etmemesi sonucu kendisinin usulsüzlük yaptığını bildirmekle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacı tarafından şirket menfaatlerine aykırı olarak habersiz yapıldığı iddia edilen alımın şirket ticari defterlerine kayıt edildiği, bu alıma ilişkin ödemenin şirket banka hesabından yapıldığı, bu ürünün faturasız satımından yapılan tahsilatın davacı şirket yetkilisinin hesabına geldiği, davalının kendisine özel bir menfaat sağlayan ya da şirkete zarar veren bir işlemi veya eylemi bulunmadığı, tanık beyanlarının bu olguyu doğruladığı anlaşılmakla mevcut delil durumu itibariyle davalının şirkete bağlılık ve sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, şirkete zarar vermediği, şirket menfaatlerine aykırı davranmadığı sonucuna varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ortağının müvekkilinin bilgisi dahilinde olmaksızın müvekkili şirketin dokuma etiketi temin ettiği ...- ... isimli şahıs firmasından "..." faturasız ve piyasanın yarı fiyatına satın aldığını, ...'ın müvekkili firmayı konu hakkında bilgi sahibi etmek için faturayı şirket adına kestiğini, bu noktada müvekkili firmanın en büyük müşterisi ... firmasına karşı zor duruma düşeceğini, büyük iş kaybı tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını, davalının bu davranışını haber verilmemiş olması halinde müvekkili şirketin piyasadan silinmesine sebep olacak mahiyyette sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkili firmanın satış onayının bulunmadığını, davalının müvekkili şirkete uğramadığı gibi rakip firmada çalıştığını, hem şirkete karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini hemde sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini beyanla istinafa konu kararın bozulmasına, istinaf gerekçeleri ve taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne, davalı şirket ortağı ...'ın haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde limited şirket ortağı hakkında ortaklıktan çıkarma şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı şirket tarafından, davalı ortağın haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun "çıkarma" başlıklı 640. Maddesinde "şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır" hükmü düzenlenmiştir. TTK'nın 616/1-h maddesinde ise bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. TTK'nın 621/1-h maddesinde de bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması, önemli kararlar arasında sayılmış olup, bu genel kurul kararlarının, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 621/1-h maddesi emredici şekilde düzenlenmiş olup, bir istisnası da öngörülmemiştir. Bu düzenlemeye göre haklı sebeplerle çıkarma davası açılması için şirket genel kurulunda geçerli bir karar alınabilmesi, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasına bağlıdır. Bu yeter sayı koşulu sağlanmayan genel kurul kararları yok hükmünde olup, böyle bir karara dayalı olarak açılan çıkarma davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilir. Zira bu vasıftaki şirket genel kurul kararı, 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesi anlamında çıkarma davası için aranan özel dava şartı niteliğindedir. Bu husus mahkemece yargılanmanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan olup, limited şirket ortağının çıkarılmasına ilişkin nitelikli nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunmaması halinde davanın 6100 sayılı Kanun'un 115/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmelidir. Somut olayda davacı şirketin, dosyadaki ticaret sicil kaydına göre sermayesinin 150.000 TL değerinde olup, 300 paya ayrıldığı, davacı şirket ortaklarından ...'un 150 pay, ...'ın 75 pay, davalı ...'ın ise 75 pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde TTK 621/1-h maddesi uyarınca haklı sebeple bir ortağın ortaklıktan çıkarılması davasının açılabilmesi için mahkemeye başvurulmasına ilişkin davacı şirket genel kurulu tarafından alınan bir karara rastlanmamakla birlikte bu durum hemen davanın reddini gerektirmeyip, ilk derece mahkemesince talebi halinde davacı şirkete, ortaklıktan çıkarma davasına izne dair usulüne uygun şekilde alınan genel kurul kararını sunması için makul bir kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024