T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/987
KARAR NO: 2024/1581
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/03/2021
NUMARASI: 2019/567 Esas - 2021/409 Karar
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirket aracılığıyla Uruguay'da bulunan ... şirketine 13 Şubat 2019 tarihinde toplam 10 parça ilaç gönderilmek için davalı firmadan teklif aldığını, tarafların anlaşması üzerine Hava yolu Konşimentosunda da görüleceği üzere ihraç eden taşıyıcı acentanın davalı şirket olduğunu, hava yolu konşimentosun da açıkça +2 ve +8 derecek sıcaklıkları arasında saklayınız bilgisininde mevcut olduğunu, bu hususunun müvekkilince de defalarca davalıya ikaza edildiğini, davalı şirketi ihraç eden acente olarak gerekli dikkat ve özeni göstererek ihraç edilen ürünlerin taşınmasını bu sıcaklıklar arasında yaptırması gerekirken gerekli, itina ve özeni göstermemesi söz konusu ihraç ürünlerin 48 saatten fazla 2 ve 8 derece üzerine kaldığını için Uruguay'da bulunan firma tarafından imha edildiğini ve müvekkilinin 11.330 USD doları zarar uğradığını, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber ödeme tarihindeki Türk lirası tutarı üzerinden davalıdan tazminen tahsiline karar verilmesini, dava giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin davaya konu taşıma ilişkin bir sorumluluğunun olmadığını, söz konusu taşıma işinin dava dışı ... tarafından yapıldığını, dolayısı ile taşıma işinden kaynaklı her türlü sorumluluğun bu şirkete ait olduğunu, husumetin bu şirkete yöneltilmesinin gerektiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete akıcısı .../Uruguay olacak şekilde taşıma teklifi ile geldiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin de davacı şirket ile anlaştığını, müvekkilinin taşıma işini hava yolu taşıma konşimentosu ile ... şirketine verdiğini, bu nedenle asıl taşıyıcının ... şirketi olduğunun yaşanan sıcaklık dengesizliğinden kaynaklı bir problemden de müvekklinin sorumlu olmasının kesinlikle mümkün olmayacağını aynı zamanda taşımaya ürünlerin havalimanına davacı tarafın kendi araçlarıyla getirilmiş olduğunu dolayısı ile fiili taşımacı ...'ya davacı şirket tarafından teslim edildiğini, kargoya zarar gelmesi halinde davacının 14 gün içinde müvekkili şirkete ihbar etme yükümlülüğü bulunduğuna ancak davacı tarafça bu süresinin de geçildiğini, davacı şirketin hasara uğradığı belirsiz olan ürünlerin Uruguay'da ki firma tarafından imha edildiğini ancak davacı tarafın bununla ilgili olarak herhangi bir ekspertiz raporu olmadığını, müvekkili şirket bakımından husumet yokluğundan reddine, ... şirketine ihbarını, davacı tarafında haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Davacı tarafından Uruguay’da yerleşik ... şirketine gönderilen ilaç emtiasınının Türkiye’den Uruguay’a nakliyesinin hava yolu ile akdi taşıyıcı davalı tarafından gerçekleştirildiği, bu yükleri düzenlediği konşimentolar uyarınca 2-8 derecede muhafaza edilmesi gerektiği uyarısı yer almasına rağmen emtianın zarar gördüğü anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği bilirkişi tarafından tanzim olunan ve mahkememizce de itibar olunan rapor nazara alınarak, Montreal Konvansiyonu Hükümlerine uygun şekilde olduğu, davalı tarafın ihbar süresinin geçirildiği yönündeki savının geçerli olamayacağı, Sıcaklık kayıt cihazındaki verilere bakıldığında; taşıma için kargonun verildiği tarih olan 13.02.2019 tarihinde ısının belirlenen aralıkta olduğu, üst sınır olan +8 derecenin ise 14.02.2019 saat 06.08.00'da ilk defa bu değerin üstüne çıktığı, bu tarih ve saatte ise kargonun havayolu taşıması içinde kaldığı, kargo teslim edildiği belirtilen 16.02.2019 tarihinde ise kargonun taşındığı koli içinde ısının +8 derece üzerinde olduğu, bu ara zaman dilimi içerisinde ısının +8 derece altına hiç düşmediği, konişmentoda yazmasına rağmen taşımanın büyük bölümünde emtianın taşıma talimatına aykırı bir şekilde taşındığı, tıbbi ilaç cinsi emtianın kullanılamayacağı, sovtaj imkanının da olamayacağından tamamının havayolu ile taşıma sırasında zayi olduğu, konvansiyonun 22. maddesine göre öngörülen sınırlı sorumluluk hali ”kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu kilogram başına 17 SDR ile sınırlıdır” düzenlemesi olduğu, bu sınırın beşer yıllık periyodlarla yenilenmesi konusunda 2014 yılında taraf ülkelerin katıldığı konferansta beş yıl için belirlenen sorumluluk sınırı her bir kilogram için 19 SDR olarak belirlendiği, bu bağlamda; somut olay konusu taşımada ... nolu hava konşimentosu incelendiğinde, gönderen tarafından taşıyıcıya kıymet beyanı sütununda (Declared value for carriage) bir bilginin olmadığı, bir değer beyan edilmediği, gümrük için de (Declared Value for Customs) değer beyan edilmediği, bu koşullar altında taşıyıcının bu konşimento kapsamında taşıma sorumluluğunu üstlendiği dava konusu zayi olan emtianın brüt ağırlığı 10,0kg olarak konişmentoda belirtildiği, dosya kapsamında taşınan emtiaya ait brüt ve net ağırlık bilgisini havi bir çeki listesi ve ürüne ait satış faturası mevcut olmadığı, havayolu taşımasında zayi olduğu tespit edilen emtianın tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami tutarı karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla (10kg X 19SDR) 190,00SDR ile sınırlı olduğu, davacının talebi olan 11.330,00USD tazminat talebinin dayanağı hakkında dosyada hiç bir belge ve bilgi olmadığı, 190 SDR karşılığının (190,00SDRX1,44247) 274,07 USD olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili hasar ihbarının 14 gün içinde yapılmadığından bahisle hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de alıcı firma red yazısının 25/03/2019 tarihli olduğu, hasar ihbarının ise 07/03/2019 tarihli mail ile alıcı firma red yazısından önce yapıldığı dikkate alınarak davalının hak düşürücü süre itirazına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile 274,07 USD'nin dava tarihi olan 15/08/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı Şirket aracılığı ile Uruguay'da bulunan ... şirketine, 13 Şubat 2019 tarihinde toplam 10 parça ilaç göndermek için davalı firmadan teklif aldığını, tarafların anlaşması üzerine Havayolu Konişmentosunda da görüleceği üzere ihraç eden taşıyıcı acentanın davalı şirket olduğunu, Havayolu Konişmentosunda açıkça "+2 ve +8 derece sıcaklıkları arasında saklayınız" bilgisinin de mevcut olduğunu, kaldı ki bu hususun, özellikle teklif alırken müvekkili firma tarafından da defalarca davalıya ikaz edildiğini, davalı Şirket, ihraç eden taşıyıcı acenta olarak gerekli dikkat ve özeni göstererek, ihraç edilen ürünlerin taşımasını bu sıcaklıklar arasında yaptırması gerekirken gerekli dikkat, itina ve özeni göstermemesi sonucunda, söz konusu müvekkilinin ihraç ürünü ilaçları 48 saatten fazla +2C ve +8 C derece üzerine kaldığı için Uruguay'daki firma tarafından imha edildiğini, müvekkilinin, ihraç edilen mallarının zayi olması nedeni ile toplam 11.330 USD zarara uğradığını, mahkeme gerekçeli kararında Montreal Konvansiyonu Hükümleri'nin 22. maddesindeki sınırlı sorumluluk halinin havayolu şirketi için geçerli olduğunu atlayarak, müvekkilinin uğramış olduğu zararın 274,07 USD lik kısmını kabul ettiğini, oysa ki maddi olay da davalı şirket havayolu şirketi olmayıp soğuk zincirle söz konusu emtiayı sevk etmek, uygun kargo firmasını bulmak ve özen ve ihtimamla Uruguay’da yerleşik ... şirketine emtianın tesliminden sorumlu olduğunu, bu nedenle konvensiyonun 22. maddesinin davalı şirket için uygulanamayacağını, müvekkilinin, davalı şirketin taşımayı yaptırdığı havayolu şirketi ile değil davalı şirketin kendisi ile sözleşme imzaladığını, konvensiyonun 22. maddesindeki sınırlılık hali de müvekkilinin zararını ilgilendirmemekte olup davalı şirket TTK ve TBK hükümleri doğrultusunda vermiş olduğu zararın tamamını karşılamakla yükümlü olup, 11.330 USD yi yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2021 tarihli 2019/567 E. 2021/409 K. sayılı kararın kabul edilen 274.07 USDlik kısmı haricinde istinaf ettiklerini, istinaf başvurularının kabulü ile kararın istinaf ettikleri tutarına dair kısmının kaldırılmasını, dava dilekçesindeki haklı taleplerinin kabulü ile yargılama gideri ve masraflarının, ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili şirkete yapmış olduğu usulüne uygun bir ihbar bulunmadığını, bu nedenle hasar ihbar yükümlülüğüne süresi içinde uymayan davacı şirkete karşı müvekkili şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini taşıma işinin risklerinin taşıtana bildirildiğini, taşıma işleri komisyoncusu sıfatına sahip müvekkili şirketin eşyanın tam ve eksiksiz olarak taşıtılması için her türlü tedbiri aldığını, 12 Şubat 2019 Salı saat 03:17de atılan mailde görüleceği üzere davacıya "Cool passive servisinde gönderiler ambarda ve uçak/kamyon içinde istenilen ısı aralığında muhafaza edilir.bu bir soğuk zincir değildir. Ambar-uçak/kamyon-ambar aktarmaları" esnasında doğrudan mevcut hava koşullarına maruz kalır, bu nedenle kargoların gönderici tarafından bu şartlar göz önünde tutularak ambalajlanması gerekmektedir." şeklinde bilgilendirme yapıldığını, buna göre davacının , söz konusu gönderilerin "soğuk zincir"de gönderilmeyeceğini, ambar-uçak/kamyon-ambar aktarmalarında gönderilen doğrudan mevcut hava koşullarına maruz kalacağını önceden bildiğini, davaya konu ürünlerin hava yolu taşıması esnasında maksimum +12 dereceyi görmüş olup, bu durum da yalnızca FRA aktarmasında uçağın boşaltılması ve aktarma uçağına yüklenmesi, yani apron operasyonları sırasında yaşandığının sabit olduğunu, sıcaklığın +32 derecelere çıktığı tarihlerin, taşımaya konu ürünler teslim edildikten yani, ürünler havayolu şirketinin sorumluluğundan çıktıktan sonrasında geliştiğini, bu itibarla da müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun veya özensizliğin olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2021 T. 2019/567 E. Ve 2021/409 K. Sayılı davanın kısmen kabulü ile takibin 274.07 USD yönünden devamına dair kararının kaldırılmasına, davacı taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, uluslararası havayolu ile taşınan kargonun, taşıma sırasında hasara uğradığı iddiasıyla hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, somut olaya Montreal Sözleşmesi hükümleri uygulanmasının yerinde olup olmadığı, dava konu taşıma sırasında meydana geldiği ileri sürülen hasarın süresi içinde davalıya bildirilip bildirilmediği, davalının hasardan sorumlu olup olmadığı noktalarındadır. Tıbbi ilaç cinsi emtianın İstanbul'dan Frankfurt'a aktarmalı olarak Montevideo'ya taşınması konusunda düzenlenen 13.02.2019 tarihli ... numaralı hava yolu konişmentosunda, göndericinin davacı şirket, alıcının ... isimli Uruguay şirketi, fiili taşıyıcının ... olduğu, davalı şirketin ise "ihraç eden taşıyıcı acente" olarak yer aldığı, taşıma bilgisi kısmında "+2 ili +8 derece arasında muhafaza ediniz" şeklinde uyarı bulunduğu görülmektedir. Hava taşımasının yapıldığı tarih itibariyle Uruguay, Montreal Sözleşmesi'ne taraftır. Türkiye bakımından 26.03.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 28.05.1999 tarihli Havayolu İle Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Montreal Konvansiyonu'nun 1. maddesine göre, sözleşmeye taraf devletler arasındaki taşımalarda Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, somut olayda taşıma, Türkiye'den Uruguay'a hava yolu ile gerçekleştirildiğinden uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanarak karara bağlanması yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de taşımadan kaynaklanan ve taşıyıcının sorumluluğunu gerektiren maddi tazminat davaları Montreal Konvansiyonunda öngörülen şartlara ve sınırlamalara bağlı olduğundan davacının aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22/3. maddesine göre yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığının ispatlanması hariç taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Konvansiyonu'nun 22/5.maddesinde zararın taşıyıcı, taşıyıcının adamları veya temsilcilerinin zarar vermek kastıyla veya zarar oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bilinciyle pervasız bir şekilde gerçekleştirilen icrai veya ihmali bir hareketinden kaynaklandığı ispat edilmesi ve böyle bir icrai ya da ihmali hareketin taşıyıcının adamları ve temsilcileri tarafından gerçekleştirilmesi halinde ayrıca söz konusu adam ve temsilcilerin görev sınırları içerisinde hareket ettiklerinin de ispatlanması halinde yolcu ve bagaj taşımalarına ilişkin birinci ve ikinci fıkrada yer alan sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme kargo taşımacılığında uygulanmaz. Montreal Konvansiyonu'nun 31/1. maddesi uyarınca; kontrol edilmiş bagaj ya da kargonun, teslim almaya yetkili şahıs tarafından şikayetsiz olarak teslim alınması, bagaj ve kargonun iyi koşullarda ve sırasıyla Konvansiyonun üçüncü maddesinin ikinci paragrafı ile, dördüncü maddesinin ikinci paragrafında anılan taşıma dokümanına ya da farklı yöntemlerin içerdiği kayıtlara uygun olduklarına dair kesin olmayan karine teşkil eder. Aynı maddenin iki, üç ve dördüncü fıkraları uyarınca kargo taşımalarında hasar durumunda teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç teslim tarihinden itibaren on dört gün içerisinde taşıyıcıya şikayette bulunmalıdır. Her şikayet, yazılı olmalı ve sözü edilen süreler içerisinde verilmeli ya da gönderilmelidir. Eğer bu içerisinde bir şikayette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyetli olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava açılamaz. Hem hükmün birinci fıkrasındaki karinenin oluşup oluşmadığının, hem de bildirimin süresinde yapılmadığının tespiti bakımından, emtianın çekincesiz teslim alınım alınmadığının ve teslim tarihinin belirlenmesi zorunludur.Montreal Konvansiyonu'nun 41. Maddesine göre istihdamlarının kapsamı dahilinde hareket eden gerçek taşıyıcının, çalışanlarının ya da acentelerinin fiil ve ihmalleri, gerçek taşımacı tarafından gerçekleştirilen taşıma ile bağlantılı olarak, aynı zamanda anlaşmalı taşıyıcının da fiil ve ihmalleri olarak sayılacaktır. İstihdamlarının kapsamı dahilinde hareket eden anlaşmalı taşıyıcının, çalışanlarının ya da acentelerinin fiil ve ihmalleri, gerçek taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşıma ile bağlantılı olarak, aynı zamanda gerçek taşıyıcının da fiil ve ihmalleri olarak sayılacaktır. Bu maddeden de anlaşılacağı üzere taşıyanların sorumlulukları müşterek olup, fiili taşıyıcının eylemi gerçek taşıyıcının eylemi sayılmaktadır. Bu sebeple meydana gelen zarardan birlikte sorumludurlar. Bunun yanında Konvansiyonun 45. Maddesi de "Gerçek taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen bir taşımayla ilgili bir dava, davacının tercihine bağlı olarak; gerçek taşıyıcı ya da anlaşmalı taşıyıcı aleyhinde ya da her ikisine birlikte ya da ayrı ayrı açılabilir." şeklindedir. Dosyaya sunulan e- mail yazışmaları incelendiğinde; davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 20.02.2019 tarihli mailde kargonun istenilen sıcaklık aralığında taşınmadığı, 07.03.2019 tarihli mailde de taşımaya konu kanser ilaçları hakkında soğuk hava hizmeti üzerinde yapılan anlaşmaya rağmen kargonun soğuk hava deposunda muhafaza edilmediği bildirilmiş; davalı tarafından davacı şirkete gönderilen 20.02.2019 tarihli cevabı mailde ise sıcaklık değerindeki büyük sapmaların 18-19 Şubat tarihlerinde yaşandığı, hava yolu ile taşınma sırasında sıcaklığın maksimum 12 dereceyi gördüğü, bu değerin Frankfurt aktarmasında boşaltma ve aktarma uçağına kargonun yüklenmesi sırasında yani apron operasyonları sırasında yaşandığı ve 2 ile 8 pasif ısı kontrollü bir yükleme için bu değerlerin görülmesinin normal olduğu bildirilmiştir. Somut olayda, alıcı .../Uruguay şirketi tarafından 25.03.2019 tarihinde taşımaya konu kargonun 48 saat boyunca +2 ile +8 dereceden daha yüksek sıcaklıkta kaldığına ilişkin tespit nedeniyle bu durumun kabul edilebilir olmadığına dair ret yazısı yazıldığı, dosya kapsamında bulunan sıcaklık kayıt cihazındaki verilere göre 14.02.2019 tarihinden kargonun teslim edildiği 16.02.2019 tarihine kadar ısının +8 derecenin üzerinde olduğu, taşınan kargonun emtia cinsinin ilaç olması sebebiyle belirlenen sıcaklık değerinin üzerinde taşınması nedeniyle kullanılamayacağı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre taşımaya konu kargodaki zayi durumunun kargonun konşimentoda belirtilen sıcaklık değerlerinde taşınmamasından kaynaklandığı, Montreal Konvansiyon'un 18/2. maddesinde sayılan "Yükün kendine has bir kusuru, niteliği veya ayıbı, taşıyıcı veya taşıyıcının adamları ya da temsilcilerinden başka bir kimse tarafından yükün kusurlu şekilde ambalajlanması, savaş veya silahlı çatışma eylemleri, yükün giriş, çıkış veya aktarılmasıyla ilgili olarak bir resmi makamın tasarrufu" hallerinin somut olayda söz konusu olmadığı, davacı ile davalı şirket ile arasındaki 20.02.2019 tarihli mail yazışmalardan hasarın davalı tarafından bilinmesi nedeniyle ayrıca bir hasar ihbarının aranmayacağı gözetildiğinde davaya konu taşımaya ilişkin konişmentoyu düzenleyen ve akdi taşıyıcı olan davalının zarardan sorumlu olduğu açıktır. Bununla birlikte dava konusu taşıma, eşya taşıması mahiyetinde olduğundan Montreal Konvansiyonu'nun 22/3 fıkrası uyarınca, teslim ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunulmamış olmasına ve durumun gerektirmesi nedeniyle ilave bir ödeme yapılmamış olmasına ve konişmentoda kargo içeriğinin niteliği ve değerine (gümrük değeri de dahil) ilişkin bildirimde bulunulmamasına göre davalının sorumluluğu her bir kg için 19 SDR (Özel Çekme Hakkı) ile sınırlıdır. Somut olayda hasarlanan kargonun brüt ağırlığı 10 kg olup, davalı taşıyıcının sorumluluk üst sınırı 190 SDR tutarındadır. Kargo taşımasına konu emtianın ziyaı veya hasara uğramasının davalı taşıyıcının veya adamlarının kasıtlı veya pervasız davranışlarından kaynaklanması halinde bile bu durum, taşıyıcının Konvansiyon hükümlerine göre sınırlı sorumluluktan faydalanmasına engel teşkil etmediğinden (Emsal Yargıtay 11.HD, 13.03.2014 tarih, 2012/14200-2014/4905 E.K sayılı ilamı) mahkemece sınırlı sorumluluk hükümlerine göre sonuca gidilerek hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile SDR kuruna göre belirlenen 274,07 USD üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60- TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60- TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024