T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/994
KARAR NO: 2024/1580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2020
NUMARASI: 2018/940 Esas - 2020/838 Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Taraflar arasındaki Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalı firmanın 18/06/2018 tarihinde takibe itiraz ettiğini, dava dışı sigortalı bulunan ... A.Ş. tarafından İtalya'ya 22/06/2017 tarih ve ... nolu fatura İçeriği kriyojonik tank ve dorse emtiasının taşınmaz üzere ... plakalı nakliye aracına yüklenerek sevk edildiğini, emtiada taşıma esnasında hasar meydana geldiğini, ... Ltd. Şti. tarafından yapılan ekspertiz incelemesi neticesi tespit edilen 1.101,94 Euro hasar tazminatının dava dışı sigortalısına ödenerek haklarına halef olunduğunu meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyıcının sorumlu bulunduğunu, taşıyanın TTK. 1178 maddesi gereğince sorumlu bulunduğunu, eksper raporu bağlayıcı olduğundan icra inkar tazminatı talebinde de bulunulduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... San. A.Ş. tarafından ... firmasına satımı yapılan bir kap 7.800 kg ağırlığındaki ... emtiasının karayolu ile taşınması işinin müvekkili tarafından taahhüt edildiğini, yükün sevk edildiği alıcının ise ...ünvanlı şirket olduğunu, davalı müvekkil tarafından nakliyenin ihbar edilen ita ... Ltd. Şti/ne yaptırıldığını, yükün taşıtan tarafından 22/06/2017 günü ... plakalı aıaca yüklendiğini ve fiili taşıyan tta Nakliyat tarafından 04/07/2017 tarihinde alıcısı ... ünvanlı şirkete teslim edildiğini, CMR ve TTK'ya uqygun olarak kendilerine hasar ihbarında bulunulmadığını, yükleme ve yükün bağlanarak sabitlenmesi davacının halef olduğu tanıtan/yükleten ... San A.Ş. tarafından yapıldığını, taşıyan TTK 862-863-878 maddelerine göre taşıtan/yükleten tarafından yapılan istif ve sabitlemeden kaynaklanan hasarlardan sorumlu olmadığını, tüm sorumluluğun davacı ... şirketinin sigortalısı bulunan ... San AŞ.'ye ait olduğunu, dava konusu hasann 18/09/2017 tarihinde tanzim edilen ... nolu Nakliyat ... Abonman poliçesinin kapsamına girmediğini, yükün teslim tarihinden sonra düzenlenen poliçe nedeni ile yapılan teminat harici ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, davacının lütuf ödemesine ilişkin tutan taşıyandan talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Davaya konu emtia İstanbul/Türkiye’den Saonara/İtalya’ya taşındığından uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir.6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Davalı şirket tarafından davadışı sigortal tarafa 22/06/2017 tarihli ... nolu gümrükleme masrafları ve navlun ücreti olarak 3.130,00EU bedelli e-fatura düzenlendiği, davalı şirketin TTK m.921 kapsamında taşıma işleri komisyoncusu konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.CMR 17/1 maddesine göre Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.Hasarın hangi süre içinde nasıl bildirileceği CMR m. 30/1'de şöyle belirtilmiştir: "Alıcı, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında eya açıkça görülmediği hallerde (teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır." Bu hükme göre, zıya ve hasar açıkça görülüyorsa teslim anında, açıkça göriilmüyorsa teslimden itibaren 7 gün içinde alıcı tarafından taşıyıcıya bildirilmesi gerekmektedir. Açıkça görülmeyen zıya ve hasar bildirimlerinin de yazılı yapılması lazımdır.Mahkememizce aldırılan usul ve yaya uygun denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan incelemelerde, dosyada mevcut CMR Senedinde malı teslim alan dava dışı alıcı / gönderilen ... yükle ilgili herhangi bir kayıt düşmeden senedi imzalamış ve malı teslim aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gözle görülmeyen hasar halinde dosya kapsamında dava dışı alıcı / gönderilen tarafından davalı veya dava dışı fiili taşıyıcıya yapılmış bir hasar bildirimi bulunmadığı, dosyada Ingilizcesi örneği bulunan dava dışı ..., yetkili İmzasını taşıyan ve dava dışı gönderen ... - ... A.Ş.ye hitaben kaleme alınan 04/07/2017 tarihli yazıda gönderinin hasarlı olduğu ifade edilmiştir. Yine dosyada örneği bulunan dava dışı gönderen sigortalı ... - ... A.Ş. tarafından davalıya hitaben düzenlenen tarihsiz ihtarname başlıklı yazıda, taşıma konusu emtianın hasarlandığı ve rücu edileceği bildirilmiştir. Ancak söz konusu bildirimin teslimden itibaren 7 gün içinde yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir. Dosyada mevcut dava dışı gönderen / sigortalı ... - ... A.Ş. tarafın .. Sigorta ve ... A.Ş.ye zararların başvurulması için başvurunu / bildirimin tarihi ise, 03/07/2017'dir. Dosyadaki bilgi ve belge durumuna göre, davalı taşıyıcıya (taşıyıcı sayılan taşıma işleri komisyoncusuna) CMR. m. 30/1 uyarınca teslimden itibaren 7 günlük süre içinde hasar bildiriminde bulunulmadığı tespit edilmiştir.Dava konusu taşıma tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigorta ettiren ... San. Aş. arasındaki nakliyat abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya ibraz edilmiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Keza ... nolu Ana Abonman sigorta poliçesinin 11. sayfasında “ihbar yükümlülüğü” klozunun düzenlenmesine rağmen dosya kapsamında davadışı sigortalı tarafından davacı ... şirketine karşı seferden önce herhangi bir ihbarda bulunulduğuna ilişkin bir delil sunulmamış olup spesifik poliçe emtianın teslim tarihi ve hasar tarihi olan 04/07/2017’den sonra 18/09/2017 tarihinde düzenlendiği tespit edilmiştir. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. O halde öncelikle hasara neden olan rizikonun teminat dahilinde olup olmadığının(yapılan ödemenin hatır ödemesi olup olmadığının) ve davacı ... şirketinin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekecektir (Yargıtay 11.HD’nin 31/05/2013 tarihli 2012/10836 E., 2013/11346 K., Yargıtay 11.HD’nin 29/06/2018 tarihli 2016/12047 E., 2018/4971 K. sayılı emsal kararı) .Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1458. maddesi “Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır”. Dosya içeriğinden,nakliyat emtia spesifik sigorta poliçesinde teklif tarihinin belirtilmediği, nakliyat emtia abonman alt spesifik sigorta poliçesinde başlangıç tarihinin 23/06/2017 saat 12.44 olarak belirtildiği, emtianın alıcıya teslim ve kaza tarihinin 04/07/2017, tanzim tarihinin 18/09/2017 olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Sigortalıya ait malların taşınması sırasında 04/07/2017 tarihinde riziko meydana geldikten sonra sigortalı tarafından spesifik poliçenin düzenlendiği göz önüne alındığında teminatın en erken teklif tarihinde başlayacağının kabulü gerekir. Metni yukarıya alınan yasa hükmüne göre rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine düzenlenen sigorta poliçesi hükümsüzdür. Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamaz. Öte yandan, dosya içerisindeki sigortalı emtiada oluşan hasar nedeniyle davacı ... tarafından 23/11/2017 tarihinde yapılan 1.101,94 EU bedelli ödeme tazminat dekont nedeniyle ibraname ve sigortalısının zararını ödeyen davacı ... yararına temlik beyanında bulunulmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine sigorta poliçesi düzenlenmesinin önceden meydana gelen rizikoyu teminat altına alma olanağının bulunmadığı, emtianın sevkiyatından önce dava dışı sigortalı tarafından davacı sigortalıya bildirim yapıldığına dair dosyaya davacı tarafça herhangi bir delil veya belge sunulmadığı dolayısıyla bu hususu davacı tarafın ispatlayamadığı, bu anlamda davaya konusu hasarın sigorta örtüsü altında olmadığı,davacı tarafça yapılan ödemenin lütuf ödemesi mahiyetinde olduğu, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... yararına temlik beyanında bulunulmadığı hususları gözetilerek davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından 31/12/2016 tanzim tarihli ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Poliçesi sigorta başlangıç ve bitiş tarihleri 31/12/2016 - 01/03/2018 olacak şekilde tanzim edildiğini, Sigorta Poliçesi Özel Şartlarda "sigortalı partiler halinde sevk ettireceği sigorta konusu emtiaya ait bilgileri her sevkiyat içi ve seferin başlangıcından varış mahalline kadar tüm seferi karşılayacak şekilde emtianın cinsi, sigortaya esas teşkil edecek bedeli, ambalaj durumu, koli adedi, nereden nereye sevk edileceği hareket tarihi ve benzeri bilgileri sevkiyat başlamadan önce sigortacıya bildirmekle yükümlüdür." dendiğini, alt Poliçelerin sigortalılar tarafından yapılan bir ihbara/ bildirime müteakip olarak hazırlanan ve master poliçe ile zaten teminat altına alınmış olan emtialardan hasarlanmış olanları belirtmek/ detaylandırmak amacıyla düzenlenen poliçeler olduğunu, ihbarı takiben müvekkili şirket tarafından vade tarihi 23/06/2017 - 18/09/2017 olan ... numaralı alt poliçenin hasarlı olarak teslim edilmiş "kriyojenik basınçlı kap" için düzenlendiğini, mevzu bahis alt poliçe'nin bağlı olduğu ana poliçede alt poliçe'de belirtildiğini, bu yüzden, bu poliçeleri birbirinden bağımsız ve ayrı poliçeler olarak düşünmenin ve bunu müteakiben karar vermenin abesle iştigal olduğunu, uygulamada alt poliçelerin kendisi sigortalıların sigortacılarına yapmış oldukları bildirimlerin göstergesi niteliğinde olup, ana poliçeleri detaylandırdığını, yapılmış olan ödeme ex-gratia (lütuf) ödemesi olmayıp, müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu Madde 1472 "Halefiyet Prensibi" uyarınca dava-dışı sigortalısının haklarının halefi olmaya ve davalı şirkete rücu etme hakkına haiz olduğunu, tarihsiz olarak düzenlenmiş olan ihtarnamenin ihbar yükümlülüğünü yerine getirilip getirilmemesi hususunda bir belirsizlik oluşturması sebebiyle bu yükümlülüğün yerine getirilmemiş olduğu kabul edilse ve bu durumu takiben taşıyıcı lehine olan, CMR MD.30'da geçen "...bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur." şeklindeki karine uygulama alanı bulsa bile bu kanıt/ karine 04/07/2017 tarihli dava-dışı sigortalıya ithafen gönderilmiş olan ve taşıma esnasında emtiaların hasarlanmış olduğunu bildiren yazı ile çürütülmüş olduğundan, davalının hasardan sorumlu olmadığından hareketle bir hüküm tesis etmenin hukuka ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, davalı taşıyıcı taşıma işi esnasında meydana gelen hasarlardan yalnızca yüke ihtimam borcunu yerine getirmemiş olmamasından dolayı sorumlu tutulsa dahi ortaya çıkan zararların tamamını gidermekle mükellef olduğunu, Usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararının kaldırılmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; CMR konvansiyonu kapsamında Türkiye'den İtalya'ya yapılan taşımada hasar gören emtia zararını sigortalısına ödeyen davacının hasar bedelini halefiyete dayalı olarak taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmalık temelde; davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, "12/04/2018 tarihli 21.08.2017 tarhli nakliyat ... Sigorta A.Ş. 05.10.2017 ödeme tarihli ... nolu hasar dosyası rücu alacağı " sebebine dayalı olarak 1.101,76 Euro 'nun tahsili istemiyle 13.04.2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Dava konusu taşımaya ilişkin olarak dosya kapsamına sunulan 22/06/2017 tarihli CMR Senedinin dava dışı sigortalı/satıcı... A.Ş tarafından ... firmasına satılan krıyojenik tank ve dorse cinsi emtianın ... nplakalı kamyon ile İstanbul'dan, Saonara/ İtalya'da bulunan sevk adresi olan ... şirketine taşınmasına ilişkin olarak düzenlendiği, CMR senedine göre gönderenin ... A.Ş, gönderilenin ... Nakliyat Ltd. Şti. olduğu, taşınan emtianın ...şirketine 04.07.2017 tarihinde teslim edildiği görülmektedir. Taşınan yüke ilişkin gümrük beyannamesinde teslim şekli DAP, ödeme şekli ise mal mukabili olarak belirtilmiştir. DAP teslim şeklinde, satıcı malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim eder. Satıcı malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir. Buna göre, eşyayı taşıyan araç varma yerine varıncaya kadar hasar ve yarar satıcıda olup, somut olayda satıcının davacı ... nezdinde nakliyat emtia sigortası yaptırdığı anlaşılmaktadır. Davacı sigortalısı tarafından İtalya'ya gönderilen tankın karayolu ile taşınması konusunda davalı ile anlaşıldığı, taşımanın dava dışı İta Nakliyat Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiği, taşımaya konu tankın 04.07.2017 tarihinde gönderilene teslim edildiği ancak gönderilenin yükle ilgili CMR senedine herhangi bir kayıt düşmediği fakat yetkilisi tarafından 04.07.2017 tarihli yazı ile emtianın hasarlı olduğunun dava dışı sigortalı/ satıcı ... A.Ş.'ye bildirildiği, dava dışı sigortalı tarafından da tarihsiz ihtarname başlıklı yazı ile taşıma konusu emtianın hasarlandığının davalı ... şirketine bildirildiği belirlenmiştir. Dosyaya sunulan 13.11.2017 tarihli hasar raporunda, 28.09.2017 tarihinde yapılan hasar ihbarı üzerine yapılan incelemede hasarın, hasarlı basınçlandırıcı parçalarının tankın üzerine denk gelen kısımlardaki izler sebebiyle araç üzerine yapılan sabitlemesinde veya yükleme boşaltma sırasında kullanılan lashing sebebiyle meydana gelmiş olabileceği görüşü bildirilmiştir. Dosya kapsamından davacı ...Ş nezdinde dava dışı sigortalısı ... San A.Ş. hakkında 31.12.2016-01.03.2018 tarihlerini kapsayan Nakliyat Emtia Abonman poliçesi ile davaya konu sevkiyatı kapsayan sefer başı taşıma bedeli 2.000.000 Euro sigorta teminatı üzerinden ... nolu Nakliyat Emtia Abonman alt sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğu, davaya konu taşımaya ilişkin olarak seferden ve emtianın varış yerinde tesliminden sonra 23.06.2017-18.09.2017 tarihlerini kapsayan alt sigorta poliçesinin 18.09.2017 tarihinde düzenlendiği, dava dışı sigortalı tarafından ... Sigorta ve ... A.Ş.'ye 03.10.2017 tarihinde yazılan yazı ile nakliye abonman alt sigorta poliçesi kapsamında tazmin sürecinin başlatıldığının bildirildiği, davacı ... tarafından dava dışı sigortalısına 23.11.2017 tarihinde 1.101,94 Euro hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, davacı tarafça da 20.03.2018 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile 20.07.2017 tarihinde taşınan emtianın hasarlandığının ortaya çıktığı belirtilerek halefiyete dayalı olarak davalıdan sigortalıya ödenen 5.128,43 TL sigorta tazminatı ödenmesinin talep edildiği görülmektedir. Somut olayda davalı, dava dışı sigortalı ... A.Ş. hakkında gümrükleme masrafları ile navlun ücretine ilişkin olarak 22.06.2017 tarihinde fatura düzenlenmek suretiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 917 vd. hükümleri çerçevesinde eşya taşıtmayı üstlenmiş olmakla davalının TTK'nın 921. vd hükümleri uyarınca taşıyıcı olduğunun kabulü gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta davacı, dava dışı sigortalısına TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta poliçesi kapsamında yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, dava dışı sigortalı... AŞ. İle imzalanan nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçeyi dosyaya ibraz etmiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. Davacı ... nezdinde dava dışı sigortalısı ... San A.Ş. hakkında 31.12.2016-01.03.2018 tarihlerini kapsayan Nakliyat Emtia Abonman poliçesinin özel şartlar bölümünde yer alan ihbar yükümlülüğü başlıklı bölümde "Sigortalı, partiler halinde sevk ettireceği sigorta konusu emtiaya ait bilgileri her sevkıyat içi ve seferin başlangıcından varış mahalline kadar tüm seferi karşılayacak şekilde emtianın cinsi, sigortaya esas teşkil edecek bedeli, ambalaj durumu, koli adedi, emtianın nereden nereye sevk edileceği, hareket tarihi, vb. Bilgileri sevkıyat başlamadan önce sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Mücbir sebeplerle herhangi bir partinin sigortalı tarafından sigortacıya ihbar edilememesi ve/veya geç ihbarı halinde her sefer için yukarda belirtilen bedele kadar olan taşımalar teminat kapsamında sayılacaktır. Yukarıda belirtilen limit araç başı limit olup bu limiti aşan sevkıyatlarda sigortacının yazılı onayının alınması gerekmektedir. Ancak sigortalı her durumda yukarıda belirtilen azami bedele kadar olan taşımaları en geç birer aylık süreler halinde sigortacıya bildirilecektir. Onay alınmadığı takdirde söz konusu sevkıyatta sigortacının sorumlu olacağı meblağ yukarıda belirtilen peşin kuver limiti olacaktır. Sigortalının sevkiyatlarının bir kısmını bildirmeyerek ihbar mükellefiyetini yerine getirmemesi halinde işbu sözleşme ile verilen sigorta teminatı geçersiz olacaktır. İşbu abonman sözleşmesi kapsamında, sözleşme döneminde herhangi bir zamanda 2 ay süre içinde bildirim yapılmaması halinde sigorta teminatı kendiliğinden sona erecektir." şeklinde düzenleme mevcuttur. Dosya içeriğinden, spesifik sigorta poliçesinde (nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi) başlangıç tarihinin 23.06.2017, tanzim tarihinin 18.09.2017 olarak gösterildiği, hasar tarihinin ise 04.07.2017 olduğu anlaşılmaktadır. Sigortalıya ait malların taşınması sırasında riziko meydana geldikten sonra sigortalı tarafından spesifik poliçenin düzenlendiği göz önüne alındığında teminatın en erken teklif tarihinde başlayacağının kabulü gerekir. Ancak somut olayda teklif tarihine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. TTK'nın 1458. maddesi “Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip, sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır.” hükmünü haiz olup, bu hükme göre rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine düzenlenen sigorta poliçesi hükümsüzdür. Buna göre somut olayda dava dışı sigortalının poliçenin tanzim edildiği 18.09.2017 tarihi itibarıyla gerçekleşmiş olan rizikodan haberdar olduğu ve hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödemenin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamayacağı (Yargıtay 11. HD'nin 29/06/2018 tarih ve 2016/12047 E. - 2018/4971 K. Sayılı Kararı) gözetildiğinde mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024