T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/264
KARAR NO: 2026/921
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/12/2022
NUMARASI: 2022/158 Esas - 2022/748 Karar
DAVA: Çekişmeli Konkordato Alacağının Tahsili
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1005 E. 2020/638 K. Sayılı dosyasından 31/10/2018 tarihli dava dilekçesi ile Konkordato Projesinin Tasdikini talep ettiklerini, müvekkili bankanın alacaklı konumunda olması itibariyle davalı şirketten müvekkili bankaya söz konusu borçların ödenmesi veya yapılandırılması hususunda herhangi bir başvuruda bulunmaksızın kötüniyetli olarak konkordato talebinin bulunmasının öncelikle mevzuatla belirlenen konkordato hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkili bankanın zaten söz konusu alacaklarını davalı şirketten tahsil edememiş olması nedeniyle önemli bir mağduriyeti bulunurken davalı şirketin dava yolu ile kötüniyetli ve haksız olarak konkordato talebinde bulunmasının müvekkili banka açısından telafisi olmayan zararlara neden olduğunu, banka tarafından ilgili konkordato dosyasına sunulmuş olan müdahale dilekçesi ile konkordato talebinin kötüniyetli olduğunu, konkordato hükümleri ile borçların yapılandırılması amacı taşıyan bu davanın davalı şirket tarafından bu amaç ile konkordato talebinde bulunulmadığının müvekkili banka dahil bir kısım müdahiller tarafından da beyan edildiğini, konkordato hükümleri ile borçların proje ile tekrardan yapılandırılması ve borçluların ticari hayatlarına devam edebilmesini amaçlamışken davalı şirketin bu amaç doğrultusunda hareket etmediğini, kötüniyetli olarak söz konusu kanun hükümlerinden faydalanmak istediğini, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1005 E. 2020/638 K. Sayılı dosyasından verilen Konkordato Projesinin Tasdik kararına ilişkin olarak müvekkili banka alacağının ''Çekişmeli Alacak'' kapsamında olması itibariyle müvekkili banka alacağının 1.006.397,00.-TL olarak nisaba katılması taleplerinin İcra İflas Kanunun 308/b maddesi gereğince kabulüne, eksik olarak konkordato nisabına katılmamış olan 426.954,91-TL alacağın davalıdan tahsiline ; işbu bedel için davalı tarafından İİK 308/B hükmü gereğince konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklarına isabet eden payın, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile kararın kesinleşmesine kadar davalı tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın mesnetsiz olup, reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1005 Esas Sayılı dosyası ile konkordatonun tasdiki talepli dava açıldığını, 31.12.2020 Tarihli karar ile konkordatonun tasdiki kararı verildiğini, müvekkili şirket hakkında 31.12.2020 Tarihinde verilen konkordatonun tasdiki kararının, Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı'nda 07.01.2021 Tarihinde yayınlandığını, davacı taraf konkordatonun tasdiki kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığını, çekişmeli alacağa ilişkin ara kararın, bilirkişi raporu doğrultusunda oluşturulduğunu, zaten bütün iş ve işlemleri kayyum denetiminden geçen, sürekli olarak rapor edilen müvekkili şirketin, davacı tarafı mağdur etmesinin düşünülemeyeceğini bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davacı, alacağının 1.006.397,00 TL olarak nisaba katılması gerektiğini belirterek, eksik kalan 426.954,91 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davacı banka konkordato nisabına 1.006.397,00 TL asaleten ve 190.552,13 TL kefaleten alacağın kaydedilmesini talep etmiş, yapılan yargılama sonucu 579.442,09 TL kabul edilmiş ve 426.954,91 TL reddedilmiştir. Taraflar arasında 28/09/2018 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. GKS hesabı davacı banka tarafından 31/01/2019 tarihinde kat edilmiştir. İşbu ihtarname 05/02/2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki GKS ve ekleri incelenerek hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalının davacıya 930.401,26 TL borcu bulunmaktadır. Yapılan tahsilatlar ve konkordato tasdikinde kabul edilen borç miktarı düşülerek hesaplanan bakiye borç miktarı ise, 186.088,74 TL’dir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacının talep ettiği alacağının, davalı şirket hakkındaki konkordato tasdikinden sonra çekişmeli hale geldiği, İİK md. 308/b uyarınca bir aylık süre içinde dava açılmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı bankanın davalıdan 186.088,74 TL alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine,
" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötüniyetli olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, Konkordato Komiserliğine sunulan alacağın bildirim beyanlarında davacı Banka alacağına esas olan evrak ve kayıtların fiziken dosyaya sunulduğunu, ancak davalı şirketin söz konusu sözleşme hükümlerini görmezden gelerek yasal olan davacı Banka alacağını kabul etmediğini, bu durumun iyiniyetli bir yaklaşım olmadığını, davacı banka alacağının eksik olarak nisaba katıldığını, nakit riski ve gayrinakit risk olarak davalı/borçlu şirketten toplam 1.006.397,00-TL alacağı bulunduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi raporunda özellikle gayrinakit alacakların hesaba katılmadığını, eksik değerlendirme içerdiğini, tekrardan yapılacak olan inceleme ile davacı Banka alacağının 426.954,91- TL olarak konkordato nisabına dahil edilmesi gerektiğini, bu yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, ek bilirkişi raporunun alınması talebinin görmezden gelindiğini, yasaya ve usule aykırı raporun hükme esas alındığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, çekişmeli konkordato alacağının tahsili istemidir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı şirket hakkında İstanbul 1. ATM 2018/1005 Esas ve 2020/638 Karar sayılı dosyasında 31/12/2020 tarihinde konkordato tasdiki kararı verildiği, kararın 07/01/2021 tarihinde basın ilan kurumu resmi ilan portalında yayınlandığı, eldeki davanın İİK 308/b maddesindeki bir aylık süreden sonra açıldığından genel hükümler dâhilinde alacak davası olarak yargılama yapıldığı görülmektedir.
Davacı, alacağının 1.006.397,00 TL olarak nisaba katılması gerektiğini belirterek, eksik kalan 426.954,91 TL’nin tahsilini talep etmektedir. Davacı banka konkordato nisabına 1.006.397,00 TL asaleten ve 190.552,13 TL kefaleten alacağın kaydedilmesini talep etmiş, konkordato yargılamasında 579.442,09 TL alacağı kabul edilmiştir. Davacının talebi konkordato yargılamasında reddedilen 426.954,91 TL kısım yönünden nisaba dahil edilerek tahsili talep edilmektedir.
Konkordato komiseri İİK md. 300 uyarınca yazdırılan alacaklara karşı borçlunun beyanını alır. Borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli alacak haline gelir. İİK md. 302/6 uyarınca alacaklılar, çekişmeli hale gelen alacağın ne oranda nisaba katılacağına dair mahkemeden karar alabilirler. Ancak bu kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu sebeple çekişmeli alacaklar için ayrıca dava açılabilir. Bu husustaki İİK md. 308/b “Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.” şeklindedir.
Konkordatonun tasdiki kararının ilanından itibaren bir aylık süre içinde dava açmayan alacaklılar genel hükümler dâhilinde dava açma hakkını kaybetmezler. Bu dava sonunda verilecek kabul kararına dair ilamın tasdik edilen konkordato ödeme projesi dahilinde infazı zorunludur. Bir aylık yasal sürede dava açılmaması halinde çekişmeli alacak için ayrılan paydan ödeme talep etme imkanı bulunmamaktadır. (İİK 308/b-2)
Dosyaya kazandırılan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının geçici mühlet tarihi 07/11/2018 itirabıryla toplam nakdi alacağı 930.401,26 TL ve çek taahhüt bedeli 93.600 TL olarak hesaplanmış, geçici mühlet tarihinden sora yapılan 164.870,43 TL tahsilat bulunduğu, kalan alacağın 765.530,83 TL olduğu, daha önce kabul edilip konkordato nisabına dahil edilen 579.442,09 TL nin düşülmesi ile bakiye 186.088,74 TL alacağı kaldığı belirlenmiştir.
Bilirkişi raporunda davacı talebi ile bilirkişi hesaplaması arasındaki farkın nedeni "Yukarıda yapılan hesaplamada toplam nakdi alacak miktarı 930.401,26 TL iken, davacı 951.557,00 TL nakdi alacak talep etmiştir. Bilirkişiliğimiz konkordato mevzuatı uyarınca geçici mühlet tarihi 07.11.2018 itibariyle alacak tespiti yapıp, daha sonra yapılan 164.870,43 TL'lık ödemeleri borca mahsup ederken, davacı banka hem kayıtlara göre daha yüksek seviyede alacak talep edip ve hem de yapılan ödemeleri borca/alacağa mahsup etmemiş olduğu, ayrıca gayrinakdi çek taahhüt bedelini de alacağa dahil etmek suretiyle toplam 1.006.397,00 TL alacak talebinde bulunmuş olmasından dolayı 262.084,48 TL (426.954,91-164.870,435) fazla alacak talebinde bulunmuştur." şeklinde açıklanmıştır.
Davacı bankanın davalı ... firmasından gayrinakdi çek yükümlülük bedellerinden dolayı güncel riski rapor tarihi itibarıyla 93.600,00 TL' olarak belirlenmiştir. Davacı yan davalıdan gayri nakit alacağı bulunduğunu iddia ederek gayri nakit alacağın da tahsilini talep etmiştir. Oysa gayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın toplam 426.954,91-TL alacağın davalıdan tahsili yönünde talepte bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece davacının davalıdan komiserler kurulu tarafından kabul edilen alacak dışında 93.600,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiş ise de, dava dilekçesindeki gayri nakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının gayri nakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek gayri nakit alacak yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
6100 sayılı HMK'nun Mevcut delillerle davanın aydınlanması başlıklı 146. Maddesi "(1) Mahkeme, taraflarca gösterilmiş olan delillerin incelenmesinden sonra, davanın muhakeme ve hüküm için yeterli derecede aydınlandığını anlarsa, tahkikatın bittiğini kendilerine bildirir." düzenlemesini içermektedir.
Dosyaya toplanan deliller, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu ile davacının alacağı tespit edilmiş olup davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026