T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1783
KARAR NO: 2026/1015
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2022
NUMARASI: 2021/546 Esas - 2022/418 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Taraflar arasındaki Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten 10/10/2019 tarihinde 6.099,51 TL'ye ... markalı bilgisayarı satın aldığını, davaya konu bilgisayarın garanti süresi içinde 2 kere arızalandığını ve yetkili serviste yapılan işlemler sonucu 28/10/2020 tarihinde ürünün onarılamayacağı sonucuna varıldığını, bunun üzerine müvekkilinin aynı ürünün muadilinin verilmesini talep ettiğini ancak davalı şirket tarafından bu talebinin aynı bilgisayarın stokta olmaması gerekçesi ile kabul görmediğini, müvekkilinin 10/10/2019 tarihinde ödediği 6.099,51 TL'nin iadesi teklifinde bulunduğunu yine davalı şirket tarafından bu talebinin de kabul edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile; ayıplı ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesini, eğer ayıplı ürünün misli ile değişimi mümkün değil ise ayıplı ürünün İİK 24. Mad. Hükmü uyarınca belirlenecek güncel rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı ...Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin www.....com alan adlı elektronik ticaret (“...”) sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, Müvekkili Şirketin sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği ... faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisi ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, Böylece üçüncü kişi tacirlere de www.....com adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, Davaya konu ürünün hiçbir şekilde müvekkili şirketin doğrudan tüketiciye sattığı bir ürün olmadığını, ilgili ürünün www.....com sitesi üzerinde sanal mağaza açmış olan 3. Kişi satıcı firmalar (“Satıcı”) tarafından tüketicilere satılmış olan bir ürün olduğunu, Nitekim, dava konusu üründe müvekkili şirket tarafından değil, müvekkil şirketin 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında aracı hizmet sağlayıcısı olduğu internet satış platformunu kullanan diğer davalı “.... Şti.” isimli satıcı tarafından davacı adına fatura düzenlenerek satışı yapıldığını, bu nedenle davacı tarafından talep edilen hususların diğer davalı .... Şti'nden talep edebileceğini beyan ederek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı .... Şti cevap dilekçesi sunmamıştır
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacının .... Şti. ... marka bilgisayarın satın aldığı, bilgisayarın ayıplı olduğu ileriye sürdüğü, teknik servisten tamir edilemeyeceğine dair belgeye dayandığı bu nedenle bilgisayarın ayıpsız misli ile değiştirilmesine bu mümkün değil ise bilgisayarın rayiç bedelinin tespiti ile tahsiline karar verilmesine ilişkin olduğu belirlendi.Taraflar arasındaki akdi ilişki sabit olup, davacının davalı .... Şti. den bu bilgisayarı aldığı diğer davalının ise bu alışverişe aracılık yaptığı sabittir. Davacı alıcı TBK 259. Madde gereğince ilk önce tercih hakkını tamirden yana kullanmış ise de teknik servisin bu bilgisayarın tamir edilemeyeceğine dair tespitinden sonra artık tercih hakkı ile bağlı tutulmasının mümkün olmadığı, diğer tercih hakkını kullanarak misli ile değiştirilme yada rayiç bedelini isteyebileceği değerlendirilmiştir. Ancak dava esasına bilgisayarın davacıda olmadığı bizzat davacı vekilinin beyanına göre müvekkilinin bu bilgisayarı dava dışı 3. Şahıs olan .... Aş'ne gönderdiği sabittir. Mahkememizce .... Aş ile yazışma yapılmış olup, bilgisayarın orada bulunmadığı mahkememize bildirilmiştir.
Davacı vekili de bilgisayarı temin edemeyeceğini açık açık beyan etmiştir. Taraflar arasındaki yaşızmada davalı .... Şti'nin bilgisayarı iade almayı kabul ettiği, ödenen bedeli de kendisinin iade edeceğini bildirdiği anlaşılmıştır. Ancak davacı bizzat sunduğu yazışmalarda 2019 yılında aldığı bilgisayırın bilahare değer kazandığını daha çok edeceğini belirterek iban vermeyeceğini bildirdiği anlaşılmıştır. Davacının alıcı olarak, iadeyi talep edebilmesi için bilgisayarın elinde olması mahkemenin davayı kabul etmesi halinde bilgisayarın ayıpsız mislini aldığı anda yada bedelini aldığı anda satın aldığı bilgisayarı iade etmesi zorunludur. Bunun için de satın aldığı bilgisayırın davacıda olması zorunludur. Ancak bilgisayar davacı da değildir. Bu nedenle misli ile değiştirilme kararı verilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde bilgisayarın rayiç bedeline de hükmedilmesi halinde yine bilgisayarın satıcıya iade edilmesi gerektiğinde ve bu mümkün olmadığından bu talep içinde kabul kararı verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki davacı taraf bilgisayarın rayiç bedelini istemekte olup bilgisayırın değer kazandığını iddia etmektedir. Ancak bilgisayar elinde olsa da hükmün infazına kadar bilgisayarı kullandığından "satılan şey kullanım bedelsiz para faizsiz" karinesi gereğince rayiç bedeli hükmedilemeyecek olup, davacının sadece kullanamadığı dönemde kullanamamaktan dolayı tazminat talebi hakkı görülebilecektir. Bu yöndende açılan bir dava olmadığından ve dava niteliği gereği "çoğun içinde az var ilkesi uygulanabilecek" bir dava olmadığından her iki davalı yönünden de davanın reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece Mahkemesi 12.01.2022 tarihli celsede dava konusu bilgisayar üzerinde, bilgisayar Mühendisi ve Borçlar Hukuku alanında uzman bilirkişiler ile inceleme yapmak için ara karar oluşturmuş olmasına rağmen 25.05.2022 tarihli duruşmada ise bilgisayarın bulunamaması sebebi ile davalarının reddedildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında özet olarak davaya konu bilgisayarın müvekkili şirkette olmadığı, bu yüzden misliyle değişimin veya rayiç bedelin ödenmesinin mümkün olmadığı bu yüzden davanın reddine karar verdiğini, ancak bu gerekçenin, dosyadaki sundukların delillere ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez belgelerden görüleceği gibi ortada davalı şirketlerin müvekkili şirkete sattığı arızalı ve kullanılamaz halde bir bilgisayar olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin ayıpsız misli ile değişim istediğini, ancak davalının şirket aynı emsalde bilgisayar olmadığını ileri sürdüğünü, bunun üzerine müvekkili şirkette satın almış arızalı bilgisayarın o günkü rayiç bedelini talep etmiş ancak davalı şirketlerce bu talebi kabul edilmediğinden iş bu davanın açıldığını, dava konusu bilgisayarı satıcı ... şirketinin teslim aldığını, davalı ... şirketi dosyada bulunan yazışmalardan anlaşıldığı kadarı ile dava konusu bilgisayarı tedarikçi şirket dava dışı .... Aş'ye gönderdiğini, gerekçeli kararda müvekkili şirketin davaya konu bilgisayarı 3. şahıs İndeks Bilgisayara gönderdiği yazmakta ise de müvekkilinin davaya konu bilgisayarı dava dışı İndeks bilgisayara göndermediğini, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında misliyle değişim için malın müvekkilinin uhdesinde olmasını beyan ettiğini, halbuki müvekkilinin davalı şirkete malı teslim ettiğini, bu halde müvekkili şirketin seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değişim olarak kullanmasında hiçbir engel olmadığını, müvekkili şirketin talebinin bu yönde olmasına rağmen davalı ... şirketinin bu talebi yerine getirmediğini, ilk derece mahkemesi'nin 25.02.2022 tarihli ara kararında da davalı ... şirketinin iade faturası veya başkaca bilgi ve belge sunmadığının açıkça belirtildiğini, tüm bu durumları ilk derece mahkemesinin nazara almadığını ve istinaf taleplerine konu hükmü kurduğunu, ilk derece mahkemesi'nin rayiç bedel yönünden de gerekçesinin doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nin 2021/546 E. 2022/418 K. Sayılı ve 25.05.2022 tarihli kararının tehiri icra talepli olarak İstinaf kanun yolu ile tetkiki ile kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, ticari satıma konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıpsız misli ile değiştirilmesi olmadığı takdirde güncel rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 219. Maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları, "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.
Somut olayda; davacı tarafından ...10.2019 tarihinde davalı ...'e ait satış platformu aracılığıyla diğer davalıdan satın alınan " ..." marka bilgisayar hakkında dava dilekçesi ekinde sunulan dava dışı ... isimli şirkete ait 19.10.2020 servise geliş tarihli formda "...... arızalı ürün onarılmadı ... (ulaştığında arızalı) olarak değerlendirildi. Ürünsüz iade kabulü yapılacaktır" şeklinde 28.10.2020 tarihinde değerlendirilme yapıldığı, davacının bedel iadesini kabul etmediği, ürünün misli ile değişimini, mümkün olmaması halinde ürünün rayiç değerinin tahsilini talep ettiği, bu hususta aracı platforma ve satıcıya husumet yönelttiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu bilgisayarın satışı, alıcısı ve satıcısı itibariyle ticaridir. Ticari satıma konu taşınır malda oluşan ayıba TBK'nın 219 vd. düzenlenen ayıptan kaynaklanan sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu itibarla dava konusu bilgisayarda oluşan ayıptan kaynaklı sorumluluğun ilgili hükümlerde yalnızca satıcıya yüklenmiş olması karşısında aracı platform olan davalı ...'in ayıplı maldan sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Davacı tarafça dava konusu bilgisayarın davalı uhdesinde olduğu beyan edilmiş olup, sunulan servis formunda bilgisayarın, ... ... A.Ş.'ne gönderildiği görülmektedir. Davalı .... Şti tarafından bilgisayarın .... A.Ş.'ye 30.11.2020 tarihli iade faturası ile gönderildiği ve halen bu firmanın uhdesinde olduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamında iade faturasına rastlanmadığı gibi .... A.Ş.'ye yazılan yazı cevabında ürünün ayırt edici özelliklerine ilişkin fatura, servis formları, seri numarası, vb. bilgi bulunmadığından gerekli araştırma yapılamadığı bildirilmiştir. Bu durumda bilgisayarın davalı uhdesinde olduğunun kabulü gerekir.
Dosyaya sunulan servis formunda, dava konusu bilgisayara ilişkin "ssd arızalı ürün onarılmadı ... (ulaştığında arızalı) olarak değerlendirildi" şeklinde bir değerlendirme yapıldığı yazılıdır. Davacı ile davalı .... Şti arasında gerçekleşen ve davalı tarafça inkar edilmeyen mail yazışmalarında, anılan servis raporunun davalıya bildirildiği halde davalı tarafça itirazda bulunulmayarak davacıya bedel iadesi yapılacağının kabul edilmesi, davalının ayıbı kabul ettiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Her ne kadar mail yazışmalarında satıma konu bilgisayarın, ürün stoklarında olmadığı davacıya bildirilmiş ise de ürünün mislinin bulunmaması davacının TBK'nın 227. Maddesinde yazılı seçimlik haklarını kullanmasını engel değildir. Bu nedenle bilgisayarın davalı uhdesinde olduğu gözetilerek davacının satın aldığı bilgisayarın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre Dairemizce davanın davalı ...Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu ile reddine, davanın davalı ... Limited Şirketi kabulü ile dava konusu bilgisayarın aynı marka ve aynı özellikli misli ile değiştirilmesine, dava konusu bilgisayarın davalı uhdesinde bulunmasına göre davalıya iadesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davacının davasının davalı ...Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu ile REDDİNE,
2- Davacının davasının davalı ... Limited Şirketi KABULÜ ile dava konusu ... markalı bilgisayarın aynı marka ve aynı özellikli misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE, dava konusu bilgisayarın davalı uhdesinde bulunmasına göre davalıya iadesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına
3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 104,17 TL harcın mahsubundan sonra 627,83 TL bakiye ilam harcının davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 59,30 başvurma harcı, 104,17 TL peşin nispi harç, 105,30 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 268,77 TL yargılama giderinin davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 'ye göre hesaplanan 6.099,51 TL vekalet ücretinin davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ...Anonim Şirketi, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 5.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine
10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 138,50 TL posta ve tebligat gideri toplam 359,20 TL yargılama masrafının davalı ... Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026