T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/37
KARAR NO: 2026/939
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2022
NUMARASI: 2018/468 Esas - 2022/483 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...'nün su işlerini yaptığını, yüklendiği işin yapımı için davalı şirketten 225.000,00-TL tutarında mal alımı yapıldığını, mal alımına ilişkin ödemenin davalı şirketin temellük eden sıfatı ile davacı şirketlerin temlik eden sıfatı ile 01/11/2018 tarihinde imzalanan temlik sözleşmesi vasıtasıyla yapılacağı konusunda tarafların mutabakata vardığını, temlik sözleşmesinin bir örneğinin ...'ne gönderildiğini ve yazıda "Söz konusu temlik alacağı üzerinde herhangi bir rehin, haciz, başkaca temlik vb. takyidat bulunmadığını, temlik edilen alacak muhtevasını malları/hizmeti tam ve istediğimiz vasıflara uygun, her türlü ayıp ari olarak ... hak edişinde teslim aldıklarını ve vergi borcu ve SGK borcunun olmadığını belgelemek şartıyla temlik sözleşmesi gereğince ... ödeme programına göre ...'nin ıbanına 2.sırada olmak üzere .... hak edişinden kalan 223.406,00-TL tutarı ödeme tarihinden itibaren ödeneceğini, ayrıca temlik sözleşmesinden kalan 31.594,00-TL‘sini ise ..... hak edişi taraflarına geldiğinde ödeme tarihinden itibaren ödeme programına göre ödeneceğini” belirtildiğini, aynı yazının davalı şirkete de gönderildiğini ve davalı şirket ödeme planı konusunda herhangi bir itirazda bulunmadığını, temlik sözleşmesinde yer alan borcun ödenmemesi durumunda yürürlüğe konulması şartıyla davacı şirketlerin davalı şirkete 1 adet 255.000,00-TL bedelli teminat senedi verdiğini, davacı şirketlerin borçlarının temlik vasıtasıyla ödendiğini ve borcun bulunmadığını, teminat senedinin işleme konması için gerekli hukuki şartların oluşmadığını fakat davalı şirket tarafından davacı şirketler aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını beyan ederek davacı şirketlerin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senet nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ilgili idare tarafından ... hak edişte ödeneceği belirtilen 31.594,00 TL tutarı üzerinden davacı şirketin borcunun olmadığının tespitine ve söz konusu miktar üzerinden takibin iptaline, davalının bu takibi başlatmasında haksız ve kötüniyetli olması sebebi ile borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı ... .... Şti. arasında .... (......) ... (BKV) temini işini konu alan 11.06.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince davalı şirketin Sözleşme ve Sözleşmenin eki Teknik Şartnamede miktar ve nitelikleri belirlenen ürünleri teslim borcu altına girdiğini, davacı ... ...... ŞTİ.'nin ise malzeme bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin 10.3 maddesi düzenlenmesi uyarınca 11. maddede belirtilen avans tutarı olan 19.180,00 Avro, 12.06.2018 tarihli kur üzerinden, 102.265,00-TL olarak davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı şirket hesabına ödendiğini, davalı şirketin ödeme gelmesi üzerine ürünlerin teslimini gerçekleştirmek üzere yurt dışından nakil sürecini işletmeye başladığını ve 21.09.2018 tarihinde elektronik posta yoluyla malzemelerin gümrüğe varışına dair davacı ... Ltd. Şti. yetkililerine bildirimde bulunduğunu, KDV dahil bakiye sözleşme bedelinin ödemesi suretiyle teslimin gerçekleştirileceğini bildirdiklerini, davalı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davacı şirketin kalan bakiye bedeli ödeme gücü olmadığını ilettiğini ve sözleşmeye konu ürünleri teslim almaktan imtina ettiğini, 21.09.2018 tarihinde malların gümrüğe vardığı ve teslime hazır olunduğu bildiriminin yapıldığı, sözleşme gereğince de 3 iş günü içinde KDV dahil bakiye sözleşme bedelinin ödemesinin yapılıp malların teslim alınması gerektiğinin açık olduğunu fakat davacı ... .... Şti.'nin sözleşme düzenlemelerine riayet etmediğini, hukuken kabul edilebilir bir neden olmaksızın malları teslim almaktan kaçınarak, davalı şirketin gerek alacağına kavuşamamasına gerekse malların depolanmasından doğan maliyetler suretiyle mağduriyetine neden olduğunu, davacı şirket yetkililerinin ödemeyi en geç 16/11/2018 tarihine kadar yapılacağını belirtmeleri üzerine bu tarihe kadar beklenilmemesi ve malların teslimini gerçekleştirip hem depolama maliyetini ortadan kaldırmak hem de iş devamlılığını sağlayabilmek için ... nezdinde doğmuş / doğacak alacağın davalı şirkete devri taahhüt edilmiş ve davalı şirket lehine 01.11.2018 düzenleme tarihli 16.11.2018 vade tarihli 255.000,00-TL bedelli senet düzenlendiğini, davalı tarafından 30.10.2018 tarihli fatura tanzim edildiğini ve sözleşme konusu ürünlerin tesliminin gerçekleştiğini, .... Noterliği'nin 01/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesinin bilgi amacıyla temlik borçlusu ... ... Genel Müdürlüğü'ne posta yoluyla tebliğ edildiğini, ... ...Başkanlığı tarafından .../11/2018 tarih ve .... evrak sayılı yazıyla temlik bildirimine cevap verildiğini, yazıda temlik konusu tutar olan 255.000,00-TL alacak üzerinde herhangi bir rehin, haciz ve takyidat olmadığı, Vergi ve SGK borcu olmadığının belgelenmesi kaydıyla ... ödeme programına göre .... hak edişten kalan 223.406,00-TL'sının ödeneceği, 31.594,00-TL bakımından ise ...... hak ediş geldiğinde temlikin dikkate alınarak ve Vergi-SGK borcu olmaması kaydıyla ödeneceği bildirildiğini fakat 16.11.2018 tarihine kadar bakiye sözleşme bedeli ödenmediğini, yetkililerle irtibat kurulamadığını, .... Noterliğinin 30.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, ihtarnamenin tebliğini müteakip 3 gün içinde 255.000,01-TL'nın ödenmesi aksi takdirde alacağın tahsili hususunda hukuki yollara müracaatta bulunulacağı ihtar edildiğini, ...'nden olan alacağın temlikine istinaden vergi ve SGK borçlarına istinaden kesinti yapılarak 12/12/2018 tarihinde 161.436,05-TL ödeme yapıldığını, 13.12.2018 tarihinde bakiye alacağın faizi ile birlikte tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası marifetiyle .... Şti. ve ... - ...aleyhine icra takibine başlandığını, senedin teminat senedi olarak verilmesinin asıl borca işaret etmekle birlikte senet bedelinin ödenmesini şarta bağlamadığını, bu durumun ancak teminat ilişkisinin kaynağını ispatlamayı kolaylaştıracağını beyan ederek davanın reddine, davacıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... İdaresi Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevabının tetkikinden ... A.Ş.'den davalı şirket hesabına ... no'lu hakkedişe istinaden 12/12/2018 tarihinde 161.436,05-TL ve ... numaralı hakkedişe istinaden 11/02/2019 tarihinde 92.648,18-TL ödeme yapıldığına ilişkin EFT dekontu sunulduğu, davalı şirkete masraf ve kesintiler hariç toplamda 254.084,23-TL tutarında hakkediş ödemesi yapıldığı yapılan incelemeler neticesinde, Taraflar arasında 11.06.2018 tarihinde sözleşme bedeli olarak belirlenen KDV hariç 47.950,00 bakiyenin 19.180,00 Avro tutarının avans olarak ödenmesinin ardından, kalan bakiyenin TL’ye çevrilerek 255.000,00 TL tutarında 30.10.2018 tarihli fatura düzenlendiği ve bu faturanın temlik sözleşmesine konu edildiği anlaşılmış olup, 01.11.2018 tarihli temlik sözleşmesinin 255.000,00 TL tutarındaki fatura bedeline istinaden akdedildiği ancak 255.000,00 TL tutarındaki bakiyenin ve temlik sözleşmesi kapsamında temlik borcunun ödenmemesi durumunda kullanılması için tanzim edilen aynı tutarlı senedin vadesine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, temlik edilen 255.000,00 TL tutarlı bakiyenin ... Başkanlığı ... İdaresi nezdindeki ... Ve .... Hakkedişlerin Davalı ...A.Ş. hesabına ödendiği, bu bakımdan davalını dava konusu senet ve sözleşmeler nedeniyle bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla; hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davacıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından ötürü 97.922,68 TL tutarında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyetle icra takibine giriştiği ispatlanamamakla aleyhine istenen tazminat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından yapılan alacağın temlikinin ifa yerine değil ifa uğruna temlik olduğunu, ayrıca borçlu ...'nin ödemeyi bir takım koşullara bağladığını, bu koşullar altında TBK 191/1 ve 192 gereğince alacaklı davalı şirketin tahsil edemediği bakiye alacağını talep edebileceğinin saptamasının haklı ve yerinde olduğunu, kök rapordaki diğer tespitlerde herhangi bir değişiklik olmadığını, rapor kapsamındaki tüm açıklama ve hesaplamaların ise kök bilirkişi raporunun sunulmasından sonra celp olunan ... müzekkere cevabına istinaden gerçekleştirildiğini, gerek kök gerekse ek rapordaki saptamalarla huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olarak ikame edildiğini, 28.01.2021 tarihli bilirkişi kök raporu ile 28.05.2021 tarihli ek rapordaki dosya kapsamına ve hukuka uygun olan tespit ve kanaatler nazara alınarak haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu rapor yanlış değerlendirme ve tespitler neticesinde düzenlendiğini, dosya kapsamına, hukuka ve yasaya alenen aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirket sözleşme ile üstlendiği edimleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davacı ........ Şti., davalı şirketin 21.09.2018 tarihli yazılı bildirimi ve akabindeki müteaddit kereler yapılan sözlü taleplerine rağmen kalan bakiye bedelini ödeme gücünün olmadığını ilettiğini ve sözleşmeye konu ürünleri teslim almaktan imtina ettiğini, davacı ... .... Şti. sözleşme düzenlemelerine riayet etmediğini, davalı şirket tarafından hukuken kabul edilebilir bir neden olmaksızın malları teslim almaktan kaçınarak davalı şirketin gerek alacağına kavuşamamasına gerekse malların depolanmasından doğan maliyetler suretiyle mağduriyetine neden olduğunu, taraflar arasında sağlanan mutabakat uyarınca en geç 16.11.2018 tarihinde bakiye sözleşme bedeli alacağının ödeneceğine kararlaştırılmış ancak ödeme yapılmadığı gibi yetkililerle de irtibat kurulmadığını, gerek davacı yanın 16.11.2018 tarihinde ödeme sözüne riayet etmemesi gerek .... Noterliğinin 30.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebellüğ edilip 3 gün içerisinde ödeme yapılmaması gerekse ... tarafından ... Hak edişe istinaden 223.406,00-TL'sının ödeneceği bildirilmiş iken 161.436,05-TL ödenmesi üzerine 13.12.2018 tarihinde bakiye alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası marifetiyle .... ŞTİ. ve ... - ...aleyhine icra takibine girişildiğini, bilirkişilerin ... Başkanlığı ... İdaresi nezdindeki 15. ve 16. Hak edişlerin davalı şirket hesabına ödendiği yönündeki değerlendirmelerinin apaçık hatalı olduğunu, davalı şirketin tahsil edemediği bakiye alacağını talep hakkının bulunduğunu ve başlatılan icra takibinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davaya konu alacağın temliki, edim karşılığında yapılan ifa uğruna temlik olup ...'nin ödemeyi bir kısım koşullara bağladığı da dikkate alındığında alacaklı davalı şirketin tahsil edemediği bakiye alacağını talep etmesinin haklı ve hukuka uygun bir girişim olduğunu, takip ve dava tarihinde davacılardan alacaklı olduğu sabit olan davalı şirkete karşı huzurdaki davanın yöneltilmesinin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın açıldığı tarih itibari ile davacının davayı açmakta haklılığı bulunmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kambiyo senedi(bono) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının dava konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasındadır.
Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında "01.11.2018 tanzim ve 16.11.2018 vade tarihli 255.000,00 TL miktarlı ..." sebebine dayalı olarak toplam 97.922,88 TL alacağın tahsili istemiyle 13.12.2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesi uyarınca takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Taraflar .... temini işine ilişkin 47.950,00 Avro bedelli sözleşme imzalanmış olup, davacı tarafından 19.180,00 Avro avans ödendikten sonra, kalan sözleşme bedeli TL'ye çevrilerek davacının 255.000,00 TL borcu olduğu tespit edilmiş ve davalı tarafından 255.000,00 TL tutarında 30.10.2018 tarihli fatura düzenlenmiştir. .... Noterliği 01.11.2018 tarihli ... numaralı Temlik Sözleşmesi ile davacı, 11.06.2018 tarihli .... Temini İşi Sözleşmesi gereğince temlik eden davacının 255.000,00 TL 'ye tekabül eden ve işbu sözleşmenin 3. maddesinde bahsedilen tutarın ödenmesi amacıyla temlik eden davacının ... Genel Müdürülüğü ile imzalamış olduğu 2016 tarihli ... Projesi .... Bölge İnşaat işine ait sözleşmesinden doğmuş ve/veya doğacak alacaklarından temlik eden davalıya gayri kabil-i rücu devredilmesi kararlaştırılmıştır. Dava konusu 01.11.2018 tanzim tarihli 255.000,00 TL bedelli davalı adına davacılar tarafından keşide edilen senet için düzenlenen tutanakta, davacılar tarafından imzalanmış senedin teminat olarak alındığı, başka amaçla kullanılmayacağı, teminatın konusunun 01.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı .... Noterliğinden verilen temlik olduğu ve bu temliğe ait ödemenin gerçekleşmemesi durumunda kullanılacağı beliriltilmiştir.
......... Müdürlüğünden gelen 07.11.2018 tarih .../ sayılı yazıda, “...Temlik eden ...&... Adi Ortaklığı ile sözleşmesini imzalamış olduğunuz hakkedişten doğmuş olan 255.000,00 TL tutarı ...'ne temlik teyit yazısına istinaden söz konusu temliğe konu alacak üzerinde herhangi bir rehin, haciz, başkaca temlik vb. takdiyat bulunmadığını, temlik edilen alacak muhtevasını malları/hizmeti tam ve istediğimiz vasıflara uygun her türlü ayıptan ari olarak 15. Hakkedişinde teslim aldığımızı ve vergi borcu ve Sgk borcunun olmadığını belgelemek şartıyla temlik sözleşmesi gereğince ... tarafından ödeme programına göre ...'nin iş bankası TR....... nolu ibanına 2. sırada olmak üzere ..... Hakkedişinden kalan 223.406,00 TL tutarı ödeme tarihinden itibaren ödeneceğini, ayrıca temlik sözleşmesinden kalan 31.594,00 TL nı ise .... Hakkedişi tarafımıza geldiğinde ödeme tarihinden itibaren ödeme programına göre ödeneceğini teyiden bildiririz.” şeklinde olup, dosya kapsamında ...& ... Adi Ortaklığı tarafından davalı .... A.Ş. adına 01.11.2018 tarihinde tanzim edilen 255.000,00 TL tutarındaki senet sunulmuştur. İlgili senede ilişkin dilekçenin "... Bu temliği ait ödemenin gerçekleşmemesi durumunda kullanılacaktır” şeklinde olduğu görülmüştür.
... Başkanlığı ... ... Başkanlığından gelen 26.03.2021 tarih yazı cevabında “... Projesi .... kısım inşaatı işi ... A.Ş. İle yapılıp, hakkediş ödemeleri de aynı şekilde ... tarafından yapılmaktadır. 23-11-2018 tarih ve ... sayılı yazımız ile hakkediş ödemesinden I. Sırada temlik alacaklısı olan şirketin ödemesi yapıldıktan sonra kalan kısmının ... A.Ş.'ne ödemesi talimatı iletilmiş ve ... tarafından 12-12-2018 tarihinde ekte sunulan dekont ile ödenmiştir. 04-02-2019 tarih ...sayılı yazımız ile yüklenicinin .... Hakkediş ödemesinin yapılmasın ve temlik kalanı 93.058,95 TL'nin temlik alacaklısına ödenmesi talimatı ile 11-02-2019 tarihli dekont ile gerçekleştirilmiştir.” belirtilmiş olup, ... A.Ş. tarafından, davalıya 15 no'lu hakkedişten temlik alacağının ödenmesi açıklaması ile 12.12.2018 tarihinde 161.436,05 TL, 500,00 TL masraf, 25,00 BSMV, tutarında ve 16 numaralı hakkedişe istinaden 11.02.2019 tarihinde 92.648,18 TL,372,16 TL masraf,18,61 TL BSMV olmak üzre masraf ve vergilerle birlikte toplam 255.000,00 TL ödenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 776 ve devamı maddelerinde bono düzenlenmiştir. Bonoda ödeme tarihi belirtilmese de, TTK'nın 777/2 maddesine göre vade tarihi bulunmayan bono görüldüğünde ödenir. Ödeme tarihi bonoda zorunlu unsur olmayıp, kambiyo senedi vasfını değiştirmez. Dava ve takibe konu 01.11.2018 tanzim tarihli 255.000,00 TL tutarlı bononun keşidecisinin davacılar lehtarının davalı olduğu ve bononun nakden kaydı taşıdığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılan ödemeden sonra kalan bakiye alacağının 255.000,00 TL olduğunu kabul etmiştir. Davacı ...'den olan alacağını davalıya temlik etmiş olup, ...'nin yazı cevabına göre tarafların ödeme planında mutabık kaldıkları anlaşılmıştır. Dava konusu bonoya istinaden ... tarafından, takip tarihinden önce 12.12.2018 tarihinde 161.436,05 TL, 500,00 TL masraf, 25,00 BSMV ödemesi, yargılama devam ederken 11.02.2019 tarihinde 92.648,18 TL, 372,16 TL masraf, 18,61 TL BSMV olmak üzre masraf ve vergilerle birlikte toplam 255.000,00 TL ödenmiştir. Dava konusu bononun teminat olarak alındığı, başka amaçla kullanılmayacağı, teminatın konusunun 01.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı .... Noterliğinden verilen temlik olduğu ve bu temliğe ait ödemenin gerçekleşmemesi durumunda kullanılacağı belirtildiği, dava konusu temlik sözleşmesi kapsamında temlik borcunun ödenmemesi durumunda kullanılması için tanzim edilen senedin vadesine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı görülmüştür. Temlik edilen 255.000,00 TL tutarlı alacağın ... Başkanlığı ... İdaresi nezdindeki .... ve ... Hakkedişlerin davalı ... A.Ş. hesabına, belirtilen ödeme planına göre ödendiği ve davalının ödemelere ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt koymayarak, ödemeyi beklemeden icra takibi yaptığı, yapılan ödemelerle ... tarafından bildirilen ödeme planının örtüştüğü, davacının artık dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığı görülerek Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.672,00 TL harcın, alınması gerekli olan 6.689,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.017,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.07/05/2026